HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş:

ANKARA (AA) - HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, "Barış çağrısının geç kalmışı olur mu? Bugün biz barışı sağlayabilsek, yarın ölme ihtimali olan gençlerimizin ölümünü durdurmuş olacağız. Biz ne zaman savaş çağrısı...

HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş:

banner390

ANKARA (AA) - HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, "Barış çağrısının geç kalmışı olur mu? Bugün biz barışı sağlayabilsek, yarın ölme ihtimali olan gençlerimizin ölümünü durdurmuş olacağız. Biz ne zaman savaş çağrısı yaptık ki, 'Barış çağrısına geç kaldınız' diyor o bazı çevreler?" dedi. 

Demirtaş ile beraberindeki HDP Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyeleri ve bazı milletvekilleri, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Genel Merkezi'ni ziyaret ederek, Suruç katliamı için başsağlığı ve geçmiş olsun temennisini iletti.

Demirtaş, burada yaptığı konuşmada, ESP'nin, "HDP'nin bileşeni, kurucu partilerinden, kurucu hareketlerinden ve HDP'yi var eden devrimci dinamiklerden birisi olduğunu" söyledi.

Suruç'ta katledilen gençlerin, HDP'nin aktif yöneticileri, çalışanları ve devrimci gençleri olduğu gibi ESP'nin de devrimci gençliği olduğunu dile getiren Demirtaş, dolayısıyla "bu katliamda doğrudan hedef alınan çatı parti HDP, özgün olarak da hedef alınan ESP" ile dayanışma için bir arada olduklarını ifade etti.

Demirtaş, Suruç'taki terör saldırısının yaşanmasından bu yana iktidar sözcülerinin, Suruç katliamını gerçekleştiren zihniyeti ve kendi paylarını örtmek, karartmak için akıl dışı manipülasyonlarla, çarpıtmalarla HDP'yi hedef gösterdiğini savundu.

Neredeyse Suruç katliamının sorumlusu olarak HDP'nin ilan edildiğini ifade eden Demirtaş, şöyle devam etti:

"Buradan da çok net ve aleni bir şekilde ortaya çıktı ki AKP'nin, Suruç katliamcılarını, tetikçilerini yakalama gibi bir niyeti yoktur. Çünkü sağlıklı bir soruşturmayla, adil bir soruşturmayla Suruç tetikçisi onu Suruç'a getiren, Adıyaman'da Suriye'ye götüren, Suriye'den geri getiren Diyarbakır bombacısıyla irtibatları MİT'le irtibatı ortaya çıkarılsa, asıl failin siyasi iktidar olduğu ortaya çıkacak. Bu yüzden ilk dakikadan beri Suruç katliamını çarpıtıyorlar. Katliam üzerinden büyük bir manipülasyon yürütüyorlar. 'İyi ki öldü' diyenden, 'Niye daha fazla HDP'li ölmedi' diyene kadar Türkiye sağ siyaseti, ırkçı siyaseti, tarihinin en kepaze dönemini yaşadı Suruç katliamı sonrasında."

"Suruç katliamında yitirdiğimiz 31 pırıl pırıl devrimciyi, kesinlikle HDP'nin mücadelesinde yaşatacağız" diyen Demirtaş, onların bu ülkenin aydınlık yarınları ve barış içerisinde birlikte yaşam için mücadele eden halkın hakkını, hukukunu korumayı, kendi canından daha kıymetli bilen bir anlayışla mücadele ettiklerini anlattı. 

Demirtaş, Suruç katliamının unutulmayacağını ve bunu da pratikleriyle göstereceklerini belirterek, Suruç'un hukuki ve siyasi düzlemde hesabının sorulacağını da mücadeleleriyle ispatlayacaklarını bildirdi.

- "Barış çağrısının geç kalmışı olur mu? "

Demirtaş, konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını da cevapladı.

Bir basın mensubunun, "PKK'ya, 'Elini tetikten çek' şeklinde bir açıklamanız oldu. Bazı çevreler bu açıklama için geç kaldığınızı söylediler. Bu konuyu nasıl yorumluyorsunuz?" şeklindeki sorusuna Demirtaş, "Hangi çevreler onlar? " diye sordu.

