İç Güvenlik Paketi TBMM’ye sunuldu

Kamuoyunda 'İç Güvenlik Paketi' olarak adlandırılan 'Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı' TBMM Başkanlığı'na sunuldu.

İç Güvenlik Paketi TBMM’ye sunuldu

banner390
 İçişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun imzasını taşıyan 43 maddelik “Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu ile Bazın Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” TBMM Başkanlığı’na sunuldu. 

İç Güvenlik Reformu Paketi ile kolluk kuvvetlerinin durdurma, arama ve gözaltına alma, gerektiğinde silah kullanma gibi yetkilerinin yeniden düzenlenmesi öngörülüyor. “Son zamanlarda meydana gelen toplumsal olayların terör örgütlerinin propagandasına dönüşmesi, göstericilerin vatandaşlarımızın can güvenliklerini ve vücut bütünlüklerini tehdit etmesi, kamuya ve özel kişilere ait bina, araç ve mallara zarar vermesi, hatta yağma girişimlerinde bulunması özgürlük-güvenlik dengesini bozmadan yeni tedbirler alınmasını zorunlu kılmıştır” ifadelerinin yer aldığı tasarının genel gerekçesinde, tasarı ile suç işlenmesinin önlenmesi, vatandaşların kendilerini güvende hissetmelerinin sağlanması, can ve mal emniyetinin temin edilmesi, suçun aydınlatılması ve suçluların yakalanması gibi asli görevleri olan kolluk kuvvetlerinin durdurma, arama ve gözaltına alma, gerektiğinde silah kullanma gibi yetkilerinin yeniden düzenlenmesi öngörülüyor. İl İdaresi Kanunu gereğince il ve ilçe sınırları içinde bulunan genel ve özel bütün kolluk kuvvet ve teşkilatının amiri olan ve suç işlenmesini önlemek, kamu düzen ve güvenini korumak için gereken tedbirleri almakla yükümlü olan mülki idare amirlerinin yetki ve sorumluluklarının daha belirgin hale getirilmesi yönünde düzenlemelerin yapıldığı tasarı ile toplumsal olaylarda cebir ve şiddet kullananlara uygulanan bazı cezaların caydırıcı hale getirilmesi sağlanıyor. Tasarının genel gerekçesinde, “Toplumsal olaylarda kamu düzeninin ciddi şekilde bozulmasına yol açabilecek şiddet olayları ile terör olaylarında kişilerin vücut bütünlüğüne ve kamu malları ile gerçek ve tüzel kişilerin mallarına verilen zararların devlet tarafından karşılanması halinde genel hükümlere göre sorumlulara zorunlu olarak rücu edilmesi öngörülmekte, rücu istemine ilişkin zamanaşımı sürelerinin bir kat artırılarak uygulanması yönünde düzenleme yapılmaktadır. Fiziksel engel ve benzeri sağlık sorunları ile İçişleri Bakanlığı’nca belirlenecek diğer sebeplerle müşteki, mağdur ve tanık ifadelerinin kolluk tarafından konutlarında veya işyerlerinde alınması sağlanmaktadır” denildi.

UYUŞTURUCU İLE İLGİLİ CEZAİ YAPTIRIMLAR CAYDIRICI HALE GETİRİLİYOR

Tasarı ile son dönemde sentetik kannabinoidler (bonzai) ve türevlerinin kullanımının ve buna bağlı ölümlerin artması nedeniyle son iki yıldır özellikle eğitim kuramları ve çevrelerinde kullanımında ve ticaretinde önemli bir artış gerçekleşen sentetik uyuşturucu maddelere yönelik cezai yaptırımların daha caydırıcı hale getirilmesi sağlanıyor. Ayrıca, son yıllarda kamu güvenliği ve düzenini tehlikeye düşüren terör, asayiş ve uyuşturucu suçları kiralanan araçlarla işlendiğinden önleyici kolluk hizmetleri kapsamında suçların önlenebilmesi, olayların meydana gelmesi durumunda ise fail veya faillerin en kısa sürede tespit edilebilmesi ve yakalanabilmesi için araç kiralama işlemlerinin kayıt altına alınması amaçlanıyor.

