Kurtulmuş: “yeni Türkiye, Medeniyetimizin Üçüncü Büyük Koşusunun Başlangıç Hamlesidir”

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, İstanbul’da 3. Türk Arap Gençlik Kongresi katıldı. Kurtulmuş, Yeni Türkiye’nin yeni Ortadoğu’nun doğuşunun habercisi olduğunu belirterek, “Yeni Türkiye medeniyetimizin 3’üncü büyük koşusunun...

Kurtulmuş: “yeni Türkiye, Medeniyetimizin Üçüncü Büyük Koşusunun Başlangıç Hamlesidir”

banner390
Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, İstanbul’da 3. Türk Arap Gençlik Kongresi katıldı. Kurtulmuş, Yeni Türkiye’nin yeni Ortadoğu’nun doğuşunun habercisi olduğunu belirterek, “Yeni Türkiye medeniyetimizin 3’üncü büyük koşusunun başlangıç hamlesidir” dedi.

İstanbul Kongre Merkezi’nde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Gençlik Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu tarafından 3. Türk Arap Gençlik Kongresi düzenlendi. Kongreye, Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kızları Sümeyye Erdoğan ve Esra Albayrak ile çok sayıda Arap genci ve vatandaşlar katıldı. Kongrede ilk olarak konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kızı Sümeyye Erdoğan, “Türkiye 12 yıldır halkın içinden gelen, gücünü ve iktidarını sadece halkından alan ve çeşitli iç, dış odakların değil, sadece halkın doğrultusunda çalışan bir liderlik tarafından yönetiliyor. 12 yıldır Türkiye özgüvenini geri kazanmaya, gündemine kendi belirlemeye hem ekonomik hem de zihinsel prangalarından kurtulmaya başladı. Özgüvenini yeniden kazanan büyüyen güçlü bir Türkiye’ye yönelik çok çeşitli saldırılar ve algı operasyonları yapılıyor. Halkın dirayeti ve basiretiyle tüm bu çabalar boşa çıkıyor” dedi.

Ardından Ortadoğu coğrafyasında yaşanan gelişmeler, tarihsel gelişim içinde bugüne kadar gelen sorunlar ve bölge ülkelerinin durumlarına ilişkin bir konuşma yapan Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş ise, “Şuan da bölgesel anlamda hem de küresel ölçekte her alanda krizlerle ve kaoslarla karşı karşıyadır. Ekonomik, siyasi ve askeri krizlerin devam ettiği bir dönemden geçiyoruz. Muhtemelen önümüzde su, enerji ve gıda krizleri gibi küresel ölçekte krizlerle karşı karşıya kalacağımızı tahmin etmek zor değildir. Bu krizlerin arkasındaki temel neden aslında medeniyet krizleriyle karşı karşıya olduğumuzdur. Birinci dünya savaşından sonra dünyaya bütün güçleriyle hakim olan medeniyet, aslında kendi değeriyle kurum ve kuruluşlarıyla önemli bir krizler döneminin içine girmiştir ve ne yazık ki bu krizlerden de küresel hale gelmektedir. Dolayısıyla yaşadığımız bu medeniyet krizini anlamadan sorunları çözebilme imkanına sahip olduğumuzu düşünmüyorum” ifadelerini kullandı.

Numan Kurtulmuş, “Bugün bir çok insanın öldüğü ve evinden edildiği, sürgüne gönderildiği Filistin topraklarında yaklaşık 4 asır boyunca orada insanlar huzur ve barış içinde yaşadı. Müslümanlar, Hristiyanlar, Yahudiler tüm varlıklarıyla orada 400 küsur sene bu tarih içerisinde bir tane din savaşı olmadı. Bunu sağlamalarının yolu ise son derece basitti. Yine şunu açık bir şekilde söylüyorum. Bizim medeniyetimizdeki kavramlarla bugün hakim olan batı medeniyetinin kavramları arasında bazı farklılıklar vardır. Mesela biz toleransı biz bugün önemli bir şey mi gibi konuşuyoruz. Aslında tolerans kavramı eksik bir kavramdır. Bizim lügatimizde toleranstan daha iyi bir kavram vardır. O da saygıdır. Biz başkasına Hz. İsa olduğu için saygı duyarız. Biz başkasına ne olursa olsun saygı duyarız” dedi.

