Bakan Bozkır’dan, Ab’ye İnce Eleştiri

AB Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır, “Türkiye danışılmadan kağıtlar üretilirse, Türkiye’ye danışılmadan basın açıklaması yapılmaya devam edilirse bu bizim yolumuzdan ayırmamız için bir neden teşkil etmez. Biz yine bildiğimiz...

Bakan Bozkır’dan, Ab’ye İnce Eleştiri

banner390
AB Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır, “Türkiye danışılmadan kağıtlar üretilirse, Türkiye’ye danışılmadan basın açıklaması yapılmaya devam edilirse bu bizim yolumuzdan ayırmamız için bir neden teşkil etmez. Biz yine bildiğimiz yolda devam ederiz. Buradaki ince nokta, AB bu sürecin devamında bizle beraber olacak mı, olmayacak mı? Biz bu süreci yürütmeye kararlıyız. Bildiğimiz şekilde yürüteceğiz. Son noktaya kadarda götüreceğiz. Şayet o noktada AB, Türkiye gibi bir ülkeyi üye yapmama lüksüne sahip olmaksızın, üye yapmama gibi yanlış bir karar alırsa Türkiye’nin çok fazla umurunda olmaz” dedi.

Dışişleri Bakanlığı ve Avrupa Birliği bakanlıklarının Antalya Temsilciliklerinin açılışı, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, AB Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır’ın katılımıyla gerçekleştirildi.

Antalya Valiliği yeni hizmet binasında gerçekleştirilen açılış töreninde konuşan Bakan Çavuşoğlu, 4’ncü temsilciliklerini Antalya’da açtıklarını söyledi.

Başbakan Davutoğlu’nun yurt içinde 3 temsilcilik açtığını aktaran Çavuşoğlu, bunun nedeninin diplomasideki yapısal değişiklik, kapalı kapılar arkasından çıkarak sivil toplum örgütlerine kadar yayılması olduğunu belirtti.

Diplomasinin çok dinamik bir yapı kazandığını ifade eden Çavuşoğlu, “Aktif, çok boyutlu ve vizyoner bir dış politika izliyoruz. Bu çok boyutlu politikanın sadece Dışişleri Bakanlığımız tarafından yürütülemeyeceğinin de farkındayız. O nedenle bütün şehirlerimizi ve şehrin dinamiklerini de öncelikle Antalya gibi Türkiye’nin dünyaya ve Avrupa’ya açılan bir penceresi olan şehrin diplomasiye katılımını ve katkısını artırmak istiyoruz. Bu aktif dış politikamızın nasıl yurt dışında etkinliğini görüyorsak, uluslararası örgütlerin, farklı ülkelerin de ilgisinin arttığını her birlikte görüyoruz. 2002 yılında ülkemizdeki toplam büyükelçilikler, başkonsolosluklar ve uluslararası örgütlerin temsilcilik sayısı 166. Bugün bu rakamın 254’e yükseldiğini görüyoruz. Antalya’da bundan nasibini almaktadır" ifadesini kullandı.

İstanbul’un New York’dan sonra dünyada en fazla başkonsolosluk açılan 2. şehir olduğunu hatırlatan Çavuşoğlu, “Antalya’nın sunduğu hizmetler, doğal güzelliği ve sivil toplum örgütleriyle Türkiye’nin önemli bir şehridir. Önümüzdeki yıl Antalya’yı diplomasinin merkezi yapacağız. NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı ve G20 zirvesi Antalya’da olacak” dedi.

Günümüzdeki turizmin niteliğinin değiştiğine değinen Çavuşoğlu, “Antalya’ya kış aylarında 100 bin turist golf oynamak için geliyor. Geçen yıl bin 500 futbol takımı Antalya’da kamp yaptı. Misafirperverlikten memnun kalan bir çok yabancı Antalya’ya yerleşti. Hemşehri olduk. Böylesine insanların ilgisini çeken bir ilde, temsilcilik açılması doğaldır" diye konuştu.

AB Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır, AB ofisinin açılmasının basit bir karar olmadığını belirterek, İstanbul’dan sonra ikinci ofisin Antalya’da hizmete girdiğini söyledi.

“TEMSİLCİLİĞİMİZ SİVİL TOPLUMLA ÇALIŞACAK”

Antalya’yı önemli bir nokta olarak gördüklerini ifade eden Bakan Bozkır, sözlerini şöyle sürdürdü:“Sadece AB logosunun AB temsilciliğinin olduğu bir binadan ibaret değil. Burada öncelikle AB sürecinin, AB’nin Türkiye’ye olan öneminin daha iyi anlaşılması ve bununla birlikte çalışan çeşitli sektörlerin gücünün artırılması amacını güdüyoruz. Öncelikli olarak sivil toplum, Türkiye’de demokrasinin çok önemli bir unsurudur. Türkiye’de bugün 104 bin STK var. Demokrasinin en iyi göstergesi sivil toplumdur. Antalya’da açılan bu ofisle birlikte, sivil toplumla birlikte çalışmak, bu enerjiyi sağlayarak daha ileriye adımlar atmayı planlıyoruz.”

