8 Mart Dünya Kadınlar Günü Mesajları

8 Mart Dünya Kadınlar Günü ile ilgili olarak sitemize ulaşan kutlama mesajları

8 Mart Dünya Kadınlar Günü Mesajları

banner390
 Karaman Valisi Murat Koca'nın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Mesajı;
 Vali Murat Koca 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle bir kutlama mesajı yayınladı.
Vali Koca yayınladığı mesajında şu ifadelere yer verdi; “ 8 Mart tarihi tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de Kadınlar Günü olarak kutlanmaktadır. 

Sevgiyi, fedakârlığı, üretkenliği ve duyarlılığı temsil eden kadınlarımız, huzurlu ve sağlıklı bir toplumun temel taşlarıdır. Onların, her zaman ailesine ve topluma önemli katkılar sağlaması ve hayatın her alanında etkin bir şekilde yer alması bizleri sevindirmektedir. 

Türk Kadını, kurulan ilk Türk Devletinden bu yana, devletin kuruluşunda ve yönetiminde daima erkeğin yanında yer alıp gereken saygıyı görmüştür. Kurtuluş Savaşı’nda vatanımızın bağımsızlığı için erkeğiyle cepheden cepheye koşan Türk Kadını, Cumhuriyet’imizin kurulmasıyla birlikte, toplumsal yaşamda yerini almıştır. 

Dünyada demokrasinin gelişmesi ve insan hakları standartlarının yükselmesiyle birlikte kadın hakları mücadelesinde ciddi mesafeler kat edilmiştir. Ülkemizde kadın hakları alanında gerçekleştirdiği reformlarla dünyada kendine önemli bir yer edinmiştir. 

Dünya Kadınlar Günü'nde, düzenlenen çeşitli etkinliklerle kadınların sorunları dile getirilmekte, edinilen deneyimler paylaşılmakta ve kadınların toplumdan beklentileri vurgulanmakta, böylelikle kadınlar arası dayanışmanın en güzel örneklerinden biri sergilenmektedir. 

Bu duygu ve düşüncelerle ilimizdeki ve ülkemizdeki tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyor, sağlık ve mutluluklar diliyorum. ”Vali Murat Koca 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle bir kutlama mesajı yayınladı.

Vali Koca yayınladığı mesajında şu ifadelere yer verdi; “ 8 Mart tarihi tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de Kadınlar Günü olarak kutlanmaktadır. 

Sevgiyi, fedakârlığı, üretkenliği ve duyarlılığı temsil eden kadınlarımız, huzurlu ve sağlıklı bir toplumun temel taşlarıdır. Onların, her zaman ailesine ve topluma önemli katkılar sağlaması ve hayatın her alanında etkin bir şekilde yer alması bizleri sevindirmektedir. 

Türk Kadını, kurulan ilk Türk Devletinden bu yana, devletin kuruluşunda ve yönetiminde daima erkeğin yanında yer alıp gereken saygıyı görmüştür. Kurtuluş Savaşı’nda vatanımızın bağımsızlığı için erkeğiyle cepheden cepheye koşan Türk Kadını, Cumhuriyet’imizin kurulmasıyla birlikte, toplumsal yaşamda yerini almıştır. 

Dünyada demokrasinin gelişmesi ve insan hakları standartlarının yükselmesiyle birlikte kadın hakları mücadelesinde ciddi mesafeler kat edilmiştir. Ülkemizde kadın hakları alanında gerçekleştirdiği reformlarla dünyada kendine önemli bir yer edinmiştir. 

Dünya Kadınlar Günü'nde, düzenlenen çeşitli etkinliklerle kadınların sorunları dile getirilmekte, edinilen deneyimler paylaşılmakta ve kadınların toplumdan beklentileri vurgulanmakta, böylelikle kadınlar arası dayanışmanın en güzel örneklerinden biri sergilenmektedir. 

Bu duygu ve düşüncelerle ilimizdeki ve ülkemizdeki tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyor, sağlık ve mutluluklar diliyorum. ”dedi

.............


