Mhp Belediye Başkanları Toplantısı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partilerinden belediye başkanı seçilip, menfaatlerine boyun eğerek ayrılanları eleştirerek, kısa zamanda ayrıklanmalarının isabetli bir gelişme olduğunu söyledi.MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin...

Mhp Belediye Başkanları Toplantısı

banner390
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partilerinden belediye başkanı seçilip, menfaatlerine boyun eğerek ayrılanları eleştirerek, kısa zamanda ayrıklanmalarının isabetli bir gelişme olduğunu söyledi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Antalya’nın Manavgat ilçesinde düzenlediği belediye başkanları toplantısına katıldı. Türkiye’nin rahat ve huzur dolu günlere hasret olduğunu savunan Bahçeli, ülkenin varlığına kast etmeyi amaçlayan çevrelerin son günlerde gerilim ve tahrik kampanyasını iyice etkinleştirdiğini savundu.

MHP’den başka partilere geçenleri eleştiren Bahçeli, "Partimizden belediye başkanı seçilip de nefsine yenilen, menfaatlere boyun eğen, vaatlere kanan bazı döneklerin, karakterlerinde köşeli yan olmayan zavallıların aramızdan kısa zamanda ayıklanması sevineceğimiz isabetli bir gelişmedir. MHP, ahlaki zafiyete düşen, samimiyet imtihanından geçemeyen, verilmiş sözlerini çiğnemede ustalaşmış kaypak ve korkak simalarla mesafe alamayacaktır. Zira bizim nezdimizde belediyecilik; insanı temel alan, milli ve manevi ölçülere uyması gereken demokratik bir zemindir. Bizim için belediye demek; mazlum ve mağdurların imdadına koşan; yok yoksulu, garip gurebayı koruyan ve kollayan kocaman yürek demektir. Belediye demek; aç ve yoksullar için çırpınan, yediren, içeren ve giydiren bereketli ve şefkatli el demektir. Belediye demek; çevreyi güzelleştiren, imar ve bayındır hale getiren yönetim demektir. Belediye demek sımsıcak bir gülümseme, dosdoğru bir vicdan, adil ve adaletli bir yönetim demektir. MHP’li belediyelerin göz dolduran, heyecan uyandıran, bakan ve duyan herkesi imrendirecek hizmet ve eserlerini aziz milletimize sizler hediye edeceksiniz" dedi.

Dış gelişmelere paralel olarak iç huzursuzlukların ülkeyi adım adım darboğaza sürüklediğini ileri süren Bahçeli, "Türkiye çok tehlikeli doz ve düzeyde kargaşa yaşamıştır.Ağırlaşan iç ve dış tehditler Türkiye’nin milli birliğini ve toprak bütünlüğünü riske sokmaktadır. Bekamız namlunun ucundadır. Dirliğimiz topun ağzındadır. Milli birlik ve kardeşliğimiz saldırı altındadır. Sınırlarımız bıçak sırtındadır. Geleceğimiz ve güvenliğimiz belirsizliğin kollarındadır. Türkiye küresel bir kumpasın göbeğindedir. Zalimlere taşeronluk yapanlar taç ve taht sahibidir" diye konuştu.

Türkiye’nin gün be gün elinin zayıflayıp, gücünü eridiğini ileri süren Bahçeli,şunları söyledi:

"Milli bünyemiz her türlü olumsuzluğa, her türlü açık veya örtülü operasyona karşı korumasız hale getirilmiştir. Ülkemizin hiçbir alanında sanıldığı, iddia ve propaganda edildiği gibi iyi ve güzel şeyler olmamaktadır. Olan bir şey varsa, o da kötülüktür. Artan bir şey varsa, o da karamsarlıktır. Yürek yaralayıcı, iç karartıcı böyle bir ülke tablosu karşısında Türkiye sevdalıları suskun kalmayacak, tepkisiz durmayacak, yılgınlık göstermeyecektir. Zaaf göstermemiz halinde pusuda bekleyenlere gün doğacaktır. Bundan emin olunuz. İlgisiz ve duyarsız kalmamız halinde Türkiye’nin mahvoluşu kaçınılmaz olacaktır. Bunu iyi biliniz. Tetikte olmamız, sabırlı, uyanık ve dikkatli hareket etmemiz gerekmektedir. Bunu asla unutmayınız."

