Kadın ve Erkek Eşit Değildir

Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Kadın Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (KASAUM) Müdürü ve KMÜ Edebiyat Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Aliye Çınar, “8 Mart Dünya Kadınlar Günü” kapsamında bir konferans gerçekleştirdi.

Kadın ve Erkek Eşit Değildir

banner390
Kadın kavramına din, tarih ve toplum ekseninde “kadın bizim neyimiz?” sorusuna cevap aranan ve farklı görüşlerin paylaşıldığı konferans, ilgiyle izlendi.
İİBF Yunus Emre Konferans Salonu'nda 8 Mart 2012 Perşembe tarihinde saat 15.00’de gerçekleştirilen konferansa KMÜ Rektörü Prof. Dr. Sabri Gökmen, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Kemal Esengün, İİBF Dekanı Prof. Dr. Osman Çevik, KMÜ Genel Sekreteri Ahmet Tüfekci, üniversitenin idari ve akademik personeli ile öğrenciler katıldı.
Karacaoğlan’ın “İncecikten bir kar yağar, Tozar Elif Elif diye, Deli gönül abdal olmuş, Gezer Elif Elif diye” şiirindeki kadın figürünün tasviriyle sözlerine başlayan Çınar, farklı toplumlarda ve kültürlerde kadının yeri hakkında bilgiler verdi.
Doç. Dr. Aliye Çınar, bir toplumu anlamak için, o toplumda yaşayan kadınları tanımanın yeterli olduğunu vurgulayarak, Orta Asya toplumunda, Hristiyan ve Yahudi inançlarında kadının yeriyle ilgili örnekler verdi. Kadının İslam inancında değer verilen ve “birey” olarak kabul edilen yönlerine de vurgu yaptı. 
“Kadın ve erkeğin hiçbir zaman eşit olmadığını düşünüyorum” diyen Çınar, iş ortamında ve sosyal hayatta kadının da, erkeğin de farklı özellikleri olduğunu söyledi.
Doç. Dr. Aliye Çınar, Mevlana’nın kadına iki farklı yönde baktığını anlattı. Mevlana’nın “Kadın Hak nurudur, sevgili değil. Kadın sanki yaratıcıdır, yaratılmış değil” sözlerinin yanı sıra, Mevlana’nın Fîhi Mâ Fîh eserinde kadının bir ömür törpüsü olduğunu ve ona katlanılması gerektiğini söylediğini aktardı. Dönem itibariyle kadının farklı cinsiyet olarak görülmediğini, kadının ya fazla yüceltmeyle gerçekliğin dışına itildiğini ya da aşağılanarak toplumsal yapının bir alt tabakası olarak görüldüğünü örneklerle vurguladı.

“Kadıncağız” sözcüğünün acizlik ve çaresizliği ifade ettiğini ve bir insanın çağrılmasının önemini de açıklayan Çınar, kadının eğitimde sadece figüran değil, yönetimde de eksikliğini hissettiren bir unsur olması gerektiğini belirtti. 

KMÜ Rektörü Prof. Dr. Sabri Gökmen’in yanı sıra çok sayıda katılımcının soruları ve düşünceleriyle zenginleşen etkinlik, öğrencilerin çiçek takdim etmesiyle son buldu.




İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.
Avatar
hacı musa uğur - 5 yıl önce
‎"kadının yönetimde eksikliğnin hissedilmesi"ne biçim bir söz?ziraa fiili durum öyle.bu durumdan geçmişte de böyle idi.dolayısı ile erki elinde tutan erkek egemen feodal zihniyet kadınla gücü paylaşma konusunda test edil-e-memiştir.yurdumda gelişen kapitalizm çevre ülke olması nedeni ile çarpık bir gelişim izlemektedir.çarpıklık, kültürel yaşamında çarpık olmasına neden olmaktadır.kentlerinde tiyatro olmadan üniversiteleri(uzatmalı lise babında)olan,kanalizasyonu olmadan apartmanları olan bir köy sosyolojisi ortaya çıkmıştır.ve kadın da kent-burjuva ilişkilerini yaşayamadığı için birey olamamaktadır.şuanda benim yaptığım gibi "kadınlar"adına da erkekler/erkek egemen kültür konuşmakta ve karar vermektedir.küçük burjuva ilişkileri üzerinden bir kültürlenme olmadığı içinde"biz kendi özellikleri olan bir toplumuz"safsatası yeniden yeniden üretilip kadın sorununa dünün argümanları üzerinden izahatlar getirilmeye çalışılır...çicek-böcek kıvamında bi 8 mart geçer(kutlama demiyo