Vali ve Belediye Başkanı Suriçi Grubu’nun“İstanbul Toplantıları”na Katıldı

Vali KAHRAMAN ve Belediye Başkanı Kamil Uğurlu Suriçi Grubu’nun Düzenlediği “İstanbul Toplantıları”na Katıldı

Vali ve Belediye Başkanı Suriçi Grubu’nun“İstanbul Toplantıları”na Katıldı

banner390
 Her ay, konusunda uzman kişileri konuşmacı olarak davet edip, yıllardır “ İstanbul toplantıları” düzenleyen Suriçi Grubu’nun 2011 yılının son toplantısında onur konuğu Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci, İstanbul Milletvekili Egemen BAĞIŞ’tı.  Topkapı Eresin Oteli’nde yapılan toplantıya Valimiz Sn. Süleyman KAHRAMAN’ın yanı sıra İstanbul Milletvekili Metin KÜLÜNK, Anayasa Mahkemesi Emekli Üyesi Sacit ADALI, Karaman Belediye Başkanı Dr. Kâmil UĞURLU da katıldı.
Saat 10.00’da Suriçi Grubu Platformu Başkanı Nedim ABİ’nin yaptığı açılış konuşması ile başlayan program, İBB Kültür Müdürü Hüseyin ÖZTÜRK’ün ve Anayasa Mahkemesi Emekli Üyesi Sacit ADALI’nın konuşmasıyla devam etti. 
Daha sonra kürsüye gelen Valimiz Sn. Süleyman KAHRAMAN ise konuşmasına Aydın Menderes’i anarak başladı. Vali KAHRAMAN, bu millete hizmet edenleri, bu milletin unutmayacağını belirterek: “Bugün aziz milletimizin yetiştirdiği ve demokrasi tarihinde önemli bir yeri olan Rahmetli Adnan Menderes’in oğlu Aydın Menderes’i son yolculuğuna uğurlayacağız. Milletimizin başı sağ olsun diyorum. İnşallah Allah rahmetiyle kuşatır v sevenleriyle cennette buluşmayı nasip eder.”dedi. Vali KAHRAMAN konuşmasında modernleşen ve küreselleşen dünyada medeniyet ve modernlik kavramlarının birbirine karıştırıldığına dikkat çekerek: “Kendi içinde bir ahlâkı, bir terbiyeyi, bir kültürü yaşatmaya çalışan bir taşra şehrinden, Karaman’dan geliyorum ve taşradaki Avrupa Birliği algısından bahsetmek istiyorum.  Dünya her geçen gün modernleşiyor ve küreselleşiyor…  Her geçen gün toplumların evrensel değerlere yönlendiğini ya da yönlendirilmeye çalışıldığına şahit oluyoruz… Ama Anadolu insanının hâlâ yerel olanı yaşatmaya çalıştığını özellikle belirtmek istiyorum.  Taşra medeniyet ve modernlik kavramlarının henüz birbirine karıştırılmadığı bir coğrafyadır…  Bugüne kadar taşra hep eleştirildi ve onun modern olana direndiği anlatıldı… Ama şahsi kanaatim bu yönde değildir. Çünkü taşra modern olana karşı değildir. Sadece modern olanla kendi medeniyet dünyası içinde tanışmak istiyor… Modern olanı kendi medeniyet penceresinden yorumlamak istiyor… Bugün maddî imkânı olan her insan gibi, taşradaki köylümüz de kentlimiz de daha modern araçlar kullanmaya karşı bir direnç göstermiyor. O da imkânı varsa evinde doğalgaz kullanıyor, tarlasında modern tarım aletleri kullanıyor… Ama bu araçları kullansa da kendini koruyan ahlâkı, kültürü ve terbiyeyi yaşamak ve yaşatmak istiyor…   Avrupa Birliği ülkelerinin bugün teknolojide, ekonomide bizden daha ileride oldukları doğrudur. Ama bizim de bir gerçeği göz ardı etmememiz gerekiyor. Biz mensubu olduğumuz medeniyetin ve kültürün bir gereği olarak dayanışmayı seçerken, Batı toplumlarının daha çok egemenlik ve dayatma peşinde olduğunu görüyoruz. Fransadaki Soykırım çıkışı da bunun en güzel kanıtıdır. Fransa sanırım Ruanda’yı, Cezayir’i, Gaziantep’i, Adana’yı, Kahramanmaraş’ı unutuyor, bir hafıza kaybı yaşıyor. Oysa hepimiz aynı ailenin çocuklarıyız, hepimiz Hz.Adem’den geldik.”dedi. 
