Cumhurbaşkanlığı Kültür Ve Sanat Büyük Ödülleri Töreni (3)

2014 Yılı Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri’ne edebiyatçı Alev Alatlı’nın konuşması damga vurdu. Gezi olaylarında eylemcileri sokağa davet eden yazarları sert bir dille eleştiren Alatlı, "Bir kalem darbesiyle atar...

Cumhurbaşkanlığı Kültür Ve Sanat Büyük Ödülleri Töreni (3)

banner390
2014 Yılı Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri’ne edebiyatçı Alev Alatlı’nın konuşması damga vurdu. Gezi olaylarında eylemcileri sokağa davet eden yazarları sert bir dille eleştiren Alatlı, "Bir kalem darbesiyle atar ergenleri sokağa döken yazar, alevler afakı sardığında suç mahallinde değilse, olayları evinden seyrettiğini ifade edebiliyorsa yasal olarak suçsuzdur ama helal değildir yaptığı. Siz (Cumhurbaşkanı Erdoğan) ‘Dünya 5’ten büyüktür’ dediğinizde biliyor musunuz ‘evrensel dolandırıcılığın hüküm sürdüğü zamanda devrimciliktir’ diyen George Orwell ayağa kalkar bu sefer de o alkışlardı. Yetmez ona Daniel Defoe de katılırdı. Hakikati gören, başkaları farklı düşünüyor diye onu haykırmaktan çekiniyorsa hem budala hem de alçaktır" dedi.

Cumhurbaşkanlığı 2014 Yılı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Türk sinemasına yaptığı büyük katkılar nedeniyle sinema alanında Hülya Koçyiğit’e, uzun sanat hayatı boyunca klasik Türk müziği ve tasavvuf müziğine yaptığı büyük katkılar nedeniyle müzik alanında Niyazi Sayın’a, Türk edebiyatına ve gelişmesine yaptığı önemli katkılar nedeniyle edebiyat alanında Alev Alatlı’ya, Abdülhamit dönemi ve Cumhuriyetin ilk yıllarına dair değerli çalışmaları için tarih alanında Prof. Dr. Engin Akarlı’ya, İslam dünyasında hazırlanan ilk ve en kapsamlı İslam ilimleri ansiklopedisi olması ve Türkiye’de ilim dünyasına sunduğu başarılı çalışmalar nedeniyle kurum kategorisinde Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi’ne ödül verildi.

“BU ÖDÜL ÇALACAĞIM EN GÜZEL BESTEDİR”

Ödül töreninde konuşan Niyazi Sayın, yaşı ilerde olduğu için artık ney üfleyemediğini söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kendisine layık gördüğü ödülün bir manevi ödül olduğunu dile getiren Sayın, “Bir bestedir o. Çalacağım en güzel bestedir. Onu da ben bedenen değil de kalben üflemeye çalışacağım inşallah. Huzuru Hz. Reisi cumhurumuzun lütuf ve keremiyle inşallah layık olurum” dedi.

Ödülü kendisine layık gören Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkürlerini ileten Sayın, ödüle layık olmaya çalışacağını söyledi.

“HALKIN OYLARI İLE SEÇİLEN CUMHURBAŞKANINDAN ÖDÜL ALMAK ONUR VERİCİ”

Türk sinemasına yaptığı büyük katkılar nedeniyle sinema alanında ödüle layık görülen Hülya Koçyiğit ise, 50 yıllık sanat yaşamında gerek yurt içinde, gerekse yurt dışında sayısız ödüller kazandığını söyledi. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin en yüce makamı Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’ne layık görülmenin ve bu ödülü ilk defa halkın oylarıyla seçilen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden almanın kendisi için büyük bir onur kaynağı olduğunu belirten Koçyiğit, “Bende ömrüm boyunca bu gururu taşıyacağım. Layık olursam ne mutlu bana” dedi.

“BEN BİR MUHACİRİM”

Alev Alatlı ise yaptığı konuşmada, kendisinin ders veren biri olmasına rağmen bu kadar telaşlandığını hatırlamadığını söyledi. Bunun tuhaf bir heyecan olduğunu kaydeden Alatlı, kendisinin bir muhacir olduğunu, muhacir derken kelimeyi özgün anlamında kullandığını dile getirdi. Yollara düştüğünü, güneşin battığı diyarlardan doğduğu diyarlara, aydınlanma kutbundan merhamet kutbuna hicret etmeye çalıştığını söyleyen Alatlı, “Aydınlanma kutbu dediğim burada yegane terazisi yasaların harfinden ibaret olan bir düzen. Merhamet kutbundan kastım yasaların ötesinde kadim değerlerin esas olduğu toplumsal düzen. Kendi adıma ikisinin arasında bir yerlerde hakikati arayan bir entelektüel, bir muhacir olarak anılmam gerektiğini düşünürüm” diye konuştu.

