AB Reform Eylem Grubu toplantısı

- Başbakan Davutoğlu: (4) - "Esas bu olayı provoke eden taraflar Türkiye Cumhuriyeti ile Irak hükümeti değildir. Bazıları bu olay üzerinde kendi müdahalelerini unutturarak, kendi askeri mevcudiyetlerini unutturarak, Türkiye'nin askeri mevcudiyetini tartışma konusu yapmak istemektedirler. Irak'ta 20'ye yakın, büyük kısmı da Irak'ın komşusu olmayan ülkenin eğitim faaliyeti var. Onlar Türkiye'nin egemenliğine zarar vermiyorsa, dost Türkiye'nin de Irak'ın egemenliğine zarar vermesi söz konusu değildir" - "Ümit ederim Türkiye ile Irak arasında her zaman olan dostluk ve kardeşlik ilişkisi bundan sonra da daha güçlü devam eder. En kısa zamanda Bağdat'a bir ziyaret gerçekleştirme arzusundayım. Üçüncü tarafların yapacağı çabaların bu konuda bizim ikili dostluğumuzu etkilememesi önem taşıyor"

AB Reform Eylem Grubu toplantısı

banner390

ANKARA (AA) - Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Esas bu olayı provoke eden taraflar Türkiye Cumhuriyeti ile Irak hükümeti değildir. Bazıları bu olay üzerinde kendi müdahalelerini unutturarak, kendi askeri mevcudiyetlerini unutturarak, Türkiye'nin askeri mevcudiyetini tartışma konusu yapmak istemektedirler. Irak'ta 20'ye yakın, büyük kısmı da Irak'ın komşusu olmayan ülkenin eğitim faaliyeti var. Onlar Türkiye'nin egemenliğine zarar vermiyorsa, dost Türkiye'nin de Irak'ın egemenliğine zarar vermesi söz konusu değildir" dedi.

Başbakan Davutoğlu, Çankaya Köşkü'nde, Başbakan Yardımcısı Lütfi Elvan, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Avrupa Birliği (AB) Bakanı Volkan Bozkır, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve İçişleri Bakanı Efkan Ala ile bazı bürokratların da katıldığı Avrupa Birliği (AB) Reform Eylem Grubu toplantısı sonrası açıklamalarda bulunarak, gazetecilerin sorularını yanıtladı. 

Bir gazetecinin, "MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu'nun Irak ziyaretinin ardından, Başika Kampı konusunda Başbakanlık'tan yapılan açıklamada 'yeniden tanzim' ifadesi yer aldı. Bu açıklamadan kasıt nedir? sorusu üzerine  Başbakan Davutoğlu, bu konunun 1 haftadır gündemlerinde olduğunu, değişik vesilelerle açıklamalarda bulunduğunu belirtti.

Irak'ın toprak bütünlüğünün Türkiye için en asli unsurlardan olduğunu vurgulayan Davutoğlu, Irak'ın toprak bütünlüğü ve egemenliği konusunda şu ana kadar ve şimdi Türkiye'den daha hassas bir ülkenin bulunmadığını kaydetti.

- "DEAŞ terör örgütü orada"

"Keşke Irak hükümeti bütün bu topraklara mutlak egemenliğini kullanabiliyor olsaydı ve DEAŞ ve PKK gibi terör örgütleri keşke Irak sahasında faaliyet gösterip, başta Irak'a olmak üzere çevre ülkelere ve dünyaya tehdit teşkil etmeseydi" diyen Başbakan Ahmet Davutoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

"Maalesef öyle bir tabloyla karşı karşıyayız ki DEAŞ terör örgütü orada, PKK'da Türkiye sınırları civarında tamamıyla kontrolü olmayan bir faaliyet temposu içinde hepimizin güvenliğini tehdit ediyor. Bu durumda Türkiye ilkesel olarak DEAŞ'a karşı yürütülen mücadelede en başından itibaren Irak'a destek vermiştir. Suriye'den farklı olarak biz Irak merkezi hükümetini hem meşru hem sorumluluklarına müdrik hem de Türkiye ile dost bir ülke olarak görürüz. Suriye'de ise kendi halkıyla savaşan bir rejim olduğu için oradan farklı bir durum var. DEAŞ terör örgütü tehdit oluşturduğu andan itibaren bir taraftan Irak merkezi hükümeti diğer taraftan Kuzey Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) ile yakın temas içinde olduk. Bu temas çerçevesinde geçen sene Sayın İbadi'nin Ankara ve benim Bağdat ziyaretimde bunları konuştuk. Ve birkaç uçak malzemeyi Bağdat'a, yine kapsamlı bir malzemeyi de Erbil'e gönderdik."

Davutoğlu, bu çalışmaların yeni başlamadığını, sadece Başika'da değil, Türkiye'nin diğer bölgelerinde de eğitim veren kamplarının bulunduğunu, bunların gizli olmadığını belirtti.

Geçen sene Başbakan olarak Erbil'den Diyana'ya giderek bütün dünya kamuoyu önünde peşmergelere eğitim verilen kampı ziyaret ettiğini anımsatan Davutoğlu, burada Türk askerlerini tebrik ettiğini, peşmergeler ile de konuşup onları da teşvik ettiğini, bunun da hem Irak merkezi hükümeti, hem de IKBY yönetimi tarafından takdir topladığını aktardı.

