Yükseköğretim Akademik Arşiv Projesi Tanıtım Toplantısı (1)

Başbakan Ahmet Davutoğlu, bugün küreselleşmeyle birlikte yepyeni bir bilgi sistematiği, yeni bilgi araçları oluşurken bütün bu insanlık birikimini gözden geçirip üniversitelerin bu insanlık birikimi içerisinde nereye oturtulduğunun doğru...

Yükseköğretim Akademik Arşiv Projesi Tanıtım Toplantısı (1)

banner390
Başbakan Ahmet Davutoğlu, bugün küreselleşmeyle birlikte yepyeni bir bilgi sistematiği, yeni bilgi araçları oluşurken bütün bu insanlık birikimini gözden geçirip üniversitelerin bu insanlık birikimi içerisinde nereye oturtulduğunun doğru bir tanımlamasını yapma sorumluluğu ile karşı karşıya olduklarını ifade etti.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Yükseköğretim Akademik Arşiv Projesi’nin tanıtım toplantısına katıldı. Törende konuşan Başbakan Davutoğlu, başbakan olduktan sonra en keyif aldığı ve istifade ettiği toplantılardan birisinin 19 Mayıs Üniversitesi’nde akademik açılış dersini vermesi olduğunu ifade etti. Daha önce Avrupalı rektörlerle bir araya geldiğinde yine bu sefer evrensel üniversitelerimizin sorunları veya gelecek perspektifleri üzerinde kanaatlerini paylaştığını anımsatan Başbakan Davutoğlu, üniversitelerin eğitim sistem yapıları olması itibariyle bilginin kaynağı, meşruiyeti, sosyalleşmesi, sistematiği ve analitik çerçeveye oturtulması anlamında insanlık tarihinin belki farklı isimlerle ilk dönemlerinden bugüne kadar en temel müesseselerinden biri olduğunu vurguladı. Başbakan Davutoğlu, bugün küreselleşmeyle birlikte yepyeni bir bilgi sistematiği, yeni bilgi araçları oluşurken bütün bu insanlık birikimini gözden geçirip üniversitelerin bu insanlık birikimi içerisinde nereye oturtulduğunun doğru bir tanımlamasını yapmak sorumluluğu ile karşı karşıya olduklarını kaydetti. İçinde bulunan coğrafyanın, bu coğrafyada ortaya çıkan medeniyetlerin, o medeniyetlerin aktardıkları bilgilerin herhangi bir başka ülkeden ve bir başka ülkedeki bilimsel birikimden çok farklı özelliklerin özgün nitelikler kazandırdığını belirten Başbakan Davutoğlu, “Bunun farkında olmamız üniversitelerimizin niteliksel katkıları anlamında insanlık birikimlerine gelecekte yapabileceği katkılar açısından da büyük bir önem taşıyor. Birkaç vesileyle zikrettim, insanlık tarihinde bilgi sistematiğinin gelişimi anlamında ben 4 büyük harmanlama görüyorum. Şimdi 4. büyük harmanlanmanın içindeyiz. Kadim medeniyetler dediğimiz medeniyetlerde genellikle bilgi belli medeniyet havzaları içinde kendi sistematiği içinde kuruluyordu. Bugün tıp camiasında büyük ilgi gören Çin tıbbı yada Hint matematiği, Babil’de ve Mısır’da piramitler ve oradaki birikim yansıtan astronomi çalışmaları, Yunan felsefesi bütün bunlara baktığımızda aslında her bir medeniyet havzasının kendi bilgi sistematiğini gerçekleştirdiğini, bu bilgi sistematiğinde yöntem olarak bilginin kaynağıyla bilginin sonuçları arasında kendi özgün katkıları yaptığını görüyoruz. Onlar bugün dahi incelendiğinde belli dönemlerde hayranlık bıraktıran birikimlerdir. Mısır piramitlerinin matematiksel sırları, astronomik referansları hala tartışma konusudur. Çin tıbbının entegre insan vücuduna analitik değil bütüncül bakışı ve o bütüncül bakışı içinde birbiriyle alakasız gibi görünen organlar arasında kurduğu ilişki aslında insan varoluşuna bakışın farklı bir yansımasını ortaya koyuyor” diye konuştu.

Bazen bütün geçmişe geride kalmış bilgi birikimleri olarak bir dönem insanoğlunun bakma teamülünde olduğunu söyleyen Davutoğlu, bütün medeniyet havzalarında kendi içinde insan varoluşuna anlam katan, bu varoluşu tanımlayan bilgi sistematiğini geliştiren tecrübeler yaşandığını belirtti. Birinci büyük harmanlanmanın Büyük İskender’in Hint fetihleriyle birlikte bütün medeniyet havzalarının neredeyse iç içe geçmesiyle yaşanan bir harmanlanma olduğunu belirten Davutoğlu, bu dönemde çok büyük üniversite geleneklerinin bugüne kadar intikal eden havzalarda oluşmaya başladığının görüldüğünü vurguladı. Kendisinin ne zaman Urfa’ya gitse Harran’ın eski köklü gelenek içinde oluşmuş ve şimdi Harran şehrinin kalıntıları arasında yürünüldüğü zaman hissedilecek bir bilgi atmosferinin yaşandığına dikkat çeken Davutoğlu, “Gönül ister ki bütün üniversitelerimiz kendilerine böyle bir tarihi referans oluşturabilsinler. Bizim üniversitelerimiz modern üniversite geleneği itibariyle yenidir. Her üniversitemizin geriye dönük olarak referansta bulunabileceği bir medeniyet arka planı vardır. Birkaç gün önce Amasya’daydım, Amasya Üniversitemiz için Sabuncuzade Şerafettin’nin tıp ilmine ve cerrahiye yaptığı olağanüstü katkıyı da hatırlayarak yeni üniversite olduğunu kurumsal olarak söyleyebiliriz ama şehir ortamının bu geleceği çok önceden yaşamış olduğunu ve Avrupa daha oluşmamış tekniklerle hatta bizzat cerrahi aletleri keşfederek kullanan Sabuncuzade Şerafettin’in 13, 14. yüzyıldaki birikimine referansta bulunabilmeyiz” dedi.

İkinci büyük harmanlanmanın 7., 8., 9. yüzyılları arasında bu sefer aynı medeniyet havzalarında İslam medeniyetinin oluşturduğu siyasi düzen içerisinde ortaya çıkan harmanlanma olduğunu vurgulayan Davutoğlu, Bağdat’ın o dönemde Batı ve doğuyu, Hint’i ve Akdeniz’i birleştiren felsefi düşünsel çalışmaların merkezi haline geldiğini bildiklerini söyledi. Üçüncü ve dördüncü büyük harmanlanmayı anlatan Davutoğlu, Türkiye’nin üniversitelerinin bu tarihi perspektifin içinde gelişen bütün etkileşimlerin merkezindeki bir ülke, bir toplum ve bir birikim olarak olağanüstü heyecan verici bir canlılığa sahne olabileceğini dile getirdi.


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.