Bakan Elvan'dan Çok Önemli Açıklamalar!

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Sayın Lütfi Elvan’ın konuk olarak katıldığı A Haber Televizyonunun Canlı yayınında soruları cevapladı.

Bakan Elvan'dan Çok Önemli Açıklamalar!

banner390

Ermenek’teki Maden Kazasından 10 kişi çıkarıldı, 8 kişi henüz bulunamadı. Bununla ilgili çalışmalar nasıl sürdürülüyor?

Madenden bugüne kadar 10 kişi çıkarıldı. Dün 8 kardeşimiz çıkarılmıştı. Onların cenaze töreni yapıldı. Ben de oradaydım.

Yeraltında durumun oldukça kötü olduğunu söyleyebilirim. Tahkimatlar tamamen yıkıldı. Çamur ve mil ile kaplandı. Oldukça zor şartlarda çalışılıyor.

Yeni bir galeri açar vaziyete mi geldiniz?

Aynen öyle. Sanki yeni bir galeri açar gibi çalışılıyor. Türkiye Taş kömürü, Türkiye Kömür İşletmeleri ve yerelden katılan madenci kardeşlerimiz,24 saat aralıksız çalışıyorlar. Temennimiz 8 kardeşimizi de bir an önce bulup çıkarmak. Nerede olduklarını tespit etmek çok kolay değil. Sanırım bir iki hafta içerisinde onlara da ulaşılır diye tahmin ediyorum.

İşletme sahiplerinden 5’i tutuklandı, 3’ü de tutuksuz yargılanıyor. İşletme sahiplerinin hem taşeron, hem de ruhsat sahibi olanlar şu anda tutuklular.  Bunlar son derece üzücü hadiseler. Bir canımız bir kişi bizim için çok önemli, çok değerli… Gerekli hassasiyet mutlaka gösterilmeli. Aşırı üretme ve kar hırsı son derece yanlış.

Yargı kararını verecek. Biz bir taraftan 8 kardeşimize ulaşmaya çalışıyoruz, bir taraftan da gereken  cezalar ne ise bunun verileceğini düşünüyoruz.

Savcılık Sayın Cumhurbaşkanı başbakan olduğu dönemdeki dinlenmesi ile ilgili iddianame hazırlandı. Dün yurtdışına çıkarken Sayın Cumhurbaşkanı bakalım neler olacak, neler çıkacak dedi. Malum TİB size bağlı. Bu sebeple size soruyorum. Neler çıkacak?

Biliyorsunuz Telekominikasyon İletişim Başkanlığı’nda hem savcılık, hem de Başbakanlık Teftiş Kurulu tarafından soruşturmalar başlatılmıştı. Bu soruşturmalar, tamamlandı. Bilirkişi raporları hazırlandı. Savcılığa gönderildi. Savcılık gerekli kararı verecektir.  Bekleme aşamasındayız.

Sayın Bakan ulaştırma ile ilgili projelere geçmek istiyorum. Başta İstanbul geliyor. Marmaray açıldı. Avrasya Tüp Geçit inşaatı sürüyor. 3. Köprü söz konusu, ancak İstanbullular hala çok mutsuz, trafik hala büyük sorun. Siz bütçe görüşmelerinde 3. Köprü de yetmeyecek demiştiniz. İstanbulluyu rahatlatacak projeler dizisi söz konusu mu?

Şunu ifade ettim! Ben 3. köprünün tamamlanmasıyla da trafik sorunun tam manasıyla çözülemeyeceğini söyledim. Gerçek bu… Günde bir buçuk milyoninsan Asya yakasından Avrupa’ya, Avrupa yakasından Asya yakasına geçiyor. 3. köprü İstanbul trafiğini rahatlatacaktır ama tam olarak çözmeyecektir. Avrasya tünelinin devreye girmesiyle yine önemli bir rahatlama olacaktır. Şunu özellikle ifade edeyim, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı olarak biz İstanbul trafiğini rahatlatacak olan mega projeleri önümüzdeki günlerde paylaşacağız. Bu projelerin üzerinde çalışıyoruz. Kapsamlı olarakçalışıyoruz ve önümüzdeki günlerde bu projeleri  açıklayacağız.