İl Milli Eğitim Müdürü Asım Sultanoğlu'nun 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Kutlama Mesajı‏;

Sultanoğlu: Kadınların topluma kazandırdıkları, insanlığa yön verecek etkiye sahiptir. 

İl Milli Eğitim Müdürü Asım Sultanoğlu 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle bir kutlama mesajı yayımladı. İl Milli Eğitim Müdürü mesajında şu ifadelere yer verdi: 

Kadınlarımız; eşimiz, annemiz, bazen de kızımız. Dünyanın en merhametli, en güzel ve en hassas insanları. Hayatımızın en başarılı ve anlamlı zamanlarında mutlaka bir kadın parmağı vardır. Birey olarak da toplum açısından da bu gerçeğin farkında olmalıyız.

Toplumun temeli aile, ailenin de en önemli unsuru annelerimiz, yani kadınlardır. Kadınların eğitimi, psikolojisi, dünyaya bakış açıları, hayatı algılamaları, değer yargıları bu sebeple ayrı bir önem oluşturmaktadır.

Bir toplumu kadınlar inşa eder, kadınlar yönetir. Doğrudan veya dolaylı oluşan bu etki her toplumda mutlaka gerçeklik bulmuştur. Çocuklarımızın kişiliklerinin oluşmasında ve eğitiminde, ailenin, özellikle de annelerin yeri çok önemlidir. Bilinçli ve gelişmiş bir toplumun inşası için; bireylerin eğitimli, ufku geniş, her alanda üretime hazır ve öncü nesiller yetiştirmek gerekir. Bu hedefe ulaşmada ilk adımı atacak kişi, toplumun bütününe yön veren kadınlar, annelerdir. Onların çocuklarına, dolayısıyla topluma kazandırdığı cesaret, özgüven, bilinç ve tüm insani değerler insanlığa yön verecek etkiye sahiptir.

Özveri, cefakar ve vefakarlığın emsalsiz örneği olan kadınların, Peygamberimizin ifadesiyle cennet üzerinde duruyor olması, insanlığın yavaş yavaş unutmaya başladığı davranış şeklinin nasıl olması gerektiğini göstermesi açısından önemlidir.

Günümüz toplumlarında kadınlarımız, kutsal analık görevlerinin yanı sıra toplumsal, sosyal, ekonomik ve kültürel alanlarda önemli görevler üstlenmektedirler. Toplumumuzda her alanda başarılı kadınların var olması, ülkemizin eğitimli, bilinçli ve kalkınmış bir ülke olması için bize güç verecektir.

Bu duygu ve düşüncelerle tüm hanımların 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutluyor, mutlu, huzurlu ve sağlıklı günler diliyorum,''dedi.

Karaman Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı M.Gökhan ALKAN ve Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa TOKTAY 
“Ülkemizin gelişmesinde ve çağdaşlaşmasında büyük emekleri bulunan kadınlarımız, toplumsal ve ekonomik yaşamdaki gelişmelerin en temel öğesidir. Türk kadını, toplumumuzun yapısını güçlendirip, şekillendirerek, aile birliğinin en önemli unsuru olarak daima özverinin, sevginin kaynağı olmuştur.

Kuşakların yetişmesinde büyük rol üstlenen kadınlarımızı, üstün bilgi seviyesi ve kültürel değerlerine bağlı, ahlaklı bireyleri yetiştirmek için gösterdikleri özveriden dolayı tebrik eder, tüm kadınlarımızın "8 Mart Dünya Kadınlar Günü"nü kutlar, sağlık, başarı ve huzurlu günler dileriz.”

Nurullah Aydın


8 Mart kadınlar günü kutlu olsun.

 

Her yıl olduğu gibi bu yılda bu günde siyasetçiler, sivil toplum kuruluşları, vakıflar, dernekler kadınlar günü nedeniyle mesajlar yayınlıyorlar.

 

İstatistikler veriliyor.

 

Bu arada dünya’da Türkiye’nin yeri konusunda farklı yorumlar yapılıyor.

