5 Aralık Dünya Toprak Günü

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, kentleşme projeleri hazırlanırken, yatırım planlanırken ilk akla gelen yerin birinci sınıf tarım arazileri olduğunu söyledi. Eker, "Herkes gözünü oraya dikiyor. Öyle bir baskıyla gelirler...

5 Aralık Dünya Toprak Günü

banner390
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, kentleşme projeleri hazırlanırken, yatırım planlanırken ilk akla gelen yerin birinci sınıf tarım arazileri olduğunu söyledi. Eker, "Herkes gözünü oraya dikiyor. Öyle bir baskıyla gelirler ki üstünüze, hani toprağı savunmak, korumak, tarım arazisi dediğinizde sanki kalkınmaya da, sanayileşmeye de, büyümeye de, kentleşmeye de karşıymışsınız gibi de suçlanırsınız” dedi.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Eker, ‘5 Aralık Dünya Toprak Günü’ nedeniyle düzenlenen etkinliğe katıldı.

Bakanlıktan gerçekleştirilen etkinlikte konuşan Eker, insan kadar hiçbir kimsenin toprağa zarar vermediğini belirterek, “Hayat kaynağımızı, bir manada varlık sebebimizi bizi besleyen, büyüten, yetiştiren, olgunlaştıran, yeni ürünler vermemizi sağlayan ne varsa hepsini toprak veriyor bize, ama biz ona zarar veriyoruz. Bilinçsizce, buda aslında korkunç bir trajedi var” diye konuştu.

5 Aralık Dünya Toprak Günü’nün her yıl kutlandığını kaydeden Eker, “2015 yılında belki insanlık yaptığı bu hatayı biraz daha derinlemesine düşünürde biraz daha farkındalık yaratılır ve toprağı biraz daha koruyucu, olumlu yaklaşımları geliştirmeye başlar” dedi.

BM’nin 2013 yılını bu günü tavsiye ettiğini ifade eden Bakan Eker, aslında Türkiye’nin 60 sene önce ‘Toprak Bayramı Kanunu’ kutladığını belirtti.

Gelişmekte olan dünyada bir takım açmazlarla uğraşıldığını kaydeden Bakan Eker, “Bir yanda nüfus hareketliliği ve göç, kentleşme, büyüme, istihdam, sanayileşme, ekonomik refah artışı bir yanda bunlar var. Öte yandan bu faaliyetler yapılırken, kentleşme projeleri hazırlanırken, sanayileşme ilgi yatırımlar yapılırken, istihdam yaratacak bir fabrika, tesis, yatırım planlanırken ilk saldırılan yer ilk akla gelen yer, en kolay ulaşılan, en rahat, yola en yakın sulu birinci sınıf tarım arazisi. Herkes gözünü oraya dikiyor. Öyle bir baskıyla gelirler ki üstünüze, hani toprağı savunmak, korumak, tarım arazisi dediğinizde sanki kalkınmaya da, sanayileşmeye de, büyümeye de, kentleşmeye de karşıymışsınız gibi de suçlanırsınız. Ne hazin değil mi? sadece bizde değil bütün gelişme olan ülkelerde problem bu. Bir yanda büyüme, istihdam ve kentleşme öbür yanda tarım arazisi. Bu modern zamanların bulaşıcı hastalığı, zihniyetteki problem içinde hikmet yok, çünkü Anadolu gibi birçok medeniyete beşik olmuş topraklarda, şunu görürüz bütün kadim yerleşim yerlerinin tamamının dağların yamaçlarında, daha az toprağa zarar verecek noktalarda kurulduğunu görürüz” şeklinde konuştu.

Bakan Eker konuşmasına şöyle devam etti:

“Tarım arazilerinin miras yoluyla bölünmesine imkan tanımış düzenlemeler Türkiye’yi bir yandan toprakları götürüyor öte yandan var olan topraklarında işletilemez, verimli bir şekilde üretim yapılamaz hale getiren bir sistem vardı. Toprak koruma kanunu ile 2005 yılında bir asgari bölüne bilme limiti getirdik. Bu ilk defa olan bir şeydi. Nihayet geçtiğimiz Mayıs ayında miras yoluyla tarım arazilerini bölünmesinde ki mevzuatı daha kökü bir reformla değiştirdik, hayata geçirdik. Toprağa sahip çıkmazsak bunu bir tek kurulun sırtına bırakırsak onu taşıyamayabilir. Çünkü talepler yaman, insana değiyor. İstihdam, sanayi, yatırım, şehirleşme, kentleşme nasıl engel olursun. Diyoruz ki git şurada yap daha verimsizlik bir arazi var, orada yap. Oraya giderse 2 kilometre fazla yol gidecek, yola uzak kalacak, iyi görünmeyecek onun için nazlanıyor. Bak diyor, engel oluyorsunuz siz kalkınmayı istemiyor musunuz? Ne olacak orada buğday eksen kaç para kazanırsın? Meyve ağacı olsa kaç kilo meyve alırsın diyor. Onun için bu yatırım engellenir mi? onun için hepimizin bilmesi lazım sahip çıkmamız lazım.”


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.