Başbakan Davutoğlu Konya'da

- Davutoğlu: (2) - "Orta Asya çocukları, Mezopotamya çocukları, Rumeli çocukları hepsi yerlidir, millidir. Hepsi bu vatanın evladıdır, hepsi bu vatanda onurlu yaşam mücadelesinde sizden çok daha ulvi yerlere sahiptir. Yine aynı gazete bir Ermeni milletvekili adayımız için de soruyor. Asırlarca bu topraklarda yaşamış Müslüman, Hristiyan, Türk, Ermeni, Kürt, Boşnak, Arnavut her kim varsa Alevi, Sünni hepsi yerlidir, millidir. Milli olmak, yerli olmak kanla değil, genetikle değil, zihniyetle olur, bu topraklara bağlı olup olmamakla olur" - "Türkiye'de meşru güvenlik güçlerimiz dışında tek bir silahlı unsur kalmayana kadar mücadelemiz devam edecek. Çatışmasızlığı çok denedik, fakat her çatışmasızlık döneminde haince bir sonraki saldırıya hazırlık içine girildiğini de gördük. Onun için bu mübarek arife gününde Türkiye'nin huzuru için, kardeşliği için sesleniyorum, silahları gömün, silahları değil toprak altına, magmaya kadar gömün"

Başbakan Davutoğlu Konya'da

banner390

KONYA (AA) - AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Orta Asya çocukları, Mezopotamya çocukları, Rumeli çocukları hepsi yerlidir, millidir. Hepsi bu vatanın evladıdır, hepsi bu vatanda onurlu yaşam mücadelesinde sizden çok daha ulvi yerlere sahiptir. Yine aynı gazete bir Ermeni milletvekili adayımız için de soruyor. Asırlarca bu topraklarda yaşamış Müslüman, Hristiyan, Türk, Ermeni, Kürt, Boşnak, Arnavut her kim varsa Alevi, Sünni hepsi yerlidir, millidir. Milli olmak, yerli olmak kanla değil, genetikle değil, zihniyetle olur, bu topraklara bağlı olup olmamakla olur" dedi.

Davutoğlu, Dedeman Oteli'nde gerçekleştirilen AK Parti İl Teşkilatının akşam yemeği ve bayramlaşma programına katıldı. 

Türkiye'de terör belasıyla mücadeleyi sürdürürken, demokratikleşme üzerinden insan haklarını ve hukuk devleti kurallarını işletmeye çalıştıklarını belirten Davutoğlu, Ramazan Bayramı'nın hemen ertesinde terör örgütleri DEAŞ, PKK ve DHKP-C'nin ülkenin her yerinde devlete ve millete neredeyse savaş ilan ettiğini kaydetti.

Davutoğlu, terör örgütlerinin 7 Haziran seçiminin ardından Türkiye'de bir yönetim boşluğu olacağını düşünerek, "tam da vakit bu andır, Türkiye'ye darbe vurma vaktidir, Türkiye'deki kardeşliği tahrip etme vaktidir" diye "puslu havalarda harekete geçen çakallar sürüsü" gibi Türkiye'ye saldırıya niyetlendiklerini belirtti. 

Terörle mücadelede 23 Temmuz'dan bu yana huzur ve demokrasinin temini için süren operasyonlarda ne kadar kararlı olduklarının herkes tarafından görüldüğünü ve bu kararlılığın devam edeceğinin yine herkes tarafından bilinmesi gerektiğini vurgulayan Başbakan Davutoğlu, "Bu ülkenin bölünemeyeceğini, bu ülkede kardeşin kardeşe kırdırılamayacağını herkes gördü" dedi.

Davutoğlu, yurt içinden ve yurt dışından bir takım çevrelerin gizli ya da açık bazı teşebbüslerde "çatışmasızlık ortamına tekrar girilsin" diye çağrıda bulunduklarını belirterek, şöyle devam etti:

"Onların duyması için söylüyorum, Türkiye'de meşru güvenlik güçlerimiz dışında tek bir silahlı unsur kalmayana kadar mücadelemiz devam edecek. Çatışmasızlığı çok denedik, fakat her  çatışmasızlık döneminde haince bir sonraki saldırıya hazırlık içine girildiğini de gördük. Onun için bu mübarek arife gününde Türkiye'nin huzuru için, kardeşliği için sesleniyorum, silahları gömün, silahları değil toprak altına, magmaya kadar gömün. Demokrasinin olduğu her yerde herkes fikrini serdedebilir, ama demokrasinin olduğu yerde fikirler serbestçe serdedilirken eğer birileri silah üzerinden bize bir şey dayatmak isterse, bu dayatma karşısında bugün Kurban Bayramı'nın hemen arifesinde gönül birlikteliğiyle hep beraber Türk, Kürt, Sünni, Alevi her kökenden kardeşimizle omuz omuza, gönül gönüle bir arada oluruz. Silahların karşısındaki en büyük güç, gönüllerin birliğidir. Burada Konya'da ve Türkiye'nin her yerinde yarın bayram namazında omuz omuza verirken, kimse kimseye hangi kökendensin, Türk müsün, Kürt müsün, Sünni misin, Alevi misin, İstanbullu musun, Hakkarili misin, Konyalı mısın diye sormayacak."

- "En büyük kudret gönüllerimizdeki muhabbet duygusudur"

Vatandaşlardan yarın bayram namazından sonra "selamlaşma, gönül seferberliği" başlatmalarını isteyen Başbakan Davutoğlu, "Bütün bu silahların, mermilerin, patlayıcıların karşısındaki en büyük kudret gönüllerimizdeki muhabbet duygusudur" diye konuştu.

