İşçi Babanın Tiyatrocu Kızı Baykal Saran Ödülünü Kazandı

Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde Erdemir’den emekli olan Şinasi Bozkurt’un kızı Dilek Bozkurt, Türk tiyatrosunun unutulmaz isimlerinden Baykal Saran adına düzenlenen yılın tiyatro sanatçısı ödülünün sahibi oldu.Kdz. Ereğlili tiyatro...

İşçi Babanın Tiyatrocu Kızı Baykal Saran Ödülünü Kazandı

banner390
Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde Erdemir’den emekli olan Şinasi Bozkurt’un kızı Dilek Bozkurt, Türk tiyatrosunun unutulmaz isimlerinden Baykal Saran adına düzenlenen yılın tiyatro sanatçısı ödülünün sahibi oldu.

Kdz. Ereğlili tiyatro sanatçısı Dilek Bozkurt “Baykal Saran Yılın Tiyatro Sanatçısı” ödülünü kazanarak büyük bir başarıya imza attı. Kızının aldığı ödülün kendilerini çok mutlu ettiğini dile getiren baba Şinasi Bozkurt, tiyatroyu çok seven kızına ailecek her zaman destek olduklarını söyledi.

Bu yıl 8. kez düzenlenen ödülün sahibi olan kızının tiyatrocu olma yolunda büyük emek harcadığını anlatan baba Şinasi Bozkurt “Ereğli Lisesi’nden sonra üniversite aşamasına geldiğinde ben tiyatro okuyacağım dedi ve 4 yıl boyunca tiyatroyu yazdı. 4 yıl boyunca üniversiteyi kazanamadı tiyatroyu okuyamadı. Yapma etme biz seni Erdemir’e sokalım dedik. ’Hayır, benim zorum para değil benim zorum tiyatro’ dedi. Ankara Hacettepe Üniversitesi’nin tiyatro bölümüne girdi” dedi.

72 yaşındaki baba Şinasi Bozkurt, üç çocuğundan biri olan Dilek Bozkurt’un Hacettepe Üniversitesi’nden sonra Marmara Üniversitesi ve Eskişehir Üniversitesi tiyatro bölümlerine girdiğini belirterek ailecek kızını bir sabah Ankara’ya bir sabah Eskişehir’e götürüp getirdiğini anlattı. 1970 doğumlu olan kızı Dilek Bozkurt’un çok küçük yaşlardan itibaren tiyatroya ilgi duymaya başladığını, tiyatrocu olduktan sonra da gece sabahlara kadar ezber yaptığını dile getiren baba Bozkurt, “Biz 1966’da Ereğli’ye geldik, kızım 1970 doğumludur. İhsan Yılmaz İlkokulu’ndan TED Koleji’ne başladı, sonra Ereğli Lisesi’ni bitirdi. Ereğli Lisesi’nden sonra üniversite aşamasına geldiğinde ’ben tiyatro okuyacağım’ dedi ve 4 yıl boyunca tiyatroyu yazdı. 4 yıl boyunca üniversiteyi kazanamadı, tiyatroyu okuyamadı. ’Yapma etme biz seni Erdemir’e sokalım’ dedik. ’Hayır, benim zorum para değil benim zorum tiyatro’ dedi. Ankara Hacettepe Üniversitesi’nin tiyatro bölümüne girdi. Sonra Marmara Üniversitesi’nin tiyatro bölümüne girdi. Sonra Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nin tiyatro bölümüne girdi. Sınavlara girdiği gün hepsi peş peşe geldi. Bir gün Ankara’da bir gün Eskişehir’de oldu. Biz ailece bunu sabah Eskişehir’e akşam Ankara’ya hatta yemeklerimizi bile arabanın içinde yemek suretiyle kızımıza büyük destek verdik. Sonra netice belli olmadığı için İstanbul’a Marmara Üniversitesi’ne gittik. İstanbul’a gittiğimiz akşam bir ahbabımızın evinde Eskişehir Anadolu Üniversitesi Tiyatro Bölümü Profesörü Murat Barkan kendisi Ereğlili telefon etti, ’Hasan amca kızınız Eskişehir’i kazandı derhal muamelelerini yaptırmaya Ereğli’ye dönün’ dedi. Biz orada ailece birbirimize sarılıp ağladık. Sonra Eskişehir’e gittiğimizde o yıl Eskişehir’in Tiyatro Bölümü açılmıştı 500 kişilik bir müracaat vardı 25 kişi alınacaktı. Aşamaya göre 50 kişinin içine girdi. Son elemede de 25 kişinin 3. sırasında Eskişehir Üniversitesi’nin Tiyatro Bölümü’nü kazandı. 4 yıl okuduktan sonra orada yardımcı doçentlik yaptı, mastırını orada yaptı. Sonra Devlet Tiyatroları’na geçti. Devlet Tiyatroları Konya’ya tayini çıktı 7 sene Konya’da kaldı. Daha sonra 7 senenin sonunda Ankara’ya geldi. 6-7 senedir de Ankara Devlet Tiyatrolarında oyuncu olarak oynuyor” dedi.

