8 Mart Dünya Kadınlar Günü

Gazetemize ulaşan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlama mesajları.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü

banner390
Recep Şeker'in Dünya Kadınlar Günü mesajı
AK Parti Karaman Milletvekili Dr. Recep ŞEKER, Dünya Kadınlar Günü nedeniyle bir mesaj yayınladı.  ŞEKER mesajında şu ifadelere yer verdi:
“Kadınlarımız; evinde anne, işyerinde başarılı bir çalışan ve toplumda ise saygın bir fert olarak hayatımızın her alanındadır, huzurlu ve mutlu bir toplumun kaynağıdır.  
 Anne olmanın büyük kutsallığına sahip olan kadınlarımız “Eşref-i Mahlûkat” olan insanı; yetiştiren, eğiten ve onu topluma hazırlayan ilk öğretmen anadır ve “Cennet annelerin ayakları altındadır” hadis-i şerifinin muhatabıdır. 
Aynı zamanda bugün iradının yıldönümünü kutladığımız “Veda Hutbesi”nde iki cihan güneşi Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V)’: "Ey insanlar! "Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allahtan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları Allah’ın emaneti olarak aldınız ve onların namusunu kendinize Allah’ın emri ile helal kıldınız. Sizin kadınlar üzerinde hakkınız, kadınlarında sizin üzerinizde hakkı vardır.” buyurarak kadın hakkının kutsallığını tüm dünyaya ilan etmiştir. 
Kadınlarımız tarih boyunca hayatın her safhasında erkeğinin yanında yer alarak sorumluluklarını paylaşmış, Anadolu’nun düşmana karşı şahlandığı “Milli Mücadele” de erkeği ile omuz omuza cephedeki yerini almış, düşmana karşı savaşarak, kağnılarla cepheye mermi taşıyarak, yaralı askerleri tedavi ederek, silâh ve giyecek imal ederek vatanın kurtuluşunda mücadele etmiştir. Kadınlarımızın bu kahramanlıkları ve fedakârlıkları İstiklal Savaşımızın kazanılmasında en büyük etken olmuştur. Kara Fatmalar, Nene Hatunlar, Tayyar Rahmiyeler, Yirik Fatmalar, Şerife Bacılar, Elifler, Kezbanlar, Ayşeler, Fatmalar ve diğer isimsiz kahramanların hepsini minnet ve rahmetle anıyorum. Allah hepsinden razı olsun.  
Yine kadınlarımız her zaman ve zeminde kendilerine verilen görevleri en güzel şekilde yerine getirmişler, her alanda büyük başarılara imza atmışlardır. Bugün de doğuştan bedensel engelli 11 yaşındaki kızı Neslihan Kılıçoğlu’nu kendine yetebilir hale gelmesinde ve yüzmede 4. kez Türkiye şampiyonu olma başarısını göstermesinde en büyük pay sahibi olan annesi Dilek Kalaycıoğlu’nda olduğu gibi. Onu ve onun gibi günümüzün başarılı kadınlarını da tebrik ediyor kendilerine şükranlarımızı sunuyoruz. 
Bu duygu ve düşüncelerle doğumdan ölüme yaşantımızın her safhasında varlıklarıyla onurlandığımız, destekleri ile hayat bulduğumuz sevginin, şefkatin simgesi kadınlarımızın Dünya Kadınlar Günü’nü kutlar, tüm kadınlarımıza sevgi ve saygılarımı sunuyorum.” dedi.

Vali Murat Koca’nın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Mesajı
Vali Koca yayınladığı kutlama mesajında şu ifadelere yer verdi; “8 Mart Dünya Kadınlar Günü; Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de insan hakları temelinde kadınların siyasi ve sosyal bilincinin geliştirilmesine, ekonomik, siyasi ve sosyal başarılarının kutlanmasına ayrılmaktadır.
Sevgiyi, fedakârlığı, üretkenliği ve duyarlılığı temsil eden kadınlarımız, huzurlu ve sağlıklı bir toplumun temel taşlarıdır. Onların, her zaman ailesine ve topluma önemli katkılar sağlaması ve hayatın her alanında etkin bir şekilde yer alması bizleri sevindirmektedir.
Türk Kadını, kurulan ilk Türk Devletinden bu yana, devletin kuruluşunda ve yönetiminde daima erkeğin yanında yer alıp gereken saygıyı görmüştür. Kurtuluş Savaşı'nda vatanımızın bağımsızlığı için erkeğiyle cepheden cepheye koşan Türk Kadını, Cumhuriyet'imizin kurulmasıyla birlikte, toplumsal yaşamda yerini almıştır.
Dünyada demokrasinin gelişmesi ve insan hakları standartlarının yükselmesiyle birlikte kadın hakları mücadelesinde ciddi mesafeler kat edilmiştir. Ülkemizde kadın hakları alanında gerçekleştirdiği reformlarla dünyada kendine önemli bir yer edinmiştir.
Dünya Kadınlar Günü'nde, düzenlenen çeşitli etkinliklerle kadınların sorunları dile getirilmekte, edinilen deneyimler paylaşılmakta ve kadınların toplumdan beklentileri vurgulanmakta, böylelikle kadınlar arası dayanışmanın en güzel örneklerinden biri sergilenmektedir.
Bu duygu ve düşüncelerle ilimiz ve ülkemizdeki tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyor, sağlık ve mutluluklar diliyorum.” dedi.

