AK Parti'nin Ankara mitingi

- Genel Başkan ve Başbakan Davutoğlu: (4) - "Kimden gelirse gelsin ister DEAŞ, ister PKK, ister DHKP-C, teröre karşı tek bir yürek olmaya var mıyız? Teröre karşı kararlılıkla birlik, dirlik, kardeşlik demeye var mıyız? İşte yarın, bunun için seçim yapıyoruz. Yarın, vereceğiniz oylar, bu yüreği, bu yumruğu, bu birliği pekiştirecek" - "Şeytani planlar karşısında bizim Allah'tan başka sığınağımız, milletimizin duasından başka dayanağımız yoktur. O sığınaktan, o dayanaktan daha güçlü de hiçbir güç mercisi yoktur. Bu ülkeye pusu kuran, bu dine, bu vatana, bu bayrağa, bu sancağa, bu ülkeye, bu harekete pusu kuran hiçbir fesat odağına, Allah fırsat vermesin. Allah bizi de istikametten, doğru yoldan, kendi rızasından, milletin rızasından ayırmasın" - "2002'nin 3 Kasım'ından beri Türkiye sürekli büyüyor, ilerliyor, atılımlar yapıyor. Kriz ve kaos simsarları var ama milletimiz yolundan dönmüyor, dönmedi ve dönmeyecek inşallah. O günden beri bu ülkede kriz yok, kaos yok, sadece istiklal var, huzur var, kalkınma var"

AK Parti'nin Ankara mitingi

banner390

ANKARA (AA) - AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Kimden gelirse gelsin ister DEAŞ, ister PKK, ister DHKP-C, teröre karşı tek bir yürek olmaya var mıyız? Teröre karşı kararlılıkla birlik, dirlik, kardeşlik demeye var mıyız? İşte yarın, bunun için seçim yapıyoruz. Yarın, vereceğiniz oylar, bu yüreği, bu yumruğu, bu birliği pekiştirecek" dedi.

Davutoğlu, partisinin Sincan Kent Meydanı'nda düzenlenen Ankara mitinginde yaptığı konuşmada, "Demokrasiye saygısı olmayanların, milli iradeyi hiçe sayanların Türkiye'nin üzerine kabus gibi çöktüğünü" ifade ederek, "Sonra ne oldu? Önce Allah'ın, sonra milletin dediği oldu. Milleti yarasalara benzetenler, insan içine çıkamayacak hale geldi. O darbecilerin, siyasete, demokrasiye müdahale eden o zorbaların dediğiyle değil, milletin dediği oldu, milletin dediğine bakıldı" değerlendirmesinde bulundu.

AK Parti ile  3 Kasım 2002'de "Karanlık sürecin son bulduğunu" belirten Davutoğlu, şunları kaydetti:

"Sincan, halka karşı tank yürütenleri değil, demokrasiyi, hukuku, adaleti kucakladı. Herkes emin olsun. O karanlık günler bir daha geri gelmeyecek, Allah'ın izniyle, milletimizin desteğiyle o günler artık tarih oldu.  Bankaların içinin boşaltıldığı, anayasa kitapçığının fırlatıldığı, enflasyonun Türkiye'yi ekmeğe muhtaç hale getirdiği o günler geri gelmeyecek. IMF memurlarının ekonomi yönettiği o sefalet günleri geri gelmeyecek Ankaralılar. O günlerin geri gelmemesi için yarın demokrasi bayramı yapmaya hazır mıyız?

İşte AK Parti kuruldu 14 Ağustos 2001 ve o karanlık günler sona erdi. Milletin iradesini temsil eden AK Parti, yekpare bir şekilde milli iradenin sembolü olarak kurucu genel başkanın Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın etrafına kilitlendi, bir oldu, beraber oldu ve bugünlere geldik. O günden beri Türkiye, demokrasiden, özgürlüklerden, refah ve kalkınmadan geriye bir tek adım atmadı."

- "Büyük çabalara girdiler ama suları tersine akıtamadılar"

Çeşitli tuzakların, pusuların kurulduğu, kirli senaryoların sergilendiğini anımsatan Başbakan Davutoğlu, "Çok büyük çabalara girdiler ama suları tersine akıtamadılar. Artık, su hedefine doğru yürüyor. O suyu tersine akıtmak mümkün mü?" diye konuştu.

Vatandaşlara "Demokrasiyi geriye döndürmek mümkün mü?" diye soran Davutoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

"Tekrar 28 Şubat şartlarına, 12 Eylül şartlarına dönmek mümkün mü? AK Parti ile Türkiye her zaman ileriye dönük adımlar attı. 28 Şubat günlerini geri getirmek için 27 Nisan'da muhtıra verildi. Bu ülke için geceli gündüzlü çalışan kadroları, siyasetten men etmek için 2008'de AK Parti'ye kapatma davası açıldı. Kapatabildiler mi? 

Ankaralılar, millet aşkıyla yola çıkanları durdurmak mümkün mü?  O zaman kapatamadılar, bugün durdurabilirler mi? Siz, bu işe aşkla sarılmışken AK Parti'nin yürüyüşüne pranga vurabilirler mi? İstiklal Harbi'nin baş şehri Ankara, istikbale yürüyüşümüzü durdurabilirler mi?  Partimizi kapatamayınca gençlerin vicdanlarını karanlık senaryolarına alet ederek, Gezi kalkışmasıyla bir kaos, bir kargaşa çıkarmaya çalıştılar. O da olmadı, devletin en mahremine sızan paralel çetelerle karanlık senaryolar yazdılar ama muvaffak olamadılar."

