4 SENDİKADAN SERT TEPKİ!

Karaman'da dört sendika birlikte öğretmenlere yapılan baskı ve şiddeti kınadı.

4 SENDİKADAN SERT TEPKİ!

banner390
4 SENDİKADAN SERT TEPKİ!
İlgili Galeriye Git
Karaman Bekir Sıtkı Erdoğan İlkokulunda düzenlenen toplantıya Eğitim Bir-Sen, Türk Eğitim-Sen, Eğitim-Sen ve Aktif-Sen sendikaları katıldı. Sendika üyeleri Yalova'da yaşanan olay ve Bekir Sıtkı Erdoğan İlkokulunda Öğretmenlere karşı yapılan şiddete sert tepki gösterdi. 
EĞİTİM BİR SEN: VALİ GÖREVDEN DERHAL EL ÇEKTİRİLMELİ!
Eğitim Bir Sen Karaman Şubesi Başkanı Yunus Özdemir'in basın açıklaması;
Bugün burada şiddetin her türlüsüne karşı olduğumuzu beyan etmek ve Yalova’da kaybettiğimiz, öğretmen arkadaşımız Halil Serkan Öz’ü anmak ve kılık kıyafet konusundaki otokratik yaklaşıma tepkimizi ortaya koymak için bir araya geldik. Toplumumuzda hızla büyüyen şiddet sarmalına karşı tek yürek halinde olmak ve hükümet dahil herkesin bu konuda üzerine düşeni yapma zorunluluğunu tekrar hatırlatıyoruz. Şiddetin, dini dili rengi ideolojisi yoktur. Kimden gelirse gelsin kime yapılırsa yapılsın kadın erkek çocuk öğretmen ve öğrenci kime yapılırsa yapılsın hepsine karşıyız. Kimsenin ne adına olursa olsun bir başkasının insanlık onurunu zedelenmesine ve şiddete yönelmesine hakkı yoktur. Bu okulumuzda da bir öğretmenimiz maalesef veliler tarafından darp ve hakarete maruz kalmıştır. Onun yanında olduğumuzu öğretmenimizin sahipsiz olmadığını haykırmak için buradayız öğretmenimize geçmiş olsun diyor bir daha böyle üzücü hadiselerin yaşanmamasını ümit ediyoruz. Şiddete ve vahşete karşı olduğumuzu bir kere daha deklare ediyoruz.  Bu vesileyle haince vahşice şehit edilen savcı Mehmet Selim Kiraz'ı da tekrar rahmetle yad ediyoruz. Saldırıyı şiddetle ve nefretle telin ediyoruz.
Eğitimciler Birliği Sendikamızın 18 Mart 2013 tarihinde başlattığı kamuda kılık- kıyafet serbestliği eylemi eğitim çalışanlarının büyük desteği ile devam etmektedir diğer sendikalarında eylem kararı alması neticesinde tüm Türkiye'de sivil itaatsizlik eylemi eğitim çalışanlarından gördüğü destekle sürmektedir. Bu süre içerisinde birçok kez eğitim çalışanları vali ve kaymakamlarca azarlama, tehdit, hakaret gibi kötü muameleye maruz kalmışlardır.  
Bunların en hazini ise Yalova'da yaşanmıştır. İsmi geçen öğretmen arkadaşımız sınıfta öğrencilerin gözü önünde vali tarafından hakarete uğramış, rencide edilmiş, insanlık onuru ve öğretmenlik gururu yok sayılmış ve arkadaşımız psikolojik bunalıma girmiş, buna bağlı kalp krizi geçirerek vefat etmiştir. Kendisini rahmetle anıyoruz. Karaman Eğitim Bir Sen yönetimi olarak genel merkezimizin 2 yıl önce başlattığı ve Karaman şubesi olarak da kararlılıkla sürdürdüğümüz, diğer sendikalarında aldığı karar kapsamında serbest kıyafetle derse giren öğretmen arkadaşımız Halil Serkan Öz'ün böylesi bir muamele sonucu vefat etmesini üzüntüyle karşılıyoruz. Merhuma Allah'tan rahmet ailesine sabır, eğitim çalışanlarına başsağlığı diliyoruz. Ve vali Cebiroğlu’nun da derhal görevden el çektirilmesini bekliyoruz. Kamuoyunun dikkatine arz olunur.