 

Türkiye'de kadının çalışma hayatına katılma oranı,

İstihdama katılan kadınların sektörlerdeki oranları, kadın işsiz oranları,

Kamu kurumlarında çalışan kadın oranı,

Öğretmenlerin, üniversitelerdeki öğretim elemanlarının, baroya kayıtlı avukatların, hakimlerin, savcıların, polislerin kadın oranı, valilerin, vali yardımcılarının, kaymakamların, elçilerin kadın oranı,

Parlamenterlerin, belediye başkanlarının, belediye meclisi üyelerinin, il genel meclisi üyelerinin, mahalle muhtarının kadın oranı,

 

Türkiye, kadın erkek eşitsizliğinde Dünya ülkeleri arasında sonlardadır. 

 

Kadın cinayetleri artmıştır. Töre cinayetlerinin dışında her gün ortalama beş kadın aile içi şiddet nedeniyle öldürülmektedir. Erkekler kadının boşanmasını, kendisini terk etmesini kabul etmemekte, kadını geri dönmesi için tehdit etmekte, şiddet uygulamakta, eğer bu yaptıklarında başarılı olmazsa, öldürmektedir.

 

Eşi veya eski eşi tarafından fiziksel şiddete maruz bırakılan kadınların oranı,

Hayatının herhangi bir dönemde duygusal şiddet yaşayan kadınların oranı,

Sadece cinsel şiddete maruz kalan kadınların oranı,

Fiziksel veya cinsel şiddetin birlikte yaşanma oranı,

Kentte fiziksel şiddet oranı, kırsal kesimde oranı,

Yaşadıkları fiziksel şiddet sonucunda yaralanan kadınların oranı,

Tecavüze uğrayan kadın oranı, taciz edilen, cinsel saldırıya uğrayan kadın oranı,

Aile içi şiddet kapsamında şiddete maruz kalarak hastanelik olan kadın oranı,

Mağdur olan kadın oranı,

Korktukları için şikâyetçi olamayan kadın oranı,

istatistiki verilerle yıldan yıla değişmektedir.

 

Kadının bedeni üzerinden tanımlanan namus kavramı ile birlikte, onur kavramına odaklanamadığımız sürece, insanı insan yapan değerlerin çok gerisinde kalacağımız kesindir.

Milletvekili Mevlüt Akgün 

“Bir ülkenin gelişmişliğinin ve çağdaşlığının önemli göstergesi, Kadınların toplumsal ve siyasal yaşamdaki konumudur. Türk kadını, tarihimizin en eski dönemlerinden içinde bulunduğumuz çağa kadar toplumsal hayatımızın, millet ve devlet yapımızın odağında yer almış, her dönemde ihtiyaç hissettiğimiz feragat ve fedakarlıkların en yücesini yapmıştır.

Çağdaş ve demokratik değerlerin ilk önce kadınlarımız tarafından benimsendiği, hayata geçirildiği, yeni yetişen nesillere ulaştırıldığı ülkemizde bilinen bir gerçektir. Bununla birlikte ülke olarak karşı karşıya kaldığımız olumsuzluklardan herkesten daha çok kadınlarımızın etkilendiği ortadadır

Kadınların, erkeklerle eşit işe karşılık eşit ücret almak için başlattıkları mücadele, zamanla her alana yayılmış ve kadınların tüm alanlarda erkeklerle eşit haklara sahip olması mücadelesinin başlangıcı olmuştur.

Artık kadınlarımız, hayatın her alanında haksızlıklar karşısında yalnız olmadıklarını devletin bütün kurumlarının, sivil toplum kuruluşlarının, basın ve yayın organlarının yanlarında olduklarını bilmelidirler.

Atatürk'ün öncülüğünde ve milletimizin kadın-erkek, bütün fertlerinin eşsiz fedakârlıklarıyla kazanılan bir Kurtuluş Savaşı sonrasında kurulan Türkiye Cumhuriyeti, kadın hakları konusunda da öncü bir konuma sahiptir.