PROJELERLE AB KAYNAKLARINDAN FAYDALANILACAK

Sivil toplumla ilgili AB projelerinin olduğunu kaydeden Bakan Bozkır, sözlerini şöyle sürdürdü: “Önümüzdeki yıl 11 milyon Avro, 2020 yılına kadar da 180 bin Avroyu sivil toplumumuzun gelişmesi ve AB sürecinde daha etkin yer alması için projelendirmeyi planlıyoruz. Proje yapmak çok önemli. Maalesef bizim 4.7 milyar avro önümüzden AB’den alabileceğimiz imkan var. Proje yapmanın ayrı bir moderitesi var. Proje yapmayı önce eğiterek öğretmemiz lazım. Projeler yapıldıktan sonra bu parayı toplumumuzun istifadesine sunmamız gerekiyor. Bu ofis proje eğitimini gerçekleştirecektir. Bütün komşu illerden arkadaşlar eğitim alabilecek. İletişim çok önemli, 11 milyon turistin geldiği Antalya’da sadece Antalya’yı tanıtmak değil, ziyaretçiler Türkiye’nin AB süreciyle neler yaptığı, demokrasisinde, insan hakları, hak ve özgürlüklerde, hukukun üstünlüğünde, çevrede, gıda güvenliğinde tarım alanında, fasıllarda kaydettiği gelişmelerin gözlemcisi olacaklardır. Ülkelerinde anlatacaklardır.”

“AB MÜZAKERE SÜRECİNİ YÜRÜTME VE SONUÇLANDIRMA KARARLILIĞI”

AB sürecinden de bahseden Bakan Bozkır, “AB üyeliği herhangi bir örgüte üyelik değildir. AB üyelik günlük yaşamımızın her anını etkileyen, insanların hayat standardını yükselten, geleceğe umutla bakmasına imkan sağlayacak, bir standartlar silsilesidir. Türkiye bütün gücüyle bu standartlara erişmek ve insanını çok daha mutlu yarına götürmek, geleceğe güvenle bakarken de, ülkenin her alanında gelişme amacını taşımaktadır. Bu sürecin devam etmesi her zaman Türkiye’nin deyimi olmuştur. Bundan sonra da bu sürecin devamıyla birlikte Türkiye’nin önemli kazanımları olacaktır. AB ilişkimizin çok uzun süre devam ettiğini düşünenler, geçen birkaç yıldır fasılların açılmadığını söyleyenler olabilir. AB’den gelen tenkitlerin acımasız olduğunu söyleyenler olabilir. Ama Türkiye bu müzakere sürecini kendi moderiterliliğiyle yürütme ve sonuçlandırma kararlılığındadır” şeklinde konuştu.

AB’NİN ‘BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ YOK’ AÇIKLAMASINI KABUL ETMEMİZ MÜMKÜN DEĞİL

Bakan Bozkır, AB’nin bir açıklamasına da değinerek konuşmasına şöyle devam etti:“Bir süredir şunu söylüyorum. AB ilerleme raporu hazırladığı zaman bu kağıt, AB’nin kağıdı değildir, ortak kağıdımızdır. Brüksel’de hazırlanıp ‘Alın bunu uygulayın’ denilen hiçbir kağıt Türkiye için geçerli değildir. Bütün Türkiye ile alınacak kararların birlikte alınması tartışılması ondan sonra yürürlüğe konulması çok önemlidir. Son zamanlarda, özellikle de son hafta zarfında AB’de çeşitli çevrelerden Türkiye’de basın özgürlüğü olmadığı, bazı eksikliklerin olduğuna dair çeşitli açıklamalar geldi. Bu açıklamalar gerçekten son derece acil bir şekilde ve konunun ne olduğu tam anlaşılmadan, bir pazar günü öğle saatlerinde aynı ifadelerle çeşitli noktalardan gelen açıklamalar oldu. Böyle bir şekli bizim kabul etmemiz mümkün değildir. AB ile bu ilişkiyi birlikte yürüteceksek, bunun moderitelerini birlikte saptamamız lazım. AB ile moderitelerinin birinci esası şudur. Öncelikle birbirimize saygı duyacağız. Bu bir amir memur, öğretmen öğrenci ilişkisi değildir. Türkiye hiçbir zaman böyle bir ilişkiyi kabul etmemiştir, bundan sonra da kabul etmeyecektir. Böyle bir ilişki de önce birbirimize saygı duyacağız. Bir karar alınacaksa, öncelikle bunu tartışacağız. Bir açıklama yapılacaksa önce bu açıklamanın menşei olan konuyu gelip bizle tartışacaklar, öğrenecekler ve onun sonucunda aynı kanaatte iseler bu açıklamayı yapmada bir beis yok. Ama gerçekten böyle bir ilişkinin sürmesi için bu moderite şarttır.”