Hanımefendi Vildan Koca’nın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Mesajı
Hanımefendi Koca yayınladığı mesajında; “ Sosyal toplum içinde önemli ve ağır sorumluluk alan en başta kadınlarımızdır. Toplumun geleceği olan çocuklarımızın her türlü ihtiyacını karşılamak gibi hayati bir görev yüklenilmesinden dolayı; kültürel, sosyal ve maddî sorunlar nedeniyle karşılaşılan bunalımlar ve bunların çocuklar ve toplum üzerindeki etkilerinin giderilmesi için toplumun her kesiminin duyarlı olması ve iş birliğinin gerekliliğine inanıyorum.
Bugün ülkemiz genelinde kadınlarımızın karşı karşıya olduğu önemli sorunlar mevcuttur.  Bu sorunlar özellikle; eğitim yetersizliği, maddî imkânsızlıklar, çevreye uyum, kültürel ve sosyal sorunlardır. Biz bu sorunların yalnızca yapılan veya yapılacak maddi yardımlarla değil, eğitim, psikolojik danışmanlık ve iyileştirme, üretime yönlendirilmesi, üretimlerinin pazarlanması için uygun mekânların oluşturulması, bulundukları çevrelerde sosyal oluşumlara katılımlarının sağlanması ve tüm bunlar için yapılacak teşviklerle en aza indirgenebileceğine inanıyorum.
Sevilmek ve anlaşılmak insanlığın en önemli ihtiyacıdır. “İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın.” Bu amaç doğrultusunda hep birlikte hareket etmek zorundayız. Bizler, ilimizde bir yoksul hiçbir yiyecek bulamadan akşam ediyorsa, bu sorumluluktan bize de bir görev düştüğünün bilincindeyiz. Yaşanan her olumsuzluğu ancak elbirliği ve gönül birliği içerisinde tam bir dayanışma ile ortadan kaldırabiliriz.
Kadınlar olarak güçlenmek istiyorsak, istihdama katılmak zorundayız. Ailemize sahip çıkmak, çocuklarımızın, özellikle de kızlarımızın eğitimine çok önem vermeliyiz. Çünkü kadınların da söz sahibi olmadığı bir dünyada gerçek anlamda değişim ve dönüşüm yaşanamaz.
Kadınların yaşadığı cinsiyet ayrımcılığının ortadan kalktığı bir dünya dilerken, ilimiz, ülkemiz ve dünya kadınlarının 8 Mart Kadınlar Gününün; eşitlik, adalet, hakkaniyet duygularının hâkim olduğu bir dünyada, tüm kadınların, Kadınlar Günü'nü kutluyor,  kadınlarımızın yaşadığı sorunların ortadan kalkmasını diliyorum.” dedi.

BAŞKAN ÇALIŞKAN’IN 8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ MESAJI
Karaman Belediye Başkanı Ertuğrul Çalışkan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yayımladığı mesajında; kadınların dünyanın en nadide varlıkları olduğunu belirterek, kadına yönelik şiddetin önlendiği ve kadınların yönetimin her aşamasında daha çok temsil edildiği bir dünya arzu ettiğini ifade etti. 
Her türlü takdire layık olan kadınlarımızın bugün dahi bazı toplumlarda maalesef hak ettikleri değeri göremediklerini ifade eden Başkan Çalışkan, şunları kaydetti:
“Dinimiz kadın ile erkeği ayırt etmemiş, Sevgili Peygamberimiz (S.A.S.) ‘Cennet anaların ayağı altındadır’ şeklinde buyurarak Cennete ulaşma yollarından birinin anneye itaat, hürmet ve hayır dualarını almakta olduğunu buyurmuşlardır. Çevremizde fedakârca çalışarak hem çocuklarını yetiştirmeye gayret eden, hem de aile bütçesine katkıda bulunan kadınlarımızın sorunlarının paylaşılması konusunda herkes üzerine düşen görevleri yapmalıdır. 
8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün tüm dünya’da ve ülkemizde kadınların eşitlik, daha huzurlu yaşam özlemlerini dile getirdikleri, birlik ve beraberlik günü olarak kutlanmasını temenni eder, bu vesileyle; tüm kadınlarımıza sağlık, mutluluk ve başarılar dilerim.”
Kadınlara Yönelik Hizmetlerimiz Devam Ediyor
Başkan Çalışkan; "Karaman Belediyesi olarak bizler her fırsatta kadınlarımıza yönelik hizmetler yürütüyoruz. Göreve geldiğimiz günden bu yana kadınlarımızla ilgili çalışmalarımızı devem ettirdik ve ettireceğiz. Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğümüz bünyesinde faaliyetlerini sürdüren hanım merkezlerimizde yüzlerce kadınımız spor yapıp, çeşitli branşlarda kurs görmekte ve el becerileri kazanmaktadır. Kadınlarımızı bilgilendirmek için konferanslar ve söyleşiler düzenliyor ayrıca onlara psikolojik destek sağlıyoruz." dedi.