Bu duygu ve düşüncelerle tüm Kadınlarımızın “8 Mart Dünya Kadınlar Günü”'nü kutluyor, hemşerilerime selâm ve sevgilerimi sunuyorum.”

İl Genel Meclis Başkanı Mustafa Bayır'ın Kutlama Mesajı

8 Mart’ın Dünya Kadınlar Gününün Yurdumuzda kutlanması ve uluslararası düzeyde kabul görmesi 1970’lere rastlasa da, bu tarihe kaynaklık eden olay 1800’lü yılların ortasına rastlamaktadır. Kadınlar için bir bilinçlenme ve dayanışma günü olarak da bilinen” 8 Mart Dünya Kadınlar Günü” tüm dünyada kadınların eşitlik, kalkınma ve daha huzurlu bir hayat özlemleri ile isteklerini dile getirdikleri bir gün olarak kutlanmaktadır. 
Bu nedenle; kadınlarımızın toplumsal hayatta kendilerini daha iyi ifade edebilmeleri, bilimde, sanatta, siyasette kısacası her alanda daha etkin rol almaları toplumsal kalkınmamıza hız verecektir. Günümüz toplumlarında, gelişmişlik düzeyinin en önemli göstergelerinden biride; o toplumdaki kadınların özgürlüğü, saygınlığı, üretim ve yönetimdeki yeri ile ölçülmektedir. Geçmişten günümüze baktığımızda Türk kadını tarihimizin her evresinde toplumsal hayatımızın, millet ve devlet yapımızın odağında yer almış,  feragat ve fedakârlıkların en yücesini yapmışlardır. Kurtuluş Savaşında; kanını, canını, emeğini ve evladını memleketin kurtuluşuna ve bağımsızlığına adamıştır. 
Her ne kadar 8 Mart kadınlar günü olarak kutlansa da bu bir günlük kutlamayla geçiştirilecek bir konu değildir. Kadın anadır, bacıdır, eştir, sevgilidir. Kadın yuvanın merkezidir. Kadın insanın cennete girmesine vesile olan kişidir. Bu nedenle bu kutlamalar bir gün değil günün her saatinde yılın her gününde kadınlarımıza saygı göstermek boynumuzun borcudur. Şiddetin olmadığı, töre cinayetlerinin olmadığı, insanların insanca yaşadığı bir dünya dileğiyle bütün annelerin ellerinden öperim.

AK Parti Kadın Kolları Başkanı Emine ŞİMŞEK;

8 Mart Dünya Kadınlar Günü, Kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olma mücadelesinin başlangıcı olarak kabul edilir. 1977 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 8 Mart’ı; Kadın Hakları ve Dünya Barışı Günü olarak ilan etmiştir. Böylece, 8 Mart kadınların yüzyılı aşkın mücadele ve dayanışmasının kutlandığı gün olmuştur.

Bu mücadele, Cumhuriyetimizin ilanından sonra oldukça ileri bir düzeye ulaşmıştır.

“Şuna kani olmak lazımdır ki, dünya üzerinde gördüğümüz her şey kadının eseridir” diyen büyük Atatürk’ün desteğiyle yürütülen çalışmalar sonucu, kadınlarımız, diğer birçok ülkedeki hemcinslerine göre oldukça ileri bir konum elde etmişlerdir.

AK Partinin 12 yıllık iktidarlığı ve Genel başkanımız, Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, kadınlarımızın arzu ettiğimiz konuma ulaşması için önemli çalışmalara imza atıldı.

Cumhuriyet tarihinde ilk defa TBMM’de ‘’Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu’’ kuruldu.

2003 yılında aile mahkemeleri kuruldu. Aile içi sorunların bu ihtisas mahkemelerinde, evli hâkimler tarafından görülmesine karar verildi.

2003 yılında çıkarılan iş kanununda iş yerlerindeki taciz olayları suç kapsamına alındı ve taciz suçu işleyenlerin cezalandırılacağı hükmüne bağlandı.

