Başbakan Davutoğlu Konya’da

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Şişli Belediyesi’nde yaşanan olaylarla ilgili CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun hesap vermesi gerektiğini ifade ederek, “Kılıçdaroğlu’nun hesap vermesi lazım, hesaptan kaçamaz. Daha Şişli’yi yönetemeyen...

Başbakan Davutoğlu Konya’da

banner390
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Şişli Belediyesi’nde yaşanan olaylarla ilgili CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun hesap vermesi gerektiğini ifade ederek, “Kılıçdaroğlu’nun hesap vermesi lazım, hesaptan kaçamaz. Daha Şişli’yi yönetemeyen Kılıçdaroğlu Türkiye’yi yönetmeye nasıl talip olabilir” dedi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Konya Büyükşehir Belediyesi Spor ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen AK Parti Konya 5. Olağan İl Kongresi’ne katıldı. Kongreye, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun yanı sıra, Hamas Lideri Halid Meşal, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, AK Parti Genel Başkan Yardımcılar, belediye başkanları, davetliler ve partililer katıldı. Başbakan Ahmet Davutoğlu salona gelişinde partilileri selamlayarak karanfil attı.

“KALKINMIŞ TÜRKİYE TÜM MÜSLÜMANLAR İÇİN BİR GÜÇ KAYNAĞIDIR”

Kongrede açılış konuşmalarının ardından konuşan onur konuğu Hamas Lideri Halid Meşal, “Hepinize Allah mübarek eylesin. Sevgili kardeşim ve dostum Adalet ve Kalkınma Partisi Genel başkanı Başbakan Ahmet Davutoğlu’nu ve arkadaşlarını tebrik ediyorum ve sizlerle beraber olmaktan mutluluk duyuyorum. Kahramanlar şehri Konya. Filistin’den size selam olsun. Direnişin ve izzetin sembolü olan Gazze’den size selam olsun. Öyle bir Gazze’ki, Gazze’deki o ambargonun kaldırılması için bu mübarek ülkenin 9 ferdi şehit olmuştur. Rabbim, Türk ümmetinin şehitlerine, Filistinlilerin şehitlerine ve tüm İslam ümmetinin şehitlerine rahmet eylesin. Ben şahsen Hamas lideri olarak aynı zamanda Hamas’taki İslami direniş örgütünden burada bulunan kardeşlerimizin de selamı var. Sayın Başbakan bizler, AK Parti’nin değerli üyeleri ve sizlerin Türkiye’de son yıllarda göstermiş olduğu bu büyük kalkınma hamlesinden dolayı sizleri tebrik ediyoruz. Filistin’den de sizlere selam olsun. Şunu söylemek istiyorum, güçlü bir Konya, güçlü bir Türkiye, güçlü bir Kudüs, güçlü bir Filistin demektir. İnşallah zafer yolunda Allah hem sizinle, hem bizimle beraberdir. Demokratik, istikrarlı, kalkınmış Türkiye tüm Müslümanlar için bir güç kaynağıdır” dedi.

“BİR YİĞİT ADAM” ŞARKISI COŞTURDU

Hamas Lideri Halid Meşal’in konuşmasının ardından AK Parti Konya İl Başkanlığı tarafından hazırlanan kongre özel filmi izlendi. Daha sonra Ayna grubundan sanatçı Erhan Güleryüz, Başbakan Ahmet Davutoğlu için sürpriz olarak hazırlanan “Bir Yiğit Adam” isimli şarkıyı seslendirdi. Bu sırada salonda büyük coşku yaşandı. Şarkının ardından Başbakan Davutoğlu sahneye çıkarak Erhan Güleryüz ve grupta bulunanlara karanfil verdi.

Kongrede konuşan Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Size iki özel selam ileteceğim” diyerek, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dan selam getirdim. Bir selam da Evladı Fatihan’dan getirdim. Son bir hafta içinde dört başkentimizi ziyaret ettim. Pazar günü Ankara kongresini muhteşem katılımla yaptık. Sonra Üsküp’e gittik. Üsküp’ten İstanbul’dan önceki payitahtımız Edirne ve sonra İstanbul’a geldim. Şimdi’de Konya’dayım. Beş günde dört mukaddes payitahtı ziyaret ettim. Biraz önce Hamas Lideri Halid Meşal bir olaydan bahsetti. 1980’de İsrail bizim Kudüs’ümüzü kendi başkenti ilan ettiğinde Konyalılar sokağa çıktılar ve Kudüs bizim onurumuzdur dediler. 12 Eylül ihtilalini yapanlar da bu mitingi gerekçe kılmaya çalıştılar. Bu kongreler bizim için bir ahitleşme günüdür. Allah sizden razı olsun. Allah Konyalıların ve bu ülkenin başını hiçbir zaman öne eğdirmesin. Al bayrak dünya mazlumlarının sembolüdür. Bu al bayrağı bir nebze dahi kalbimizden çıkamayacağız” dedi.

