Recep Konuk Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı'nda Konuştu

Recep Konuk Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı'nda Konuştu

Recep Konuk Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı'nda Konuştu

banner390
Recep Konuk Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı'nda Konuştu
İlgili Galeriye Git
 Ak Parti Karaman Teşkilatı'nın düzenlediği Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı yapıldı. Yapılan toplantında Karaman Milletvekili Recep Konuk gündeme dair açıklamalarda bulundu. 
Konuk; "7 Haziran’da bir seçim yaptık. Bu seçimin üzerinden henüz üç ay geçmedi ancak milletimiz 1 Kasım da yeniden sandıkta son sözünü söyleyecek. Yani bir önceki sandığın açılmasının üzerinden 5 ay bile geçmeden milletimiz bir kez daha hakemlik yapacak.

7 Haziran’da millet sözünü söyledi peki niye genel seçime tekrar gidiyoruz? Referandumları saymıyorum, 2002’den bu yana 4 Genel Seçim,  3 Mahalli İdareler seçimi bir de Cumhurbaşkanlığı seçimi yaptık. Bu seçimlerin hepsinden AK Parti birinci parti olarak çıktı. Üstelik de bu seçimlerin aslına bakarsanız ikincisi de yok. Yani bizimle iktidar yarışına girebilen, tek başına iktidar iddiası olan bir parti de yok. Milletimiz AK Parti’den sonraki koltuğu hep boş bırakıyor. Ak Partiye alternatif olduğunu iddia edenlere milletimiz 7 seçimdir, AK Parti alternatifsizdir diyor. Nerede? Sandıkta. 
7 Haziran seçimlerinde bizden sonraki parti ile aramızdaki fark yüzde 16. İkinci ile üçüncü partinin toplam oy oranı ancak AK Parti’nin oy oranını yakalayabiliyor. Tablo bu. Ancak bunların 7 Haziran gecesi tavrı ne oldu? Milletin gözünün içine baka baka kendilerini galip ilan ettiler. Ben soruyorum 25’in 41’den büyük olduğu nerede görülmüş? 16’nın 41’den büyük olduğu nerde görülmüş. Medyanın şampiyon ilan ettiği patinin 13’ü 41’den nasıl büyük oldu? Anlayan varsa bu millete de izah etsin.
Hadi bunu geçtik, 8 Haziran günü milletin tercümanı olduğunu iddia edenler ortaya çıktı. Televizyonlarda ahkâm kesmeye, gazetelerde yazı döşenmeye başladılar. Millet sandıkta şunu dedi, bunu dedi diye kendi senaryolarını satmaya başladılar. Neymiş efendim, AK Parti’nin karşısında %60’lık blok varmış. Güya bu blok hep bir ağızdan AK Parti gitsin demiş. Kardeşim milletin sizin tercümanlığınıza ihtiyacı yok. Millet söyleyeceğini kendisi söyler. Milletten rol çalmaya senin ne hakkın var? Millet adına konuşma yetkisini sen nereden alıyorsun?