19 Haziran 2003 TBMM’de kabul edilen 6. Uyum Paketi kapsamında TCK’da bir takım değişiklikler yapılmıştır. Töre cinayetleri nitelikli adam öldürme kapsamına alınmış, ceza indirimini öngören madde kaldırılmıştır.

2004 tarihinde Anayasanın “Kanun önünde eşitlik” konulu 10. maddesinde Almanya anayasası esas alınarak düzenlemeye gidilmiştir. Buna göre “Kadın ve erkek eşit haklara sahiptir. Devlet bu eşitliğin yaşama geçirilmesini sağlamakla yükümlüdür” hükmü getirilmiştir.

22 Ocak 2004 tarihinde yayımlanan Başbakanlık genelgesi ile devlet personel alımlarının, görevin gerektirdiği niteliklere uygun olarak ve ayrım gözetilmeden yapılması konusunda ilgili birimler talim atlandırılmıştır.

Sosyal Devlet uygulamalarının % 70 yararlanıcıları kadınlardır. Kız çocuklarının okutulması özel uygulamalarla ayrıca desteklendi.

Töre cinayetleri kişiye bağlı suç kapsamına alındı. Cezalar ağırlaştırıldı. Aile içi tecavüz suç olarak tanımladı. Kadına yönelik şiddetin önlenmesi için başbakanlık genelgesi yayınladı ve kurumlardan periyodik olarak raporlar talep edildi.

Şiddete uğrayan kadın ve çocuklara danışmanlık hizmeti veren ALO 183 HATTI açıldı.

2003’te yapılan düzenleme ile iş hayatında ayrımcılığı önlemek üzere, İş Kanunda “eşit işe eşit ücret” düzenlemesi getirildi.

Sayın başbakanımız 3 çocuk tavsiyesiyle görmezden gelinen, “eşit işe eşit ücret” düzenlemesi, özürlü çocuğu olan anneye erken emeklilik, doğum izinlerinin artırılması, iki çocuğa kadar anneye doğum borçlanması ve 25 Mayıs 2010 tarihinde yayınlanan “kadın istihdamı” genelgesi ve iş hayatına dair daha nice düzenleme AK Parti iktidarında hayat buldu.

Bu bağlamda 2008’de sosyal güvenlik kanunda gerçekleştirilen düzenleme ile kadın sigortalıların doğum nedeniyle çalışmadıkları süreler için borçlanma imkânı sağlandı. Ev hizmetlerinde çalışanlar sigorta kapsamına alındı.

El sanatları işiyle uğraşan kadınlara isteğe bağlı sigorta primlerini ödeyebilme imkânı getirildi.

Özürlü çocuğu olan anneye 5 yıl erken emekli olma yolu açıldı.

Kadın istihdamını arttırmak amacıyla, 2008 yılında hazırlanan teşvik paketiyle kadın ve gençlerin sigorta primlerinin 5 yıl süreyle kademeli olarak devlet tarafından ödenmesine başlandı.

2010 yılında ‘’Kadın istihdamı üst kurulu’’ oluşturuldu. Cinsiyete dayalı ayrımcılıkların önlenmesi ve uygulamaların takibine başlandı.

''Çocuk yaşta birinin çocuk sahibi olması kabul edilmeyip'' bu konuda eğitime yönelik çalışmalar hız kazanmıştır.

Ailelere internet eğitimi verilmesi ve 150 bin haneyi ilgilendiren eşi vefat etmiş kadınlara verilecek olan maaş kadına huzur ortamı sağlayan hizmetler arasında.

Şiddet mağdurlarının korunmasında, Elektronik Destek Sistemi pilot uygulaması başlatıldı.

14 pilot ilde ŞÖNİM (Şiddeti önleme ve izleme merkezi) kuruldu. Yeni Büyükşehir kanunuyla nüfusu 100 bini geçen illerde Kadın Konuk Evi açılma zorunluluğu getirildi.

Kadınları çeşitli tehlikelerden korumaya yönelik olarak son on ayda bin olan kadın korunma evleri bin yedi yüze çıkartıldı.