Avrupa ülkelerinde hâlâ bireysel isteklerin ve çıkarların esas alındığına dikkat çeken Vali KAHRAMAN, konuşmasında ayrıca şu ifadelere yer verdi: “Ne acıdır ki bugün tüm söylemlere rağmen Avrupa ülkelerinde hâlâ bireysel isteklerin, çıkarların ve tercihlerin esas alındığına şahit oluyoruz. Oysa bizim insanımız için esas olan, manevî ve millî değerler uğruna kendini feda edebilmektir.  Bizim insanımız toplumun sağlığı için kendini terbiye etmeyi, arzularını sınırlamayı bir onur, bir erdem kabul eder…   Bizim insanımız, Avrupalı gibi kendi arzularını doyurmayı, beslemeyi hikmete ve hakikate aykırı bulur. Çünkü bizim insanımız Avrupalı gibi bir egemenliğin peşinde değildir. O daha çok hikmete ve hakikate hizmetçi olmayı tercih eder…  Ben de olayın bu yönünün ihmal edildiğini düşünüyorum. Çünkü insan daha hızlı araçlar, daha modern araçlar üretebilir. Ama bu sadece modernliktir. Oysa medeniyet bambaşka bir şeydir. Çünkü medeniyetin temelinde barış, adalet ve erdem vardır…   Batı, tarihin hiçbir döneminde İslâm medeniyetinin ortaya koyduğu barış ve adalet anlayışına ulaşamamıştır.  Biz, kendi değerlerimizi başka toplumlara dayatmadık; ama bugün Avrupa’nın kendi yaşam biçimini tüm insanlığa kabul ettirmeye çalıştığına şahit oluyoruz.  Adaleti ve erdemi öteleyerek, toplumlara dayattığınız değerlerle bir medeniyet inşa edemezsiniz…   Avrupa bizden daha modern olabilir; ama bizden daha medenidir diyemeyiz. Olaya bu gözle baktığımız zaman modern olanla medenî olan arasında daha sağlıklı bir ilişki kurabiliriz diye düşünüyorum. Bir toplumun kültürünü, inancını, terbiyesini başkalaştırdığınız zaman o toplumda ister istemez çözülmeler başlayacaktır… Bugün yaşadığımız bir çok toplumsal olayın temelinde de bu çözülmeler vardır. Teknolojiyi, modern olanı kendi kültürümüzle terbiye etmek zorundayız ve bunun için de kendi teknolojimizi üretmek zorundayız…”
Avrupa Birliği Bakanı ve Baş Müzakereci,  İstanbul Milletvekili Egemen BAĞIŞ ise konuşmasında hem Avrupa’ya hem de Fransa’ya mesaj göndererek, çeşitli eleştirilerde bulundu.
Bakan BAĞIŞ konuşmasında şu ifadelere yer verdi:  “Ben de Suriçi Grubu’nun davetlisi olmaktan, aranızda bulunmaktan ve buraya gelirken Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını getirmiş olmaktan büyük onur duyuyorum.  Özellikle şunu vurgulamak istiyorum ben belki burada konuşmacı olarak bulunuyorum ama kendimi davetli, misafir gibi hissetmiyorum. Çünkü salona baktığım zaman 10 yıllık siyaset hayatımda birlikte ter döktüğüm birçok dostumu, abimi kardeşimi gördüğüm zaman aslında Suriçi’nin kendimi doğal bir mensubu gibi hissediyorum, aranızda olmaktan son derece onur duyuyorum.  Bugün hepimizin ortak bir acısı var. Nur içinde yatsın. Benim abi deme onurunu taşıdığım Sayın Aydın Menderes’i her beraber rahmetli babacığının yanına göndereceğiz. Aydın abi, bir balık için deniz ne demekse, babam da benim için o derdi. Başbakanımızla kendisini evinde ziyaret ettiğimizde babasından bahsederken gözlerinin nasıl dolduğuna o yılları anlatırken sesinin nasıl titrediğine bizzat şahit oldum.”