Bu projeler boğazı kapsayacak şekilde mi olacak?

Bu projeler İstanbul trafiğini rahatlatacak… Şu aşamada bir şey söylemek istemiyorum. Büyük projeler, önümüzdeki günlerde açıklayacağız. Ama İstanbul trafiğini önemli ölçüde rahatlatacak olan projelerdir. Bunun dışında biz özellikle ağır taşıtların İstanbul ‘un içinden geçmesini arzu etmiyoruz. Dolayısıyla bu yönde bir çalışmamız var. Ege Bölgesi ve Orta Anadolu’nun batı kesimlerinden Trakya veya Avrupa’ya taşımacılık yapanların İstanbul’a uğramadan Çanakkale üzerinden Tekirdağ ve Edirne üzerinden Kapıkule çıkışlarını sağlamak için projelerimiz var. Bu konuda çalışmalarımız devam ediyor.

Çanakkale Boğazına yeni bir köprü mü yapılacak?

Evet! Çanakkale Boğazına yeni bir köprü düşünüyoruz. Tüm Marmara bölgesini otoyol olarak bir ring haline getireceğiz. Dolayısıyla bu oluşturacağımız ring sistemi özellikle İstanbul trafiğini çok önemli ölçüde rahatlatacaktır. Ama Plan ve Bütçe Komisyonunda yapmış olduğum açıklamanın çarpıtılmış olduğunu görüyorum. Bazı yayın organları 3. köprü İstanbul trafiğini çözmeyecek şekilde açıklama yaptığımı söylediler. Gerçeği yansıtmıyor. 3. köprü elbette tam manasıyla İstanbul trafiğini çözmeyecek ama sanki bizim yapmış olduğumuz, yapacağımız projeleri bir tarafa bırakarak bu konuya odaklanmak bence gazetecilik etiğine sığmıyor.

Projeleri yakında açıklayacağız detay vermek istemiyorum dediniz ama en azından süre olarak ne kadar, kaç yıl sonra uygulamaya girebilecek projelerden bahsediyoruz?

Bu projeler büyük projeler. Hemen bir yıl içinde uygulamaya girecek projeler değil. Orta vadeli projeler. İstanbul’a 17 milyar Türk Liralık yatırım yapıyoruz.  6,3 milyarlık kısmını tamamladık. 7 milyarlık kısmı devam ediyor, 4 milyarlık kısmının 2 milyarlık kısmı için ihaleye çıktık. Dolayısıyla örneğin, Kadıköy’den Sabiha Gökçen’e doğrudan metro ile ulaşma imkanına kavuşacaklar. Şunu da belirteyim Kaynarca ile Sabiha gökçen arasındaki metronun yapım ihalesine çıktık.

Diğer taraftan Avrupa yakasında da Bakırköy-Bahçelievler ve Kirazlı’ya kadar olan kesimde de bir metro yapılması söz konusu. Bunun da ihalesine çıktık. Biz bakanlık olarak İstanbul trafiğini rahatlatmaya yönelik yatırımlara devam ediyoruz.

3. Köprü derken hemen akla 3. Havalimanı akla geliyor. 3. Havalimanı ile ilgili son günlerde geniş spekülasyonlar oldu. Son durum nedir, ne zaman hayata geçecek, ismi ne olacak?