İl Genel Meclis Başkanı Celalettin Güngörer'in 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Mesajı
Hayatın her alanında sevgiyi, fedakârlığı, üretkenliği ve duyarlılığı temsil eden kadınların huzurlu ve sağlıklı bir toplumun temel taşlarından olduğunu dile getiren İl Genel Meclis Başkanı Celalettin Güngörer, Türk toplumunda kadının çok özel bir konuma sahip olduğun belirtti. Dünyadaki birçok ülkeden önce Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı verildiğini kaydeden İl Genel Meclis Başkanı Celalettin Güngörer, Türk kadınının, Kurtuluş Savaşı’nda gösterdiği üstün gayret ile dünya milletlerine örnek olduğunu ifade etti.
Türkiye’nin kadın hakları alanında öncü bir ülke olarak özgün bir deneyime sahip olduğunu kaydeden İl Genel Meclis Başkanı Celalettin Güngörer, şu ifadelere yer verdi;
“Toplumsal hayatta önemli roller üstlenen kadınlarımızın hak ettikleri konuma gelmeleri, geleceğe güvenle bakmaları, sevgi ve hoşgörü ile yetiştirdikleri nesillerin mutluluklarının ve başarılarının ilk şartıdır.
Son günlerde ülkemizde gündeme gelen kadına yönelik şiddetin önlenmesi yine kadınlarımızın çocuklarını sevgi, saygı ve hoşgörülü bir yaklaşımla yetiştirmesinin çok önemli olduğuna inanıyorum.
Kadınlarımız milletimizi geleceğe taşıyan evlatlarımızı yetiştirdikleri gibi, siyaset, ekonomi, iş hayatı ve pek çok alanda çok önemli görevler üstlenmektedirler.
Kadınlarımız, iş hayatında, siyasette ve sosyal hayatta ağırlıklarını ne kadar çok hissettirirse arzu edilen refah düzeyine o kadar kolay ulaşırız. Kendine özgüveni gelmiş, ekonomik özgürlüğe sahip kadınlarımızın sayısı arttıkça gelişmişlik düzeyimiz de o paralelde artacaktır. Son yıllarda kadınların hem iş hayatında, hem siyasette hem de sosyal hayatta ön plana çıkmaya başladıklarını memnuniyetle görüyoruz ve ülkemizin geleceği açısından umutlarımız artıyor.
Bu duygularla ülkemizde kadınların şiddete maruz kalan değil başarı hikâyelerinin anlatılması temennisi ile tüm kadınlarımızın ‘8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum”

Dr. Ayhan Erenoğlu;  Nezaketi Yaşam Tarzı Haline Getirmiş Erkek Kültürü ile Kadına Şiddetin Önüne Geçilir
Toplumsal hayat, kadın ve erkekle birlikte biçimlenmiştir. Görevleri, rolleri birbirinden farklı ama birbirini tamamlayan kadına ve erkek her zaman eşit bir konuma sahiptir. Ancak,  kültürel roller ve kalıplar gereği zaman zaman kadın toplumsal hayattan kopartılmış, söz sahibi edilmemiş dolayısıyla birtakım eşitsizlikler de ortaya çıkmıştır.
Evinde ve işinde üstlendiği rolleri en iyi şekilde yerine getirmeye çalışan kadınlarımızın sorumlulukları da büyüktür. Toplumumuzda kendilerine verilen “ yuvayı dişi kuş yapar” anlayışı sayesinde, hem çalışma hayatında kendini ispat etmek hem de evinde iyi bir eş ve anne olmak için çaba sarf etmektedir. Ekonomik ve sosyal yaşantının merkezinde olması gereken kadınlarımıza fırsatlar yaratmak, yeteneklerini ortaya çıkarmak,  daha iyi yarınların daha güçlü kadınlarla geleceğini akıllardan çıkarmamak gerekir.  
Diğer taraftan; kadınlarımızın doğasına uygun, nezaket ve incelik içeren davranışları da hayat şeklimiz haline getirmek gerekir. Özellikle erkeklerin, kadınlara medeni ve kibar davranışları ile dünyamız aydınlanır, daha yaşanılır bir hale getirir. Böyle bir bilincin oluşturulması için, toplumun en küçük sosyal ve eğitim kurumu olan aile içinde zarif ve ince düşünceli davranarak çocuklarımıza örnek olmalıyız. Kadına nezaketle yaklaşan bir toplumda şiddetten bahsetmekte mümkün değildir.  Kadına yapılan şiddetin önüne ancak nezaketi ve zarif davranışları yaşam tarzı haline getirmiş erkek kültürü ile geçilecektir. 
8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle; birlikte omuz omuza çalıştığımız, sağlık hizmetine gönül vermiş tüm bayan sağlık çalışanlarımız öncelikli olmak üzere tüm kadınların bu özel günlerini kutluyor esenlikler diliyorum. 
                                                                                                                                              
AK Parti İl Karaman Başkanı Nazmi Ünlü’nün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Mesajı
Eşitliği yaşam felsefesi edinmiş insanlar olarak kadınlar, bu topaklarda hem toplumun hem ailenin temelidir. Kadınlar bir anne, bir eş, bir evlat olarak toplumu dönüştüren ve istikamet verenlerdir.  Gerek kurtuluş mücadelesinde ve gerekse Cumhuriyetimizin kuruluşunda kadınlarımızın yaptığı fedakarlıklar halen hafızalarımızdadır.
AK Parti olarak iktidara geldiğimiz günden itibaren her alanda olduğu gibi kadınlara yönelik pek çok ilke imza attık. Hükümetimiz, kadınlarımızın ülkemizin, erkeklerle birlikte toplumsal sorumluluğu her alanda yüklenecek bilgi ve bilinçte bireyler olarak kamusal yaşamdaki yerlerini almalarını, geleceğimizin önemli bir teminatı olarak görmektedir. AK Parti olarak kadına pozitif ayrımcılık yaptık ve buna öncelik verdik.
Biz kadına verdiğimiz değeri, sözde bırakmayan gayet somut adım ve uygulamalarla hayata geçirdik. Partimiz ve hükümetimiz; 1 Kasım’da taahhüt ettiklerini de birer birer hayata geçirmektedir. Kadınların karar alma mekanizmalarındaki etkinliği daha da artacak. Siyasetten bürokrasiye kültürel ve sanatsal hayattan sivil toplum faaliyetlerine kadar kadının katılımı ve rolü güçlendirilecek. Kadın girişimcilerin 100 bin liraya kadar ve 5 yıl vadeli kullanacakları krediler için Kredi Garanti Fonu aracılığıyla yüzde 85 kefalet imkanı getirilmesi için çalışmalar sürüyor. Doğum nedeniyle ücretsiz izinde geçen sürelerin memuriyet kıdeminde değerlendirilmesi sağlanacak. İşçi ve memur tüm çalışan kadınların doğuma bağlı olarak ilk çocukta 2 ay, ikinci çocukta 4 ay üçüncü ve üzeri çocukta 6 ay yarı zamanlı, tam ücretli çalışma hakkı ve çocuğun okula başlama yaşına kadar kısmi süreli çalışma hakkı tanınacak.
Ülkemizin kalkınması, kentimizin gelişmesi için kadınlarımızın inancı ve aktif çalışma hayatı ve siyaset yapması gerçekten çok önemlidir. Her birinin görüşü ve katılımı bizim için değerlidir. AK Parti olarak, kadınlarımıza yönelik hizmetlerimizi bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da artırarak sürdüreceğiz. Bu vesileyle ülkemizin ve dünya üzerindeki tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum.

