Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç: ’’çözüm Sürecine Mecbur Ve Mahkum Değiliz’’

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, çözüm süreci ve çözüm sürecine ilişkin yol haritasına ilişkin, "Artık çözüm sürecinin bu aralar hiç ağzımıza almamak gibi bir ihtiyatımız olabilir. Çözüm sürecine mecbur ve mahkum değiliz"...

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç: ’’çözüm Sürecine Mecbur Ve Mahkum Değiliz’’

banner390
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, çözüm süreci ve çözüm sürecine ilişkin yol haritasına ilişkin, "Artık çözüm sürecinin bu aralar hiç ağzımıza almamak gibi bir ihtiyatımız olabilir. Çözüm sürecine mecbur ve mahkum değiliz" dedi.

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Bakanlar Kurulu toplantısı sonrası yaptığı açıklamada, Türkiye’nin her tarafından anında mücadele edecek acil durum koordinasyon merkezinin kurulduğunu hatırlatarak, "Bunu bu sefer kurumsal nitelik kazandırdık, genelgeyle acil durumlarda koordinasyonu teşkil etmek üzere Başbakanlıkta birim oluşturduk. Acil duruma neden olan gelişme ortadan kalkınca sona erecek. Başbakanlık Müsteşarlığına gerekli bilgi akışını da sağlayacaktır. Bu koordinasyon merkezini yarından itibaren Sayın Başbakanımızı görevlendirmiş olacak. Olayın takip edilmesi neticesinde yönlendirildiği ortaya çıkmıştır. Yaygın şekildeki söylentilerin olayların büyümesine yol açtığını düşünürsek kamuoyunun acilen bilgilendirildiği ortamda bunların olumsuz etkilerinin sıfırlandığını düşünebiliriz" diye konuştu.

Arınç, PKK’nın Silopi’de özel bir madene giden amonyum nitrat yüklü kamyonu kaçırmasına ilişkin, "bu olay profesyonel şekilde hazırlanmıştır. Maalesef tespit edebildiğimiz kadarıyla burada patlayıcı madde kullanılmaktadır. 3 araçtan bir tanesi terör örgütü mensupları tarafından el konulmuştur. Cudi Dağı istikametine tarafına doğru götürülmüştür. Olayın öğrenilmesine müteakip öğlen saatlerinde bölgeye insansız keşif uçakları ayrıca da taarruz helikopterleri keşif ve gözetleme faaliyetlerine başlamışlardır. Arama çalışmalarına başlamıştır. Biz, ancak patlayıcı madde oradan kaçırıldıktan sonra olaydan haberdar edilmiş durumdayız. Bu kadar güçlü bir aramayla, insansız hava aracı ve taarruz helikopterleriyle daha varmadan yakalanacaklarını ümit ediyoruz. Çalışmalarımız aralıksız olarak devam etmektedir. Patlayıcı madde miktarı 400 kilogram civarında. Nakledilen patlayıcı miktarı bunun üç mislidir. O yakınlarda Jandarmamızın veya güvenlik güçlerimizin bulunması mümkün olsaydı, böyle bir olayın meydana gelmesi söz konusu olmayacaktı ama en kısa süre içinde yakalanacaklarını, patlayıcıların imha edileceğini veya elde edileceğini söyleyebilirim" dedi.