Şimdi şunu ifade edeyim özellikle Avrupa’daki bazı ülkeler olmak üzere ülkemizde de bazı gruplar 3. Havalimanının yapılmasından dolayı son derece rahatsız olduklarını görüyoruz. Aslında her bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının gurur ve onur duyacağı bir proje…  Bu proje ile ilgili benim Plan Bütçe Komisyonunda yaptığım açıklamalar çarpıtılmaya çalışılıyor. Sözleşmenin içeriğini bilmeden, ne yapılması ve hangi süreçlerle yapıldığını tam olarak bilmeden değişik açıklamalar yapılıyor. Bunlar doğru değil. Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğümüz (DHMİ) sözleşmeye uygun bir şekilde çalışmalarına devam ediyor.  Şu anda ilgili firmalar saha etütlerini yapıyorlar. Zeminin durumunu tam olarak ortaya koyabilmek amacıyla özellikle sondaj çalışmalarını yapıyorlar. Yer teslimi başka bir spekülatif konu olarak gündeme getirildi. Yer teslimi tüm arazilerin devralınmasından sonra yapılacaktır. Şu anda araziler kısım kısım alınıyor. Özellikle Orman Genel Müdürlüğü’nden arazilerin devri yapılacak, tamamlanacak ve bir bütün olarak tamamlandıktan sonra yer teslimi yapılacak. Bizim sözleşmemize göre, Orman Genel Müdürlüğü ve diğer kurumlardan gerekli izinler alınıp, saha tamamen hazır hale getirildikten sonra 1 ay içerisinde firma teslim almak için genel müdürlüğümüze yazı yazmak zorunda…  DHMİ Genel Müdürlüğümüz yer teslimi içinfirmaya yazıyı yazdı. Ama bu işlemler gerçekleştirildikten sonra sözleşme hükümlerine göre yer teslimi yapılacak.

Havalimanın kodu ile ilgili çarpıtmalar var. Biliyorsunuz DHMİ ihaleye çıkarken avan projesi ile ihaleye çıktı. Uygulama projesi hazırlanıp DHMİ tarafından onaylaması gerekiyordu. Burada yapılan şey şudur. Uygulama projesi esnasında çok değişik gerekçeler öne sürülerek kodun daha da aşağıya çekilmesi yönünde uygulama projesi yapılmış ve DHMİ tarafından onaylanmıştır. Kodun değişeceği sözleşmede vardı. Kodun düşürülmesiyle ilgili yatırım tutarında bir azalma olursa bu bedeli yatırımcı firma ödemek zorunda. Sözleşmede de bu açıkça ifade edilmiştir. Firmaların verdiği yatırım tutarı sözü tutulacaktır. Devletin bir kuruşluk zararı olmayacaktır. Orada firmalar, 10 milyarlık bir yatırım yapacağını söyleyerek ihaleye girdiler. Bu yatırım gerçekleşecektir. Bu gerçekleşmediği takdirde kalan kısım devlete aktarılacaktır. Dolayısıyla devletin bir kuruşluk kaybı söz konusu olamayacak.

İnşaat ne zaman başlayacak?

Net bir süre veremiyorum. Çalışmalar devam ediyor. Bu teknik bir çalışma. Biliyorsunuzyap-işlet-devret modeliyle ihaleye çıkıldı. İhaleye çıkılırken devlete en çok parayı kim verir yönüne bakıldı. Burada siz ne kadarlık yatırım yapacaksınız yönüyle ihaleye çıkılmadı. Bizim, firmalar arasında yarıştırdığımız konu yılda devletin kasasına ne kadar para konacağına yöneliktir. Açık ihale yapıldı. En yüksek miktarı ihaleyi alan firmalar verdi. Yaklaşık 35 milyar dolarlık teklif en yüksek tekliftir. Bu göz önüne alınarak bu firmalar teklif vermiştir. Yatırım bir baz olarak alınmıştır ama yapacağı yatırıma dayalı bir husus değildir. Ancak tabi ki yapılması öngörülen yatırım tutarı ne ise harfiyen yerine getirilecek. Burada bir fark olursa firmalar devlete ödeyecektir.

İsmi konusu?

İsmi ile ilgili bir konu henüz konuşulmadı, tartışılmadı. Önümüzdeki günlerde bu netleşir diye düşünüyorum .

Çılgın proje Kanal İstanbul sanki biraz gündemden düştü gibi, pek konuşulmuyor. Nedir Kanal İstanbul projesiyle ilgili son durum?