“TEK TEK GELMEYEN, TOPUNUZ BİRLİKTE GELİN”

Başbakan Ahmet Davutoğlu geçtiğimiz bir yılın muhasebesini yaparak, “Neden birileri tam da İslam dünyasında ve dünyada her yere sahip çıkacak kudrette bir Türkiye Cumhuriyeti’nin vakur tavrı ortaya çıktığında neden birileri rahatsız oldu ve önce Gezi provokasyonları ortaya çıktı. Gezi provokasyonlarıyla daha sonra asırlık çınar ağaçlarına sessiz kalanlar 10 kadar ağacın taşınması sebebiyle Türkiye’yi kargaşa haline dönüştürmek istediler. Hemen bütün uluslar arası medya onlarla yayın yaptı. Vermek istedikleri imaj Türkiye’de kriz var imajıydı. Sonra 17-25 Aralık olaylarında, düğmeye basılmış gibi içerde ve dışarıdaki hainler tam da biz Cumhurbaşkanımızla geçen sene buraya Şeb-i Arus’a hareket ederken bir darbe girişiminde bulundular. Yolsuzluklar görüntüsü altında tam bir darbe girişimiydi bu. Susturmak istedikleri ses Türkiye’nin mazlumlara sahip çıkan sesiydi. Susturmak istedikleri ses Türkiye’nin küresel adalet diye haykıran sesiydi. Herkes hesap verecek. Yükselen Türkiye’nin önüne kesmek isteyen herkes hesap verecek. Milletten almadığı iradeyi, desteği kapılı kapılar ardında almaya çalışan herkes hesap verecek. 2012 Şubat’ında MİT Müşteşarımıza yönelik operasyonla hareketi başlatanlar, 17-25 Aralık’la, sonra 19 Ocak’ta MİT tırlarına operasyon yapanlar, 28 Mart’ta Dışişleri Bakanlığı’nı dinleyenler, bu hainler var ya, işte onlar istediler ki, dışarıdan gelen telkinlerle, içerdeki işbirlikçilerle 30 Mart seçimlerinde AK Parti sendelesin, Türkiye tökezlesin. Millet ise 30 Mart’ta AK Parti’ye sahip çıktığını gösterdi. Hala o günü hatırlıyorum. Sayın Cumhurbaşkanımız rahatsızlığı dolayısıyla gelemediği gün tam da 30 Mart’tan bir gün önce Konya’nın o muhteşem mitingini hatırlıyorum. O muhteşem mitingde bizlerle beraber olan bütün Konyalılar bir kez daha teşekkür ediyorum. O mitingde Dışişleri Bakanı olarak sizlere hitap etmiş ve söylemiştim. Aynı şeyi bir daha söylüyorum. O zaman ki gibi, o zaman da AK Parti dışında kim varsa onu destekleyin dediler bu dışarıdaki çeteciler. Koalisyonlar kurdular, çatı aday dediler. Şimdi de 2015 Haziran’ına giderken aynı çağrılarda bulunuyorlar. Bir kez daha söylüyorum; Tek tek gelmeyen, topunuz birlikte gelin. Eğer birinizden korkarsak Allah bu emaneti alsın. Bir an tereddüt edersek, sizin verdiğiniz emaneti korumak konusunda bir an tereddüt edersek Allah can emanetini bizden alsın. Kim kimle işbirliği yaparsa, kim kimin yanında koalisyon yaparsa yapsın milli iradeyi egemen kılacağız. Bakın nasıl 12 Eylül’de Kudüs’e sahip çıkıldığı için Konya mitingini bahane edip 12 Eylül darbesini yaptılar, aynı şekilde ‘one minute’ dediğimiz için, Kudüs bizim davamız dediğimiz için her türlü darbe girişiminde bulundular” şeklinde konuştu.

“KILIÇDAROĞLU’NUN HESAP VERMESİ LAZIM, HESAPTAN KAÇAMAZ”

“Bakın biz böyle il il, ilçe ilçe milletimizle buluşurken Cumhuriyet Halk Partisi ne yapıyor ona bakalım” şeklinde konuşan Başbakan Davutoğlu, “Bakın biz Türkiye’yi, dünyayı harmanlıyoruz. Bir ay içinde Irak Başbakanı, Rusya Devlet Başkanı’nı ağırladık. Ben Yunanistan’a gittim. Polonya’ya, Makedonya’ya ziyaretler yaptık. Cumhurbaşkanımız Papa’yı ağırladı ve daha birçok ziyaretler yapıldı. Biz içerde ve dışarıda mekik dokurken, CHP Şişli ile meşguldü. Dünyaları bir ilçeyle sınırlı ve gerçekten demokrasimiz açısından bir ibret vesikası olayla karşı karşıyayız. Şimdi demokrasimiz açısından ibret vesikası bir olayla karşılaştık. 30 Mart öncesinde görünen o ki, eski belediye başkanı, yeni belediye başkanı seçilirken elinden bir kağıt almış. Bu kağıtta Hayri İnönü seçilecek o taahhüt etmiş, seçimi kazansa bile daha sonra eski belediye başkanı Sarıgül’ün oğluna bu görevi istifa edip vereceğine dair.