Belediye başkanları toplantısının önemine değinen Bahçeli, "Milliyetçi Hareket Partisi yetişmiş kadrosu, zengin birikimi ve yarım asra yaklaşan siyasi tecrübesiyle Türkiye’nin yönetimine taliptir. Kızılcahamam’daki toplantımız sonuçları itibariyle partimiz adına önemli ve ümit verici bir kazanım olmuştur. Her meseleye yönelik teklif ve tedbirimiz hazırdır. Biz kendimize güveniyor, başaracağımıza ve milletimizin engin ferasetine inanıyoruz. Türkiye’nin seçeneksiz olmadığını, AKP’ye mahkum kalmayacağını biliyoruz. Tehditle ayakta duran, zulümle varlığını sürdüren, millet ve vatan düşmanlarıyla uygun adım yürüyen AKP’nin sonu görünmüştür. Milliyetçi Hareket Partisi AKP’siz bir Türkiye’nin ufukta parladığını görmektedir. Milletimiz aynı ezberlerden yorulmuş, aynı kötürüm ve köhnemiş politikalardan usanmıştır" diye konuştu.

İktidara uzanmada belediye başkanlarına önemli görevler düştüğünün altını çizen Bahçeli, "Belediye Başkanı olarak her biriniz; ilinize, ilçenize, beldenize aşkla, bağlılıkla, sevgiyle ve kadirşinaslıkla hizmet ediyorsunuz.Aziz vatandaşlarımız ilk etapta sizler aracılığıyla partimizi değerlendirecek, test edecek ve iradesini bu eksende şekillendirecektir. Her doğru davranışınızın siyasi bir neticesi olduğu gibi, her yanlış ve tartışmalı uygulamanızın da bir maliyeti olacaktır. Dikkatlerinizi çekmek isterim ki, yerelde rüştünü ispat edememiş, hedeflerinin gerisinde kalmış, sözlerinin altında ezilmiş bir siyasi partinin iktidar iddiası sönmeye ve küllenmeye yüz tutacaktır. Bu kapsamda, mahalli idarelerdeki her başarı, her çaba, her yenilik iktidar müjdesi, iktidar habercisidir. Ve belediyecilikte topyekun tezahür eden zincirleme başarılar, milletimizin gönlünü ve duasını kazanan sağlam icraatlar bir partinin iktidara ulaşmasında asal bir rol oynayacaktır" ifadelerine yer verdi.

MHP’nin yerel seçimlerde oyunu arttırdığına vurgu yapan Bahçeli, "Milletimiz bize 3 büyükşehir, 100 ilçe, 56 belde olmak üzere 164 belediye yönetimini emanet etmiştir. Elbette bunu yeterli bulmuyor, yeterli görmüyoruz. Milliyetçi Hareket Partisi’nin almış olduğu oy miktarı, kazandığı belediye sayısı küçümsenemeyecek, hafife alınamayacaktır. Aksi bir tutum açıkça Türk milletinin tercihlerine saygısızlıktır. Milliyetçi Hareket Partisi, baştan beri zora talip olmuş, imkansızlıkların içinden hilal gibi doğmuştur" açıklamasını yaptı.

"Biz kısa soluklu olmadık, basit ve cılız gayelerin peşinden sürüklenmedik" diyen Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Çıkarlarımızın yörüngesine girmedik, dünyevi tutkuların cazibesine aldanmadık. Her belediye başkanımız şehrinin emini, teminatı, manevi hisarı ve gece gündüz muhafızıdır. Medeniyet tasavvurumuza bizzat sahada refakat edecek, bunu tanıtıp anlatacak, ‘Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben’ ilkemizi yaşatacak sizlersiniz. Belediye başkanlığına yeni seçilen arkadaşlarımdan özellikle rica ediyorum. Sürekli geçmiş yönetimlerden yakınarak vakit kaybetmek ve alınan kötü mirastan sızlanmak yerine önünüze bakmalı, hedeflerinizin peşine düşmelisiniz. Geçmişteki hataların aynısını yapmak ve hatta zulme ortak olmak bizim kitabımızda yazmayan yanlışlardır. Bilelim ki, boş içerikli malumat arzıyla zaman geçiren, devamlı şikayetle avunan ve yerinde sayan yönetimler kaybetmeye adaydır. Dünden ders alalım, sonuç çıkartalım, ancak takılıp kalmayalım. Her belediye başkanımız kendisiyle yarışacak, her an kendisini aşma becerisi gösterecek ve iki günü birbirine eşit olmayacaktır” diye konuştu.