AK Parti İl Kadın Kolları Başkanı Ümit Gülin Göksoy’un 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Mesajı
Her yıl 8 Mart’ta biz kadınlar her alanda eşitlik istediğimizi, daha mutlu ve güvenli hayatlar özlemimizi dile getiriyoruz.
Hamdolsun ülkemiz köklü ve güçlü bir kadın hareketine sahiptir. Tarihimizden, kültürümüzden, inancımızdan aldığımız değerlerle Osmanlı Devleti’nde atılan bu temel, Cumhuriyet döneminde daha da güçlenmiştir.
Sayın Başbakanımızın 'kadına karşı ayrımcılık, ırkçılıktan beterdir' anlayışıyla yola çıktığımızda, kadınlar bu hareketin nesnesi değil öznesidir. Cumhuriyet`imizin bugününde kadınlarla birlikte hedefimiz temel hak ve özgürlüklerde ve her alanda birinci sıraya oturmaktır.
Türkiye Cumhuriyeti’nin odak noktasında yer alan kadınlarımız üstlendikleri misyon yaşatma görevini ülkenin yaşadığı problemlerin birinci derecede muhatabı olmalarına rağmen hiçbir fedakarlıktan çekinmeden yerine getirmiş, modern ve çağdaş Türkiye’nin oluşmasında söz sahibi olmuşlardır. Yaşamımızın doğumundan ölümüne her anında varlıkları ile ihtiyacımız olduğunda desteklerini esirgemeyen, eğiten, yetiştiren, bizi biz yapma yolunda yüreklerinde sevgi ve şefkati karşılıksız veren fedakar kadınlarımızdır. Müminler için en güzel örnek sevgili peygamberimizdir. O hanımlara karsı daima sevgi saygı hoşgörü ve anlayış göstermiştir. Bırakın dövmeyi, kadınlara karşı hiçbir zaman kaba davranmamış, hep güler yüzlü olmuştur. Dolayısıyla peygamber efendimizin hanımlara karşı gösterdiği bu tavır hepimiz için örnek olmalıdır. Kadınların hak mücadelesini bir insanlık mücadelesi olarak görüyorum. Bu mücadelede AK Parti olarak her zaman olduğu gibi kadınlarımızla birlikte mücadele vereceğiz.
Girdiği her seçimde milletimizin teveccühü ile zafer kazanan AK Parti kadroları; iktidarı boyunca, kadın-erkek eşitliği, kadın haklarının korunması, kadına karşı şiddetin önlenmesi ve kadınların istihdamıyla ilgili çok önemli yasal düzenlemeler yaptı. Aile içi şiddetin, kadınlara ve çocuklara yönelik şiddetin, cinayetlerin ülkemizin gündeminden tamamen çıkması birinci önceliğimiz oldu. Genç kızlarımızın okumasının önünde engel teşkil eden yasakçı zihniyetle mücadele etti. Okullarımızda, kamu dairelerimizde ve TBMM’sinde artık kadınlarımız tercihlerinden ötürü ayrımcılığa maruz kalmıyor.
Eğitim imkânlarını artırarak, ekonomik yaşamdaki konumlarımızı güçlendirerek, siyasette aktif katılım sağlayarak ve kadına yönelik şiddeti engelleyerek; toplumsal mutluluğu yakalayacağımıza inanıyorum. Bilim, siyaset, eğitim, kültür sanat, spor ve iş dünyasında büyük başarılara imza atmış, ülkemizde ve yurt dışında adından saygıyla söz edilen kadınlarımızla hepimiz gurur duyuyoruz.
Geçmişimizde rolü büyük olan kadınlarımızın, ülkemizin geleceğine de damga vuracağına tüm kalbim ile inanıyor; 8 Mart Dünya kadınlar gününü kutluyorum.