CHP bu demokrasiyi öğrenemeyecek. Milli iradeyi, halk oyu ne demek onu öğrenemeyecek. Birinci ders şu; kimin belediye başkanı olduğuna Şişliler karar verir. Şişliler karar verdikten sonra bir takım oyunlarla bu değişmez. Ama şimdi o aziz Şişlilere soruyorum; sizin oyunuza rağmen böyle bir kağıt verilmişse yani kim belediye başkanı olursa olsun, sonra oğluna bırakılacak denmişse bunun o çok zikrettikleri saltanattan ne farkı var. Bu Şişli halkına saygısızlık, milli iradeye saygısızlık değil mi? Şimdi Şişlilerin hesap sorması lazım. Neden, neden böyle bir iddiayla milli irada kapalı kapılar ardında devredildi. Kılıçdaroğlu’nun hesap vermesi lazım, hesaptan kaçamaz. Daha Şişli’yi yönetemeyen Kılıçdaroğlu Türkiye’yi yönetmeye nasıl talip olabilir. Zaten CHP’ye millet her seçimde vuruyor ama ders alan yok ki. Çünkü biliyor millet CHP’ye vurmasa, CHP iktidara gelse ilk yapacağı iş millete vurmak olacak. CHP iktidara geldiğinde millet zulümden başka bir şey görmedi ki. İşte Kılıçdaroğlu şimdi hesap verme makamında. Başka işlere yönelmesin önce Şişli’nin hesabını versin. Hangi imzalar atıldı, hangi taahhütler verildi, kim kimi tehdit etti her türlü kumpasın olduğu bir örnek. İşte CHP’ye millet oy vermez, iktidar vermez ama hasbelkader istediği gibi 4 yıl değil 4 gün verseler Türkiye’yi Şişli gibi edecekler. Baktı ki olmuyor yine buradan İstanbullulara, özellikle Şişli’deki, Kadıköy’deki, Beşiktaş’taki vatandaşlarımıza hassaten sesleniyorum, CHP teşkilatına sesleniyorum. İstanbul’da hiç CHP il başkanı olacak kimse yok muydu da Ankara eski belediye başkanını İstanbul’a il başkanı yaptılar. Çünkü bunlarda dava misyonu ile ilgili bir tavır yok. Önemli olan günü idare etmek” dedi.

“ÇETEYLE İŞBİRLİĞİ YAPANLARIN HEPSİ MİLLET TARAFINDAN CEZALANDIRILACAKTIR”

Görevi aldıkları andan itibaren tek bir rüya gördüklerini, tek bir ideale yürüdüklerini kaydeden Başbakan Davutoğlu, “O da kalkınmış büyük Türkiye ideali ve bu idealin önüne kim engel çıkartırsa onlarla hesaplaşmaya da kararlıyız. Yine şimdi hemen bir takım pazarlıklar başladı. 2015 seçimlerine giderken tekrar kapalı kapılar ardında bazı pazarlıklar yapıldığını görüyoruz. Bu pazarlıkların hepsinden bir şekilde hesap sorarız. CHP milletvekili açıkladı. Dedi ki, ‘30 Mart öncesinde paralel çeteyle işbirliği yapmakla hata yaptık’ dedi. Çıksın Kılıçdaroğlu açıklasın, başka işleri karıştıracağına, kendince Şişli’de bir takım oyunlara gireceğine, çıksın açıklasın. Nedir paralel çeteyle yaptıkları işbirliği. Neyi verdiler, neyi aldılar. Türkiye’de bir çok masum insanı mağdur hale getiren bu çeteyle işbirliği yapanların hepsi millet tarafından cezalandırılacaktır. Çünkü millet oynanan oyunu görmüştür. Milli iradeye ihanet eden herkes hesap verecek, milletin hesabından kaçamayacaklar. Onlar bu hesaplar içindeyken biz üç iadeli hayata geçirmeye kararlıyız. Tam ve ve mutlak demokrasi, milli irade egemenliği ve çözüm süreci üzerinden milli birlik ve beraberlik” diye konuştu.


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.