Bbp Genel Başkanı Destici, Maden İş Sendikası Yönetimini Kabul Etti

BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, "Eğer siz kendi TÜİK verilerine göre açlık sınırı bin 200 lira diyorsanız, o zaman asgari ücretinizin de bin 200 lira olması lazım" dedi.Maden İş Sendikası Genel Başkanı Nurettin Akçuş ve yönetim...

Bbp Genel Başkanı  Destici, Maden İş Sendikası Yönetimini Kabul Etti

banner390
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, "Eğer siz kendi TÜİK verilerine göre açlık sınırı bin 200 lira diyorsanız, o zaman asgari ücretinizin de bin 200 lira olması lazım" dedi.

Maden İş Sendikası Genel Başkanı Nurettin Akçuş ve yönetim kurulu üyeleri BBP Genel Başkanı Destici’ye iadeyi ziyarette bulundular. Ziyarette konuşan Destici, “İşçiler, sendikalar, işverenler dinlenip ortak bir çözüm rahatlıkla üretilebilir” dedi.

"OCAKLAR GÜVENSİZ"

Destici, “Maaş olarak az alıyorlar, çalışma saatleri fazla. Hem de ocaklar güvensiz. Bir türlü bunlar güvenli hale getirilemiyor. Her yıl binlerce işçi kardeşimiz hayatını kaybetmek zorunda kalıyor. 2014 yılı işçi kardeşlerimiz açısından özellikle maden işçilerimiz açısından gerçekten acı bir yıl olarak geçti. Kayıp bir yıl olarak geçti. İnşallah devlet verdiği sözleri yerine getirir. Biz de takipçisiyiz” diye konuştu.

"TEDBİRLERİN HIZLA ALINMASI LAZIM"

Maden kazalarının bir daha yaşanmaması gerektiğini ifade eden Destici, “Maden kazalarında ölümlerin sebebi belli. Burada ihmal, denetimsizlik, tedbirsizlik ve az maliyetle çok para kazanma anlayışından ve hırsından anlaşıldığı çok net açık bir şekilde ortada. Tedbirlerin hızla alınması gerekir” şeklinde konuştu.

"ASGARİ ÜCRET 1200 TL OLMALI, SONRA DA 3+3 VERİLMELİ"

Asgari ücret ile ilgili sorulan bir soruya cevap veren Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Türkiye’de asgari ücretin, en az açlık sınırının üstünde bir rakam olmasını telif ettik. Eğer siz kendi TÜİK verilerine göre açlık sınırı bin 200 lira diyorsanız o zaman asgari ücretiniz de bin 200 lira olması lazım. Bizim teklifimiz yüzde 30’lara varan teklif. Bizim teklifimiz, Büyük Birlik Partisi olarak açlık sınırının üzerine geleceksin, bin 200 lirayı vereceksin. Ondan sonra 3+3 verebilirsin” İfadelerini kullandı.

"ÖZERKLİK İLAN EDEBİLİRLER"

Destici şunları dedi:

“HDP adıyla PKK’nın siyasi uzantısı seçime girdiklerinde eğer baraj devam ederse Meclis’e gelemedikleri zaman dönecekler, Avrupa’ya, ‘Bizi Meclis’e almadılar, önümüze engel koydular’ deyip bir özerklik ilan edebilirler. Bundan sonra bölgede bir seçim yapıp kendi meclislerini oluşturabilirler. Türkiye buna hazırlıklı olması lazım, tedbirini alması lazım. Parti olarak girmelerinin bir sebebinin de bu olduğunu düşünüyorum.”

"PKK’YA AF VAR MI?"

“Hâlbuki PKK kendi hâkimiyetini kurmak istiyor. Buna kim aykırı harekette bulunursa ve bunu kim kabul etmez ise ona baskı ve şiddet uyguluyor. Türkiye’yi yönetenler buna müdahale edemiyorlar” iddiasında bulanan Destici şunları kaydetti:

“Bunların kontrolü neden benim askerimde, niye benim polisimde, benim kaymakamımda, valimde değil. Hangi anlaşma neticesinde buralar onlara bırakıldı? PKK ile müzakere taslağı var mı? Bu taslağın içinde özerklik var mı? Abdullah Öcalan başta olmak üzere PKK’ya af var mı, yok mu? PKK’nın bildiğini bu büyük Türk milletinden saklamayın ve gizlemeyin. Açık olun.”

"HARAMA BULAŞIYORSUNUZ"

“Tasarruf tedbirleri uygulayacağız diye gelenler, hediyeleşmeyi yasaklayanlar, kamudaki araba israfı, kiralama masrafı, akaryakıt masrafı, şoför masrafı, bütün bunlara baktığımız zaman, Türkiye’ye 3-4 katrilyonluk bir maliyet çıkıyor” diyen Destici konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Türkiye’nin bunları sıfırlaması lazım. 2015’te yeni alınacak araçlarla birlikte tahmin ediyorum, 100 binin üzerinde kamuda araç var. Almanya bizim ekonomimizin en az 5 katı, dış ticareti artı veren bir ülke. Buna rağmen bakıyorsunuz, kamusundaki araç 6-7 bin tane. Türkiye’de ne kadar, yüz bin tane. Bu, kabul edilebilir değil. Derhal bu israfın sona erdirilmesi lazım. Türkiye, her şube müdürünü arabaya bindirmek zorunda mıdır? Meclis’teki her idare amirini arabaya bindirmek zorunda mıdır? Her daire başkanını, onun hanımlarını, çocuklarını arabaya bindirmek zorunda mıdır? Onların akaryakıtlarını karşılamak zorunda mıdır? Milletin böyle bir yükümlülüğü mü vardır? Zaten borçlu olan bir ülkeyiz. Ben bunu insafsızlık olarak görüyorum. Devletin hazinesine farklı bir açıdan el atma olarak görüyorum. Avrupa’da bazı ülkelerde başbakanlar bisikletle, tramvayla gidiyor. Anlaşılamaz bir tutum. Bu, haram. İsraf haram. Yolsuzluklar bir tarafa, bu yönüyle de harama bulaşıyorsunuz.”

Kabulde Genel Başkan Yardımcısı Remzi Çayır ve Merkez Karar Yürütme Kurulu (MKYK) üyesi Bülent İspir hazır bulundu.


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.