Kızlarının aldığı ödülün kendileri için manevi değerinin çok büyük olduğunu ifade eden Bozkurt, özellikle kızının afişlerini Ankara caddelerinde ki billboardlarda görünce çok duygulandığını söyledi. Bozkurt açıklamasını şu sözlerle sürdürdü: “Baykan Saran rahmetli olduktan sonra onun ailesi bir sanatçıya ödül vermeyi planladı. Tabi kızımıza maddi bir ödül de verdiler. Ama bizim ve kızımızın asıl istediği maddi değil, manevi bir ödüldü. Tiyatronun ileri gelenleri Kültür Bakanlığı’ndan oluşan bir tiyatro seçme kurulu seçilmiş orada bizim kızımız hak kazanmış bu ödülü yılın en iyi oyuncusu olarak. Tabi biz bunun çok farkında değildik. Bizi davet ettiler bu hafta gittik işin çok da farkında değildik. Bakanlıklardan Çankaya’ya çıkana kadar bir baktık ki Dilek Bozkurt afişlerini görünce gururlandık. Hatta sokakta zaman zaman da duygulandık. Akşam tiyatroya gittiğimizde büyük bir ilgi vardı üst düzey yöneticilerden, tiyatro sevenlerden. Biz iştirak ettik tiyatronun olmayacağını zannetmişlerdi. Ama 400 kişilik tiyatro tıklım tıklımdı birçok insan geri gitmişti. Tiyatronun başlangıcında ve sonunda kokteyli bahçeye kadar taştı. Kızımız orada kendisi jüriye teşekkür etti. Kendini bu ödüle layık görenlere teşekkür etti. Tabi en doğrusu da bize anne babama teşekkür ederim dediğinde biz çok duygulandık ve ağladık orada. Kızımız bu yaşa gelene kadar neredeyse tanımamışız. Ama kendisi gece sabahlara kadar ezber yapardı, çalışırdı. Ya nedir bu dert derdik demek ki bu. Kızımdan dolayı çok mutluyuz. Kızımın tabi özel tarafları da var. Yardımsever derneklerin onların yaptığı, sokaktaki faaliyetlerinde bulunuyor. Çok mutluyuz kızımızla. Çok mutlu olduk, çok duygulandık ve ağladık."

DİLEK BOZKURT KİMDİR?

Dilek Bozkurt, Şinasi (72), Fatma (65) Bozkurt’un ortanca çocukları olarak 1970 yılında Zonguldak Ereğli’de dünyaya geldi. Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Oyunculuğu bölümünden 1993 yılında mezun olan Bozkurt, 1997 yılında yüksek lisansını tamamlayarak Devlet Tiyatroları’na katıldı. 2005 yılından bu yana da Ankara Devlet Tiyatrosu’nda çalışmalarını sürdüren Bozkurt, Tamirci, Keşanlı Ali Destanı, Rumuz Goncagül, Bürokratlar, Kaçsam Bırakıp, Türkmen Düğünü, Atinalı Timon, Yerma, Elele, Kayıplar, Eşik, Venedik Taciri, Teneke ve Kuğunun Şarkısı ‘Bir Evlenme Teklifi’ gibi oyunlarda rol aldı.


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.