TÜRK EĞİTİM SEN: EĞİTİM ORDUSU SAHİPSİZ DEĞİLDİR, İLK DERSE GİRMİYORUZ!
Türk Eğitim-Sen Şube Başkanı Ziya Hotamışlı'nın basın açıklaması;
Kamu çalışanları yaşadıkları devasa ekonomik, sosyal ve mesleki problemlerin yanı sıra uğradıkları şiddet ve baskılar nedeniyle de önemli sıkıntılarla karşı karşıyadır. 
Neredeyse gün geçmiyor ki, kamu çalışanlarına yönelik şiddet ve taciz vakaları haber bültenlerine konu olmasın. Devlet hizmetlerinin vatandaşa ulaştırılması için canla başla görev yapan kamu çalışanları, gerek çalışma koşulları ve gerekse karşı karşıya kaldıkları şiddet olayları nedeniyle sıklıkla mağduriyet yaşamaktadırlar. Sadece son birkaç yıl içerisinde bile, yüzlerce şiddet olayına ve bu olaylar neticesinde oluşan onlarca yaralanma ve can kaybına rağmen, ülkemizi idare eden yönetim anlayışı, yeterli tedbirlerin alınması ve gerekli yasal düzenlemelerin yapılması anlamında elle tutulur ciddi girişimlerde bulunmamıştır. 
İlim ve irfan yuvası okullarımız dahi son yıllarda artan bir seyir gösteren şiddet vakalarıyla, ivedi tedbirlerin alınması gerektiğini gösteren somut onlarca örnekle doludur. Okul dışından gelen kişiler ve hatta öğrencileri tarafından saldırıya uğrayan onlarca öğretmenimiz, ciddi ve kalıcı yaralanmalara maruz kalmış; hatta geçtiğimiz yıllarda İzmir’de Sevilay öğretmenimizi yine bir öğrencisinin saldırısı neticesinde kaybetmiştik.
Geleceğimizin teminatı çocuklarımızı yetiştirenlerin, böylesine yaygın bir şekilde şiddete maruz kalmasının sebeplerinin başında hiç şüphe yoktur ki, mesleğimizin itibarsızlaştırılması gelmektedir. Bizzat ülkemizi yönetme sorumluluğu taşıyanlar tarafından her fırsatta tahkir edilen ve bunun neticesinde itibarsızlaştırılan öğretmenlik mesleğine karşı öğrenci, veli ve toplumun değişik kesimlerinin olumsuz ve değersiz bakış açısı geliştirmeleri, şiddet vakaları için zemin hazırlamaktadır. 
Kamuyu idare edenlerdeki bu arazlı yaklaşım, maalesef en tepeden aşağıya doğru idarenin hemen her hiyerarşik kademesinde kendini hissettirmektedir.
İlimiz İrfan Ataseven Anadolu Lisesi matematik öğretmeni üyemiz Mustafa ÖZEL, adrese teslim dilekçe ve yönlendirmelerle linç girişimine maruz kalmıştır.Üniversiteyi dereceyle bitiren,yıllardır başarılı bir öğretmen olarak üstelik ; branşında da Uzman Öğretmen ünvanı olan ;  herkesin taktirini kazanan Mustafa ÖZEL , maalesef görev yeri değişikliğiyle cezalandırılmıştır.
İlimizde önlisans mezunlarının bile öğretmenlik yaptığı 600 e yakın ücretli öğretmen gerçeği hiç sorgulanmazken; uzman öğretmenin başarısını sorgulama hakkını kim , nerden buluyor ? 
Rehberlik Araştırma Merkezi’nde üyemiz Hasan ELMALI 10 Mart’ta saldırıya uğramıştır. 
 Bekir Sıtkı Erdoğan Ortaokulu 27 Mart’ta bir gurup velinin baskınına uğramış ; iki meslektaşımıza saldırılmış , hakaret ve küfürler edilmiştir. Bu basın açıklamasını onun için burada yapıyoruz.