Kurtulmuş, “Burada biz söylesek dışarıdan söylemiş gibi oluruz. Ancak meşhur Zbigniew Brzezinski’in güzel bir tespiti var. Diyor ki; ‘Biz batılılar ötekisi olmadan yaşayamayız. Düşmanı olmadan yaşayamayız, bize bir düşman lazım. Bize bir öteki lazım. Bize bir çağdışı lazım ki biz medeni olalım, güçlü olalım. Ne güzel komünizm bitmişti. Ancak bu sefer komünizm yerine İslam’ı çıkarttık.’ Maalesef 1990’lardan sonra İslam ya da İslamfobi diyeceğimiz dünya ölçeğindeki çok kuvvetli bir lobi dünyada İslam’ı gerçekten önemli bir mesele olarak ortaya çıkarttı. Aydınlık fikirli Türkiye’nin İslam dünyasının yeni gençleri İslam’ın güler yüzünü, İslam’ın hakikatini, barışçıl yüzünü bütün dünyaya inşallah tanıtacaktır” ifadelerini kullandı.

Kurtulmuş, “Bugün itibariyle yeryüzünden her yıl 1.6 trilyon silahlara para harcanıyor. Hani savaşlar ve tehditleri ortadan kalkmıştı. Suriye’de bile gördük ki, ülkelerin elinden sarin gazından tutunda her türlü konvansiyonel silahlara kadar bir sürü silah var. Dünyayı silahların çöplüğü haline getirenler herhalde bizler değiliz. Dünyayı atom bombalarından tutan her türlü silah atan biz değiliz. Silahları ortaya çıkartan bunlarla insanları emen bizim medeniyetimiz değildir. Ancak devir geçti, değişti. İslam dünyası 1 asır önceki İslam dünyası değildir. Türkiye’de bir asır önceki Türkiye değildir. İslam dünyası ve özellikle Türkiye 150 yıllık derin uykusundan uyanmış vaziyettedir. Bir büyük yenilgi psikolojisinden kendini sıyırmış durumdadır. Ancak yapacak çok işimiz var. Bunu şuuru içerisinde sözümüzü, işimizi gerçekten medeniyetimiz etrafında şekillendirme zamanıdır. Burada tarihçi Fernand Braudel’in sözünü söylemek isterim. Diyor ki, ‘İslam medeniyeti 1’inci koşusunu ulemalar zamanında yaptı. İkinci büyük koşusu Selçuklu ve Osmanlı zamanındadır. O bu kadar söylüyor. Bende 3’üncüsünü söylüyorum. Yeni Türkiye bizim büyük medeniyetimizin 3’üncü büyük koşusunun başlangıç adımı ve hamlesidir. Yeni Türkiye yeni Ortadoğu’nun doğuşunun habercisidir. İnşallah yeni Ortadoğunun kurulması. Adaleti ve hakkaniyete dayalı bir dünyanın kurulmasının başlangıcı olacaktır. Yeni bir barış çerçevesine ihtiyacımız var. Bunlardan 1 tanesi öncelikle olarak İslam coğrafyasının tek tek ülkelerimizin, müzakere ve rızaya dayalı yeni bir toplumsal sözleşmeyi ortaya koymasıdır. Biz etnik farklılıklarımızı bir arada taşıyabiliriz. Mezhep farklılıklarımız olabilir. Biz bunları onlarla ortak çözüm noktaları bularak, içererek ve rıza içerisinde bir toplumsal mutabakatla olur” şeklinde konuştu.

Kurtulmuş, “150 yıldır çok ağır bedeller ödedik ama Türkiye’de Osmanlı’nın döneminde de, hatta Türkiye’nin tek partili döneminde birinci meclisinde bile farklı fikirler ortada oldu. Birinci meclisin ikinci grubu çok açık söyleyeyim. Bugün bile birçok partiden muktedir bir muhalefet partisi olarak birinci mecliste görev yaptı. Türkiye sandık yoluyla içindeki sorunları çözmeyi büyük ölçüde başardı. Eğer bugün Türkiye’de AK Parti hükümetleri bu büyük dönüşüm hamlelerinde başarılı olduysa bunun en büyük hamleleri, 12 Eylül ve 28 Şubat’lara rağmen sandığın ortaya gelmiş olmasıdır. Darbelerden sonra darbecilerin yolunun millet ve sandık tarafından kesilmiş olmasıdır” diye konuştu.

Ardından İBB Gençlik Meclisi tarafından Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş ve Sümeyye Erdoğan’a plaket verildi.


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.