KARAMAN BARO BAŞKANINDAN ÖZGECAN’IN KATİLLERİNE SERT TEPKİ

Karaman Baro Başkanı Av. Oktay Yılmaz, Mersin'in Tarsus ilçesinde 3 gündür kayıp olarak aranırken ormanlık alanda öldürüldükten sonra yakılmış halde cesedi bulunan üniversite öğrencisi Özgecan Aslan ve yaşanan olay hakkında bir mesaj yayımladı.

KARAMAN BARO BAŞKANINDAN ÖZGECAN’IN KATİLLERİNE SERT TEPKİ

banner390
 Yılmaz'ın mesajı şöyle;

''20 yaşında canımız Özgecanımız hunharca katledildi;

Tek suçu kadın olmaktı, tek suçu insanca yaşamak istemesi ve okuluna gitmesiydi. Okulu bitirince yardımcı olmak istediği kişiler bunu ona çok gördüler.

Kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin sebep ve sonuçlarını yıllardır defalarca dile getirdik. Kadınlarla erkekler arası fiili eşitsizlik ve her türlü ayrımcılığın bir sonucu olan erkek şiddetine karşı acil olarak önlem alması gerekmektedir. Ancak önümüze çıkan acı gerçek Medeni kanunun kabulü ile önemli haklar kazandığımız 17 Şubat 1926’dan buyana gerçek sorunun çözümünün toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadına karşı bakış açısının değiştirilmesi gerekliliği ve bu konuda bir arpa boyu yol alınamamış olması.

Aile içinde kadın ve erkeğe biçilmiş kalıplarla ve kadını birey olarak görmeyen anlayışla yetişen çocuklar, yaşamı boyunca şiddet uygulamaya eğilimli olmaktadırlar. Bu kısır döngüyü durdurmak için şiddetle mücadelede kararlı bir devlet politikasına ihtiyaç vardır.

Kadın cinayetlerindeki ve kadına yönelik şiddetteki korkunç artış; bir kişinin annesinin bile diz kapağından dahi tahrik olabileceğini utanmadan söyleyen; hamilelerin sokağa çıkmasının edepsizlik olduğunu ileri süren; 6 yaşındaki kız çocuğuyla evlenmek mümkündür diyen zihniyetin; kadın üzerinden yürütülen yanlış politikaların sonucudur. Bu olaylar azımsanamaz, küçümsenemez, münferit kabul edilemez.

Kadın önce insandır; kadınların dolmuşa bindiğinde şoförün kapıyı kapatıp, gaza basarak ıssız bir yere götüreceği korkusuna kapılmadan, bu korku yüzünden tek kalmamak için son inenle birlikte inmek zorunda kalmadan, ıssız bir sokakta iki adımda bir arkasına tedirginlikle bakmadan, arkasından gelen kişinin adımlarının temposuna kulak kesilmeden, yanından geçen birinin kendisine taciz edebileceği endişesi olmadan, evde, sokakta, işyerinde güvenle yaşayabilmesini istiyoruz. Bunun için devletimiz çağdaş bir sosyal devlet olmanın gereğini yerine getirmeli, bu konuda gerekli olan hassasiyeti göstererek; eğitim çalışmaları ve yasal düzenlemeleri yapmalıdır.

Kadına yönelik şiddet ve ayrımcılığın sona erdirilmesi için ;

-Devletin kadınlara yönelik her türlü şiddet eylemini açık bir şekilde kınamasını,

-Aile içi şiddeti ve genel olarak kadın ve çocuklara yönelik şiddeti önlemek için kampanyalar, ana-baba eğitim programları başlatılmasını,

-Evde, sokakta, işyerinde yaşanan kadına yönelik şiddetin sorumlularının yargılanmasını ve caydırıcı yasal tedbirler alınmasını,

-Öldürülen ya da şiddet uğrayan kadınların; giydikleri elbiselerin rengi, makyaj yapmaları, evlerine bir saat geç gelmeleri, cep telefonuyla sıkça konuşması gibi nedenler tahrik sayılarak büyük ceza indirimleri uygulanmaktadır. Toplumun en savunmasız kesimi olan kadın ve çocukların yaşam hakkına yönelen suçlarda ceza indirimi uygulanmamalıdır.

Senin ve senin gibi pek çok kadının hayatta kalmasını sağlayamadığımız, hak ettiğiniz gibi özgür ve güven içinde yaşatamadığımız için özür dileriz Özgecan. En azından Yargılama sürecinde davanın takipçisi olacağız. Başka Özgecanlar güvende yaşasın ve canından olmasın diye''

HABER MERKEZİ


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.
Avatar
ziya hotamışlı - 2 yıl önce
sosyal ve toplumsal yapımızın aynası : gazetelerin 3. sayfalarıdır . ne yazık ki bu aynadan yansıyanlar halimizin içler acısı bir durumda olduğunu gösteriyor.acilen hepimiz silkinip kendimize sormalıyız: nerede hata yaptık ? bu gidiş ;hiç de hayra alamet değil .