İMRALI GÖRÜŞMELERİ

Arınç, açıklaması sonrası gazetecilerin sorularını cevapladı. İmralı görüşmelerine ilişkin bir soru üzerine Arınç, "Çözüm süreci bizim açımızdan devam ediyor ama birileri çözüm süreci devam ediyor diye bizden bu şiddet olaylarına karşı bir yumuşaklık beklemesin. Biz, siyasi bir kuruluşuz, hükümetiz, her şeyimizi yasalar içinde yapmalıyız aynı zamanda bir hukuk devletiyiz. Birtakım siyasiler, İmralı’ya gidenler, Kandil’le yakın ilişkisi bulunanlar Türkiye’de yaşanan olayları görmezden geliyor, milletin acısını duymazdan geliyorlar. Hala geçmiş olsun, başsağlığı dileklerinde bulunduklarını da duymadık. Aksine hükümeti birtakım tedbirler alma anlamında da suçlayabiliyorlar. Şimdi o insanlar Türkiye’de bu olaylar yaşanmamış gibi sekretarya kurulacak içinde ben olacağım, o da olacak, bu da olacak. Bir başkanı kalkıyor, ’Öcalan baş müzakerecidir ’diyor. Bu olayların yaşandığı Türkiye’de, kamu hassasiyetlerin yoğun olduğu bir ülkede polisimizin, uzman çavuşumuzun kanı hala yerdeyken çözüm süreci bahanesiyle bunların hiçbirisinin görmeyin siz bize sekretaryadan bahsedin dersen o adamın yüzüne bakmayız. Bu, basit bir şey değil. Evet çözüm süreci ama bunun bir ciddiyeti yok. Çözüm süreci akılla, mantıkla, hukukla devam ediyor. Kamu düzeninin olmadığı veya olmayacağı, ’Biz ne yaparsak yapalım siz bizi görmezden gelin, yerde akan kanlara bakmayın, yol kesmelere bakmayın’, siz sekretaryayı 5 kişi yerine 6 kişi yapın. Onun da başmüzakereci diye ilan edin, öyle bir şey olabilir mi? Biz nerenin hükümetiyiz biz TC hükümetiyiz. Milletin vermediği bir kanaati biz nasıl paylaşabiliriz? Bugüne kadar çözüm sürecinden yana olduğumuzu en çok biz konuştuk. Öbürlerinin böyle bir niyeti bile yoktu. Şimdi bizden hala davranışı bu kadar olaylar karşısında bile beklemeyi ben zul addederim. Biz, Meclisimizin son verdiği yetkiyle yani terörün sona erdirilmesi ve toplumsal bütünleşmesinin sağlanması ile ilgili Temmuz ayında çıkardığımız kanuna harfiyen uyacağız bir. Bu kanun uygulanması ile ilgili usul ve esaslar Resmi Gazete’de yayınlandı, bu çalışmalar yapılacak , bunda bir tereddüt yok peki o zaman şunu yapın bunu yapın. Bunun yapılmasının karşılığının olduğunu da herkesin bilmesi lazım. Kim ne adımı atacaksa o adımı attıktan sonra bunlar konuşulabilir. Bunların hepsinin gerekli temasları yapılıyor. Hiçkimse çözüm süreci bitti mi endişesine katılmasın. Biz bunun için örgütün verdiği tariflere falan çoğu zaman bakmıyoruz. Biz, hükümetiz biz öyle aba altından sopa göstermeyi tehdit etmeyi falan çok sevmeyiz. Bu işin biteceği zamanı da milletimize söyler ve bitiririz" diye konuştu.

ÇÖZÜM SÜRECİ

Çözüm süreci ve çözüm sürecine ilişkin yol haritasının sorulması üzerine Arınç, "Artık çözüm sürecinin bu aralar hiç ağzımıza almamak gibi bir ihtiyatımız olabilir. Çözüm sürecine mecbur ve mahkum değiliz. Evet bunu Türkiye’nin geleceği için çok önemli görüyoruz. 30-40 yıldır devam eden terörün sona erdirilmesi Türkiye’nin hayati meselesidir ama bu sadece bizim için böyle bir şey değil ki, bu Türkiye için gerekli olan birşey. Şiddetten ve terörden zarar gören bölge halkımız için değil Türkiye için gerekli olan birşeydir. Örgütün artık bitmesi, bitirilmesi konusunda örgütün liderinin söyledikleri de önemli şeyler. Biz, bu işi bitirmek istiyoruz dedik, siyasetle parlamentoyla bitecek gerektiğinde, Buna ilişkin çalışmalarımızı parlamentonun bilgisi olmadan yapmayacağımızı söyledik ama çözüm sürecini sanki sadece biz istiyormuşuz gibi ve biz buna mecburmuşuz gibi herkes her söylediği yapar Türkiye’ye zarar verirse bu böyle değil. Eğer çözüm süreci başarısızlığa uğrarsa herkes bunun altında herkes kalır. Adadaki şahıstan başlayınız siyasi uzantılarına kadar terörle doğrudan veya dolaylı ilişkisi olan herkesle beraber halkımız da bundan zarar görür, o yüzden çok ince götürmeye gayret gösteriyoruz. Çok nezaketli, hassas davranıyoruz. Bazı olaylar karşısında duygusal tepki hemen vermiyoruz ama bizim gösterdiğimiz itina kadar bu işin içinde söz sahibiyim diyenlerin de ’vicdanlı, ahlaklı olması, doğru konuşması’ lazım. Türkiye’nin bütünlüğüne bizden daha çok onların dikkat etmesi lazım. onlar her önüne geleni söyleyecek, her eline geçeni yapacak biz de ’çözüm süreci devam edecek’ diyeceğiz. Bu komediye dönüşür. Böyle birşey düşünmüyoruz. Evet çözüm sürecinde ısrar ve sabırla hareket etmeye devam edeceğiz. Bitiren taraf biz olmayacağız ama her elini kaldıran çözüm süreci ne olacak derse kusura bakmayın, bunları konuşacak zamanımız yok. Herkes alacağı dersi almıştır. Yol haritası planlamaydı, bunları bu çözüm süreci içinde etkili olan unsurlarla götürmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.