Kanal İstanbul projesi oldukça büyük bir proje… Bununla ilgili etüt, sondaj, detay çalışmaları devam ediyor. İşe başlamadan önce çok sağlıklı bir şekilde resmin bütününü görmeniz gerekiyor. Bununla ilgili çalışmalar devam ediyor. Sayın Başbakanımıza geçen hafta bir sunuş gerçekleştirdik.  Bu günlerde yine Sayın Cumhurbaşkanımıza da bir sunuş yapacağız. Çalışmalarımız devam ediyor.

İlk kazma ne zaman vurulacak?

Ne zaman kazma vurulacakla ilgili bir tarih veremeyeceğim.

Bakanlığınızın uhdesinde haberleşme de var. Haberleşme ile ilgili bir soru ile devam etmek istiyorum. Haberleşme uydusu TÜRKSAT 6 A imza aşamasına geldi. Ne zaman inşa edilecek ve ne zaman fırlatılacak?

Bununla ilgili çalışmaları tamamladık. Bunun öncesi de var. Bunu da ifade etmek istiyorum. Biz bu uyduyu tamamen yerli olarak üreteceğimizi ifade ettik ve ilk yerli uydumuz olacağını söyledik. Bununla ilgili birkaç yıldan beri kendi mühendislerimizi hem Fransa, hem de Japonya’da eğittik. 4A ve 4B uydularımızda Türk mühendisleri çalıştı. Dolayısıyla bu mühendis arkadaşlarımız bu işin sorumluluğunu üstlenecek. TÜBİTAK ile işbirliği halinde bu uydunun yapımına başlayacağız. Ankara Kazan’da Uydu Sistemleri Test Ve Entegre Merkezi kurduk. Aslında oldukça büyük bir merkez… Biz Bu Avrupa’nın en büyük uydu ve test entegrasyon merkezlerinden bir tanesi…  Önümüzdeki günlerde açılışını yapacağız. Bu merkezde TÜRKSAT 6 A uydusunun üretimini gerçekleştireceğiz.

Ne kadar sürede üretilecek?

Öngörümüz şöyle, inşası en azından 3-4 yılı alacak. Uzay teknolojileri oldukça geri kaldığımız bir alan. Biliyorsunuz Uzay ve Havacılık Genel Müdürlüğü’nü bakanlığımız bünyesinde kurduk. Bu dönemde de Türkiye Uzay Ajansını kuruyoruz. Bu konuda kanun tasarısını hazırladık. Bakanlar Kurulunda görüşüldükten sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sevk edeceğiz. Uzay ile ilgili iş ve işlemleri tamamını entegre eden, bütünleştiren ve tüm gücümüzü tek bir kurumda odaklayan bir yapı olsun istiyoruz. Uzay alanında çok ciddi faaliyetler yapıp, gelişmiş ülkeler konumuna gelmek için çok ciddi çaba sarf ediyoruz ve sarf etmeye de devam edeceğiz.

Uydu fırlatma rampası nerede yapılacak?

Bunun koordinasyonunu Savunma Sanayi Müsteşarlığımız yapıyor. Savunma Sanayi Müsteşarlığımız ile ROKETSAN bir protokol imzaladı. Protokol çerçevesinde çalışmalarımız devam ediyor. Bu son derece önemlidir. Kendi uydunuzu yaparsınız ama fırlatamadığınız takdirde bunun çok anlamı olmuyor. Biliyorsunuz biz 4B uydusunun yapımını tamamladık. 4A uydusunu Şubat ayında Baykonur Uzay Üssünden fırlatılmıştık. 4B uydusunun da yapımı tamamlandı. Biz tarih bekliyoruz. Önümüzdeki günlerde inşallah 4B uydusunu da uzaya fırlatacağız.

Rampa inşaatı da Kazan’da mı olacak?