TÜRKİYE AÇTIĞI FASILLARI İKİ SENE İÇİNDE KAPATACAKTIR

‘Eğer bu moderiteye riayet edilmezse ne olur’ diye soran Bakan Bozkır, şunları söyledi: “2006’nın Aralık ayından beri Türkiye bazı fasılların askıya alınması kararları ile birlikte bu süreci kendi zamanlamasıyla, kendi iradesiyle, kendi yöntemleriyle yürütmektedir. Bundan sonra bu şekilde yürütecektir. AB fasıl açsın açmasın. Türkiye bütün fasılları açmıştır. 2 sene içinde bütün açtığı fasılların tamamını kapatacaktır. Bugün 28 faslı açmış,14 faslı kapatmış bir Türkiye’den bahsediyoruz. Şayet AB bütün fasılları kapatmış olduğu noktada henüz daha şu faslı mı bu faslı mı açayım, kendi içindeki kaynaşması içinde olursa bu bizim sorunumuz değildir. Bugün itibariyle açılmamış bütün fasılları, numaralarını bir torbaya koysalar ve tombala çeker gibi bir numara çekseler o çıkan numaranın karşısındaki faslı, Türkiye 2 ay içinde açmaya muktedirdir. Açmaya hazırdır. Fasıl açmak bizim sorunumuz olmaktan çıkmıştır. AB’nin bir sorunudur. Açarlarsa memnun oluruz, açmazlarsa biz, zaten 8 senedir sürdürdüğümüz çabayı, kendi yararımıza olduğunu düşündüğümüz için devam ettiririz.”

TÜRKİYE’NİN ÇOK FAZLA UMURUNDA OLMAZ

Son 3 senedir belki hiçbir fasıl açılmadığını kaydeden Bakan Bozkır, “Türkiye, 167 reform yasasını meclisten geçirdi. Son 10 senede 2 bin reform yasasını meclisten geçirdi. Yürürlüğe soktu. Türkiye bunu kendi inancına uygun olduğu, geleceğine uygun olduğu için yürütmektedir. Şayet bu moderatiye uyulmazsa Türkiye danışılmadan kağıtlar üretilirse, Türkiye’ye danışılmadan basın açıklaması yapılmaya devam edilirse bu bizim yolumuzdan ayırmamız için bir neden teşkil etmez. Biz yine bildiğimiz yolda devam ederiz. Buradaki ince nokta, AB bu sürecin devamında bizle beraber olacak mı, olmayacak mı? Biz bu süreci yürütmeye kararlıyız. Bildiğimiz şekilde yürüteceğiz. Son noktaya kadar da götüreceğiz. Şayet o noktada AB, Türkiye gibi bir ülkeyi üye yapmama lüksüne sahip olmaksızın, üye yapmama gibi yanlış bir karar alırsa Türkiye’nin çok fazla umurunda olmaz. Ama bizim amacımız Türkiye’yi o noktaya getirmek Avrupa’nın doğru resme bakmasını sağlamak, doğru resme bakan bir Avrupa eğer yanlış bir karar alırsa da Türkiye zaten bugün için çok başka noktadadır. Üye olduğu takdirde Avrupa’nın 22 ülkesinden daha iyi ekonomik duruma sahiptir. Demokrasi bakımından, serbest piyasa ekonomisine uyum bakımından AB üye ülkelerinin çoğundan daha iyi durumdadır. AB ile vizeler kalktığında Türkiye vize koymak mecburiyetinde kalacaktır. Türkiye çünkü bir çekim merkezi haline gelmiştir. Ekonomik, kültürel olarak, her bakımdan Avrupa’dan Türkiye’de doğru iş bulmak için bir akım olacağı kesindir. Türkiye’den de AB ülkelerine çalışmak için gidenin olacağını düşünmüyorum. Bizi en çok rahatsız eden vizenin biran önce kalkması lazım. Türk insanının hak etmediği büyükelçiliklerin önünde beklemek, sayısız belgeyi tamamlamak ve bu eziyeti çekmek noktası geride kalmıştır. Geri kabul anlaşmasıyla birlikte başlattığımız vize süreci bu sene içinde tamamlanacak ve bütün vizeler kalkmış olacaktır. Kalkmadığı takdirde imzaladığımız geri kabul anlaşmasını 3 yılın sonunda, 6 aylık sürenin geçmesinin akabinde fesih etme hakkına sahibiz.”

Antalya valisi Muammer Türker de, Antalya’nın AB sürecinde önemli bir yeri olduğunu belirterek, kentte 43 bin yerleşik yabancı, 4 konsolosluk ve 34 ülkenin fahri konsolosluğu olduğunu kaydetti.

Konuşmaların ardından Çavuşoğlu ve Bozkır ile protokol, temsilciliklerin açılış kurdelesini kesti.


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.