EMNİYET TEŞKİLATINDA DEĞİŞİKLİKLER

Yapılan düzenleme ile bozulan personel piramidinin görev ve hizmet gereklerine uygun hale getirilmesi amacıyla her rütbede yer alacak amir sayısı-oranı belirleniyor, her rütbe terfiinde yazılı ve sözlü sınav şartı getiriliyor. Terfi için öngörülen asgari şartlara sahip personel arasından en kıdemli olanın değil en liyakatli olanın terfi etmesinin öngörüldüğü tasarının gerekçesinde, “Polis amirlerinin rütbe terfilerinde, tüm çağdaş ülkelerin aksine kıdeme dayalı bir sistem benimsenmiş, liyakat ikinci plana bırakılmıştır. Polis amirleri bulundukları rütbede zorunlu en az bekleme süresini tamamlamaları ve herhangi bir ceza almamaları halinde mesleki yeterliliklerine bakılmaksızın otomatik olarak bir üst rütbeye terfi etmeye başlamışlardır. Bu sistem ihtiyaç duyulan amir rütbelerinde sayısal azlığa ve ihtiyaç duyulmayan rütbelerde ise aşırı yığılmalara neden olmuştur. Yapılan düzenleme ile bozulan personel piramidinin görev ve hizmet gereklerine uygun hale getirilmesi amacıyla her rütbede yer alacak amir sayısı-oranı belirlenmekte, her rütbe terfiinde yazılı ve sözlü sınav şartı getirilmekte ve terfi için öngörülen asgari şartlara sahip personel arasından en kıdemli olanın değil en liyakatli olanın terfi etmesi öngörülmektedir. Ayrıca ihtiyaçtan fazla sayıdaki birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıf emniyet müdürlerine, belli bir miktar ek ödeme yapılmak suretiyle resen emeklilik sistemi getirilmektedir. Emniyet teşkilatına bağlı eğitim-öğretim kuramları 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun 19. maddesine göre kurulan polis koleji ve ek 24’üncü maddesine göre kurulan polis meslek eğitim merkezleri ile 4652 sayılı Polis Yüksek Öğretim Kanunu hükümlerine göre kurulan Polis Akademisi ve bağlı fakülteler, enstitüler ile polis meslek yüksek okullarıdır. Günümüz şartlarında polis memurları, polis meslek yüksek okulları ve polis meslek eğitim merkezlerinde yetiştirilmekte olup, polis meslek yüksek okulları Polis Akademisi’ne bağlı olarak, polis meslek eğitim merkezleri ise Eğitim Dairesi Başkanlığı’na bağlı olarak faaliyet yürütmektedir. Bu itibarla emniyet teşkilatında eğitim kuramlarının yönetimi bakımından çok başlılık mevcuttur. Polis amiri yetiştiren Polis Akademisi Güvenlik Bilimleri Fakültesi’nin öğrenci kaynağını, Polis Koleji mezunları ile lise ve dengi okulları bitirenler arasından yönetmelikle belirtilen şartları taşıyan öğrenciler oluşturmaktadır. Ayrıca Emniyet Genel Müdürlüğü adına yurt içindeki diğer fakülte ve yüksekokullarda okutulan öğrenciler de emniyet teşkilatının amir kaynağını oluşturmaktadır. Lise düzeyinde olan Polis Koleji ile 4 yıllık eğitim veren Polis Akademisi Güvenlik Bilimleri Fakültesi, kuruluş amaç ve gerekleri günümüz şartlarında ortadan kalkmıştır. Düzenleme ile emniyet teşkilatında istihdam edilecek personel için harcanan eğitim maliyetinin düşürülmesi, çağdaş ülkelerde olduğu gibi bir eğitim sistemi oluşturulması ve Emniyet Teşkilatında çok başlılık yaratan tüm eğitim kuramlarının Polis Akademisi’ne bağlanması amaçlanmıştır” denildi.

