Aliağalı Kadınlardan Aşure Pişirmenin Püf Noktası

Hicri takvime göre Muharrem Ayı’nın onuncu günü olan ‘Aşure Günü’ geleneği, Aliağa’da faaliyet gösteren dernekler ve sivil toplum kuruluşları tarafından düzenlenen çeşitli etkinliklerle sürdürülmeye de devam ediyor. Hüseyin bin...

Aliağalı Kadınlardan Aşure Pişirmenin Püf Noktası

banner390
Hicri takvime göre Muharrem Ayı’nın onuncu günü olan ‘Aşure Günü’ geleneği, Aliağa’da faaliyet gösteren dernekler ve sivil toplum kuruluşları tarafından düzenlenen çeşitli etkinliklerle sürdürülmeye de devam ediyor. Hüseyin bin Ali ve beraberindeki 72 kişinin Kerbela’da şehit edilmesi üzerine Alevi inancında, bu acıyı anmak maksadıyla tutulan Muharrem Orucu’nun onuncu günü pişirilen yas çorbası olarak anılmaya başlayan Aşure, Aliağa’da her yıl olduğu gibi bu yıl da kazanların başında edilen dualar eşliğinde toplumsal barış, birlik ve beraberlik mesajları verilerek pişirildi.

PÜF NOKTA: ODUN ATEŞİ

İslami kültürde geleneksel bir tatlı olan Aşure’nin tarifini ve püf noktalarını bu geleneği Aliağa’da en etkin şekilde sürdürerek Aliağalıların da dikkatini çeken Aliağa Pir Sultan Abdal Derneği üyesi kadınlar verdi. Bu geleneği ömürleri yettikçe devam ettireceklerini ifade eden dernek üyesi Sultan Kebude ve Halise Yıldırım lezzetli bir aşurenin yapımı için gerekli malzemeleri şöyle sıraladı: “Bizler öncelikle şükür, bereket ve paylaşmanın sembolü olan Aşure etkinliği ile bu acıların bir daha yaşanmamasını diliyoruz. Aşure’ye; su, toz şeker, tuz, aşurelik buğday, nohut, fasulye gibi bakliyat türevlerinin yanı sıra incir, üzüm, kayısı, elma, hurma, yer fıstığı, fındık içi ve karanfil eklenir. Malzemelerin ölçüsü pişireceğiniz tencere ya da kazana göre değişebilir. Büyük bir sabırla malzemeleri harmanlanan aşurenin püf noktası ise; odun ateşinde pişirilmesi. Süsleme için de ceviz, badem, fındık, nar, Hindistan cevizi, susam ilave edilir. Bu çorba birlik, beraberlik ve barışın temsilidir. Sabır gerektirir”

TEMELDE 12 ÇEŞİT MALZEME KONULMALI

HAZIRLANIŞI: Bir önceki akşamdan Aşurelik buğdayı pişireceğiniz geniş bir tencereye koyup iyice yıkayın. Buğdayın üzerini aşacak şekilde su ekleyin. Tencerenin altını yakıp su kaynayana kadar pişirin ve altını kapatın. Pişirdiğiniz buğdayları sabaha kadar ağzı kapalı tencerede bekletin. Yine geceden ayrı bir kaba nohutları ve fasulyeleri koyun suda bekletin. Fasulye ve nohutları ayrı bir tencerede haşlamaya başlayın. Fasulyeler ve nohutlar haşlandıktan sonra önceki geceden haşladığınız buğdayların olduğu geniş tencereye ekleyin. Alabildiğince su eklediğiniz malzeme dolu kazanı odun ateşinde kaynamaya bırakın. Bu süreçte bir yandan karıştırmayı unutmayın. Doğradığınız kayısı, elma ve inciri, üzümü, yer fıstığı, fındık içi ve karanfilleri de tencereye ekleyin. Kazanın büyüklüğü ve aldığı malzeme oranına göre bir süre kaynatın ve karıştırmaya devam edin. Su katılaşmaya başlayınca şekeri ekleyin. Biraz fazla şekerli olmasını isterseniz şekerin gramajını artırabilirsiniz. Şeker ile de bir süre kaynatmaya devam edin. Kaynama süresi ilerledikçe aşure iyice kıvamına gelecektir. Bu noktada tuz ve isteğe göre sütü de ekleyip 10 dakika daha kaynattıktan sonra çorbanız servise hazır. Oda sıcaklığında 20 dakika beklettikten sonra temelde 12 çeşit malzeme koyulan çorba isteğe göre; portakal veya kurutulmuş kabuğu, kuş üzümü gibi tatlarla da zenginleştirilebilir. Üzerine tarçın, ceviz içi, Hindistan cevizi, susam ya da nar taneleri eklemeyi unutmayın.


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.