Mhp Genel Başkan Yardımcısı Şefkat Çetin:

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Şefkat çetin, 14 Aralık’ta İstanbul merkezli yapılan operasyonu ‘algı’ operasyonu olarak niteledi.Parti çalışmaları kapsamında Çorum’a gelen MHP Genel Başkan Yardımcısı Şefkat...

Mhp Genel Başkan Yardımcısı Şefkat Çetin:

banner390
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Şefkat çetin, 14 Aralık’ta İstanbul merkezli yapılan operasyonu ‘algı’ operasyonu olarak niteledi.

Parti çalışmaları kapsamında Çorum’a gelen MHP Genel Başkan Yardımcısı Şefkat Çetin, partisinin il başkanlığını ziyaret ederek gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

17-25 Aralık yolsuzluk operasyonu neticesinde ortaya çıkan pis kokuların vatandaşlar tarafından bilinmesine rağmen siyasi iktidar tarafından bu işi örtbas etmek için gündem değiştirme operasyonları yapıldığını ileri süren Çetin, bir yıldır hırsızlık ve yolsuzluk dosyaları örtülmeye çalışıldığını öne sürdü.

Hükümetin 12 yıldır birlikte hareket ettikleri alınan her kararda birlikte program yaptıkları adına paralel taktıkları, hizmet grubu oldukları söylenen veya cemaat tanımlanan bir suç örgütü veya suçlu ortaya çıkartarak, yapılan hırsızlık ve yolsuzluklarını örtmeye çalıştığını savunan Çetin, son yapılan operasyonda bir algı operasyonu olduğunu, milletin beklentisinin ortada bir suç varsa, bu suçu oluşturan kişi veya kişilerin kamuoyunu ikna edecek deliller ve bilgiler ışığında ortaya konulması yönünde olduğunu belirtti.

Operasyonlarla ilgili bir sosyal medya hesabından yaptığı açıklamalarla da gündeme gelen “Fuat Avni” adlı kullanıcıyla ilgili de açıklama yapan Çetin, “Birkaç gündür sosyal medyada Fuat Avni isimli bir kişi Twitter’dan sanki canlı yayın yapar gibi operasyon öncesi operasyonun ne zaman yapılacağı kimlerin gözaltına alınacağı neyle suçlanacağı önceden ilan ediliyor peşinden operasyon başlatılıyor. Vatandaşımızda haklı olarak bu da daha önceki Balyoz, Ergenekon gibi bir algı operasyonu mu? Daha önce yapılan operasyonlar yine hükümet yetkilileri tarafından kamuoyuna ifade edildiği gibi bu işler bir kumpasmış bunlar suçsuzmuş gibi insanlar yine tutuklanıp yıllarca cezaevlerinde hürriyetlerinden mahrum bırakılıp yine bir yetkili çıkıp “yine bizi kandırmışlar bu da kumpas mı?” denecek sorularını vatandaşlar merak ediyor. Bizim için önemli olan bir suç var ise kamuoyunu tatmin edecek somut vatandaşları ikna edecek belgeler bilgiler sunulması lazım. Ama gördüğümüz kadarıyla falanca dizinin oyuncusu falanca dizinin senaristi 17-25 Aralık operasyonunu yapan güvenlik görevlileri önümüzdeki günlerde bu operasyonların emrini veren kararını alan yargı mensuplarının da bu paketin içinde yer alacağı belirtiliyor. Biz hür ve bağımsız bir ülkede yaşıyor isek anayasamız var ise toplumda ki kamu düzenini sağlamak için kanunlarımız var ise yasama yürütme yargı var ise yaşadığımız ülkede keyfi uygulamalar alınmaması lazım. Hukuk dışı uygulamalar yapılmaması lazım” diye konuştu.

Habur da başlayan bölücülüğü şirin gösterme rezaleti Oslo da, İmralı da, Kandil de hükümet yetkilileri ve devletin kurumlarının eliyle devam ettiğini savunan Çetin, “Bunca insanımızın kanını döken terör örgütü olduğu tescillenen Avrupa insan hakları tarafından da bu suçludur denen terör örgütü liderinin muhatap alınmasını doğru olmadığı ifade edildiğinde koro halinde bu doğru değil terör örgütüyle görüşen şöyledir diye meydan meydan nutuk atanlar bugün o nutuklarına bizde dedik doğru terör örgütüyle görüşen şöyledir dedik. Ama geçen zaman içerisinde aynı yetkililer terör örgütüyle görüştüklerini görüşülmesi gerektiğini kendileri ifade ettiler. Biz bu ülkede yaşayan insanlar olarak kanunlarımızın Anayasamızın uygulanabilirliği noktasında tereddüt içinde olur isek bu ülkenin vatandaşları kamu güvenliği noktasında endişeye düşerler ise yaşam haklarını kısıtlayan can ve mal güvenlikleri noktasında endişeye düşerler ise kendi hukuklarını kendileri koruma noktasında bir davranış modeline kalkarlar ise Allah esirgesin bunun sonucu kardeş kavgasıdır. Yasama yürütme yargı keyfi uygulamalar alıyor ise anayasal ve hukuk dışı uygulamalar yapılıyor ise mağdur olan insanlar derdini kime anlatacak sorusunda boşlukta kalıyor ise bütün devletler tarihinde görüldüğü gibi birey kendi hukukunu kendi kendi korumaya kalktığı zaman bunun adı kaostur, iç savaştır. Allah esirgesin bu süreç devletin organlarına güven duygusu zedelenirse vatandaşlar kendi hukukunu kendi korumaya kalkar ise bu kaostan millet olarak zarar görürüz” diye konuştu.


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.