Bizlerde biliyoruz ki ‘’Kadına Yönelik Şiddette’’ yasa çıkarmak ve eğitim vermek yeterli değildir. Kadını cinsel bir obje gibi simgeleştiren görüşleri yıkmadan istediğimiz hedefe ulaşamayız.

Bu konuda insanlardan anlayış, hoşgörü ve saygı bekliyoruz. Bunları yükselen bir değer haline getirip hukuk devleti olma konusunda ikisini baş başa götürüp eğitimle de toplumdaki algıyı yönetip, bütünüyle temel sorunları ortadan kaldırmak durumundayız.

"Kadınların yanı sıra son zamanlarda erkekler de kadınların safhında yer almaya başladı. Bu çok sevindirici bir gelişme. Şiddetten uzak ve eşit bir dünya, ancak kadın ve erkeğin kol kola mücadelesiyle mümkün olabilir. Erkeği yetiştiren kadındır. Kadın dövülen değil övülen olmalı, kadın ezilen değil sevilen olmalıdır"

Kadınlarımız, siyasetten eğitime, iş yaşamından toplumsal hayata varıncaya kadar her alanda, “lütfedilmiş haklar” ın değil, “kazanılmış haklar” ın peşindedir. Bu elbette meşakkat demektir, çaba ve kararlılık demektir. Kadınların haklı mücadelesini anlamayanlara ve anlamak istemeyenlere hatırlatıyorum; kadınlarımızda bu kararlılık fazlasıyla mevcuttur.

Bu duygu ve düşüncelerle yaşamımızın doğumdan ölüme her anında varlıklarıyla onurlandığımız, ihtiyacımız olduğunda desteklerini esirgemeyen, eğiten, yetiştiren, yüreklerindeki sevgi ve şefkati karşılıksız veren, ailenin ve toplumun temel taşı olan Peygamberimizin (Cennet annelerin ayakları altındadır) sözünün muhatabı olan tüm dünya kadınlarının 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutlarım.

CHP İl Başkanı Ahmet Ertuğrul

8 Mart İnsan hakları temelinde kadınların siyasi ve sosyal bilincinin geliştirilmesine, ekonomik, siyasi ve sosyal başarılarının kutlanmasına ayrılmaktadır.

           26 - 27 Ağustos 1910 tarihinde Danimarka'nın Kopenhag kentinde  Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansında Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin, 8 Mart 1857 tarihindeki tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 Mart'ın Dünya Kadınlar Günü olarak anılması önerisini getirdi ve öneri oybirliğiyle kabul edildi. Türkiye'de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında "Emekçi Kadınlar Günü" olarak kutlanmaya başlandı. 

Dün ülkenin bağımsızlığı ve Ulusal Kurtuluş Savaşı'nda zafer için mücadele eden, omzunda top mermisi taşıyan kadınlarımız, bugün de fedakarlığa ve çok çalışmaya, böylece, Ortaçağ'ın karanlığına gömülmek istenen ülkeye ve çocukların geleceğine sahip çıkacaktır. 1934 yılında Cumhuriyet Halk Partisi kadınlarımıza seçme ve seçilme hakkını vererek Dünya’da bir ilki gerçekleştirmiş kadınlarımızın ülkemizde söz hakkı olduğunu ortaya koymuştur, son yapılan tüzük değişikliğimiz ile yüzde 33 cinsiyet kotası uygulamamız kadınlarımızın siyasette, yönetimlerde daha fazla yer bulmaları için önemli bir adım olmuştur.