İL VE İLÇE JANDARMA KOMUTANLARINI İÇİŞLERİ BAKANLIĞI ATAYACAK

Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın İçişleri Bakanlığı ile ilişkileri yeniden düzenleniyor. Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın Genelkurmay Başkanlığı’yla bağlantısının kaldırılması veya ilişkilerinin yeniden tanzimi yönünde herhangi bir düzenlemenin yapılmadığı tasarının gerekçesinde şu ifadelere yer verildi: 

“Söz konusu kurumlar arasındaki ilişkiler aynen muhafaza edilmektedir. Büyükşehir belediyesi kurulan illerde jandarmanın yasal yetkisi hususundaki tereddütlerin giderilmesi amacıyla jandarma teşkilatının bu illerde de görev yapması hususu açıklığa kavuşturulmaktadır. Bu bağlamda büyükşehir belediyesi kurulan illerde, belediye sınırları içinde olmakla birlikte hizmet gerekleri bakımından uygun görülen yerlerin jandarmanın görev alanı olarak tespit edilmesine imkan sağlanmaktadır. Jandarma teşkilatında müşterek kararnameyle atanan generaller hariç olmak üzere daire başkanları ile il ve ilçe jandarma komutanlarını atama yetkisi İçişleri Bakanına verilmektedir. Sahil Güvenlik Komutanlığı Kurmay Başkanı ve Komutanlık karargahında çalışan diğer başkanlar ile bölge komutanlarının atanmalarında İçişleri Bakanı yetkili kılınmaktadır. İçişleri Bakanına bütün jandarma teşkilatı personelini, askeri nitelikte olmayan görevleri sebebiyle işledikleri suçlardan dolayı görevden uzaklaştırma yetkisi verilmektedir. İl jandarma komutanı hariç valilerin sahip oldukları görevden uzaklaştırma yetkisini doğrudan kullanmalarına imkân verilmektedir. Aynı şekilde Sahil Güvenlik Komutanlığı personelinin de askeri nitelikte olmayan görevleri sebebiyle işledikleri suçlardan dolayı görevden uzaklaştırılmasında İçişleri Bakanı yetkili kılınmaktadır. Bu bağlamda görevden uzaklaştırılan personelin mali ve sosyal hakları da düzenlenmektedir. İçişleri Bakanlığı’nın ve valilerin Jandarma ve Sahil Güvenlik Teşkilatları üzerinde sahip oldukları denetleme yetkileri, askeri görevler dışındaki bütün görevleri kapsayacak şekilde genişletilmektedir. Valilere Jandarma ve Sahil Güvenlik Teşkilatı personelini değerlendirme yetkisi verilmektedir. İl ve ilçe jandarma komutanlarının izne ayrılması mülki amirin onayına bağlanmaktadır. Valilerin jandarma ve sahil güvenlik personelinin disiplin amiri olmaları öngörülmektedir. Jandarma Teşkilatı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personelinin kıyafetinin Genelkurmay Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı’nca müştereken belirlenmesi öngörülmektedir.”

KAÇAKÇILIK İSTİHBARAT, HAREKAT VE BİLGİ TOPLAMA DAİRESİ BAŞKANLIĞI KALDIRILARAK, BİRİMİN GÖREVLERİ İLLER İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NE DEVREDİLİYOR