Türkiye'nin iki aşırı ucun tehlikeli saldırısıyla karşı karşıya kaldığını, bir tarafta Türkleri, Kürtleri, Sünnileri ve Alevileri birbirine düşürmek isteyen terör örgütlerinin, diğer tarafta ise ırkçı söylemlerle, terör örgütüyle aynı safta durmaya gayret gösteren, Ergenekon benzeri yapıların saldırılarına maruz kaldığını anlatan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bugün adını anmaktan imtina edeceğim, ama çok satan ve her zaman yalanıyla maruf olan bir gazete bir manşetle yayınlandı. Sayın Cumhurbaşkanımızın geçen hafta 'Teröre Karşı Milyonlarca Nefes' mitinginde zikrettiği bir söz, doğru ve arkasında durduğumuz bir söz üzerine, 'yerli ve milli 550 milletvekilini Meclis'e gönderin' diye halka hiçbir parti ayrımı yapmadan bir çağrıda bulunduğunda bir takım tepkiler geldi. Bugün bu gazete manşetinden yıllarca bu millete hizmet için gece gündüz çalışan bazı bakanlarımızı da manşetinden göstererek ve bunların Kürt olduğunu ifade ederek, 'bunlar mı milli' diye sordu. Sizin gibi milli olmaktansa bu vatanın birliği için gece gündüz çalışan o Kürt kardeşlerimiz gibi milli olmak en büyük onurdur.

Ben o bakan arkadaşlarımı Sayın Mehmet Şimşek'in, Sayın Mehdi Eker'in yıllardır gece gündüz nasıl çalıştığına şahidim. Onlar çalışırken bu ülkenin asil evlatları olarak çalıştılar, hiçbir ayrım gözetmeden onurlu Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşı olmanın aşkıyla çalıştılar, şimdi onları milli olmamak ya da bir suçlu gibi gazetelerde teşhir eden zihniyet ırkçılığın en adicesini ortaya koyuyor. Her türlü ırkçılığa karşıyız. Kürt kardeşlerimizi istismar eden PKK'nın bölücü zihniyetine ve onlara en büyük baskıyı yapan, geçen sene Kurban Bayramı'nda 16 yaşındaki, 18 yaşındaki Kürt gençlerini beşinci kattan linç ederek atan o zihniyet ne kadar lanetliyse, onlar karşısında bütün vatandaşlarımızın eşit olduğu, Türkiye Cumhuriyeti devleti sınırları içinde bazı kardeşlerimizi kökenleri dolayısıyla ötekileştiren, dışlaştıran zihniyette aynı ölçüde bu vatanda düşmandır, aynı ölçüde hain ve alçaktır."

Başbakan Davutoğlu, aynı gazetenin "Bunlar mı milli" diyerek, Batı Trakya'da çile içinde büyüyen ve okumak için Meriç Nehri'ni geçerek, kaçarak Türkiye'ye gelen Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu'nu da manşetine taşıdığını belirterek, "Evet Rumeli'nin bütün evlatları sizden daha millidir, sizden daha çok bu vatana sadıktır. Yine Afganistan'dan gelmiş bir Türk soylu, Türkmen milletvekili adayı için de soruyor 'bu mu milli' diyerek. Evet, Orta Asya çocukları,  Mezopotamya çocukları, Rumeli çocukları hepsi yerlidir, millidir. Hepsi bu vatanın evladıdır, hepsi bu vatanda birlikte onurlu bir şekilde yaşama mücadelesinde sizden çok daha ulvi yerlere sahiptir. Yine aynı gazete bir Ermeni milletvekili adayımız için de soruyor, asırlarca bu topraklarda yaşamış olan Müslüman, Hrıstiyan, Türk, Ermeni, Kürt, Arnavut, Boşnak, Alevi, Sünni kim varsa hepsi yerlidir, hepsi millidir. Milli olmak, yerli olmak kanla değil, genetikle değil, zihniyetle olur, bu topraklara bağlı olup olmamakla olur" değerlendirmesinde bulundu. 

- "Bizler 78 milyon tek bir dokudan, tek bir mayadan bir araya gelmiş ayrılmaz bir bütünüz"

Bölücü terör örgütünün Türk, Kürt ayrımı yapmadan Silvan'da annesinin alışveriş için çarşıya gönderdiği 12 yaşındaki Fırat'ı isimli çocuğu, çorbacıda Şehmuz isimli bir genci, Erzincan-Kemah yolunda Makbule isimli bir kadını katlettiğini anımsatan Davutoğlu, şunları söyledi:

"O terör zihniyetiyle güya ona karşı tavır aldığını düşünen ırkçı zihniyet arasında fark yok. Bizler 78 milyon tek bir dokudan, tek bir mayadan bir araya gelmiş ayrılmaz bir bütünüz. Bu mayayı şöyle bir karsanız arkasında Hazreti Mevlana'nın felsefesi çıkar, arkasından 'bir olalım, iri olalım, diri olalım' diyen Hacı Bektaşı Veli çıkar, arkasından Akşemseddin çıkar, Fatih Sultan Mehmet çıkar ve İstiklal Harbinde bir milletin istiklali ve onuru için omuz omuza yürüyen ve şehadete yürüyen atalarımız çıkar. Kim 78 milyonu bölmek isterse, 78 milyonun arasına nifak sokmak isterse, onların karşısında kaya gibi duracağız. Onların karşısında yıkılmaz bir set olacağız." 

Bugün de bazı kritik gelişmelere müdahil olduğunu ve bu yüzden programa geç kaldığını aktaran Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Her an yeni bir gelişmeyle karşı karşıyayız, her an teyakkuz halinde olmak durumundayız. Hiçbir zaman sembolik olarak ifade ediyorum, Uhud'un okçular tepesini terk etmeyeceğimiz kritik günlerden geçiyoruz" dedi.

(Sürecek)


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.