              Ne yazık ki günümüzde kadınlar, ilgi, destek ve katkıdan yoksundur. Binbir güçlükle iş sahibi olan kadınlarımızın çoğu taşeron firmaların insafına terk edilmiştir. Hakkını arayan işçilerimiz, atama bekleyen öğretmenlerimiz, karın tokluğuna tarlalarda, seralarda çalışan tarım işçilerimiz, güvencesiz olarak ev işlerine giden ve ayrıca en ağır işlerden biri olan ev kadınlığı da yapan analarımız, bacılarımız, eşlerimiz sizlere sesleniyoruz: Sorunlarınız bizim de sorunlarımızdır. Sizin sorunlarınız gibi, emekli maaşlarıyla işsiz çocuklarına ve torunlarına bakmak zorunda kalan yaşlılarımızın, şiddet gören, öldürülen, okulda olması gerekirken çocuk yaşta anne olmaya zorlanan kızlarımızın sorunları da bizim sorunlarımızdır.

·                                 Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında da hem ülkemizi çağdaş uluslar içinde hak ettiği yere getirecek, hem de kadınlarımızı özgürlüğüne ve sosyal güvenceye kavuşturarak insanca yaşamalarını sağlayacağız. Örgütlerimize, kadınlarımıza, gençlerimize ve halkımıza güvenerek başlattığımız iktidar yürüyüşü, sizin çok çalışmanızla, katkı, destek ve fedakarlıklarınızla başarıya ulaşacaktır. Kadınlarımız anadır, bacıdır, yardır, yoldaştır, şefkat dolu yüreğine kocaman Dünya’yı sığdırandır. 

·                                 Bütün kadınlarımızın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü kutlu olsun. Saygılarımla.

CHP Belediye Başkan Adayı Merih Ünver 

8 Mart Dünya'da kadınların eşitlik, kalkınma ve daha huzurlu bir yaşam özlemlerini dile getirdikleri gündür.
Doğumdan ölüme kadar, her alanda hayatın bir parçası olan bizi biz yapan kadınlarımız;
töre ve namus cinayetlerine kurban edilmediği, eğitim almaları gereken yaşlarda gelin edilip taşıyamayacakları sorumluluklar altında hayatlarının cehenneme çevrilmediği, açlık ve yoksullukla mücadele etmek zorunda bırakılmadıkları, çocuklarımız için gelecek kaygısı duymadan savaşsız ve sömürüsüz bir Türkiye için bütün kadınlarımızın  daha huzurlu ve mutlu yaşayacakları bir Dünya özlemiyle 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günümüzü en içten duygularımla kutluyorum,''dedi.

.............

08 Mart 2014
1857’de başlayan kadın haklarını savunmak üzere başlatılan hareket ,  ancak (1921-Emekçi Kadınlar Günü) Birleşmiş Milletler Örgütünün 1975’de ki kararıyla Dünya Kadınlar Günü olarak anılmaya başlandı. 
Geçen yıllara rağmen ne acıdır ki, değişen bir şey olmamıştır. Yine kadın üzerinden oyunlar oynanmaktadır. 
Çok güçlü bir kimliktir kadın.
Öncelikle bir birey, evlat, eş, annedir. Hiçbir özveriden kaçınmadan evinde, tarlasında, fabrikasında, okulunda, her yerde üretendir. Haklarını koruması gerektiğini hiç düşünmemiştir. Kimden koruyacaktı?? 
Babasından mı?
Kocasından mı?
Oğlundan mı?
Onun kimliği üzerinden, bedeni üzerinden oyunlar oynanmasa çok daha güçlü olacaktır. 
Medeniyet ancak kadınların tüm dünyada insani bir değer olarak kabul görmesinden sonra gerçekleşir.
Bütün bu iyi niyet temennilerini yine kadınlar birlik olabildiği zaman gerçekleştireceklerdir. 
 
Nevin Tümene
Türk Kadınlar Birliği
Karaman Şube Başkanı. 

Türk Sağlık Sen 


1857 yılında ABD’de tekstil işçisi kadınların hak arama mücadelesinin 129 can kaybı ile sonuçlandığı bir dramın tarihi olan 8 Mart, 1910 yılından itibaren Dünya Kadınlar Günü olarak anılmaktadır.

 

Hakları için mücadele eden çalışan kadınların, yaşadığı büyük bir facianın yıl dönümünü, ne yazık ki  bu senede 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kadına yönelik mobbing, şiddet ve cinayetlerin artarak sürdüğü bir ortamda karşılıyoruz.