Bahçeli, "Çok şükür, çiğ süt içmediğimiz için karnımızda ağrı da yoktur. Hesabını veremeyeceğimiz karanlık ilişkimiz, altından kalkamayacağımız bulanık ve sorunlu bir yönümüz, ‘Acaba gün gelir karşımıza çıkar mı?’ diye içten içe kaygılandığımız bir açığımız bulunmamaktadır. MHP’li belediyeler tüyü bitmemiş yetimin hakkını yedirmeme konusunda bugüne kadar ahlak ve insanlık mücadelesini alnının akıyla vermiş, vermeye de devam etmektedir. Türk milleti bunu görmektedir" dedi.

"Türkiye’miz küresel ve bölgesel zeminde mevzi üstüne mevzi kaybetmektedir" diyen Bahçeli şöyle konuştu:

"Çöken dış politika itibar ve saygınlığımızı da silip süpürmektedir. Hain amaç ve emeller öne geçmekte, sözünü geçirmekte, psikolojik üstünlük elde etmektedir. Krize yatırım yapan mihraklar, kavga ve kutuplaşma bahsine tutuşan yığınlar ülkemizi anarşi ve asayişsizliğe mahkum etmektedir. Bugünkü manzarada yüz yüze geldiğimiz tehlikeler oldukça büyümüştür. Karşımızdaki birinci tehlike, ülkemizi felakete sürükleyen güvenlik tehditleridir. Bölücülük hız kazanmış, terör örgütü ‘taraf’ sözleriyle muhatap alınmıştır. Sınırlarımız teröristlerin insaf ve eylemlerine terk edilmiştir.Şehirlerimiz asayişsizliğin çukuruna düşürülmüş, huzurumuz yüzü ve vicdanı maskeli eşkıyaların eline bırakılmıştır. Milli ve üniter devlet yapımız tartışmaya açılmıştır. Türk milletinin bin yıllık kardeşliği kurban seçilmiştir. Vatanımızın, devletimizin, milletimizin, bayrağımızın, dilimizin tekliğine yüz çevrilmiştir. Karşımızdaki ikinci tehlike, milletimizi bölünmeye doğru götüren keskin cepheleşmedir.Etnik temelde bölünme, inanç temelinde cepheleşme, mezhep temelinde iç ve dış tahrikler artmıştır. Kimlikler kaşınarak, gerilim ortamı körüklenmiştir. Toplumsal çalkantı ve çatışma alanları genişlemiştir. İç huzur, barış, kardeşlik ve dayanışma ruhu yara almıştır. Bu yıkıcı tahribat Türkiye’yi içten içe eritmektedir.Karşımızdaki tehlikelerden üçüncüsü, siyasi ve sosyal bünyemizdeki çözülmedir.Ahlaki çürüme devlet ve toplum hayatımızı bütünüyle sarmıştır.Yozlaşma kültürü her alanda derin kökler salmıştır.Türkiye rüşvet, yolsuzluk, vurgun, talan ve kanunsuzluklar ülkesi haline dönmüştür. Hukuka ve adalete olan güven duygusu temelden zedelenmiştir. Siyaset kurumu kirlenmiş ve toplum nazarında itibar kaybetmiştir."

Bahçeli sözlerine şöyle devam etti:

"Karşımızdaki dördüncü tehlike ekonomik niteliklidir. Büyüme inişe geçmiş, enflasyon ve hayat pahalılığı azmıştır. Yatırımlar azalmış, borçlar fazlalaşmış, işsizlik artmış, iğneden ipliğe her şey zamlanmıştır. Yoksulluk fren tutmamış, sefalet şartları insanımızı esir almıştır. Emeklimiz, işçimiz, esnafımız, memurumuz, köylümüz, çiftçimiz, esnafımız dara düşmüştür. Gelir dağılımında adaletsizlik katlanmış, servet farkı büyümüştür. Karşı karşıya kaldığımız bir beşinci tehlike ise Türkiye’nin bekasını tehdit eden küresel ve bölgesel gelişmelerle birlikte hükümetin uluslararası teslimiyetidir. Vatanımız ve varlığımız üzerinde kim plan yapıyorsa AKP’yi kafese almıştır. Bir yanda Rumlara taviz verilmiş, diğer yanda Kıbrıs davasından geri adım atılmıştır. Bir yanda Yunan tezleri makul bulunmuş, diğer yanda Ege’deki haklarımıza gölge düşürülmüştür. Bir yanda Ermenilere mektuplar yazılarak özürler dilenmiş; diğer yanda tarihimize kara çalınmış, isyankarlara övgüler düzülmüştür."