- "Gizlilik içinde yürütülen bir faaliyet değil"

Kampta yetiştirilen peşmergelerin Sincar'ın kurtarılmasında çok ciddi katkılar sağladığını vurgulayan Başbakan Davutoğlu, bölgeye güvenlik takviyesine neden ihtiyaç hissedildiğine ilişkin şunları anlattı:

"Bunu net olarak herkesin bilmesi lazım. Musul'un kuzey doğusunda yine benzer amaçlarla kurulan, aylardır eğitim yapan bir eğitim bölgemiz var. Burada 2 bini aşkın Musul Ulusal Muhafız Ordusu'nda görev alacak şekilde yetiştirilmiş Irak vatandaşı... Irak'ın güvenliği için çalışan kardeşlerimiz var. Bu da saklı değil. Irak Savunma Bakanı da buraya bir ziyarette bulundu. Dolayısıyla, sanki Türkiye gizli bir faaliyet yapıyormuş gibi bir kanaat yayılması kesinlikle doğru değil. Olay şudur. Bu bölge Musul'a 15-20 kilometre civarında olduğu için ve her an DEAŞ tehdidiyle karşı karşıya kaldığımız için ve son günlerde böyle bir tehditle ilgili ciddi bir istihbarat bilgisi bize ulaştığı için, orada eğitim veren askerlerimizin, eğitmenlerimizin güvenliğini temine bir kuvvet kaydırması ihtiyacı hasıl olsun. Bu kuvvet ihtiyaç olduğu ölçüde kaydırıldı. Bununla ilgili değişik rakamlar veriliyor. Ben bunları burada zikretmek istemem. Askerimizin güvenliği bağlamında net bir rakam da söylemek istemem. Bunların hepsi bir gizlilik içinde yürütülen bir faaliyet değil. Geçen sene bizi 'DEAŞ ile mücadelede etkin rol oynamıyor' diye uluslararası basında bir kampanyayla bizi, eleştirenlerin birden Türkiye'nin Başika'da verdiği eğitim dolayısıyla, birden dönüp 'niye eğitim veriyorsun ya da niye Irak'ta alanda mevcutsunuz?' diye sormalarını da büyük bir çelişki olarak görürüm."

Davutoğlu, problemin Türkiye ile Irak arasında olmadığını, Irak Başbakanı İbadi'yi dost ve kardeş olarak Irak'ın zor dönemlerinde yaptığı çalışmalar nedeniyle tebrik ettiğini aktardı.

 Olay gerçekleştiğinde özellikle bazı basın organlarında abartılarak yansıtılıp, konunun Türkiye-Irak krizine dönüştürülmek istendiğine dikkati çeken Başbakan Davutoğlu, "Esas bu olayı provoke eden taraflar Türkiye Cumhuriyeti ile Irak hükümeti değildir. Bazıları bu olay üzerinde kendi müdahalelerini unutturarak, kendi askeri mevcudiyetlerini unutturarak, Türkiye'nin askeri mevcudiyetini tartışma konusu yapmak istemektedirler. Irak'ta 20'ye yakın, büyük kısmı da Irak'ın komşusu olmayan ülkenin eğitim faaliyeti var. Onlar Türkiye'nin egemenliğine zarar vermiyorsa, dost Türkiye'nin de Irak'ın egemenliğine zarar vermesi söz konusu değildir" diye konuştu.

- "Yeniden tanzim"

Gelişmeler yaşandığında Irak Başbakanı İbadi'ye, niyetlerini izah eden bir mektup yazdığını anlatan Davutoğlu, ardından da özel temsilciler olarak Sinirlioğlu ve Fidan'ı Irak'a göndererek niyetlerinin açık şekilde anlatıldığını kaydetti.

Yapılan açıklamadaki "yeni tanzimden kasıt" cümlesine de açıklık getiren Davutoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

"Yeni tanzimden kasıt şudur. 10-15 gün önce orada bir güvenlik riski yokken, böyle bir kuvvet kaydırmaya ihtiyaç yoktu. Irak o kadar dinamik bir şarttaki her an yeni ihtiyaçlar tezahür ediyor veya bazı ihtiyaçlar ortadan kalkıyor. O bağlamda Türkiye'nin aldığı tedbir, Irak'ın egemenliğini uzun süre etkileyecek bir tedbir değil. Gerekli görüldüğü zamanda burada aldığımız tedbirin mahiyeti, niceliği sayısal çerçevesi tekrar değerlendirilir ama o dediğim gibi alandaki şartlara bağlı. Ümit ederim, Türkiye ile Irak arasında her zaman olan dostluk ve kardeşlik ilişkisi bundan sonra da daha güçlü devam eder. En kısa zamanda, Bağdat'a bir ziyaret gerçekleştirme arzusundayım. Üçüncü tarafların yapacağı çabaların, bu konuda bizim ikili dostluğumuzu etkilememesi önem taşıyor.

Oradaki askeri mevcudiyetimiz eğitmenleri korumak içindir. Eğitmenlerimiz de sadece ve sadece Irak vatandaşları. Bunun ötesinde yapılacak yorumların karşılığı yok. Bütün Iraklı kardeşlerimizin din, mezhep ve etnik ayrım olmaksızın güvenliklerini Türkiye'nin güvenliği gibi gördüğümüzü ve Irak'ın toprak bütünlüğü ve egemenliğini bütün ülkeler terk etse bile, Türkiye'nin her zaman savunmaya devam edeceğini vurguluyorum. Irak yetkililerine karşılıklı güven içinde bu sorunları konuşmak üzere, kanalları açık tutma çağrısında bulunuyorum."

(Bitti) 


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.