 

Böyle bir ortamın olması, kadına yönelik şiddette alınan önlemlerin ve yapılan yasal düzenlemelerin yetersiz kaldığının da göstergesidir.  Ülkemiz neredeyse her yeni güne dört bir tarafından kadınların feryadı ile başlamaktadır.

 

Halbuki bizim medeniyetimiz annenin ayaklarının altına cenneti koyan, ülke yönetiminde Hakanın yanında Hatuna da yer veren bir medeniyettir.  

 

Böyle bir kökten gelen, böyle bir medeniyetten beslenen bir toplumda bugün kadınların içinde bulundukları hal gerçekten bizim için çok acıdır. Biz ülkemizi ve milletimize bunun yakışmadığını düşünüyor ve toplumda kadına bakışın ve kadın algısının medeniyetimizle örtüşerek yeniden ortaya konulması gerektiğini düşünüyoruz.

 

Siyasetçilerden, iş dünyasına, yöneticilerden sokaktaki vatandaşa kadar herkesin üstüne düşen görevler olduğuna inanıyor ve herkesin sorumluluğunu yeterince getirmesi gerektiğini ifade ediyoruz.

 

Bu anlamda kamuda çalışan kadınların sorunlarının çözümü ve yaşadığı sıkıntıların giderilmesi içinde idarecileri ve hükümeti uyarıyoruz.

 

Kadın kamu çalışanları özelliklede sağlık alanında hizmet veren kadınlarımız en fazla şiddete ve mobbinge uğrayan , ötekileştirmeyle karşı karşıya kalanlardır.

 

 Doğum ve süt izni ile ilgili düzenlemelerin bile uzunca bir süredir vaat olarak kaldığı, Kreş ve lojman gibi eksikliklerin giderilmediği kadın çalışanların güvenliğinin sağlanamadığı bir ortamda çalışan kadınların yüzünün gülmesi mümkün değildir.

 

Hamile iken hasta yakınları tarafından şiddete uğrayan ama hizmete devam diyen kadın doktorumuzun,  Çalışma hayatının 3,5 yılını nöbet tutarak geçiren hemşirenin Zorlu şartlara rağmen hizmet üretmeye çalışan ebelerin, attlerin ve tüm kadın sağlık çalışanlarının, ailesi ve işi arasında adeta mekik dokuyan tüm kadın çalışanların cefakarlıklarının karşılığında tabiri caizse onlar için bir adım bile atılmadığını görmek üzüntü vericidir.

 

Hizmetlerinin ve gösterdikleri fedakârlıkların karşılıklarını gereği kadar alamamaları kahredicidir.  Kamuda çalışan kadınların sorunlarına çözüm bulmak ve taleplerini yerine getirmek bir mecburiyettir. Kamuda görevli kadın çalışanların sesine mutlaka kulak verilmelidir.  Ağır iş yükünden kurtarılmalılar, aile ve sosyal hayatlarına çalışma şartlarının olumlu katkı yapacağı düzenlemeler hayata geçirilmelidir.

 

Medeniyetimizin ve kültürümüzün kodlarından gelen bir anlayışla, kadına gereken değerin verildiği;  şiddetin, ölümlerin, ötekileştirmelerin ve mobbingin son bulduğu 8 Martlarda buluşmak temennisiyle tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Kutlu olsun.

Karaman Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreteri Nuriye Ulu 
 
Kadınlar, kadınlarımız...

Kah hayatın çileli yollarından geçerek yaşamına anlam katmış, kah en güzel anlarını çocuklarıyla ve ailesiyle geçirerek kendisine bir dünya kurmuş hayatın anlamı kadınlarımız...

Her türlü cefayı çeken, sefayı süren, meşakkatli yolları geçmiş nice kadınlarımızın "8 Mart Dünya Kadınlar Günü"nü kutlar, şiddetin hiç yaşanmayacağı, kadınlarımızın daima güldüğü nice güzel yıllar dilerim.

İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.