İşte bunun son örneğine de Yalova’da şahit olduk. Yalova Valisi Selim Cebiroğlu’nun, Termal Fen Lisesi’ni ziyaretinde meslektaşımız Halil Serkan Öz’e karşı sergilemiş olduğu çirkin tutumu, öğretmenimizin hayatına mal olan üzücü süreci başlatmıştır. Vali Cebiroğlu, sendikasının aldığı serbest kıyafet eylemi çerçevesinde hareket eden öğretmenimizi, öğrencilerin ve meslektaşlarının huzurunda hakaretlerde bulunarak rencide etmiş, geçen bir hafta içerisinde bu seviyesizliği hazmedemeyen meslektaşımızın kalp kriziyle sonuçlanan rahatsızlığına neden olmuştur.
Halil Serkan Öz öğretmenimiz bugün aramızda yok. Sorumsuz bir idarecinin, seviyesiz ve asla hafızalarımızdan silinmeyecek çirkin tutumu nedeniyle sağlığını ve devamında hayatını kaybetti. 
Vali Cebiroğlu’nu şiddet ve esefle kınıyoruz. Kendini Vali değil “Sultan” olarak gören bu arazlı anlayışı ayaklarımızın altına alıyoruz. Unvanı ne olursa olsun, hiç kimse yasaların üzerinde değildir. Uluslararası sözleşmeler, yargı kararları ve son olarak Anayasa Mahkemesi’nin kararıyla güvence altına alınmış sendikal eylemlere katılma hakkını gasp etmek kimsenin haddi değildir. 
İçişleri Bakanlığı’na çağrıda bulunuyoruz: Kendini yasaların ve yargının üzerinde gören bu vali derhal görevden alınmalı ve hakkında idari soruşturma açılmalıdır. Vicdanlarda zaten mahkum edilmiş olan Vali Selim Cebiroğlu, idari ve yargısal olarak da hak ettiği cezayı almalıdır. Alsın ki, bundan sonra, kendisine mevzuatın verdiği yetki dahilinde yönetme görevini ifa etmekle yükümlü olanlar bundan ibret alsınlar.
Eğitim çalışanları olarak 6 Nisan 2015 Pazartesi (Bugün) günü, bir daha böylesi acı ve olumsuz olayların yaşanmaması için uyarı eylemi yapıyor ve ilk derslerimize girmiyor; ortak acımıza sahip çıktığımızı, eğitim çalışanlarına yönelik şiddeti telin ettiğimizi, hangi kademede olursa olsun meslektaşlarımıza yönelik idari baskı ve keyfi uygulamaları protesto ettiğimizi kararlılıkla ifade ediyoruz.
657 Sayılı Kanuna rağmen bunlar yaşanıyorsa bu kanunun kaldırılmasından sonra başımıza gelecekleri herkesin dikkatine sunuyoruz!
Bu vesileyle: Halil Serkan Öz öğretmenimize Yüce Allah’tan rahmet, ailesine ,öğrencilerine ve eğitim camiamıza sabır ve başsağlığı diliyoruz.
EĞİTİM SEN: ACIMIZ BÜYÜK, ÖFKEMİZ DE! ONURUMUZU ÇİĞNETMEYECEĞİZ!
Eğitim Sen Karaman Şubesi Başkanı Derya Kart'ın basın açıklması;
Bugün tüm okullarda; Halil Serkan Öz öğretmenimiz ölümü nedeniyle ilk derslere girmiyoruz. Yaşanan bu üzücü olaya neden olan Valiyi kitlesel basın açıklamalarımızla Türkiye’nin dört bir yanında protesto ediyor, bir hafta boyunca onurumuzu çiğnetmeyeceğiz diyerek kokart takıyoruz. 
