Kmü’de “Yeni Anayasa Ve Başkanlık Sistemi” Paneli

KMÜ'de Stratejik Düşünce Öğrenci Topluluğu “Yeni Anayasa ve Başkanlık Sistemi” konulu panel düzenledi

Kmü’de “Yeni Anayasa Ve Başkanlık Sistemi” Paneli

banner390
 Panel İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Karamanoğlu Mehmetbey Salonu’nda 28 Mart 2013 Perşembe günü saat 14.30’da gerçekleştirildi. Moderatörlüğünü Sivil Dayanışma Platformu Başkanı Ayhan Oğan’ın yaptığı panelde Birikim Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Ömer Laçiner, Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Taraf Gazetesi Yazarı Prof. Dr. Erol Katırcıoğlu ve Uludağ Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Bengül Güngörmez konuşmacı olarak görüşlerini paylaştı. 
Panele Karaman Valisi Murat Koca, Karaman Belediye Başkanı Kamil Uğurlu, KMÜ Rektörü Prof. Dr. Sabri Gökmen, il protokolü ile çok sayıda öğrenci katıldı.

Ayhan Oğan: Toplumu merkez alan anayasa sivil olur

Yeni anayasal sürecin değerlendirildiği panelde ilk sözü alan Ayhan Oğan, anayasaların yapma işinin halkın iradesinde olduğunu söyledi. Oğan, hukukçuların sadece anayasaları yazma işinde yer almaları gerektiğinin altını çizdi. Ayhan Oğan, 1876’dan beri tüm anayasaların ülkemizde halk adına devlet tarafından yapıldığını kaydetti. Oğan sözlerine şöyle devam etti: “Ülkemizde anayasalar devlet tarafından hazırlandığı için 100 yıldır halk devletiyle barışamamıştır. Bugün ilk defa toplum merkezli bir anayasa oluşturma olanağı doğdu. Devleti merkez alan anayasa sivil olmaz, toplumu merkez alan anayasa sivil olur.“ 
Yurttaşlık meselesi üzerinde de duran Ayhan Oğan anayasada vatandaşın tanımlanmasının abestle iştigal olduğunu vurgulayarak, “Halk devleti tarif eder, vatandaşı tarif etmez.” diye konuştu. Oğan başkanlık sistemi hakkında da görüşlerini dile getirerek, ülkemizin tarihsel süreç olarak başkanlık sistemine uygun olduğunu ancak kendine özgü bir “Türkiye Modeli” geliştirilmesi gerektiğini belirtti. 


Ömer Laçiner: Anayasalar toplumun siyasal olgunluk düzeyinin göstergesidir
Birikim Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Ömer Laçiner ise konuşmasında diğer ülkelerin anayasalarından örnekler verdi. Türkiye’de anayasa konusunda toplumsal bilincin oluşmadığına dikkati çeken Laçiner, “Her şeyden önce anayasalarda toplum kendini bulmalıdır.”  dedi. Modern toplumu “farklı insanları bir arada yaşatma becerisi” şeklinde tanımlayan Ömer Laçiner, “Ne kadar farklı insanı bir arada yaşatabiliyorsanız, o kadar modern toplumsunuz demektir.” diye konuştu. 
Anayasaların toplumun siyasal olgunluk düzeyinin göstergesi olduğunu belirten Laçiner, olgunluk düşüklüğünün ise gelecekte sorun yaratabileceğine dikkati çekti. Ömer Laçiner; bugün hazırlanacak anayasanın gençleri yakından ilgilendirdiğini ifade ederek onlara şu tavsiyelerde bulundu: “Sizler nasıl bir gelecek istiyorsanız, sizin geleceğinize yön verecek yeni anayasanın da o şekilde hazırlanmasına odaklanın. Vicdan ve zihninizin niteliklerini geliştiren, özgüven yaratan bir metin oluşturulması için çabalayın.”
Bengül Güngörmez: İlk defa kendi anayasamızı kendimiz yapıyoruz



Konuyu sosyolojik açıdan yorumlayan Uludağ Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Bengül Güngörmez, anayasa yapma sürecini ulus-devlet inşa etme süreci olarak tanımladı. Ulus-devletin elbise gibi düşünülmesi gerektiğini belirten Güngörmez,  bu elbisenin halka bir şekilde giydirildiğini söyledi. Güngörmez, sözlerine şu tespitle devam etti: “Ülkemizde bu elbise dar olduğu için zamanla patlamıştır. Devlet de elbisenin patlayan yerlerini kesip atmıştır. Ancak bugün Türkiye bu elbisenin dar geldiğinin farkında, yeni bir elbise giymek için çabalıyor.“
Bengül Güngörmez, ülke olarak tarihsel bir ana şahitlik ettiğimizi vurgulayarak, ilk defa kendi anayasamızı kendi yapma hakkımız olduğunun altını çizdi. Yapılacak yeni anayasanın geniş tabanlı, farklı sesleri olan bir katılım sürecine dayanması gerektiğini söyleyen Güngörmez, “Görüşlerimizi ifade ederken, birbirimizi ötekileştirmemeliyiz.“ dedi.
Prof. Dr. Erol Katırcıoğlu: Farklılıklarla yaşamayı öğrenmeliyiz
Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Taraf Gazetesi Yazarı Prof. Dr. Erol Katırcıoğlu, katılım konusunda görüşlerini dile getirdi. Son 30 yıldır katılım sözcüğünün anayasanın kendisinden daha önemli hale geldiğini ifade eden Katırcıoğlu ”Katılım ile anayasalar meşruluk kazanır.” dedi.
Dünyada anayasa yapma süreçlerinde toplumun önemli aktörlerinin uzlaşı ürettiğini vurgulayan Prof. Dr. Erol Katırcıoğlu ”Ne yazık ki ülkemizde siyasi partilerde bu tarz bir uzlaşma yok.“ diye konuştu. Başkanlık sistemiyle ilgili de görüşlerini paylaşan Katırcıoğlu, bu sistemi yerelleşmeyle ilişkilendirdi. Türkiye’de yerelleşme sağlanamadığı için başkanlık sisteminin tartışma konusu olduğunu kaydetti.  
Ülkemizdeki farklılaşma konusuna da değinen Prof. Dr. Erol Katırcıoğlu, konuşmasını “Farklılıklarla yaşamayı öğrenmeliyiz.” diyerek bitirdi.
Prof. Dr. Sabri Gökmen: Farklılığı kabul etmek, kendi varlığımızı kabul etmektir
Konuşmaların ardından KMÜ’lü öğrencilerin sorularını yanıtlayan konuşmacılar gençlerin hararetli tartışmalarının Türkiye’deki farklılıkların küçük bir örneğini ortaya koyduğunu söylediler.
Görüşlerini söylemek için söz alan KMÜ Rektörü Prof. Dr. Sabri Gökmen, Yunus Emre’nin “Gelin tanış olalım, işi kolay kılalım.” dizelerini hatırlatarak, farklılıklar ile ilgili düşüncelerini paylaştı. Gökmen şöyle konuştu: “Yaratıcı, her birimizi farklı yaratmıştır. Farklılığı kabul etmek, kendi varlığımızı kabul etmektir.”
Gökmen, yeni anayasanın çok fazla kuralcı olmadan özgür düşünceyle hazırlanması düşüncesinde olduğunu da sözlerine ekledi.
Etkinlik, panelistlere plaket verilmesiyle sona erdi.

İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.