“SOLJENİTSİN YAŞASAYDI SİZİ AYAKTA ALKIŞLARDI”

Rusya Devlet Başkanı Putin’in Danışmanı Aleksandr Soljenitsin’in “Merhamet kutbuna vardığınızda insanlık görevinizi yerine getirebilmek için üstüne para vermeye hazırsınız demektir” sözünü anımsatan Alatlı, “Bunu burada en kalbi müttefiklerimizin en beklenmedik kuytularda saklı olabildiklerini anlatmak için söylüyorum. Soljenitsin yaşasaydı sayın Cumhurbaşkanını, yüz binlerce Suriyeli mültecilere kapılarını açan hükümetini ve zatıalinizi ayakta alkışlardı. Yasanın bireyin kafasında saklı, adaletin kendi silahının ucunda olduğu nesnel hukuktan nasibini almamış toplulukların ne denli korkunç olduklarını bilebiliyoruz. Geçen yüzyılda Hitler Almanya’sı, bu yüzyılda Esed’in Suriye’si, DEAŞ dehşeti saymakla bitmez. Öte yandan dinden, gelenekten, kadim gelenekten soyundurulmuş yegane ölçüsü nesnel yasaların harfinden ibaret olan toplumlarda eşrefi mahlukata layık toplumlar olamıyorlar” dedi.

“OLİGARKLAR KİMLER, BM, IMF, AB”

Alatlı, insanın araç değil amaç olduğunun unutulduğunu, infaz yasalarına uygun olduğu sürece ölen çocukların hesabının sorulamadığı bir nizamın inşa edildiğini, yerleştirildiğini kaydetti. Bugün dünyada gelinen noktanın ekonomik yığışınların ve onların yandaşlarının oluşturduğu bir oligarşi olduğunun unutulmaması gerektiğinin altını çizen Alatlı, “Oligarklar kimler? Oligarklar, başta iktisadi karteller ve onun yanı sıra BM, IMF, AB’ye kadar haklı olma hali için temyiz edilemez yetkiye sahip kuruluşlar. Oligarkların düzeninde temyize gidebileceğiniz yer yoktur. Mesela Ermeni soykırımının olmadığına kanaat getiren bilim adamı yasalarla susturulabilmektedir” diye konuştu.

Helalleşmenin mahkemeden dava kazanmaktan daha üstün olması gerektiğini dile getiren Alatlı, “Çünkü her yasal hak helal değildir ve olamaz” dedi.

“YAZARLARIN YAPTIĞI YASAL AMA HELAL DEĞİL”

Gezi eylemlerini destekleyen ve halkı sokağa teşvik eden yazarlara da göndermede bulunan Alatlı, şunları kaydetti:

“Bir kalem darbesiyle atar ergenleri sokağa döken yazar, alevler afakı sardığında suç mahallinde değilse, olayları evinden seyrettiğini ifade edebiliyorsa yasal olarak suçsuzdur ama helal değildir yaptığı. Şimdi buradan şöyle bir öngörüde bulunuyorum, 21. yüzyılın en yaman projesi helal olanı yasal olanla örtüştürmek olsa gerekir” dedi.

Alatlı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Dünya 5’ten büyüktür” sözlerini hatırlatarak şunları kaydetti:

“Siz ‘Dünya 5’ten büyüktür’ dediğinizde biliyor musunuz ‘evrensel dolandırıcılığın hüküm sürdüğü zamanda devrimciliktir’ diyen George Orwell ayağa kalkar, bu sefer de o alkışlardı. Yetmez ona Daniel Defoe de katılırdı. Hakikati gören, başkaları farklı düşünüyor diye onu haykırmaktan çekiniyorsa hem budala hem de alçaktır. Bir adamın ‘benden başka herkes aldanıyor’ demesi güçtür şüphesiz ama sahiden herkes aldanıyorsa o ne yapsın. Evet, ‘dünya 5’ten büyüktür.’

EMİNE ERDOĞAN GÖZYAŞLARINI TUTAMADI

Alatlı’nın konuşması sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın gözyaşlarına hakim olamadığı görüldü. Yapılan konuşmaların ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2014 Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri’ni sahiplerine verdi. Ödül töreninin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan davetlilere resepsiyon verdi. Resepsiyon basına kapalı olarak gerçekleştirildi.


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.