Demirtaş, daha sonra sözlerini şöyle sürdürdü:

"Barış çağrısının geç kalmışı olur mu? Bugün biz barışı sağlayabilsek, yarın ölme ihtimali olan gençlerimizin ölümünü durdurmuş olacağız. Biz ne zaman savaş çağrısı yaptık ki, 'Barış çağrısına geç kaldınız' diyor o bazı çevreler. Bence o bazı çevrelere söylemek lazım. Şu anda biz karşılıklı olarak 'elinizi tetikten çekin' çağrısı yapabilecek en meşru gücüz. Ne savaşı körükledik, ne savaş istedik, Ne birileri gibi gerçekten savaş çıkınca onun üzerine siyasetini kuran bir politika ürettik. Biz her zaman barışı savunduk. Çözüm sürecinde de ateşkes döneminde de şimdi de. Durduğumuz nokta değişmedi, değişmiyor. Dolayısıyla 'Çözüm Süreci bitsin' diye uğraşan çevreler, 'Bir an önce çatışmalar başlasa da oradan nemalanalım' diyen çevreler, bu savaşın suçlusudur, sorumlusudur. En başta da 'Son terörist kalıncaya kadar, Kandil'i dümdüz edinceye kadar operasyonlar devam edecek' diyen AKP'dir bunun sorumlusu. Biz son derece makul, toplumun beklentisi olan bir çağrı yapıyoruz. 'Silahları susturun.' Bundan daha net daha açık bir çağrı olabilir mi? Silahlar susacak, insanlarımız ölmeyecek. Ondan sonra siyasetçiler tekrar devreye girecek. Çözüm masası, müzakere masası tekrar devreye girecek ve biz sorunlarımızı konuşarak çözmek için gayret sarf edeceğiz. Fakat bunun için silahların susması lazım. Karşılıklı, hükümetin de operasyonları durdurması PKK'nin de silahları susturup elini tetikten çekmesi lazım. Bazı çevreler bilmeli ki silahlar susmadan ölüm durmuyor. Ölümü durdurmanın tek yolu, silahları susturmak için hep birlikte barış çığlığımızı sesimizi yükseltmektir."

- "Gidip yerinde tespit yapacağız"

Demirtaş, "Bombardıman sırasında sivillerin yaşamını yitirdiği iddiaları var. Türk Silahlı Kuvvetleri bunu yalanladı. Hükümet cephesinden de Bülent Arınç, 'Bu alçakça bir yalandır' dedi. Bizimle paylaşabileceğiniz yeni bilgiler var mıdır?" sorusuna şu, yanıtı verdi:

"Bizim dünkü Parti Meclisi ve MYK toplantıları sonrasında hava saldırılarında sivillerin katledildiği köye HDP heyetinin gitmesi kararlaştırıldı. Bugün veya yarın yola çıkacak arkadaşlarımız. Aralarında milletvekillerimizin de bulunduğu bir heyet gidip, olay yerinde, katliamların yaşandığı yerde tespitler yapacaklar. Eğer Dışişleri Bakanlığı veya hükümet yetkilileri ya da Bülent Arınç, arzu ediyorsa heyetimize katılabilir. Gidip alçaklığı bizatihi yerinde görmek istiyorsa buyursun gelsin. Alçaklık nedir orada hep birlikte tespit edelim. Biz çünkü 'ille öyle oldu' demiyoruz. Gidip yerinde tespit yapacağız. Alçaklık nedir orada yerinde gözlemleyeceğiz. Buyursunlar heyetimize dahil olsunlar. Bizatihi köye gidilsin, ne olmuş ne bitmiş raporlasınlar, Türkiye'ye de dönüp açıklasınlar. Bizim heyetimiz gidiyor. Bir kaç gün sonra da rapor gelecek sonuçları açıklayacağız."

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin HDP'ye yönelik eleştirilerinin hatırlatılması üzerine Demirtaş, HDP'nin İstanbul'da üçüncü parti olduğunu, "Türkçe'yi doğru düzgün konuşamayan Türk milliyetçilerinden" daha fazla oy aldığını söyledi. 

"Küfür, hakaret sözcükleri kullanmadan cümle kuramayan bu zatlar iyi bilmeli ki HDP, Türkiye'nin en yoksul mahallelerinden, İstanbul'un en fukara semtlerinden oy almıştır. Öyle üçüncü olmuştur İstanbul'da" ifadelerini kullanan Demirtaş, mali durumu iyi olan, orta sınıf zenginlerin de HDP'ye oy vermiş olabileceğini bildirdi. 

Demirtaş, HDP'ye oy verenlerin kendileri için çok saygın olduğunu vurgulayarak, "Hangi gerekçeyle oy vermiş olursa olsun. Tek bir seçmenimiz bile bizim için çok kıymetlidir. Bize oy verenin iradesine biz sonuna kadar sahip çıkarız. Seçmenimize küfür, hakaret edene de bin misliyle aynen iade ediyorum. Seçim öncesi hırsızdan hesap sorarız deyip, seçim sonrası hırsızın sarayında zevk sefa sürenler midir şerefli olanlar? " diye konuştu. 

Demirtaş, "Bize şeref dersi ya da şeref kavramını kullanmaya kalkmasınlar. Haddini bilsinler" dedi.