Sınırlardaki şiddet ve terör vakalarının ülke içine sirayet ettiğine dikkati çeken Bahçeli, "Kobani’de iki terör örgütünün kanlı hesaplaşması Türkiye’de kanlı şekilde yankılanmış, teröristler etrafı yakıp yıkmışlar, vurup kırmışlardır. IŞİD’ten kaçan mültecilerin arasına sızan teröristler, Türkiye’deki hainlerle birleşerek sokaklarımızı savaş alanına çevirmiştir. Son gelişmeler ve artan iç gerginlik atmosferi göstermiştir ki, Türkiye ve Türk milletinin etrafındaki çember daralmıştır. Milletimizi koruyacak güvenlik duvarları tahrip olmuştur. Bunun müsebbibi ise AKP Hükümeti’dir. Hükümet, ülke güvenliğini sağlamakta çok zorlanmıştır. Silahlı ve silahsız bölücülük moral takviyesi yapmış, alan tutmuş, kendi eylem gücünü sınamıştır" değerlendirmesini yaptı.

Bahçeli, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Hainler, Kobani bahanesiyle sokaklara dökülerek neleri yapabileceklerini, hangi zararlara yol açabileceklerini, nereye kadar dayanabileceklerini görmüşlerdir. Kuvvetle muhtemel son olaylar, önemli oranda, Türkiye’nin devlet ve toplum yapısındaki birikmiş tepkinin ölçülmesine de yaramıştır. Şu sıralar yatışmış ve sakinleşmiş gibi görünen olaylar aslında içten içe sürmektedir. Bunun yanında, KCK, yandaşlarını sokaklara çıkmaya, ayaklanmaya kışkırtmaktadır. AKP ise güvenlik tedbirlerini arttırmak, görünüşte polisin ve askerin elini güçlendirmek için yasal hazırlık içindeyken eşzamanlı olarak teröristlerle pazarlıkların hızını yükseltmiştir. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ağır hakaretler ettiği, akan kandan mesul tuttuğu, bedel ödeyeceklerini söylediği HDP’liler, şu işe bakınız ki, Kandil-İmralı arasında mekik dokumak için hıyanet limanından demir almışlardır. Yine Cumhurbaşkanı Erdoğan ‘polis ve asker sadece kalkan kullanmayacak’ sözleriyle sahnede gözdağları verirken, arka planda eline yol haritaları tutuşturulan siyasi bölücüler yeni bir ihanet yolculuğu için hazırlığa başlamıştır. Başbakan ve hükümet üyeleri, bölücüleri şiddetle eleştirirken, Türkiye’nin güç ve kudretinden bahsederken; sütre gerisinde teröristlerle pazarlık yürütülmesi, ihanet sürecinin canlı tutulması Türk milletine zulüm, eşkıyalığa ortak olmaktır."

"Gündemde cani başının resmi müzakereci olması konuşulmaktadır" diyen Bahçeli, "Eğer bu doğruysa AKP bunun altından kalkamayacaktır. HDP’li üç bölücü milletvekili önce Kandil’e gidecek, 21 Ekim’de de İmralı canisiyle masaya oturacaktır. Ne acı, ne hazin ki Türkiye’yi yöneten iktidar terörü meşrulaştırmak, bölücüleri aklamak için milli ahlak ve şerefle yollarını hepten ayırmıştır. Türkiye’de 6 Ekim’den 11 Ekim’e kadar süren bölücü şiddet her yere egemenlik kurmuşken, hükümetin teröristlerle el altından müzakereye devam etmesi yenilir yutulur bir durum değildir. Anlaşılmaktadır ki, 9 Ekim’de Bingöl’de şehit olan iki emniyet mensubumuzun kanı ve canı üzerinde pazarlık yapılmıştır. PKK Türkiye’yi cehenneme çevirirken, hükümet aman dilemiş, taviz vererek terörün önünde yuvarlanmış, hepsinden vahimi izzet ve iffet kaybına uğramıştır" dedi.

