"Türk rokforu" lezzetini mağaradan alıyor

"Fransızların ünlü 'rokfor peyniri' yapay mağaralarda, mahzenlerde saklanıyor.

"Türk rokforu" lezzetini mağaradan alıyor

banner390
"Türk rokforu" lezzetini mağaradan alıyor
İlgili Galeriye Git
- "Türk rokforu" olarak bilinen ve lezzetini aylarca yerin altındaki bir mağarada bekletilmesinden alan "Divle Obruk Peyniri", kendine has tadı ve aromasıyla dünyanın en kaliteli 5 peynirinden biri olarak gösteriliyor
- Ayrancı Belediye Başkanı Büyükkarcı: 
- "Fransızların ünlü 'rokfor peyniri' yapay mağaralarda, mahzenlerde saklanıyor. Ne kadar talep varsa o kadar üretilebiliyor. Fakat 'Divle Obruk peyniri' her yıl sadece 70 ton üretilebiliniyor. Rokforun kilosu 500 lira, bizimki ise 45-50 lira. Aslında bizim peynirimizin de o fiyatlarda olması lazım"

 Karaman'ın Ayrancı ilçesine bağlı Üçharman Köyü'nde doğal yöntemlerle üretilen ve yerin 36 metre altındaki mağarada bekletilerek muhafaza edilen "Divle Obruk peyniri" kendine has tadı ve aromasıyla dünyanın en kaliteli 5 peynirinden biri olarak gösteriliyor.

Eski adı Divle olan Üçharman köyü, bölgenin en eski yerleşim yerlerinden biri olarak biliniyor. Köyde koyun ve keçi sütünden üretilip, mağarada bekletilen peynirler, gurmeler tarafından dünyanın en kaliteli peynirleri arasında nitelendiriliyor.

Ayrancı Belediye Başkanı Yüksel Büyükkarcı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Divle Obruk peynirini özel kılan sebebin bekletildiği mağara olduğunu söyledi. 

 Peynirin adını bu mağaradan aldığını ifade eden Büyükkarcı, "Burası 36 metre derinlikte 257 metre uzunluğunda doğal bir mağara. En büyük özelliği ise içinde bulunan bakteriler. Bir diğer önemli özelliği de yaz-kış sıcaklığın 4 derecede olması" diye konuştu.

- Bekledikçe kızıl rengi alıyor

Köyde peynir yapımının nisan ve mayıs aylarında başladığını belirten Büyükkarcı, şunları anlattı:

"Meralarda doğal ortamda yayılan koyunlar sağılır. Süt kaynatılır, mayalanarak peynir haline gelir. Peynir keselendikten sonra bir süre bekler. Ovalandıktan sonra kuzu ve oğlak derilerine özel aparatlarla basılır. Ardından tulumlar mağaraya konulur. İlk önce deri doğal rengindedir. Sonra kül rengini alır. İlerleyen günlerde etrafında beyaz küf tabakası oluşmaya başlar. Belli bir süre sonra bu küfler dökülür ve kızıl bir renk alır. Deri bu rengi aldığında peynir oluşumu tamamlanmış demektir. Yaklaşık 3-4 ay süren bu sürecin ardından peynir mağaradan çıkarılır. Yüzyıllardır peynir bu şekilde üretilir."

- "Bakteriler başka ortamda çoğalmıyor"

Büyükkarcı, mağaranın kapasitesinin 70 ton olduğunu ve peynirin pazarlama sıkıntısı olmadığını dile getirdi.

Peynirin mağarada kendine has bir tat ve aroma kazandığını aktaran Büyükkarcı, şunları kaydetti:

"Peynirler İstanbul, Ankara ve İzmir başta olmak üzere birçok kente gönderiliyor. Bir kısmı da yurtdışından alıcı buluyor. Genellikle ünlü restoranlar alıyor. Kapasiteyi çok fazla artırmak mümkün değil. Çünkü bu mağaradaki bakteriler başka ortamda çoğaltılamıyor. Yurtdışından araştırmacılar yıllarca bunu denedi ama başaramadı. Fransızların ünlü 'rokfor peyniri' yapay mağaralarda, mahzenlerde saklanıyor. Ne kadar talep varsa o kadar üretilebiliyor. Fakat 'Divle Obruk peyniri' her yıl sadece 70 ton üretilebiliyor. Rokforun kilosu 500 lira, bizimki ise 45-50 lira. Aslında bizim peynirimizin de o fiyatlarda olması lazım."

- Kalitede standart için proje hazırlandı

Büyükkarcı, tek elden üretim yapılamadığı için zaman zaman kalite standardında sıkıntı yaşanabildiğine işaret ederek, şöyle devam etti:

"Kaliteliyiz, tanınıyoruz ama belli standartlarımız yok. Ürünün tek elden üretilmesi ve pazara sunulması lazım. Belediye olarak proje hazırladık, kaynak arayışındayız. Süt tek yerde toplanacak, peynir tek elden yapılacak. Bunu başarırsak, kalitede geçtiğimiz Fransızların rokfor peynirini fiyat olarak da geçeriz. Peynirimiz kiloyla değil gramla satılır. Kalitemizle dünyada birinciliği açık ara kimseye kaptırmayız."

Üçharman Köyü Muhtarı Cemal Kütahya da piyasada "Divle Obruk peyniri" adı altında binlerce ton peynir satıldığını dile getirdi.

Mağaranın kapasitesi düşünüldüğünde bunun mümkün olmadığına dikkati çeken Kütahya, "Peynirimizin en önemli özelliği tulumun kızıl rengidir. Tulum kızıl rengi mağaranın özelliğinden alıyor. Piyasada derileri kırmızı boyayla boyayanları bile görüyoruz. Kesinlikle bu sahtecilere inanmasınlar" ifadelerini kullandı.

KARAMAN (AA) - MEHMET ÇETİN 

İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.