Bildiğiniz üzere; geçen hafta Eğitim Sen’in aldığı kararı uygularken üyemiz Halil Serkan Öz; Yalova valisinin hakaretlerine maruz kalmıştır. Valiyi protesto için düzenlenen ‘Öğretmene Saygı’ yürüyüşünde yaşadığı strese bağlı olarak kalp krizi geçirmiştir. Ancak Yalova’daki hastanelerde anjiyo için gerekli ekipman bulunmaması nedeniyle Bursa’ya götürülmüş, burada yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmiştir. Tüm eğitim ve bilim emekçileri olarak acımızın büyük olduğunu hatırlatmak isteriz. Ancak bu acı vakti gelmiş bir ölümün acısı değil, aramızdan koparılan idealist bir öğretmenin acısıdır. Arkadaşımızın, meslektaşımızın, can yoldaşımızın acısıdır. Halil Serkan öğretmen artık bizlerle birlikte okul koridorlarında dolaşamayacak, öğrencilerin sesini duyamayacak, sorunlarını ve mutluluklarını öğretmenler odasında arkadaşlarına anlatamayacak, görev yaptığı lisede sınıfı boş kalacaktır… 
Bugün acımızı sizlerle paylaşmak istiyor ama Halil öğretmen için yas tutmadığımızı da ilan etmek istiyoruz. Çünkü kendisinin de dediği gibi onu elimizden alanlar dayanışmadan, emekten, sevgiden ve paylaşımdan korkanlardır. Öyle bir korku ki bu, Cumhurbaşkanı’na hakaret gerekçesiyle herkes tutuklanırken; haklarını savunan bir öğretmenin payına öğrencilerinin ve meslektaşlarının önünde hakarete uğramak düşmüştür. Herkes bilmelidir ki; iktidarın en çok korktuğu şey bu ülkenin geleceğini yetiştiren eğitim emekçilerinin özgür düşünmesidir. Bizlere yaptırmak istedikleri görev, öğrencilerimize eleştirel düşünmeyi öğretmek değil;  itaat etmek ve itaat etmeyi öğretmektir. Bu nedenledir ki onlar özgürlüklerden korkmakta, öğrencilerimizin düşünen ve sorgulayan insanlar olarak yetişmesini istememekte bu yüzden bizlerin onurlarını çiğneyecek kadar fütursuzlaşmaktadır. 
Cumhurbaşkanı’ndan Milli Eğitim Bakanı’na, Sağlık Bakanlığı’ndan valiye kadar el birliği ile bir cinayet işlenmiştir. Bugün biz eğitim emekçilerine düşen sorumluları teşhir etmektir. Halil Serkan öğretmenimiz için ağıt yakmak zamanı değil, onurumuza sahip çıkma zamanıdır. Acımızın büyük olduğunu biliyoruz ama bu acıyı bize yaşatanlardan hesap sormak için bekleyecek vaktimiz yok. Tüm eğitim ve bilim emekçileri arkadaşımızı ölüme sürükleyen bu saldırıya karşı birlikte mücadele etmelidir. Yalova Valisi Selim Cebiroğlu tarafından 27 Mart günü Halil Serkan öğretmenimizin sınıfında yapılan hakaretler sadece ona yönelik değildir. Eğitim Sen’in yıllardır sürdürdüğü onur, emek ve demokrasi mücadelesine karşı sistemli saldırının sadece bir parçasıdır. 
Eğitim emekçilerini her fırsatta itibarsızlaştıran, hakkını arıyor diye sokak ortasında polise dövdüren, çocukların ve gençlerin ufkunu açıyor diyerek bizleri cezalandıran AKP ise bu cinayetin diğer sorumlusudur! Çünkü Vali Cebiroğlu, kendisine mutlak itaat edilmesini arzulayan ve muhalif her sesin susturulmasını "destan yazmak" olarak niteleyen bir hükümetin kendisine verdiği "cebir" görevini, insanlık onurunu ayaklar altına alarak yerine getirmiştir. 
Bizler tüm bu baskılara karşı mesleğimizin gerektirdiği saygı, sevgi ve paylaşımı okullarımıza ayak bastığımız ilk günden beri sahiplenirken, özgürlük ve eşitliğin eğitimin ayrılmaz bir parçası olduğunun da bilincindeyiz. Öldürülen arkadaşımız Halil Serkan için daha önce söylediğimiz gibi kimseyi yas tutmaya çağırmıyoruz, onurumuz, haklarımız ve emeğimiz için mücadele etmeye davet ediyoruz. Bu saldırıları bitirecek olan tek şey örgütlü gücümüz olacaktır. Tüm eğitim ve bilim emekçileri bilmelidir ki, Halil Serkan Öz’ün ölümüne neden olanlardan hesap sormak onurumuza, mesleğimize, haklarımıza, emeğimize ve öğrencilerimize sahip çıkmaktır. 
AKTİF SEN: ÖĞRETMENİMİZİN GİYDİĞİ KEFEN ŞİMDİ KILIK-KIYAFETE UYGUN MU?