Bu işin koordinasyonu Savunma Sanayi Müsteşarlığındadır. Ama bu rampanın özellikle Anadolu’nun orta kesiminde bir yerde yapılması düşünülmüyor. Çünkü fırlattığınız uydunun bazı parçalarının bırakılması gerekiyor. Bu sebeple muhtemelen deniz kenarında bir yerde yapılacak.

Ovit tüneli iş güvenliği kapsamında durdurulmuştu. Ne zaman tekrar çalışmaya başlanacak? Bir gecikme Söz konusu mu?

Ovit tünelinde bir gecikme söz konusu olmayacak. Dünyanın en büyük 2. Çift tüp tüneli. Her bir tüpün uzunluğu 14,7 km uzunluğunda.  Yaklaşık 30 km’lık bir tünel inşa ediyoruz. Şu an yüzde 50 seviyelerine gelinmiş durumda…  Herhangi bir gecikme söz konusu değildir. Bugün itibari ile tünel de çalışmalar başladı.

İş müfettişleri tarafında gaz ölçüm cihazının olmadığı tespit edilmişti. Firma gaz ölçüm cihazını temin edildi ve dolayısıyla bugün itibarı ile çalışmalar başlatıldı.  

Ankara İstanbul Yüksek Hızlı Trene rağbet var mı? Ne zaman tam kapasiteye kavuşacak?

Şu an itibari ile yüzde 90 kapasite kullanımı söz konusu. Bugüne kadar 700 bin vatandaşımızı bu hat üzerinde taşıdık. Günde 12 sefer yapıyoruz. Şu anda yeterli miktarda setlerimiz olmaması nedeniyle sefer sayılarını artıramıyoruz. 2015 yılında yeni setler gelecek ve sefer sayıları artacak.

Ankara’da Eryaman’da bir istasyon inşa ediyorsunuz. O ne zaman tamamlanacak?

Şu anda biliyorsunuz bir terminal binasının yapımına başladık ve 2015 yılı sonunda bitirmeyi hedefliyoruz.

Bu hızlı trenin  Avrupa ile entegresi söz konusu mu?

Avrupa ile entegrasyonu son derece önemlidir. Bizim Halkalıdan Çerkezköy, oradan Kapıkuleye uzanan hatta hızlı trenimiz yok. Bununla ilgili projelendirme çalışmalarını yaptık. AB fonlarından alacağımız kaynaklar bu projeyi gerçekleştireceğiz. Kapıkule’ye kadar olan kısmını bu şekilde tamamlayacağız. Çerkezköy Kapıkule arasında maksimum hızı 200 km olacak. Bununla ilgili çalışmalarımız devam ediyor. Bunu tamamlayınca Avrupa ya entegrasyonu tamamlayacağız. Bizden sonraki hatta yani Bulgaristan tarafında hız biraz daha düşük…  Zannedersem 140 km lık bir hız söz konusu. Ama biz kendi alanımızda özellikle Kapıkule2ye kadar olan hatta hızımız 200 km olacak.

Sohbetimiz sırasında İstanbul’un ulaşım sıkıntısından ve sizin getirdiğiniz projelerden bahsettik. Geçtiğimiz günlerde sayınBaşbakan Davutoğlu bir açıklama yapmıştı. Bazı merkezleri ücretli giriş-çıkış ve servislerin kaldırılması gibi… Bu proje ne zaman hayata geçirilecek ve kazanç anlamında beklentiniz nedir?

