Kmü’de Türkiye’nin Soküm Çalışmaları Anlatıldı

Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesinde (KMÜ) “Somut Olmayan Kültürel Miras ve Türkiye’de Yapılan Çalışmalar” konulu konferans düzenlendi.

Kmü’de Türkiye’nin Soküm Çalışmaları Anlatıldı

banner390
KMÜ Edebiyat Fakültesi ile Türk Dili ve Edebiyatı Öğrenci Topluluğu tarafından ortaklaşa düzenlenen konferansın sunumunu UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Başkanı ve Ege Üniversitesi Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Metin Ekici yaptı. Konferansa Vali Murat Koca, Rektör Vekili Prof. Dr. Ahmet Yıldırım, Eğitim Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Münir Oktay,  akademik ve idari personel ile çok sayıda öğrenci katıldı.

Prof. Dr. Metin Ekici somut olmayan kültürel mirası; toplulukların, grupların ve kimi durumlarda bireylerin kendi kültürel miraslarının bir parçası olarak gördükleri ‘uygulamalar, temsiller, anlatımlar, bilgiler, beceriler ve bunlara ilişkin araçlar, gereçler ve kültürel mekanlar’ olarak tanımladı. Ekici “Kuşaktan kuşağa aktarılan bu miras, sürekli biçimde yeniden yaratılır ve bu, onlara kimlik ve devamlılık duygusu verir; böylece kültürel çeşitliliğe ve insan yaratıcılığına duyulan saygıya katkıda bulunur.” dedi.

Kentleri kendilerine ait olmayan kentliler

Konferansında kültürel mirasımız olan birçok değerin görmezden gelindiğine ve yozlaştırıldığına dikkat çeken Prof. Dr. Ekici, “kentleri kendilerine ait olmayan kentliler” tanımlamasıyla geleneksel değerleri dışlayan kent yapılarını eleştirdi. Türkiye’nin her yerinde yürütülen kentsel dönüşüm projelerinin kentlerde kültür alanları inşa etme konusunda ne kadar duyarlı olup olmadığının irdelenmesi gerektiğine işaret eden Prof. Dr. Ekici, “Komşuluk kültürümüz çağdaş kent alanlarında nasıl sürdürülebilir?” sorusunu yöneltti.

Geleneksiz gelenekler

Ekici, kentsel kurgunun sadece mimarlar ve mühendisler eliyle inşa edilen binalar olmaması gerektiğine değinerek “Kent planlarında bayram yeri, düğün alanı, hıdırlık, kent meydanı var mı?” diye sordu. Geleneksel çocuk oyunlarının örgün eğitim kurumlarına ve çocuk bahçelerine sokulmadığına değinen Ekici, “Sizin kentinizin kaç çelik çomak sahası var?” dedi.

Prof. Dr. Ekici, “geleneksiz gelenekler” dediği televizyon kültürünü de eleştirerek “Kendi kültürüne Kerem eylemeyen, Romeo’ya muhtaç olur; İtalya’da Juliet’in evini ziyaret edip Amasya’da Şirin’in mezarını bilmez. Nardaniye Hanım giderse Pamuk Prenses gelir. Kendi hikayesini unutan hikayeciler zenginden alıp fakire Robin Hood gibi verir ama Köroğlu gibi bir koçyiğiti hatıralarında tutamazlar.” diye konuştu.

Örgün eğitim müfredatında Cadılar Bayramı, Paskalya ve Şükran Günü varken Hıdrellez, Mayıs Yedisi ve Çiğdem Günü olmadığını belirten Prof. Dr. Ekici, dizilerde de bekarlığa veda partisi ve yılbaşı kutlamalarının sıkça geçerken geleneksel düğün kutlamaları ve bayramlaşmaların pek yer almadığını söyledi.

Somut olmayan kültürel mirasın beş temel alanda ortaya çıktığını ifade eden Prof. Dr. Ekici, bunların ilkini sözlü gelenekler ve anlatımlar, ikincisini gösteri sanatları, üçüncüsünü toplumsal uygulamalar, ritüeller ve şölenler, dördüncüsünü doğa ve evrenle ilgili bilgi ve uygulamalar, beşincisini de el sanatları geleneği olarak açıkladı.

Somut olmayan kültürel mirasın korunması sözleşmesinin ilk temellerinin 1989 yılında UNESCO’nun 25. Genel Konferansında atıldığını, günümüzdeki nihai halini ise 2003 yılındaki UNESCO 32. Genel Konferansında aldığını belirten Prof. Dr. Ekici, sözleşmenin 27 Mart 2006 tarihinde TBMM’de onaylanmasıyla Türkiye’nin de sözleşmeye taraf olduğunu aktardı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 2014 Aralık ayı itibariyle SOKÜM ulusal envanterine 105 unsuru, yaşayan insan hazinelerine ise 20 kişiyi kaydettiğini belirten Prof. Dr. Ekici, Türkiye’nin UNESCO listesine kaydedilmiş 12 unsurunu da “Meddahlık Geleneği (2008), Mevlevi Sema Törenleri (2008), Aşıklık Geleneği (2008), Karagöz (2009), Nevruz (2009), Geleneksel Sohbet Toplantıları (2010), Alevi-Bektaşi Ritüeli Semah (2010), Kırkpınar Yağlı Güreş Festivali (2010), Geleneksel Tören Keşkeği (2011), Mesir Macunu Festivali (2012), Türk Kahvesi ve Geleneği (2013), Ebru Sanatı (2014)” olarak sıraladı ve 2016 yılında Çini için dosya hazırlandığını sözlerine ekledi.

Prof. Dr. Ekici, “Bir efsaneyi kaybetmek demek saygıyı sevgiyi kaybetmektir. Eğer kültüre sahip çıkar ve o kültürü yaşatmak için çaba gösterirseniz o kültür sizin olur.” diyerek sözlerine son verdi.

Konferansın ardından Vali Murat Koca tarafından Prof. Dr. Metin Ekici’ye plâket ve teşekkür belgesi verilirken Rektör Vekili Prof. Dr. Ahmet Yıldırım tarafından da çiçek takdim edildi. Prof. Ekici de Vali Koca ve Prof. Dr. Yıldırım’a kitap hediye etti.


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.