7 Haziran gecesinden itibaren partimize karşı psikolojik bir taarruz başlatıldı. Hesap, sandıkta kazanamadıkları iktidarı zihinlere bir algı kazıyarak kazanmak üzerine kuruldu. Sandıkta yenemedikleri AK Partiyi zihinlerde yenmek istediler. Adamlar sahadaki maçı masa hakemleri yanlarında olmasına, dışardan her türlü doping desteği almalarına, faullü oynamalarına rağmen kaybetmişler, ama hala biz kazandık diyorlar. Gol atamadık ama ezdik diyorlar. Bunlar sandıktan kazanamadıklarını ekranlardan, gazete sayfalarından pompaladıkları havayla masada kazanmaya çalışıyorlar.
Bir kere herkes şunu bilmeli, seçimler kim gitsin diye yapılmaz kim iktidar olsun diye yapılır. Milletin sandıkta verdiği oylar iktidar adaylarına verilir. Millet sandıkta ülke yönetiminde kimi görmek istiyorsa ona oy verir. Bunu herkesin doğru okuması gerekir. Yani millet nezdinde 7 Haziran itibarıyla iktidara layık görülen, ülkeyi yönetmek için tercih edilen parti AK Partidir. Şimdi meclis matematiği yetmedi diye kimsenin AK Partiye oy veren AK Parti’ye ülkeyi yönetme konusunda destek veren, AK Parti lehine irade sergileyen yaklaşık 20 milyon reyi yok sayamaz. % 41 oya rağmen bu ülkeye kimse AK Partisiz bir hükümet dayatamaz. Hani ahkâm kesiyorlar ya yüzde %60’lık blok diye, üç benzemezden oluşan o bloğun koalisyonu için bırakın ülke genelini kendi genel merkezlerine sandık koysunlar, kendi parti binalarına sandık koysunlar acaba ciddiye alınabilecek bir destek çıkar mı? Çıkmaz. O işin hayalini kuranlarda biliyor üç benzemezin bir araya gelmeyeceğini, gelemeyeceğini.
Peki, niye zorladılar AK Partisiz iktidarı. Onun cevabı bende değil, o işi tezgâhlayanlarda. Ancak milletimiz şunu bilsin, kim ne tezgâhı kurarsa kursun, kim hangi kirli oyunlardan medet umarsa umsun, kurulan tüm tezgâhlara, oynanan tüm kirli oyunlara karşı uyanık ve tüm oyunları bozacak bir AK Parti var.
Meclis aritmetiğinden 7 Haziran’da tek başına iktidar çıkmadı. Milletimizin tercihini ve kararını tartışmayız. Biz de milletimizin sandıkta verdiği talimatı yerine getirmek için yapılabilecek her şeyi yaptık, her gayreti gösterdik. Milletimiz buna şahittir. Bu meclis tablosundan bir hükümet çıkmasının müsebbibi AK Parti değildir. Aldıkları yüzde %25’i, %16’yı %41’den büyük görenlerdir. %41’in hukukunu hiçe sayanlardır. AK Partinin sandıktaki desteğine ve Meclis aritmetiğindeki sayısına hürmet etmeyenlerdir. Uzlaşmak yerine ya benim dediğime gelirsin ya da kaos olur diyenlerdir. AK Partinin yarısı, üçte biri kadar vekille ya benim dayattığım şartlar da hükümet olur ya da kaos olur diyenlerdir.
1 Kasım’da seçim, 7 Haziran’da 2’nci, 3’üncü parti olup da sandıktan birinci çıkmış gibi davrananların tavırlarının bir sonucudur ve 1 Kasımda milletimiz bir kez daha her kese millet nezdindeki mertebesini tekrar hatırlatacağı, 7 Haziran’da milletin söylediğini anlamayanlara ders vereceği tarihtir.
 Milletimiz mızıkçı çocuk gibi davrananları unutmayacak elbette. Gel hükümet kuralım kurmam, o zaman seçime gidelim gitmem diyenlere milletimizin bir cevabı olacak elbette. Millet seni ve partini oraya etliye sütlüye bulaşma diye seçmedi. Millet otur, uzlaş meselelerime çare üret diye seçti. Hiçbir siyasi partinin ülke meseleleri konusunda, ihtiyaç hâsıl olduğunda sorumluluk üstlenme konusunda tribündeki seyirci gibi davranmaya hakkı yoktur. Hiçbir siyasi partinin hele bu ortamda sütre gerisine çekilip yangına su taşınmasına seyirci kalma hakkı yoktur. Siz hangi hesabı yaparsanız yapın, unutmayın milletin de bir hesabı vardır.

