banner417
banner444
17 Temmuz 2015 Cuma 12:08
3037 Okunma
Yumurtaları özel hadiyelere dönüştürüyor
banner416

ANKARA (AA) - SONER AKSAKAL - Yürüme engelli olmasının ardından yumurta kabuğu oyma işçiliğini uğraşı haline getiren Hamit Hayran, katıldığı bir yarışma programının ardından ilgi gören bu el sanatının öğreticisi oldu. 

Hayran, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1988 yılında yüksek gerilim hattında yaşadığı kazanın ardından yürüme engelli olduğunu, süreç içerisinde yumurta kabuğu oyma işçiliğine ilgi göstererek uğraşısını bu yöne kaydırdığını, bunun  yaşamında önemli bir yer edindiğini belirtti.

Oymacılığı, kendi çabası ve denemeleriyle öğrendiğini vurgulayan Hayran, "Yumurta kabuğu oyma sanatını bir engelli olarak, fazla ağır yük taşımadığından, benim dünyam dediğim atölyemde devam ettiriyorum. 2013'te Yetenek Sizsiniz Türkiye yarışmasına katıldıktan sonra sanata ilgi arttı. Yarışmada tek olduğumu söylemiştim ama o dönem gerçekten tektim" diye konuştu. 

- Yarışmadan sonra öğrencileri oldu

Hayran, yarışmadan sonra bu sanata ilginin arttığını ve internetten kendisine ulaşan bir çok kişinin zamanla öğrencisi durumuna geldiğini söyledi.

Ankara ve Gölbaşı'nda öğrencilerinin bulunduğunu kaydeden Hayran, şöyle konuştu:

"Onlara bu sanatı öğretmeye çalışıyorum. Yaptığımız bu sanatı internet üzerinde sergilerde satmaya çalışıyoruz. Edirne'den Ağrı'ya kadar her yerden bize siparişler geliyor. Daha çok eşler ve sevgililer birbirlerine hediye etmek için istiyorlar. Fiyatlarımız yumurtaya göre değişiyor. Tavuk yumurtası, devekuşu yumurtası veya hint bülbülü yumurtası farklı fiyatta oluyor. Harcadığımız emek aldığımız ücreti karşılamıyor. Bizim amacımız bu güzel hassas ve kırılgan olan bu sanatın Türkiye'de yaygınlaşması."

- "Kabuğu oymak kolay değil"

Hayran, yumurta kabuğu oyma sanatının dışarıdan bakıldığı kadar kolay olmadığını belirterek, "Kişilerin hayallerini gerçekleştirmek, bir saç kalınlığı olan bir yumurta kabuğunu dişçilerin kullandığı aletlerle oymak kolay değil" dedi.

Yumurta kabuğu oyma sanatında özverili çalışmak gerektiğini kaydeden Hayran, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Hint bülbülünden devekuşu yumurtasına kadar her türlü yumurta ile çalışma yapıyorum. Basit çalışmalarımı ben numaralandırmıyorum. Şu anki çalışmalarım yüzün üstünde görünüyor. Müşterimin isteğine bağlı olarak çoğu çalışmamı da yayınlamıyorum. Normal basit işlemeleri de hiç numaralandırmıyorum. Bu tür çalışmaları da sayısal olarak toplarsak dört bini geçmiştir."

Bu sanatı insanlarla tanıştırmanın bir hayli zaman aldığını kaydeden Hayran, "El ile çalışan işçi, el ve akıl ile çalışan ustadır. El, akıl ve ruhunu katarak çalışan kişiye de sanatçı denir. Ama bu üç unsuru birleştirip ben sanatçıyım diye bilmek mümkün değil. Çünkü sanat sınırsızdır. Bunu kabul edersek sanatçı veya zanaatkar olabiliriz" diye konuştu.

 

Yorumlar

banner315

banner428

banner432

banner411

banner337

banner439

banner296

banner426