AK Parti Karaman Merkez İlçe Başkanı Ahmet Akca’nın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Mesajı
Aile ve toplum arasında köprü görevi üstlenerek sosyal sistemin işleyişine katkıda bulunan kadınlar, bir yandan çocukların hayata hazırlanmasında görevler üstlenirken bir yandan da günlük yaşamın getirdiği sıkıntıların birlikte göğüslemesinde ve sorumluluğun paylaşılmasında önemli rol almaktadır. Ülke olarak amacımız kadınlarımızın ekonomik, sosyal, siyasal ve kültürel alanlarda daha çok yer alarak, saygın bir konuma gelmesini sağlamaktır.
Bizim medeniyet değerlerimize göre kadın kutsal bir varlıktır. Hz. Muhammed (SAV) ‘Cennet anaların ayağının altındadır’ diye buyurmuştur. Dolayısıyla kadınları korumak, kollamak ve onların daha mutlu ve huzurlu olmasını sağlamak bizlerin görevidir. Bizlerin de, kadınları desteklemek gibi bir görevi ve sorumluluğu vardır.
Türkiye AK Parti iktidarıyla kadınları ve gençleri merkeze alan vizyoner ve kararlı bir duruş ortaya koymuştur. Kadınlara pozitif ayrımcılık hakkı tanımıştır. Dünya kadınları çileye terkederken Türkiye olarak biz mazlum coğrafyamızın tertemiz insanları, kadınlarımıza her zaman şefkat elimizi uzattık ve uzatmaya devam ediyoruz.
Bu vesileyle ülkemizin ve dünya üzerindeki tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum.

Karaman Baro Başkanı Av. Oktay Yılmaz’ın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Mesajı
Karaman Baro başkanı Av. Oktay Yılmaz, Kadınların 8 Mart’ ı eşitsizliğe, ayrımcılığa, sömürüye karşı durmak, emeğine, bedenine, kimliğine sahip çıkmak, tepkisizliği, boyun eğmişliği aşmak, örgütlenmek isteklerini dile getirmek için el ele verdikleri gün olarak kutladıklarını söyledi.
Yılmaz, 8 Mart Kadınlar Günü nedeniyle yayımladığı mesajında, ‘’Kadınlarımız, Anadolu da kurtuluş mücadelesi vermiş, Ulu Önder Atatürk tarafından birçok dünya kadınından çok daha önce siyasal ve sosyal haklarla taçlandırılmış bir ulusun kadınlarıdır. Ancak bugün geldiğimiz noktada tüm insanların en doğal hakkı olan yaşam hakkı için mücadele etmek zorunda bırakılıyor.’’ Dedi.
Kadına yönelik her türlü ayrımcılığın önlenmesi için ivedi ve radikal bir takım önlemlerin alınması gerekliliğini belirten Av. Oktay Yılmaz mesajında şu sözlere yer verdi; ‘’Ancak bu önlemlerden kasıt sadece kağıt üzerinde kalan mevzuat değişiklikleri gibi sığ bir beklenti olmayıp yasalara işlerlik kazandıracak olan toplum eğitimi ve bunun sonucunda da oluşacak toplum bilincidir.
Kızlı erkekli okumayı tahrik sayan, kadın erkek eşitliğini reddeden, kadınların sokağa çıkmasını edepsizlik sayan, dini yanlış yorumlayıp bir de bunu siyasete alet eden, kadını eve kapatan, eğitim ve gelişimini engelleyen zihniyetlerin değişmediği sürece kadına yönelik her türlü ayrımcılığın önüne geçileceğine inanmak hayalden öte bir şey değildir.
Bu zihniyetlerden uzaklaşılarak kadın üzerinden yapılan tartışmalardan, kadın üzerinden yapılan siyasi rant arayışından artık vazgeçilmelidir. Kamu gücünü elinde bulunduranların kadınlar ve hakları üzerinden suni gündem yaratmaları suça eğimli kimselere cesaret vermekten başka bir şey değildir.
Artık şiddetin sonuçlarının yanında şiddetin önlenmesi için de yasal tedbirler arttırılmalıdır. Toplumda kadın ve erkek eşitliği temelinde eğitim seferberliği başlatılmalıdır. Karar alma mekanizmalarında kadın temsilci kotası uygulanmak sureti ile kadınlarımızın siyasette ve bürokraside erkeklerle eşit şekilde temsili sağlanmalıdır.
Herkesçe de bilindiği gibi şiddetin iki tarafı yoktur. Seyirci kalan her birey şiddete bizzat taraf olur. Kadına karşı her türlü ayrımcılığın ortadan kalktığı, özgürlüklerin kısıtlanmadığı, eşitliğin mutlak olduğu, barış ve huzur içerisinde olan bir Türkiye umuduyla tüm kadınların dünya kadınlar gününü kutlarım’’

Karaman Ticaret ve Sanayi Odası´ndan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Kutlama Mesajı
Karaman Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı M. Gökhan Alkan ve Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Toktay “8 Mart Dünya Kadınlar Günü” dolayısıyla yayınladıkları mesajda;
"Kadınlarımızın gücü medeniyetimizin göstergesidir. Hepimizi yetiştiren, büyüten kadınlar, aslında hayatın yönetmeni oldukları gibi iş dünyasının da gerçek ortaklarıdır.  Bir toplumun gösterdiği gelişme, kadına ayırdığı yer ve ona duyduğu saygı, verilen hak ve sorumluluklarla ölçülür. Huzurlu, mutlu ve sağlıklı bir toplumun temel taşları olan, varlıklarıyla hayatın her alanında fedakârlığı, üretkenliği ve duyarlılığı temsil eden kadınlarımız, sonsuz sevgi ve hoşgörüyle yetiştirdikleri nesillerle geleceğimizin şekillendirilmesinde de önemli rol oynamaktadır. 
Kadının toplumsal, sosyal, ekonomik hayatta ve siyasette mutlaka yer alması temel hedef olmalıdır. Kadınlarımız gelecekte vatandaşlarımızın sorunlarına ortak çözüm getiren, sorumluluğu paylaşan bireyler olarak, sağlıklı bir çevrede yaşamak için yol gösterici olacaktır.  Bizler Karaman Ticaret ve  Sanayi Odası olarak iş dünyasına atılan ve atılacak olan tüm bayan girişimcilerimiz için her zaman elimizden gelen çabayı gösteriyoruz.
Bu duygu ve düşüncelerle tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyor ve kadınlarımızın, toplum içinde kendini ifade edebilen bir yaşam tarzına sahip olmalarını diliyoruz.” ifadelerine yer verdiler.