Değerli Arkadaşlarım;
1 Kasım’a kadar hepimiz çok çalışmak, milletimize 7 Haziran’da sandıkta sergilenen iradeye karşı kurulan tezgâhı anlatmak zorundayız. Bu bizim hem milletimize hem de ülkemizin geleceğine karşı mesuliyetimizdir. 7 Haziran’da sandıkta beklediğini alamayanlar oyunun ikinci sahnesini ortaya koydular.  Kaostan medet umuyorlar.
Hayatlarında iki kaz gütmemiş, memlekette taş taş üstüne koymamış olanlar ateşi söndürmek için su taşımak yerine ellerinde körük, ateşi harlamaya çalışıyorlar. Ekonomik kriz beklentilerini, hatta isteklerini saklamıyorlar. Gözlerini dikmişler ekrana borsa düşsün, döviz yükselsin diye dua ediyorlar. Bilmiyorlar ki, aynı gemideyiz. Gemi su alırsa sizin de ayağınız ıslanacak.
Ancak hevesleri boşa, umutları boşuna. Bu ülkenin ekonomisi onların 2002’de bıraktığı, bir anayasa kitapçığının masanın bir tarafından bir tarafına fırlatıldı diye çökecek bir yapıda değil artık. İstedikleri kadar borsa manipülasyonu, döviz manipülasyonu yapsınlar milletimiz neyin ne olduğunu biliyor. Milletimiz görüyor, biliyor. Türkiye’de milli geliri 12 yılda üç kat büyüten ekip iş başında iken bu dalgalanmaları kimin niye tezgâhladığını bu millet gayet iyi biliyor ve bu millet kendi siyasi hesapları için milletin ekmeği ile oynayanlara hak ettiği cevabı elbette sandıkta verecek.
Kaos senaryosu sadece ekonomide mi sahneye kondu? Hayır. Kandan medet uman bir tarz-ı siyaset de sahnelenmeye başlandı. İşin en garibi de insanı yaşat ki devlet yaşasın diyen ve siyaset tarzını Şeyh Edebali’nin bu sözleriyle özetleyen AK Parti’yi terörle aynı cümle içinde kullanma yüzsüzlüğünü göstermeleri. Milletin gözünün içine baka baka terör örgütünü kınayacaklarına partimizi hedef alıyorlar.

Bu terör örgütünün geçmişini unutup Sivil Toplum Kuruluşu gibi göstermeye çalışanlar için söyleyeyim, bu terör örgütü 1984’ten beri kandan beslenen bir örgüt. 84’te Şemdinli-Eruh Baskınlarını yaptıklarında AK Parti iktidarı mı vardı? 79’da Adalet Partisi Şanlıurfa Milletvekili Celal Bucak’ın 8 yaşındaki evladına kıydıklarında AK Parti iktidarını mı devirmeye çalışıyorlardı. Onların bir tane hedefi var, kardeşin arasına nifak sokmak, kardeş kavgası başlatmak milletin arasını kan davası ile açmak.
Bugün 30 yıldır sahnelenen o oyun yine sahnede. Ancak bu sefer hedefi farklı. Bu sefer kaostan Ak Partisiz bir iktidar çıkarmak için silahları patlatıyorlar. Bazıları da bu kaosu kollarını kavuşturmuş seyrediyor. Bazıları da demokrasi adı altında akıl veriyor, talimat üstüne talimat yağdırıyor. Silahlar sussun diyorlar. Her iki taraf da tetikten elini çeksin diyorlar. Kendileri yetmiyor, yurt dışındaki ağa babaları da aynı cümleleri kuruyor.
Bunu söyleyenlerin hadi gizli ajandalarında bir planları var, onlara ne söylersek söyleyelim manası yok, ancak kollarını kavuşturup seyredenlere bir çift sözüm var. Churcill’in dediği gibi yangında alevle itfaiye arasında tarafsız kalamazsınız. AK Parti bu yangını söndürmeye çalışırken kollarınızı kavuşturup seyredemezsiniz.
Kollarını kavuşturup seyredenlerin tavırlarını, niye seyirci kalmayı tercih ettiklerini, itfaiye ile alev arasında tarafsız kalanları, aleve körükle koşanları milletimize bıkmadan usanmadan anlatacağız. Her kapıya, her kardeşimize oynanan iktidar oyununu bıkmadan usanmadan anlatacağız. " dedi.


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.