25 farklı alanda yapısal dönüşüm programı başlattık. Bu dönüşüm programlarından bir tanesi lojistik merkezleridir. Bir diğeri ise enerji verimliliğine yöneliktir. Enerji verimliliğine yönelik olan yapısal dönüşüm programımızın bir alt bileşeninde bu hususlar yer alıyor. Biliyorsunuz dünyanın birçok büyük kentinde bu tür tedbirler alınıyor. Bununla ilgili büyükşehir belediyeleri bir çalışma yapacaklar.  Burada bizim isteğimiz, özelliklemetro istasyonlarının bulunduğu yerlerde daha çok otoparkların yapılması ve vatandaşlarımızın şehir merkezlerine girmeden metrolarda araçlarını park etmelerini istiyoruz. Genellikle gelişmiş ülkelerde de bu şekilde oluyor. Londara’ya gelen bir kişi şehir merkezine yaklaşmadan aracını bir yere park ediyor ve şehir merkezine toplu ulaşım aracını kullanarak gidiyor. Şehir merkezine giriş ücretli giriş söz konusu. Bu tür uygulamalar var. İstanbul’un trafiğini rahatlatmak açısından vatandaşlarımızın toplu taşım araçlarını kullanmalarını istiyoruz bunu teşvik etmeye yönelik bir çalışmamız olacak. Bu da enerjideki özellikle yakıt tüketiminin daha aşağı çekilmesi için yaptığımız bir çalışma olacak. Bu yönde büyükşehir belediyelerimiz bir çalışma yapacak. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığımız koordine edecek. Böylece nihai şeklini vereceğiz. Şimdiden belli merkezleri ücretli girilecek, servisler kaldırılıyor gibi şeyleri söylemek henüz söz konusu değil. Bu alanda bir çalışma yapılacak. İstanbul halkı ile paylaşacağız ve ona göre bir karar verilecek. Burada esas olan vatandaşlarımızın memnuniyetini sağlamak…

Belediyeler çalışacak ve bakanlığınız bunun koordinasyonunu sağlayacak.Peki bu uygulamalar için bir takvim belirlendi mi?

Hayır! 2014-2018 yılları arasında yapılacak eylem planını ifade ediyor.

Kış lastiği uygulaması özel araçlara da uygulanması söz konusu mu?

Biliyorsunuz ticari araçlar için kullanılan bir yöntem. Şimdilik özel araçlar için de uygulanması yönünde bir düşüncemiz yoktur. Ticari araçlarla ilgili uygulama çok başarılı bir şekilde sürdürülüyor. Özellikle çekicilerin, tırların ve kamyonların ana yollarda kışın yaşadıkları kaymaları ve büyük kazaları pek görmüyoruz.

Uzay ile ilgili sözleriniz çok ilgi çekmiş olmalı ki, bununla ilgili sorular gelmiş. Uzay ile ilgili çalışmalarda diğer gelişmiş ülkelerle aramızdaki farkı ne zaman, nasıl kapatacağız diye soruyorlar?

Uzay ile ilgili ilk çalışmalar 1990’lı yıllarda başladı. TÜBİTAK’ta bir merkez kuruldu. Daha sonra TÜRKSAT 1 B, 1 C, 2 A,3 A yapımları gerçekleştirildi. Bunlar uyduların tamamı yurtdışında yapılmıştı. Bu süreçte mühendislerimizin bu konuda deneyimleri olmamıştı.  Biz yeni dönemde mühendis ve teknik düzeyde altyapısını güçlendirmeye çalıştık. Mühendislerimizi Fransa’ya Japonya’ya gönderdik. Orada önemli deneyimler elde ettiler. Bu işler kolay değil, hemen bir anda gelişmiş ülkeler seviyesine ulaşabileceğiniz bir alan değil.  Çok detaylı ve kapsamlı çalışılması gereken bir alan… Biz çok yoğun çalıştığımızı ifade edeyim. Önümüzdeki dönemde, bu alanda çalışan öğretim üyelerimizle arkadaşlarımız bir araya gelecekler. Yine yurtdışında bu alanda çalışan bilim adamlarımızla bir araya geleceğiz ve onlarında düşüncelerini alacağız. Uzay ajansının kurulmasıyla birlikte uzaycılık alanında ki faaliyetleri de çok hızlı bir şekilde aktive edip bu alandaki çalışmalarımızı yoğunlaştıracağız. Şimdiden bir şey söylemek mümkün değil ama bizim öncelikli konularımız arasında yer alan bir husus olduğunu söyleyebilirim.

 

 

 


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.