Stk’lardan Ortak Program

Manisa Araştırma Derneği (MANA-DER), Anadolu Öğrenci Birliği ve Genç Memur-Sen’in ortaklaşa düzenlediği, "Ahlaklı Birey, Özgür Toplum ve Adil Devlet: Hz. Ömer" konulu program Manisa’da Öğretmenevi’nde gerçekleştirildi.Kur’an-ı...

Stk’lardan Ortak Program

banner390
Manisa Araştırma Derneği (MANA-DER), Anadolu Öğrenci Birliği ve Genç Memur-Sen’in ortaklaşa düzenlediği, "Ahlaklı Birey, Özgür Toplum ve Adil Devlet: Hz. Ömer" konulu program Manisa’da Öğretmenevi’nde gerçekleştirildi.

Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan program, Anadolu Öğrenci Birliği’nin tanıtımı ve faaliyetleri ile ilgili bilgilendirme ile devam etti. Program kapsamında bir konuşma yapan tarihçi ve araştırmacı yazar Hüseyin Özhazar ise önemli açıklamalarda bulundu. Konuşmasına, "Hz. Ömer olsaydı şimdi ne yapardı?" sorusuyla başlayan Özhazar, tarihe ve olaylara yukarıdan ve ders alınacak şekilde bakılması gerektiğini vurguladı. "İnsanlık ve tarih tekrar ediyor ama biz ibret almıyoruz!" diyen Özhazar, tarihin aynı çizgide kendini yenilediğini hatırlatarak Kuran’da neden tarihten bahsedildiğini Yusuf Suresi’nin 111. ayeti ile Hud Suresi’nin 120. ayetini örnek vererek açıkladı.

"İNSANLIK İSLAM’IN GÜR SESİYLE EVRENSEL ANLAMDA NE ZAMAN TANIŞTI?"

Özhazar, tarihte Müslümanların insanlığa seslerini iki dönemde çok güçlü bir şekilde haykırdıklarını ve evrensel anlamda söz söylediklerini belirterek, bu dönemlerden birinin Hz Ömer’in halifelik yaptığı dönem olduğunu, bir diğerinin ise Selçuklu mirası üzerine kurulan Osmanlı Devleti’nin ilk 200 yıllık dönemi olduğunu kaydetti. Özhazar, Müslümanların tarihi olayları doğru tahlil ve analiz etmesi gerektiğini ve özellikle bugün doğru adımlar atılabilmesinin ön koşulunun mezkûr dönemlerin iyi irdelenmesine bağlı olduğunu sözlerine ekledi.

Araştırmacı yazar Özhazar, "Hz. Ömer kitabından sonra diğer halifelerin de hayatını anlatan kitaplar yazacak mısınız?" sorusuna, diğer üç halifenin misyonunun Hz. Ömer’den farklı olduğunu ifade ederek henüz böyle bir projesi olmadığını söyledi. Özhazar kitabın yazımı öncesinde yaşanan süreçte Hz. Ömer’e; karakteri, olaylara karşı yaklaşımı ve tarihsel rolü nedeniyle de hayranlık duyduğunu ve kitabın yazılmasında bu duyguların etkili olduğunu belirtti. Programın devamında Hz Ömer’in hilafet dönemini anlatan Özhazar, bu dönemde büyük açılımların yapıldığını, bin 36 şehrin fethedilerek İslam topraklarına katıldığını, dini, ekonomik ve sosyal alanlarda büyük açılımların yapıldığını kaydetti. Müslümanların tarihinin sadece başarılarla dolu bir tarih olmadığını hatırlatan Özhazar, dinleyicilere Ali-İmran Suresi’nin 140’ıncı ayetini hatırlatarak, haçlı seferleriyle Müslüman coğrafyalarda yapılan kıyımlardan bahsetti. Ahiler döneminin iyi incelenmesi gerektiğini ifade eden Özhazar, bu dönemde evlerde yapılan eğitimlerin önemini vurguladı. Şeyh Edebali ve Osman beyin güç birliğiyle insanlığa bir söz söylendiğini ve İslam’ın sesinin Kafkasya’ya kadar duyurulduğunu kaydeden Özhasar, ikinci Viyana ve Küçük Kaynarca Antlaşmalarıyla hastalanan Osmanlı Devleti’nin, sanayi inkılabı ve sömürgeciliğe karşı koyamadığını ifade etti. Özhazar, bu dönemden sonraki 30 yıl içinde Fransa’nın Cezayir’e yaptığı kıyımlarla nüfusunun on milyondan üç milyona düştüğünü hatırlatarak bu meselenin yeniden gündeme getirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Özhazar konuşmasının bu bölümünde Macaristan Cumhurbaşkanı’na ait aşağıdaki cümleyi hatırlattı: "Avrupa’nın göbeğinde Macaristan diye bir ülke varsa bunun nedeni, bir zamanlar topraklarımızın Osmanlı’nın hakimiyetinde kalmasındandır."

İNGİLTERE’NİN ÇIKARLARI

İngilizlerin ve Rusların işbirliği yaptığı her dönemde insanlığa ağır bedeller ödettirildiğini kaydeden Özhazar, "1. Dünya Savaşı’nda İngiltere çıkarları doğrultusunda hareket etti ve onun her zaman bir planı vardı. İngiltere kumanda, ABD ise onun çömezi… Dünyada ortak dilinin İngilizce olması masum nedenlerden kaynaklanmıyor” dedi. Özhazar sözlerine, İngiltere’nin siyaset, politika, strateji ve daha pek çok alanda dünyanın en deneyimli devleti olduğunu ifade ederek devam etti.

"1946’dan günümüze bombaların patladığı, katliamların yapıldığı İslam coğrafyasında artık doğru tahliller yapılması gerekiyor" diyen Özhazar, gençlere de şöyle seslendi:

"İslam davası hepimizin davasıdır, insanlığın şekillenmesi için var gücümüzle çalışmamız gerekiyor. Yaşanan krizler, yalnızca doğum sancısıdır ve karanlığın en zifiri olduğu an aydınlığa en yakın olduğumuz andır. Her zorlukla beraber bir kolaylık vardır. Bunu unutmayalım."

Özhazar, İslam coğrafyasının ve ülkemizin bu sıkıntılı süreçleri entelektüel birikim ve ahlaki asaletle aşacağına inandığını da sözlerine ekledi.

Programın sonunda Genç Memur Sen Başkanı Mesut Önel katılımdan dolayı yazar Özhazar’a plaket takdim etti.


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.