Bahçeli şöyle konuştu:

"AKP-HDP-PKK-PYD-İmralı canisi ve küresel şarlatanlar, Türkiye’yi kafa kola almışlar, Kobani’yi göstererek bağrından vurmak için nişan almışlardır. Bu tablonun karşımıza çıkardığı gerçek ise her cephede yaşanan çürüme, çözülme, çöküş ve çaresizliktir. Cumhurbaşkanı’ndan Başbakan’a, Bakanlardan AKP’li parti yöneticilerine kadar çözüm diyenler, süreç tantanasıyla, barış dedikodusuyla aramıza mayın döşemişler, milli bütünlüğümüze hançer sallamışlardır. Güneydoğulu kardeşlerim PKK ile bir tutulmuş, Kürt kökenli kardeşlerim PKK’nın ve İmralı canisinin keyfine ve kanlı emellerine teslim edilmiştir."

Bahçeli, "Biz vatan için canımızı veririz, millet için bedenimizden vazgeçeriz, Ankara’da bile saldırıya uğrayan Türk Bayrağı için gözümüzü kırpmadan kendimizi feda ederiz. Bizim fedakarlığımız, bizim feragat kültürümüz sayısız örnekle imtihan edilmiş ve ahlak, iman, tarih ve milli onurla ölçülmüştür. Gün gelecek, Erdoğan ve Davutoğlu tarihin ve milletin duvarlarına kafalarını arka arkaya çarpacaklardır. Bakalım o zaman kaçacaklar mı, yoksa can vermekten hala bahsedecekler mi, hep birlikte görmemiz mümkün olacaktır" şeklinde konuştu.

Çözüm sürecini dipsiz bir uçuruma benzeten Bahçeli, "Ahlak, namus, vatan, bayrak, şeref ve haysiyet uçuruma gitmektedir. Bizi biz yapan, milletimizi millet yapan, devletimizi ayakta tutan bütün değerler uçuruma yuvarlanmaktadır. Bin yıllık varlığımızın ve kardeşliğimizin şifreleri, kodları kırılarak bu karanlık uçuruma doğru kayıp düşmektedir. Türk milleti tarihinin en karanlık, en tehlikeli günlerini yaşamaktadır. Türkiye içeriden yarılmak, yıkılmak, parçalanmak istenmektedir. Türk milleti öz vatanında boğulmak istenmektedir. Bayrak, gönderinden indirilmek istenmektedir.Ve yıkmak için, dağıtmak için, çözmek için, bölmek için; gözlerimiz görmesin, kulaklarımız duymasın, ellerimiz kalkmasın istenmektedir. Duyulmasın, bilinmesin, görülmesin diye tertip ve tefrika üretilmektedir. Ne var ki Türk milleti gerçekleri görmeye başlamıştır" açıklamasını yaptı.

Milletin küresel senaryoya ‘dur’ diyeceğini vurgulayan Bahçeli, "Allah’ın izniyle ihanete göz yummayacaktır. Buradan milletimin her güzel ferdine, bu vatanın her haysiyetli evladına diyorum ki; ayrılığı aramızdan söküp atalım. 77 milyon olarak kopmayacak şekilde kenetlenelim. Bölünmeyi, parçalanmayı reddedelim. Pazarlığı, şerefini kaybeden müflis siyasetçileri, Bakanlar Kurulu sıralarına kadar ulaşmış PKK lobisini elimizin tersiyle itelim.Türk milleti bunu yapacak, kuvvet, dirayet ve inanç sahibidir. Millet olma halinden daha güçlü bir yapı henüz bulunmamıştır. Millet olmakla, yeryüzünün çehresi değişmiştir. Millet olmakla, milli devletler doğmuştur. Demokrasiler de millet gerçeğinden beslenmiş ve gelişmiştir. Beraberce yaşanan her gün, her saat, üzerinde ittifak edilmiş dile, kültüre, ülkülere doğru artan bir kaynaşmadır" görüşlerine yer verdi.


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.