KİMDER Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki İnce'nin mesajı
Kâinatta bütün varlıklar çifti ile birlikte yaratılmıştır. Yaşam her cinsiyete farklı roller ve sorumluluklar yüklemiştir. Erkek ve kadının arasındaki ilişkide herhangi bir hiyerarşiye vurgu yapmak yersiz ve anlamsızdır. Bunun yerine karşılıklı olarak üstlenilen sorumluluklar ve rollerden söz etmek daha doğru olacaktır.
Lakin toplumsal yaşam içinde, kâinatta bulunan denge ve düzen her zaman gözetilmemektedir. Bu dengenin çoğu zaman göz ardı edildiği alanlardan biri de kadın ve erkek arasındaki dengedir. Dünyanın başlangıcından bu yana çoğu toplum ve kültürde kadının ataerkil bir yapı içinde erkek egemenliğine tabi olduğu görülmüştür. Her ne kadar zaman zaman belli dinler, ideolojiler, hareketler söz konusu çarpıklığı düzeltmek istese de tam anlamıyla evrensel bir başarıdan söz etmek mümkün olmamıştır.
Tüm yasalar, dinler, kültürel değerler kısmen de olsa kadın haklarından söz etmektedir. Görülmektedir ki; kadınların uğradığı sözel, duygusal, ekonomik ve fiziki şiddet, teorideki bilgi ve söylemin uygulamada karışlığını bulmadığını göstermektedir. 
İslam, kadınlarla erkeklerin birlikte sürdürdüğü hayatları için belirli ilkeler belirlemiştir. Genel olarak bu ilkeler -kişilerden ve yerel kültürden kaynaklı uygulamalar dışında- kadın ya da erkek aleyhine olumsuz bir durum hiçbir zaman oluşturmamıştır. Ancak modern dönemlerle birlikte kadın ve erkeklerin rollerinde değişimler meydana gelmiş, beklenti ve yükümlülükler farklı boyutlara evirilmiştir. Bununla beraber gelişmelerin paralelinde, İslam’daki kadın ve erkeğe yönelik bazı düzenlemeler kadınların aleyhineymiş gibi değerlendirilmiştir.
Özellikle eşitlik kavramı üzerinden sürdürülen bu eleştiriler erkek ve kadının biyolojik ve duygusal farklılıklarını göz ardı etme eğilimindedir. Mahiyetleri farklı olan iki varlıktan aynı davranışları beklemek bizatihi adalet duygusuyla çelişmektedir. İstekleri, duyguları, fizyolojileri birbirinden farklı iki varlığın ilişkisini eşitlik yerine adalet, insanilik, ahlakilik, vicdanilik, merhamet, sevgi ve saygı üzerine oturtmak her iki cinsin mutluluğu açısından da daha yararlı olacaktır.
Millet olarak kökenlerimiz dikkate alındığında kadınlara yönelik olumsuz bir uygulamanın olmadığı görülecektir. Eski Türklerde kadına verilen önem, aile içindeki söz hakkı, saygınlık ve itibarı, öz itibariyle kadının kültürümüzdeki önemine ve değerine işaret etmektedir. Söz konusu bu itibar İslami prensip ve ilkelerle daha da gelişmiştir. Bugün kadına yönelik bazı olumsuz yaklaşımların dinin vaazında bulunmayan bazı yöresel uygulama ve yorumlar olduğu bilinmelidir. Hatta kadının o çağdaki konumunu düzeltmek adına sürekli tavsiye ve telkinlerde bulunan efendimiz Hz. Muhammed (SAV) “Sizin en hayırlılarınız hanımlarına karşı en iyi davrananınızdır” buyurarak erkeklerin iyi insan olmasının yolunun kadınlara iyi muameleden geçtiğine işaret etmektedir. İslam’da hem kadın hem de erken saygın varlıklardır ve yeryüzünün halifeleridir. İslam’da kadın bizatihi kötü ya da kötülüklerin kaynağı bir varlık olarak görülmez. Yine İslam’da kadın erkeğe koşulsuz biat eden, edilgen, zayıf, söz hakkı olmayan bir varlık olarak da değerlendirilmez. Hatta dikkatle incelendiğinde modern dönemde kadınlara lütuf olarak verilen birçok hakkın İslam’da zaten verilmiş olduğu görülür. İslam kadın ve erkeğin haklarını belirlerken insan ve toplum fıtratını dikkate almaktadır. İslam cinsiyetlerle ilgili düzenlemeler yaparken gerek bireysel gerekse toplumsal açıdan olumsuz sonuçlar doğurmayacak şekilde düzenlemeler yapmıştır.
İnsanlığın, modern dönemlerdeki uygulamalar dikkate alındığında, kadının âli menfaatlerinin gözetilmesinden ziyade, onu kimliksizleştirme ve diğerine benzetme çabaları ile karşı karşıya kaldığı görülmektedir. Modern toplum bir yandan kadının hak ve özgürlüklerine sahip çıktığı izlenimi verirken öte yandan kadını metalaştırmakta ve modern hayatın birer kölesi haline dönüştürmektedir. Kadınların günümüzde karşılaştığı birçok olumsuz durumun temel nedenlerinden biri de modernizmin ürettiği yaşam tarzı ve dayatmalarıdır. Dolayısıyla dini, insani, vicdani ve ahlaki değerler söylemsellikten uzaklaşıp eylemsel boyutlar kazanmadığı müddetçe bu ayrımcılık bitmeyecektir.
Bu vesileyle KİMDER olarak 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlar, Allah Resulünün veda hutbesinde belirttiği üzere "Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah'ın emaneti olarak aldınız ve onların namusunu kendinize Allah'ın emriyle helal kıldınız. Sizin kadınlar üzerinde hakkınız, kadınların da sizin üzerinizde hakkı vardır.” tavsiyesiyle;  cinsiyetler arasında adaletin, saygının, sevginin, anlayışın hâkim olduğu bir dünya temenni ederiz. 

