(özel Haber) Modern Dans Topluluğundan ‘kadına Şiddete Son’ Çağrısı

Ankara Devlet Opera ve Balesi Modern Dans Topluluğu, ‘Yanlışların Suçu’ eserinde ‘kadına şiddete son çağrısı’ yapacak. Eserin Dünya Prömiyeri 2 Kasım 2014 tarihinde gerçekleşecek.Ankara Devlet Opera ve Balesi Modern Dans Topluluğu,...

(özel Haber) Modern Dans Topluluğundan ‘kadına Şiddete Son’ Çağrısı

banner390
Ankara Devlet Opera ve Balesi Modern Dans Topluluğu, ‘Yanlışların Suçu’ eserinde ‘kadına şiddete son çağrısı’ yapacak. Eserin Dünya Prömiyeri 2 Kasım 2014 tarihinde gerçekleşecek.

Ankara Devlet Opera ve Balesi Modern Dans Topluluğu, ‘Yanlışların Suçu’ eseriyle kadın mahkumların yaşadıklarını modern dansla anlatacak. Eserin Koreografi Asistanı Devlet Opera ve Balesi dansçılarından Ali Akabalı “Bu eserimizin adı ‘Yanlışların Suçu’. Bizim değil ‘Yanlışların Suçu’, eserimiz hapishanede bulunan mahkum kadınlarla ilgili, onların buraya nasıl geldikleri ve neler yaşadıkları üzerine bir çalışma. Yaklaşık 50 dakika sürüyor” diye konuştu.

Akabalı koreografın oluşum aşaması ve detaylarıyla ilgili “Eserin çalışması bir seneyi buldu. Bu bir senelik çalışma bizim kendi koreografimizle beraber düşündüğümüz, planladığımız uzun bir süreç. Çok yoğun kendi adımıza çalıştık, kafa patlattık, müzikleri bulduk. Ondan sonra son 1 ayda da arkadaşlarla beraber koreografiyi paylaştık. Son 1 ayda beraber çok yoğun çalıştık” dedi.

“SON DÖNEMDE ÇOK KARŞILAŞTIĞIMIZ BİR ŞEY ORADAN YOLA ÇIKTIK ZATEN KENDİ SUÇLARI DEĞİL, YANLIŞLARIN SUÇU”

Eserin içeriğini anlatan Akabalı, şunları kaydetti:

“Kadınlar üzerine, onların nasıl şiddete maruz kaldıkları… Maalesef buda son dönemde çok karşılaştığımız bir şey oradan yola çıktık zaten. Bunu nasıl yansıtabiliriz sahneye diye. Bunun üzerine düşündük. Kadınlar geliyor. Kendi suçları değil, yanlışların suçu diye ismi de oradan geliyor zaten. Maalesef cinayet işleniyor ve hapse düşüyorlar. Onların üzerine neler yaşadıklarını yansıtmaya çalıştık. 7 mahkum kadın ve eserin içeriğinde nasıl, ne oldu, niye hapishaneye düşüyorlar, neden cinayet işlemek zorunda kaldılar. Onları gösteriyoruz. Dünya Prömiyeri 2 Kasım Pazar günü Leyla Gencer Sahnesi’nde yapacağız. Yoğun bir katılım olacağını düşünüyoruz. İnsanlar çünkü çok merak ediyorlar. Konumuz dikkat çekici.”

“KADINA YAPILAN ŞİDDETİ HER HALÜKARDA KORKUNÇ BULUYORUZ AMA BUNU BİR ŞEKİLDE DİLE GETİRMEMİZ GEREKİYOR”

Devlet Opera Balesi Modern Dans Topluluğu Sanatçısı Yıldız Kaplan, eserde oynadığı rol ile ilgili, “Kadın sorunlarıyla ilgili kadınların uğradığı şiddet ile ilgili bir eser. Bunu çok önemsiyoruz. Burada benim eşimin aşırı içiyor olması ve bunun karşılığında da şiddet görüyor olmam. Sonrasında da bir dayanma noktasının sonucunda onu öldürüyor olmam diyebiliriz. Çok çok isteyerek, severek başladık ama aynı zamanda bunun son dönem demeyeceğim aslında çok uzun zamandır kadına yapılan şiddet her halükarda korkunç buluyoruz ama bunu bir şekilde dile getirmemiz gerekiyor. Bunu da dans ederek, bir parça araya diyaloglar katarak bir şekilde seyirciye sunacağız” ifadelerini kullandı.

“KÖTÜ ADAM ROLLERİNİ OYNARIM AMA BU KADAR KÖTÜ OLDUĞUMU HATIRLAMIYORUM. ÇOK GERÇEK BİR KÖTÜLÜK VAR BURADA”

Kaplan’ın öldürdüğü eşi olarak rol alan Emrah Keskin ise Yanlışların Suçundaki rolüne ilişkin, “Ankara Devlet Opera Balesinde genelde kötü adam rollerini oynarım ama bu kadar kötü olduğumu hatırlamıyorum. Çok gerçek bir kötülük var burada. Prenslerin prenseslerin içinden bir anda dünyanın gerçeğine odaklanıyor olmamız ve böyle bir çalışmanın içinde olmamız beni de çok heyecanlandırıyor. Zor uzun bir çalışma oldu” şeklinde konuştu.

“EN AĞIR VİCDAN EVLAT KATİLİ OLMAK”

Eserde çocuğunu öldürmüş bir kadın rolünde olan Misket Alkım, “Burada arkadaşlarımdan farkım benim, hepsinin ardında bir erkek var. Benimkinde kimse yok. Benimkinin en ağır kısmı ben evlat katili bir anneyim. O biraz zor oldu. En ağır vicdan evlat katili olmak. Bize burada destek olan erkek arkadaşlarımız oldu. Çünkü onların bu şiddete bakış açılarını biliyoruz. nasıl insanlar olduklarını biliyoruz. rahatsız edici bir iş. Hepimizin hikayesi bizim kendimizden çıktı gibi dursa da her gün herkesin izlediği, dinlediği özellikle bu iletişim çağında her yerde gördüğümüz şeyler. Aslında çok zor çıkmadı ama çok ağır bizim için” değerlendirmesinde bulundu.


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.