Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik Diyarbakır’da

Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik, kimsenin Musa gibi konuşup, Firavun gibi icraat yapmaya hakkının olmadığını belirterek, demokrasi ve kardeşliğin lafla gelmeyeceğini vurguladı....

Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik Diyarbakır’da

banner390
Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik, kimsenin Musa gibi konuşup, Firavun gibi icraat yapmaya hakkının olmadığını belirterek, demokrasi ve kardeşliğin lafla gelmeyeceğini vurguladı. AK Parti’nin asla süreci bozan taraf olmayacağını kaydeden Çelik, Kobani olayları üzerinden HDP’ye yüklendi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik, partisinin Ergani İlçe Teşkilatı Kongresi’ne katılmak üzere Diyarbakır’a geldi. Ergani’ye geçmeden önce AK Parti Diyarbakır il binasında basın toplantısı düzenleyen Çelik, son gelişmelere ve sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kobani olayları üzerinden HDP’ye yüklenen Çelik, bölgedeki siyasi rakiplerinde iyi niyetli bir yaklaşım görmediklerini belirtti. Bölge insanının sefaletinin istismar edilmeye devam edildiğini anlatan Çelik, şunları kaydetti:

"Sefil kalması için büyük gayretler gösterildi. Kobani olayları bahane edilerek yaşanan vandalizmi bütün Diyarbakır gördü. Ben Vanlıyım, bütün Van bunu gördü. ‘Biz sokağa çıkın demokratik hakkınızı arayın dedik, şiddet eylemleri gösterin demedik’ diyorlar. Herkesin şunu bilmesi ve göz ardı etmemesi gerekiyor. Eğer baraj kapaklarını siz kontrolsüz bir şekilde açarsanız bu niye tahribat yapıyor diye şikayet etme hakkınız olmaz. Eğer bu şikayeti yaparsanız kendi ahmaklığınızı tescil ettiriyorsunuz anlamına gelir. Siz kitleleri sokağa dökeceksiniz, onları teşvik edeceksiniz ve onları ajite edeceksiniz, sonra da ‘Biz onların yaptıklarından sorumlu değiliz’ diyeceksiniz. Bunu diyemezseniz. Arabanızın balatası sağlam değilse gaza basmak felakettir. Topluma gaz vereceksiniz, ondan sonra önlerine gelen bankaları, esnafın ve sanayicinin iş yerini tahrip edecekler, masum insanların kanına girecekler, günahsız insanlara zarar verecekler ve ‘Biz bunun sorumlusu değiliz’ diyeceksiniz. Her sözünüzün başında barış diyeceksiniz, demokrasi diyeceksiniz, kardeşlik diyeceksiniz. Bunlar laf ile olmaz ki. Güzel bir atasözü var diyor ki, ‘Bal, bal demekle ağız tatlanmaz. Balı yiyip yedirmeden bal olmaz. Lafla bal olmaz. Lafla tatlılık olmaz."

"KOBANİLİLERE KUCAK AÇTIK"

Kobani’ye değinen Çelik, Kobani’de Kürtlerin ölmesini istemenin dünyanın en zalimce duygusu olduğunu dile getirdi. Hiçbir insanın ölmesini istemediklerini kaydeden Çelik, "Şimdi Halep’i Esad vuruyor. Türk ordusu gitsin Halep’i kurtarsın diyen var mı? ‘Ordu girmesin buraya’ diyorlar. Peki girmesin de ne yapmamızı istiyorsunuz. 150 bin Kobanili kapımıza dayandı. Ölümle burun buruna olan insana dili, dini, mezhebi ne olursa olsun Türkiye Cumhuriyeti Devleti sınırlarını açmak zorundadır ve açtı. Biz bunlara üç öğün aşlarını yediriyoruz. Devletimiz bunları bağrına bastı. İnsani olarak ne yapılmak isteniyorsa yapıldı. Kobani’deki durumu göz önünde bulundurarak kendi memleketlerini cehenneme çevirme hakkını nereden buluyorlar" dedi.

"DİĞER PARTİLERE HAYAT HAKKI TANIMIYORLAR"

Fethiye’de HDP’nin tabelasının indirildiğini ve parti sözcüsü sıfatı ile en şiddetli tepkiyi gösterdiğini anımsatan Çelik, "Türkiye’de her siyasi parti bu memleketin 81 vilayetinde istediği şekilde siyaset yapabilmelidir. HDP gidip Fethiye’de de, Yozgat’ta da siyaset yapabilmelidir, MHP’de Diyarbakır’da siyaset yapabilmelidir. MHP’nin fikriyatına buradakiler katılmak zorunda değildir. Oy vermezsin. Fethiye’de HDP’nin hareketine katılmak istemez. Ama onun orada var olması hakkına mani olunmazsa işte o zaman barış gelir. Sen burada diğer siyasi partilere hayat hakkı tanımıyorsun. PKK’lılar bizim partililerimizi teker teker çekerek, ‘Oradan vazgeç ve bize katıl’ diyorlar. Böyle siyaset olur mu? Demokratik siyaset, çoğulculuk, insanların hakkına ve var oluşuna saygı duymak bu mudur? Eğer gerçekten barış ve kardeşlik istiyorsak, farklılıklara tahammül edilen bir iklim istiyorsak önce kendimizden başlayalım. Kimsenin Musa gibi konuşup, Firavun gibi icraat yapmaya hakkı yoktur" diye konuştu.

"90’LARDA DERİN DEVLETİN YAPTIĞINI ŞİMDİ PKK YAPIYOR"

Partisinin her türlü ırkçılık, mezhepçilik ve bölgeciliği başından beri ayaklar altına aldığını da kaydeden Çelik, “Bundan sonra da almaya devam edecek. Kim kötü niyetlerini ortaya koyarsa koysun insanlarımızı sevmeye, kucaklamaya, barış ve hoşgörü ortamının oluşması için çalışmaya devam edeceğiz. Yakında bir seçim var. Barış içinde yarış olsun. İnsanları silahla tehdit etmeyin. 90’lı yıllarda derin devletin silah zoruyla yaptığını şimdi PKK yapıyor. 90’lı yıllarda DEP, HEP, HADEP ve DEHAP gibi aynı kökten gelen partiler vardı. Bu partilerin mensupları ve yöneticileri, ‘derin devlet yapılanmalarından zarar gelir’ diye o partinin mensupları olduklarını söyleyemezdi. Şimdi AK Parti’nin oluşturduğu demokratik ortamı ve hukuk zeminin kullanarak bazı insanlar AK Partililere hayat hakkı tanımıyorlar" şeklinde konuştu.

"AK PARTİ ASLA SÜRECİ BOZAN TARAF OLMAYACAK"

Bütün arızalara, bütün yanlışlara, HDP’nin sorumsuz yaklaşımlara ve 6-7 Ekim’de sokaklarda sergilenen barbarlığa rağmen çözüm sürecinin devam etmesi için ellerinden geleni yaptıklarına ve yapmaya devam edeceklerini vurgulayan Çelik, “Ben buradan bu konunun endişesini duyan herkese seslenmek istiyorum. Bunu bozan ve sabote eden taraf asla AK Parti olmayacak” diye konuştu.

Çelik, konuşmasının ardından Ergani ilçesine hareket etti.


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.