Prof. Dr. Mehmet Fatih Köksal ‘kırşehir’in Adının Değiştirilmesi’ Açıklaması

Eski Türk Edebiyatı Akademisyeni Prof. Dr. Mehmet Fatih Köksal, Kırşehir’in adının değiştirilmesinin gündemi işgal etmesi ile bile düşünülmemesi gereken bir şey olduğunu söyledi.Ahi Evran Üniversitesi Eski Türk Edebiyatı Akademisyeni...

Prof. Dr. Mehmet Fatih Köksal ‘kırşehir’in Adının Değiştirilmesi’ Açıklaması

banner390
Eski Türk Edebiyatı Akademisyeni Prof. Dr. Mehmet Fatih Köksal, Kırşehir’in adının değiştirilmesinin gündemi işgal etmesi ile bile düşünülmemesi gereken bir şey olduğunu söyledi.

Ahi Evran Üniversitesi Eski Türk Edebiyatı Akademisyeni Prof. Dr. Mehmet Fatih Köksal, İhlas Haber Ajansı Muhabirine yaptığı açıklamada, “Kırşehir’in adının değiştirilmesi konusu, bunun gerçekleşmesi şöyle dursun gündemi işgal etmesiyle bile düşünülmemesi gereken bir şeydir” dedi.

Köksal açıklamasında, “Bir birleşik isim olan Kırşehir’in “kır” kelimesi Türkçe, “şehir” ise Arapça kökenlidir. “Şehir” Arapça olsa da Türkçenin mührünü yemiş ve Türkçeleşmiştir. Zira Araplar “şehir” değil “şehr” derler.

Dolayısıyla Kırşehir özbeöz Türkçe bir addır. Prof. Dr. İlhan Şahin -ki kendisi de Kırşehirlidir- İslâm Ansiklopedisi’ndeki “Kırşehir” maddesinde şehre Türkçe olan bu ad şehre kurulduğu yer ve çevrenin tabii özelliğinden dolayı verildiğini söylüyor.

Basından takip edebildiğim kadarıyla yeni Valimiz Necati Şentürk , “AhiGülşehir” ismini tartışmaya açmış. Evet, Gülşehir adı da Kırşehir için bir dönem kullanılmış fakat Gülşehir adı şehrin resmî adı değil bir bölge adı olarak kalmış. Osmanlı arşiv belgelerinde şehrin adı hep “Kırşehri / Kırşehir” olarak geçmektedir.

Gülşehir meselesine gelince, bu adla ilgili kaynaklarda değişik rivayetler var. Bu kaynakların orijinal el yazmaları elimizdedir. Bunlardan birine göre şehirde o kadar çok gül yetiştiriliyormuş ki evlerin yapıldığı kerpiçlerde su yerine gülsuyu kullanılırmış ve şehir mis gibi kokarmış.

Bu sebepten Gülşehir demişler. Diğer bir rivayete göre ise Kırşehir’e Moğolların saldıracağı duyulunca şehrin ileri gelenleri Ahmed-i Gülşehrî’ye ricacı olurlar. Gülşehrî nüfuzunu kullanarak bu saldırıyı önler. Bunun üzerine onun adına izafeten şehre Gülşehrî demeye başlanır. Yine bu rivayetlerin yer aldığı menkabevi kaynaklarda Gülşehri’nin halk arasında söylenen bir isim olduğu zikredilirken şehrin adı “Kırşehri” olarak vurgulanır” şeklinde konuştu.

KIRŞEHİR ADININ DEĞİŞTİRİLMESİNİN MAKUL TARAFI OLAMAZ

Prof. Dr. Mehmet Fatih Köksal, Kırşehir adının değiştirilmesinin makul bir tarafı olamayacağını belirterek, “Ülkemizde eski uygarlıklardan kalma yüzlerce yabancı yer adı dururken yüzlerce yıllık birikimi bağrında taşıyan Kırşehir adının değiştirilmesinin hiçbir makul tarafı olamaz.

Yüzlerce yıl önce yazılan Hacı Bektaş Velayetnâmesi’nde bile “Ol vakit Kırşehir ulu şehr idi” diye anılan Kırşehir adından hangi sebeple vazgeçeceğiz? Kırşehir adı giderse şehrin arşivi gider, hafızası gider, tarihi, folkloru da beraber gider. Türkülerimiz gider. “Biter Kırşehir’in gülleri biter” türküsü bir ağıta döner o zaman. Yüzlerce yıllık tarihî birikimi yok saydık diyelim, Neşet’lerin, Şemsi Yasdıman’ların kemikleri sızlamaz mı?

Yer adları çok önemlidir. Yer adları o yurdun tapusu gibidir. İyi saklamak, sıkı tutmak gerekir. Ben yeni valimizin bu tartışmayı başlatırken neyi amaçladığını tabii ki bilemiyorum. Ama bana öyle geliyor ki Vali, Kırşehirlinin şehrine, şehrinin adına ne derece sahip çıkacağını sınamak istediği için bu tartışmayı başlattı.

Sosyal medyadaki yansımalardan Kırşehirlilerin şehirlerinin adlarına büyük bir hassasiyetle sahip çıktıkları açıkça görülmüştür.

Bu bir tartışma hazır açılmışken keşke Demokrat Parti zamanında Kırşehir’den büyük bir haksızlıkla alınarak Nevşehir’e verilen kazalarımız Avanos, Kozaklı ve Hacıbektaş’ın yendien Kırşehir’e bağlanması da resmî ağızlardan gündeme getirilse. Zannederim Kırşehir’i heyecana sürükleyecek bir kampanya olurdu böyle bir gündem” ifadelerini kullandı.


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.