- "Biz KCK'nin siyasi partisi, siyasi kolu, kanadı değiliz"

Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun HDP Eş Genel Başkanlarının açıklamalarına ilişkin eleştirilerinin bulunduğu ve Figen Yüksekdağ'ın söylediklerinin Kandil'den yalanladığına ilişkin değerlendirmesi sorula Demirtaş, KCK'nın karalarını, açıklamasını kendisinin yapacağını ve HDP'yi bağlamayacağını savundu. 

"KCK'nin yaptığı hiçbir açıklama HDP adına yapılmış açıklamalar değil. KCK'yi bağlar. HDP'nin yaptığı hiçbir açıklama da KCK'yi bağlamaz" diyen Demirtaş, şöyle devam etti:

"Biz KCK'nin siyasi partisi, siyasi kolu, kanadı değiliz. Açıklamalarımız birbirine ters de düşebilir. Bundan daha doğal ne olabilir. Dolayısıyla Sayın Başbakan, KCK'nin kendilerine yönelik yaptığı açıklamalara kulak kesilse daha iyi olur. Kendilerine ne söylüyor, onu bir dinlese daha iyi olur. Muhatap odur çünkü. Ve artık HDP'yle bütün bu savaş ortamında düşmanlaştırıcı dili terk etse Sayın Başbakan çok daha akıllıca bir iş yapmış olur."

- "Siz 1990'ları çok arzuluyorsunuz biliyorum

Demirtaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, "1990'lı yıllara geri dönüş olmayacağı" yönündeki ifadesinin hatırlatılması üzerine şu, değerlendirmeyi de şöyle yaptı:

"Ormanlar yakılıyor. Şırnak'ta köyler boşaltıldı. Dersim'de geçici güvenlik bölgeleri ilan edildi. İnfazlar yapılıyor Cizre'de, Ağrı'da. İşkenceler var Urfa'da, raporlu, delilli, belgeli. Her gün cenazeler geliyor. Yollar kesiliyor, tırlar, araçlar yakılıyor. Nasıl dönülmeyecek 90'lara tam olarak. Bundan daha fazla nasıl dönülüyor 90'lara. Ne yapılıyor 90'larda fazla ek olarak. Onlar yapılıyor işte. 90'lara dönüş ortamı, zihniyeti budur. Devlet, AKP 1990'lara dönmek için bayağı çaba sarf ediyor. Ama onlar şunu unutmasın 90'lara döndürebileceğiniz siyasi bir ortam yok. 90'lardaki gibi korkutabileceğiniz, sindirebileceğiniz bir halk yok. Farkı budur. Yoksa devlet, aynı devlet. Ama halk, aynı halk değildir. Siz 90'ları çok arzuluyorsunuz biliyorum. Fakat biz bu ülkede barışı tesis ederek bu niyetinizin önüne geçeceğiz. Bu konuda kararlıyız."

- AK Parti-CHP arasındaki koalisyon görüşmeleri

Demirtaş, 7 Haziran seçiminden bu yana AK Parti - MHP arasında bir savaş koalisyonunun kurulduğunu öne sürdü.

MHP'nin seçim meydanlarında verdiği bütün sözleri unuttuğunu, "Benimle yürü Türkiye" diyerek arkasına taktıklarını sarayın bahçesine götürdüğünü savunan Demirtaş, şöyle dedi:

"Eminim, MHP'ye oy veren Türk milliyetçileri bunu sorgulayacaktır. Sarayın bahçesinde nöbet tutmak için mi MHP'liler, MHP seçmeni bunlara oy verdi? Dolayısıyla savaş koalisyonu kurulmuş durumda. Zannediyorum erken seçime de bu savaş koalisyonuyla gidecektir Türkiye. Görünen o. Fakat seçim olacaksa da bir an önce karar alıp sahaya inmekte fayda var. Bir an önce Türkiye seçimini yapmalı. Bu defa AKP'den köklü kalıcı bir kurtuluşun alternatifi ortaya çıkmalı. HDP buna hazırdır. Dün PM ve il eş başkanlarımızla yaptığımız toplantılarda bütün teşkilatlarımız, yöneticilerimiz kararlı bir şekilde erken seçime hazır olduklarını ifade ediyorlar. Biz kendimize güveniyoruz. İnşallah bu seçimde AKP, Türkiye'nin başına bela olmaktan çıkar. Fakat şunu da duymak istiyoruz AKP yetkililerinden. Kaç seçimde yenilirse, yenilmiş sayıyorlar kendilerini? Onu da bilmek istiyoruz."

- Güvenli bölgelerin oluşturulması

Demirtaş, bazı illerde güvenli bölgelerin oluşturulmasına ilişkin tartışmaları da değerlendirerek, "Evet, olağanüstü hal bu şekilde hayata geçiyordu ve hükümet adım adım fiili bir OHAL uygulamasını hayata geçirmiş gibi görünüyor" ifadesini kullandı.


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.