TBB Baskani Feyzioglu:

- "Türkiye Cumhuriyeti devleti tarihin en büyük kalkışmasıyla karşı karşıyadır. Bu kalkışmada ya devletin yanındasındır ya terör örgütünün yanında. Bunun arası kalmamıştır" - "Bölücü terör örgütü çok ciddi bir uluslararası hukuk desteği almaktadır. Bu desteğe karşın Türkiye'nin de uluslararası hukukta bilgili, bilinçli, duygusal değil, derin nefesler alarak tepkiler vermesi zorunludur"

TBB Baskani Feyzioglu:

banner390

KIRIKKALE (AA) - Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu, "Türkiye Cumhuriyeti devleti tarihin en büyük kalkışmasıyla karşı karşıyadır. Bu kalkışmada ya devletin yanındasındır ya terör örgütünün yanında. Bunun arası kalmamıştır" dedi.

Feyzioğlu, Kırıkkale Barosu'nca bir otelde düzenlenen seminerde, dün Mersin'de katıldığı programda bir grup avukat tarafından protesto edilmesine ilişkin şunları söyledi:

"Bu devleti yıkmayalım. Başka gidecek yerimiz de devletimiz de yok. Devleti yıkmamak için teröriste destek olmamak lazım. 'Adalet Mülkün Temelidir' diyen bizler, devletin yıkılmaması için adaletli bir devlet olması gerektiğini herkesten daha iyi biliriz. İlk cümleyi duyan ya çılgınca alkışlıyor ya da faşist oluyoruz. Sadece ikinci cümleyi duyan 'bölücü' diye başlıyor. Böyle bir şey yok. Var olan bir şey var. Türkiye Cumhuriyeti devleti tarihin en büyük kalkışmasıyla karşı karşıyadır. Bu kalkışmada ya devletin yanındasındır ya terör örgütünün yanında. Bunun arası kalmamıştır. Devletin yanında olmak ise devleti doğruya yöneltmekle, adaletli olmasını sağlamakla olur. Hiçbir şekilde terör örgütüyle devleti aynı kefeye koymakla asla ve kat'a olmaz."

- "Bölücü terör örgütü çok ciddi bir uluslararası hukuk desteği almaktadır"

"Özgürlükçü ve liberal düşüncede olmak için mutlaka terör örgütünü desteklemek gibi bir zorunluluk yok" diyen Feyzioğlu, "Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi"nin yayımladığı bildirinin kendi gözünde ve düşüncesinde akademik bir değerliliğinin olmadığını belirtti.

Feyzioğlu, bildirinin gerçeklerle uyumluluğunun olmadığını ve bunu kendi düşüncesiyle çürütmenin, iki paralık etme imkanının, gücünün, düşüncesinin ve birikiminin olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti:

"Bu bildiriyi imzalayanları, yazanları linç etmeye kalkışmak, soruşturmalar açmak sadece ve sadece PKK'nın işine gelir. Çünkü uluslararası arenada bu ifade hürriyetinin ihlali olarak kabul edileceği için devletin meşruiyeti azalırken, PKK'nın en çok işine gelen kendi meşruiyeti artar. Dolayısıyla terörle akıllı ve kararlı mücadele edilmesi lazım. Bölücü terör örgütü çok ciddi bir uluslararası hukuk desteği almaktadır. Bu desteğe karşın Türkiye'nin de uluslararası hukukta bilgili, bilinçli, duygusal değil, derin nefesler alarak tepkiler vermesi zorunludur."

Terör örgütünün isteğinin 1990'lardan bu yana Türkiye'deki iç çatışmaya uluslararası gözlemci getirtmek olduğunu savunan Feyzioğlu, bu uluslararası gözlemcinin de uluslararası hukuka göre ya Uluslararası Kızılhaç ya da Kızılay olacağını ileri sürdü.

Feyzioğlu, uluslararası Kızılhaç ve Kızılay'ın bölgeye gözlemci sıfatıyla davet edilmesinin bir sonraki adımının ise BM Güvenlik Konseyi'nin davet edilmesi ve Barış Gücü'nün çağrılması olduğunu öne sürdü.

Barış gücünün girdiği bir ülkenin fiilen bölüneceğini savunan Feyzioğlu, şunları kaydetti:

"Bölgedeki etnik köken ve mezhep sorgulamalarının yapılmasının doğru ve mümkün olmadığı tek ülke Türkiye'dir. Bu sebeple bizim bölünmemiz son derece zordur ama bölünme yoluna girdiğimizde bunun sonu Suriye'den Irak'tan bin beter olur. Türkiye'yi barışalım diye özerk bölgelere ayırmak isteyenler, aslında İstanbul'un, Ankara'nın, İzmir'in ara sokaklarında kanlı bir iç savaşı tetiklemek isteyen iç savaş çığırtkanlarıdır."

Metin Feyzioğlu, Mersin'de katıldığı bir programda Çağdaş Hukukçular Derneği üyesi bir grup avukat tarafından "Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi"nin yayımladığı bildiride imzaları bulunan akademisyenlerle ilgili açıklamaları nedeniyle protesto edilmişti.


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.