- "Teröre, şiddete, terör örgütlerine arka çıkıyorlar"

Başbakan Davutoğlu, "Demokrasiye karşı, AK Parti karşısında hepsi bir araya geldiler" ifadesini kullanarak, "Aynı çatının altında bulundular, çatı aday çıkardılar, aynı safta buluştular. Yine olmadı. Görüyorsunuz, şimdi de teröre, şiddete, terör örgütlerine arka çıkıyorlar" dedi.

Diyarbakır, Suruç ve Ankara Garı'nda meydana gelen olaylarda yüreklerin yandığını belirten Davutoğlu, "Daha sonra askerimizi, polisimizi, korucumuzu ve vatandaşlarımızı şehit ettiler. Buradan bir kez daha bu teröre karşı mücadelede ve bu terör saldırılarında hayatını kaybeden vatandaşlarımıza, askerlerimize, polislerimize, korucularımıza ve vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum. Her bir can bizim canımızdır. Kaybettiğimiz hiçbir can bizim dışarıda gördüğümüz, ötekileştirdiğimiz bir can değildir" diye konuştu.

Tüm vatandaşları "teröre karşı tek bir yumruk olmaya" çağıran Başbakan Davutoğlu şunları söyledi:

"Kimden gelirse gelsin ister DEAŞ, ister PKK, ister DHKP-C, teröre karşı tek bir yürek olmaya var mıyız? Teröre karşı kararlılıkla birlik, dirlik, kardeşlik demeye var mıyız? İşte, yarın bunun için seçim yapıyoruz. Yarın, vereceğiniz oylar, bu yüreği, bu yumruğu, bu birliği pekiştirecek. 

Şeytani planlar karşısında bizim Allah'tan başka sığınağımız, milletimizin duasından başka dayanağımız yoktur. O sığınaktan, o dayanaktan daha güçlü de hiçbir güç mercisi yoktur. Bu ülkeye pusu kuran, bu dine, bu vatana, bu bayrağa, bu sancağa, bu ülkeye, bu harekete pusu kuran hiçbir fesat odağına Allah fırsat vermesin. Allah bizi de istikametten, doğru yoldan, kendi rızasından, milletin rızasından ayırmasın."

Davutoğlu, 2002'de iktidara geldiklerinde "artık söz de, karar da milletindir" dediklerini anımsatarak, o günden bu yana Türkiye'nin büyüdüğünü belirtti. 

Ezanın okunması üzerine konuşmasına ara veren Davutoğlu, Allah'ın ezanı, bu diyarlardan eksik etmemesi temennisinde bulundu.

Başbakan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Allah, Mehmet Akif'in Tacettin Dergahı'nda yazdığı İstiklal Marşı'ndan sonra dediği gibi 'bir daha bu millete İstiklal Marşı yazdırmak zorunda bırakmasın.' Hacı Bayram-ı Veli'nin aşkını, Türkiye Büyük Millet Meclis'ini kuran iradenin milli kimliğini ve hepimizdeki istiklal aşkını yüreğimizden hiç eksik etmesin. İstiklal orduları gibi Mustafa Kemal öncülüğünde istiklal orduları gibi bugün de istikbal ordularını mutlaka muzaffer kılsın. 

2002'nin 3 Kasım'ından beri Türkiye sürekli büyüyor, ilerliyor, atılımlar yapıyor. Kriz ve kaos simsarları var ama milletimiz yolundan dönmüyor, dönmedi ve dönmeyecek inşallah. O günden beri bu ülkede kriz yok, kaos yok, sadece istiklal var, huzur var, kalkınma var. Borçlarının faizini bile ödeyemeyen Türkiye'den aldık bu ülkeyi, şimdi dünyanın en büyük 17'nci ekonomisi ve Avrupa'nın en büyük 6'ncı ekonomisi haline getirdik."

Vatandaşlara "Biz 13 yıl içinde bu ülkenin itibarını koruduk mu?" diye soran Davutoğlu, "Biz 13 yıl içinde, tasfiye olmaya doğru giden bir ekonomiden aldığımız bir ülkeyi, kalkınan bir ekonomi haline getirdik mi? Biz, 13 yıl içinde bu al bayrağı, dünyanın her yerinde onurla dalgalandırdık mı? Gece gündüz çalıştığımıza şahitlik eder misiniz? Tatili haram bilip, gece gündüz bu al bayrağın onuru için koştuğumuza, koşturacağımıza şahitlik eder misiniz?" ifadelerini kullandı.

Davutoğlu, önlerine engeller konulacağını ancak kendilerinin bunu aşacağını vurgulayarak, "Önümüze barikatlar koyacaklar, yıkacağız. Önümüze, bloklar getirecekler aşacağız. Çünkü, bizim yürüdüğümüz yol, milletin yolu, aşkın yolu. Milletimizle beraber bu yolu yürümeye devam ediyoruz" dedi.

(Sürecek)


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.