Aktif Sen Karaman Şubesi Başkanı Cumhur Akıl'ın basın açıklaması;
Yalova Valisi Selim Cebiroğlu, 27 Mart Cuma günü Yalova Termal Fen Lisesi`ne gerçekleştirdiği ziyarette Matematik öğretmeni Halil Serkan Öz`ün sınıfını da ziyaret etmiş ve anlamsız kaprisleri nedeniyle oluşan tartışma ortamında öğretmene öğrencilerinin önünde “Sen ne biçim öğretmensin, insanlar seni dışarda görse dilenci zanneder ve para verir” “Eylem yapan öğretmen anarşisttir” vb. diyerek mülki idare amiri ve devlet adamı kimlik ve saygınlığına yakışmayacak biçimde hakaretler etmiş ve Öğretmen Öz`ü sınıftan kovmaya kalkmıştır.
Halil Serkan Öz`ün vali beyi “bir öğretmene öğrencilerinin gözü önünde “anarşist” diyecek kadar hiddetlendiren hatası(!), kusuru (!) neydi?
Suçu üyesi bulunduğu sendikanın almış olduğu “serbest kıyafetle işe gitme” eylem kararına uymaktı. Bu da devlet olarak tarafı olduğumuz uluslararası hukukun, Anayasamızın ve ilgili yasalarımızın meslek kuruluşları ile onların üyelerine vermiş olduğu en temel sendikal haklardan biridir. Ve bu hakkın kullanılmasına mani olmak mevcut düzenlemeler çerçevesinde hiçbir bürokratın hakkı ve haddi de değildir.
Hiçbir yetkili hangi makamı işgal ederse etsin insanların insanlık onurunu zedeleme, onlara bağırıp çağırma, hakaret etme hak ve yetkisine sahip değildir. 
Hazreti Ömer (ra) “  Fırat kenarında bir kuzuyu kurt kapsa, Allah bunun hesabını benden sorar” diyerek yöneticilerin maiyetlerinde meydana gelen tüm olumsuzluklarda vebal ve sorumluluklarının bulunduğunu ifade etmiştir. Ve bu nedenle bizim tarihimizde yöneticilik ateşten gömlek olarak görülmüştür. Ancak ateşten gömleği taşımak ekstra kabiliyetler, hassasiyetler ister. Maazallah o gömleği giyip yanmak veya başkalarını yakmak ta var.
Şimdi soruyorum  “Öğretmenimizin giydiği kefen şimdi kılık-kıyafete uygun mu?” 
Sendikaların,meslektaşlarının uğradığı bu saldırı karşısında insan olma, öğretmen olma ortak paydasından hareketle destek olmaya çalıştıkları Halil Serkan Öz yoğun strese bağlı kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. Aslında Yalova valisinin ağzından çıkan zehirli sözcükler meslektaşımızın kalbine isabet etmişti. Kendisine Allah’tan rahmet, ailesine, çalışma arkadaşlarına, öğrencilerine ve milletimize başsağlığı diliyorum.
Bu güne kadar okullarımızda yeterli güvenlik önlemleri alınmamış ve okullarımızda eğitim çalışanlarına uygulanan şiddete seyirci kalınmıştır. Eğitimciye saldırmak demek aynı zamanda sevgiye, barışa, anlayışa, bilime ve ülkenin geleceğine saldırmak demektir
Unutulmamalıdır ki; Öğretmenlerimiz itibarsızlaştırıldıkça ve şiddete maruz kaldıkça, bu ülkenin yarınlara yürümesi mümkün olmayacaktır.Tüm eğitim çalışanları olarak , öğretmenlerimize yapılan saldırı ve saldırıların tekrar etmesi durumunda ortak tavır almaktan kaçınmayacağımızı kamuoyuna duyuruyor, yapılan çirkin saldırıyı nefretle kınıyoruz.
Değerli meslektaşlarımız;
Bir daha böyle acıların yaşanmamasını istiyor, öğretmenimize tekrar şifalar diliyor , birlik ve beraberliğimizin, güç ve kuvvetimizin bozulmamasını temenni ediyor hepinize sağlık, mutluluk ve esenlikler diliyoruz.               
Sendika üyeleri basın açıklamasının ardından okuldan ayrıldı.                            
                                                                                     


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.
Avatar
tamer can - 2 yıl önce
böyle karaktersizleri vali yapanada hala onun orda durduranada yazıklar olsun.