Bakan BAĞIŞ, Avrupa Birliği sürecinin Türkiye’nin ortak paydası olduğuna dikkat çekerek: “Çok enteresandır aslında AB sürecimiz. Rahmetli Menderes’in başlattığı bir süreçken, 1963 yılında da rahmetli İsmet İnönü’nün Ankara Anlaşması’nı imzalayarak resmileştirdiği bir süreçtir. Yani Avrupa Birliği sürecimiz bizim ortak bir paydamızdır.  Biz Avrupa Birliği Bakanlığı olarak sadece kendimiz Avrupa Birliği ilişkilerinden sorumlu görmüyoruz. Türkiye’de ki ve Avrupa Birliği’ne üye ülkelerde ve bazen de dünyanın çeşitli ülkelerinde ki uygulamaları kıyaslayan raporlar çıkarıyoruz. Avrupa Birliği sürecinde kendi değerlerimizi koruyarak gelişmeyi, ilerlemeyi kaydetmek istiyoruz. Öte yandan da bu milletin hak ettiği standartları bu millete yaşatmak için üzerimize düşeni yapmaya çalışıyoruz.”dedi.
Bakan BAĞIŞ konuşmasında ayrıca şu hususlara dikkat çekti: “Türkiye'nin AB müzakerelerine başlayabilmek için 2004'te bir tarih aldı, ancak 45 yıllık gecikmede AB ülkelerinin payı olduğu gibi bizimde payımız var. İğneyi kendimize, çuvaldızı başkalarına batırmamız gerekiyor. Daha hala halledilmesi gereken sorunlar var. AB müzakerelerin başlamasının Türkiye için önemli bir hedeftir ve o hedefi gerçekleştirdikten sonra sadece reformların gerçekleştirilmesiyle kalmadık ekonomik olarak da çok öneli bir noktaya geldik. Avrupa Birliği’nin yolu TBMM genel kurulundan, gerekli yasaları, anayasayı değiştirerek geçiyor. Özde değil sözde bir demokrasiyle gerçekleşiyor. AB sürecini kendi iç dinamiklerimizle yürüttüğümüz bir reform, yaşam standartlarımızı yükseltmek için yürüttüğümüz bir süreç olarak görmemiz lazım. Öyle görürsek papaza kızıp oruç bozmayız. Sarkozy şunu demiş, Merkel bunu yapmış bunlara takılıp kalmamamız lazım. Biri müzakere sürecidir. 33 faslın 13'ünü açmış bulunmaktayız. Geriye kalan 20 faslın 17'si üzerinde siyasi engel var. İstesek de açamıyoruz. Açılan fasılları istesek de kapatamıyoruz. Onun için müzakerelerin teknik boyutunda bir durgunluk varmış görüntüsü var. Ama öte yandan da bir reform sürecimiz var ki daha çok onun üzerine odaklanıyoruz. Onda da aslında her zamankinden daha hızlıyız. Avrupa büyük bir şekil değiştirme sürecinden geçiyor. Bu büyük geçiş sürecinde Türkiye'ye de çok önemli roller düşecektir. Şu anda sadece Avrupa'nın en geç nüfusuna sahip olmakla kalmıyoruz, Avrupa'nın en güçlü ordusu bizim ordumuz. Avrupa'nın enerji kaynaklarına ulaşabilmesi için Türkiye en kritik ülke. Sanayileşmede birçok Avrupa ülkesinin önüne geçtik. Bu yüzden biz durmak yok yola devam demek zorundayız. Türkiye'nin öncelikleri çerçevesinde bu süreci akılla, mantıkla, sabırla ilerletmek durumundayız.”
Akademisyenlerin, iş adamlarının, kamu kurum ve kuruluşlarından temsilcilerin, sivil toplum örgütünden temsilcilerin yoğun ilgi gösterdiği programda Bakan BAĞIŞ’ı Karaman’a davet eden Vali KAHRAMAN,  önümüzdeki günlere bir mani olmadığı takdirde Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış’ın Karaman’ı ziyaret edeceğini belirtti. 
Programın sonunda Bakan BAĞIŞ’a,  Suriçi Grubu Sanat Danışmanı Fatma AKIN’ın tablosu hediye edildi.  Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci, İstanbul Milletvekili Egemen BAĞIŞ, Valimiz Sn.Süleyman KAHRAMAN, Karaman Belediye Başkanı Dr.Kâmil UĞURLU ve toplantıya katılan misafirler Aydın MENDERES’İN cenaze merasimine katılmak üzere toplantıdan ayrıldılar.

İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.