''Toplumun Gerçek Mimarları Kadınlardır''‏
Memur-Sen'e bağlı Eğitim Bir-Sen Karaman Şubesi'nin Kadın Komisyon Başkanı Alime Kaya, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ile ilgili bir basın açıklaması yaptı.
Alime Kaya açıklamasında; ''8 Mart Dünya Kadınlar Günü, kadınların haklarını aramak, çalıştıkları işin karşılığı olan ücreti alabilmek için başlattıkları mücadele mirasının yıl dönümüdür. Bu mücadelenin 1857 yılında başladığı dikkate alındığında, aradan geçen süre zarfında kadının yaratılış gayesi çerçevesinde hak ettiği değer, toplumsal misyon, sosyal inşa ve geleceği ihya ekseninde yeterli gelişmenin olmadığı açıkça görülmektedir.
Emeğin hak ettiği değeri bulması ve insanın inandığı değerlere uygun yaşamasını sağlanmak noktasında mücadele etmeyi varlığının amaç ve ilkesi gören sendika olarak, bütün kadınlarımızın gününü kutluyor, kendilerine sağlık, huzur ve başarı diliyoruz. Kadınlar, toplumun temel taşı, direğidir. Başarı, huzur ile tesis edilmek isteniyorsa, o direğin sağlam tutulması hayati önem ve önceliktedir. Bugün, dünyanın yaşadığı derin sosyal, psikolojik, kültürel bunalımların tabanında, hayatın esas nüvesini oluşturan ailede merkezi rol üstlenen kadının ontolojik konumundan edilmesi yer almaktadır. Yine bugün, gerek acımasız kapitalist işleyiş gerekse savaş ve terör gibi yıkıcı gidişat, çocuklarıyla birlikte en çok kadınları mağdur etmektedir.
Pragmatizmin siyasi, sosyal, ahlakî bütün sınırları aştığı, daha doğrusu çiğneyip geçtiği dönemlerde, parasal kazancı ‘put’ edinen kapitalizm, çıkar alanını genişletmek için, üretimin hizmetinde tüketime köle yaptığı kadını gelenekten, kültürel değerlerden uzaklaştırmış, tasarlanan yeni dünyanın kışkırtıcı figürü ve ikonu haline getirmiştir.
İslâm coğrafyasında ve Batı modernizmine teslim olmamış diğer toplumlarda, toplumsal değişimlerin, hatta bizde 28 Şubat sürecinde görüldüğü şekliyle siyasi dayatmaların kadın üzerinden sürdürülmesi tesadüfi olmayan toplum mühendislikleri gereği olarak baştan sona planlı programlı operasyonlardır. Operasyon yapanların kadının özgürleşmesi gibi bir dertleri asla olmamış, ancak onlar, kadınlarını kendi ideolojileri doğrultusunda biçimlendiremedikleri toplumları etkisizleştiremeyeceklerini anlamışlardır.
Bizim değer dünyamızda kadın hiçbir ideolojinin ne aracı ne oyuncağıdır; yaşamın ana öğesi, kurucu ve koruyucu unsuru, bir bütünün diğer yarısı olarak bütünlüğün tamamlayıcısıdır. Evde, sosyal ve kültürel hayatta kadın her türlü kültürel varlığın yüklenicisi olmuştur.
Kadını evinden, ailesinden koparıp, onu kendine özgü fıtratından uzaklaştırmayı çağdaşlık, özgürlük, eşitlik gibi içi aldatmalarla doldurulmuş kavramlarla kışkırtan, kontrolden çıkmış birinci feminist dalga, geride telafisi imkânsız tahribatlar bırakarak yerini ikinci dalgaya bıraktı. İkinci dalganın talepleri, kadının çalışma hayatına girmesinin doğal sonucu olarak aile merkezli bir yaşamdan uzaklaşmanın veya aile bağlarının gevşemesi ile ne tür sosyal, ruhsal çalkantıların, bozulmaların başladığını ağır, acı tecrübelerle gözler önüne serdi. Köklü, kapsamlı değişim, yaşamın oturduğu temelleri derinden sarsmaya başladı. Batı, her şeyini katarak yükselttiği yeni uygarlığını, önce ucuzlattığı, sonra da büsbütün yıkıp yok ettiği ruhun, aklın, sevginin üzerine inşa etti. Bugün ikinci dalganın talep ettiği ev ve aile merkezli hayat, hükûmetlerin eylem ve çalışma programlarında uygulamaya konulmaya başlamıştır.
Gelinen noktada, modern yaklaşım sadece kadın için değil, insan için hiçbir ontolojik anlam ve amaç inşa edememiştir. Kadın olsun erkek olsun, insan, manasız bir yaşam içinde boş hayallerle avunmaktadır. İnsan, anlam derinliğini, asaletini yitirmiş, yitirmek üzeredir. İlk evrede aldatılarak sömürülen kadın, ruhunun güzelliğinden soyulmuş, ikinci evrede tensel varlığı tüketim piyasasına pazarlanarak doğrudan aldatıcı bir figüre dönüştürülmüştür. Şimdi o değer olarak hiçleştirilmiş varlığıyla şehevî duyguların tatmin aracı yapılmıştır. Kapitalizm, kurnazca sürdürdüğü algı operasyonlarıyla iliklerine kadar sömürüye ve pazarlamaya elverişli hale getirdiği kadını ‘özgürlük’ yalanıyla aldatmayı sürdürebilmektedir. Son tahlilde kadına cinsel bir obje olmanın ötesinde anlam yükleyemeyenler, ona tarihinde en aşağılık muameleyi reva görmüşlerdir. Kadının maddi-manevi tüm varlığı, sömürü, istismar, yağma, talan ve kazanç alanına dönüştürülerek hiçleştirilmiş, aşağılanmıştır. Eğer ‘Kadının Adı Yok’sa, bu sebeple ve bu gelişmeler nedeniyle yoktur.
Sosyal, kültürel değişimin karmaşık toplum yapısı içinde bir mihenk taşı olarak kadının hayat içinde konum ve saygınlığını muhafaza etmek önemlidir. Dışarıda iş kadını, çalışan, içeride evinin hanımı, çocuğunun annesi olarak kadın, toplum düzenimizin en saygın varlığıdır. ‘Cennet annelerin ayakları altındadır’ anlayışı ile biz kadına sevgi, saygı ve hürmetle yaklaşırız. Kadınlarını zelil eden toplumlar, zillete düşer.
Bize göre, bu bozulmaya ödün vermeksizin kadın hayatın her kademesinde yer almalıdır. Kadın, hayati görevi göz ardı edilmeksizin desteklenmeli, korunmalı, tahkim edilmelidir. Çünkü kadını korumak toplumu korumaktır; tüm canlılığı, coşkusu, nezaheti, inceliği ile bugünü ve yarını korumaktır.
Eğitim-Bir-Sen Karaman Şubesi olarak, böyle bir günü, kadınların sorunlarına odaklanma açısından bir fırsat olarak görürken, kadınları ve sorunlarını adeta bir güne hapseden anlayışı da sağlıklı bulmadığımızı belirtiyor; başta kadın çalışanlar olmak üzere, bütün kadınların ‘8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü, sorunlarının çözümüne vesile olması temennisiyle bir defa daha kutluyoruz.'' dedi.