Nüfus hizmetlerine ilişkin iş ve işlemlerin daha sağlıklı yürütülmesi, hizmet sunumunda hız ve kalitenin arttırılması, vatandaş memnuniyetinin sağlanması ve bürokratik süreçlerin kısaltılmasına yönelik çalışmalar kapsamında 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nda yeni düzenlemeler yapılması ihtiyacı ortaya çıktığının belirtildiği tasarının nüfus hizmetlerine ilişkin maddelerin gerekçesinde ise, “Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına verilmiş olan kimlik numarası tek anahtar olabilme özelliği ile e-devlet uygulamalarının merkezinde önemli bir yer almaktadır. Bütün kamu kuramları ve özel kuramlar kimlik numarasının yer aldığı kimlik belgesini esas almak suretiyle işlem yapmaktadırlar. Yüksek Planlama Kurulu’nun 11/7/2006 tarihli ve 2006/38 nolu kararı ile kabul edilen Bilgi Toplumu Stratejisi Eylem Planı’nın 46 nolu Vatandaşlık Kartı, Pilot Uygulaması ve Yaygınlaştırılması Eylemi ile biyometrik unsurlar da içeren elektronik vatandaşlık kartının kimlik doğrulama için kullanımının sağlanması ve tüm kimlik doğrulama fonksiyonlarının tek bir elektronik kartta toplanması öngörülmüştür. Ayrıca günümüzde kamudaki hizmetlerinin etkin bir şekilde yürütülmesi, adres ve yerleşim bilgilerine sağlıklı bir şekilde ulaşılmasını gerektirmektedir. Bu nedenlerle adrese ilişkin işlemlerde uygulamada ortaya çıkan sorunları aşmak amacıyla Kanunun Adres Kayıt Sistemi’ne ilişkin hükümlerinde bazı değişiklikler yapılması gerekmiştir. 6360 sayılı 14 İlde Büyükşehir Belediyesi ve 27 İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile köyken mahalleye dönüştürülen idari birimdeki vatandaşlarımızın evlendirme hizmetlerinde uzaklık nedeniyle karşılaşacakları zorlukları önlemek amacıyla söz konusu muhtarlıklara da evlendirme memurluğu yetkisi verilmektedir. E-Vatandaşlık Hizmetleri Projesi, 2006-2010 Bilgi Toplumu Stratejisi Eylem Planı’nda vatandaş odaklı hizmet dönüşümü bileşeni altındaki 52 nolu eyleminin hayata geçirilmesi amacıyla yurt içinde nüfus ve vatandaşlık hizmetlerine yönelik olay formu düzenleyen kurumlara, yurt dışında ise dış temsilciliklere olay formlarını elektronik imza kullanarak gönderme veya tescil etme yetkisine ilişkin düzenlemeye yer verilmiştir. Yapılan diğer bir düzenleme ile güvenli kimlik doğrulama araçları kullanılarak nüfus kayıt örneği ve yerleşim yeri belgesinin vatandaşlar tarafından e-devlet üzerinden en kolay ve süratli bir şekilde temini hedeflenmiştir. 21/6/1934 tarihli ve 2525 sayılı Soyadı Kanunu’nun 3. maddesine aykırı soyadları ile yazım ve imla hatası bulunan ad ve soyadları mahkeme kararı aranmaksızın il veya ilçe idare kurulu kararıyla bir defaya mahsus olmak üzere değiştirilebilmesi öngörülmektedir. 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu uyarınca yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancılardan durumu uygun görülmeyenlerin talepleri Bakanlıkça reddedilmekte ancak, kişilerin idari yargıya başvurmaları sonucunda yetki unsuru yönüyle hukuka uyarlık bulunmaması nedeni ile mahkemelerce dava konusu olan işlem iptal edilmektedir. 5901 sayılı Kanun’da yapılan düzenleme ile durumu uygun görülmeyenlerin taleplerinin Bakanlıkça reddedilmesi hüküm altına alınarak, yetki unsuru yönüyle uygun hale getirilmesi amaçlanmıştır. Vatandaşlarımızın Emniyet Genel Müdürlüğü’nce verilen pasaport ve pasaport yerine geçen belgeler ile sürücü belgelerini de kimlik kartı gibi Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nden alabilmesi öngörülmektedir. Kamu kaynaklarının daha etkili, verimli ve ekonomik kullanılması bakımından Kaçakçılık İstihbarat, Harekat ve Bilgi Toplama Dairesi Başkanlığı kaldırılarak, bu birimin görevleri İller İdaresi Genel Müdürlüğü’ne devredilmektedir. Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıklarının görevlerini etkili bir şekilde yerine getirilebilmeleri amacıyla Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı kamu tüzel kişiliğini haiz ve özel bütçeli olarak yeniden yapılandırılmaktadır. Ayrıca İçişleri Bakanlığı’na görev olarak verilmiş olan 112 Acil Çağrı Merkezleri ve Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıkları ile ilgili iş ve işlemleri yürütmek ve takip etmek görevi İller İdaresi Genel Müdürlüğü’ne tevdi edilmektedir” ifadelerine yer verildi. 


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.