Saadet Partisi Karaman Kadın Kolları Başkanı Havva Şahin'in mesajı
Saadet Partisi Karaman Kadın Kolları Başkanı Havva Şahin, kadına yönelik şiddetin doğuştan değil sonradan öğrenilen bir olgu olduğunu belirtti. 
Şahin, 8 Mart Dünya Kadınlar günü dolayısıyla mesaj yayımladı.
Tüm Bayanların 8 Mart kadınları gününü kutlayan Şahin, “Gelecekte kadınları daha mutlu, daha umutlu olmaları için çalışıyoruz ve dua ediyoruz.”dedi.
"Kadına şiddetin hak sayılması, töre cinayetleri, çocuk yaşta gelinler, memleketimizin derin yaralarıdır. Bunun yanı sıra, ülkemizde ve tüm dünyada da bilinçli şekilde, kadın istismarı yapılmaktadır" ifadesini kullanan ŞAHİN, mesajında, ahlaki dejenerasyonun 21. yüzyılda daha çok arttığını belirtti.
Kadının reklam aracı olarak kullanıldığına dikkati çeken Şahin, mesajında şunları kaydetti:
"Daha iyi yemek, daha iyi giyinmek ve daha iyi yaşamaktan başka hedefi olmayan, narsist, bireyselci insana sunulan kadın, maalesef cinsel bir meta, ticari bir unsur olmaktan kurtulamamıştır. Kadının bedeni tüm sektörlerde reklam aracı olarak kullanılmaktadır.
Kadına yönelik şiddet de doğuştan değil sonradan öğrenilen bir olgudur. Kişi yaşam sürecinde aileden, okuldan, çevreden etkileşimi ile şiddeti öğreniyor. Yazılı ve görsel medyada bu öğrenme sürecini hızlandırıyor. Dolaysıyla şiddet mağduru kadınların gerçek failleri; insanımızı milli ve manevi değerlerden koparan, bireyselleştiren, bencil ve hedefsiz yapan, sadece tüketen, hevası ile hareket eden, yerim-içerim-dilediğimi yaparım felsefesini dayatan kapitalizm ve aynı hedefe yönlendiren, dünyevileşmeyi gaye edinen eğitim sistemimizdir."
Şahin eğitim sisteminin yükselmesiyle doğru orantılı olarak kadına yönelik şiddetin de arttığının kamuoyu araştırmalarında da tespit edildiğini belirterek, "Bu milletin ruhuna, inancına uygun olmayan değerlere sahip kopyala-yapıştırdan öteye gitmeyen eğitim sistemimiz, zihniyetinde 'önce ahlak ve maneviyat' demeden bu sorunlara çözüm bulunamaz" değerlendirmesinde bulundu.




 

İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.