Dünya Böbrek Günü

- ERÜ Çocuk Nefroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gündüz: "Böbrek hastalığına temel oluşturan bazı durumlar var, obezite, aşırı kiloluluk, hipertansiyon, kan yağlarındaki bozukluklar gibi. Bunlara baktığımızda çocuklardaki aşırı kiloluluk oranının yüzde 9 olduğunu görüyoruz. Yine obezite oranı da benzer seviyelerde, yüzde 9 oranında. Yüzde 6 çocuğumuz hipertansif. Bu çok ciddi bir rakam" - Erişkin Nefroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oymak: "Böbrek yetmezliğinin çeşitli evreleri var. Son dönem dediğimiz 'evre 5'te 60 bin civarında hasta var. Fakat, 'evre 3-4'te bu sayı 10-15 misli artıyor. Her hipertansiyon hastası, her şeker hastası maalesef böbrek yetmezliği için bir aday"

Dünya Böbrek Günü

banner390

KAYSERİ (AA) - Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Nefroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zübeyde Gündüz, "Böbrek hastalığına temel oluşturan bazı durumlar var, obezite, aşırı kiloluluk, hipertansiyon, kan yağlarındaki bozukluklar gibi. Bunlara baktığımızda çocuklardaki aşırı kiloluluk oranının yüzde 9 olduğunu görüyoruz. Yine obezite oranı da benzer seviyelerde, yüzde 9 oranında. Yüzde 6 çocuğumuz hipertansif. Bu çok ciddi bir rakam" dedi.

Gündüz, ERÜ Çocuk Hastanesinde Dünya Böbrek Günü dolayısıyla düzenlenen basın toplantısında yaptığı konuşmada, Çocuk Nefroloji Derneği ile Türk Nefroloji Derneği'nin ortaklaşa yürüttüğü çalışmaya göre, 5-18 yaş grubundaki her 100 çocuktan 4'ünün kronik böbrek hastası olduğunu belirtti.

Bu yaş grubunda her 100 çocuktan 1'inde de ciddi boyutta böbrek yetmezliği olduğunu vurgulayan Zübeyde Gündüz, şu bilgileri verdi:

"Erkeklerde bu biraz daha fazla, yüzde 3,5 civarında kronik böbrek hastalığı var. Kızlarda biraz daha az, yüzde 2,6 civarında. Böbrek hastalığına temel oluşturan bazı durumlar var, obezite, aşırı kiloluluk, hipertansiyon, kan yağlarındaki bozukluklar gibi. Bunlara baktığımızda çocuklardaki aşırı kiloluluk oranının yüzde 9 olduğunu görüyoruz. Yine obezite oranı da benzer seviyelerde, yüzde 9 oranında. Yüzde 6 çocuğumuz hipertansif. Bu çok ciddi bir rakam. Çünkü, erişkinlerdeki hipertansiyonun temelleri çocuklukta atılıyor. Dolayısıyla çocukluk çağındaki hipertansiyon erişkinliğe aktarılıyor. Yine yüzde 6 civarında çocuğun kan yağlarında bozukluk var. Bunlar daha çok yaşam tarzıyla ilgili sorunlar. Bunun dışında çocukluk çağındaki böbrek hastalığın önemli nedenleri, genetik hastalıklar olabilir, doğumsal idrar yolu bozuklukları olabilir erişkinlerden farklı olarak. Ayrıca çocukluk çağına özel bazı enfeksiyon hastalıkları, bu dönemdeki böbrek hastalıklarının temellerini oluşturur."

Prof. Dr. Gündüz, erken dönemde diyalize giren, böbrek nakli yapılan çocukların bunun sıkıntılarını ömür boyu yaşadıklarına dikkati çekerek, bunun aileleri ve toplumu da olumsuz etkilediğini kaydetti.

Bunun için çocukların böbreklerini korumanın çok önemli olduğuna işaret eden Gündüz, sık idrar yolu enfeksiyonu geçiren, idrar kaçıran, büyümesinde gerilikler olan çocukların mutlaka doktor kontrolüne alınması gerektiğini vurguladı.

- "60 bin son dönem böbrek yetmezliği hastası var"

Erişkin Nefroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oktay Oymak ise Türkiye'de 60 bin civarında son dönem böbrek yetmezliği olan ve artık başka tedavilere ihtiyaç duyan hasta olduğunu bildirdi.

Bunun buz dağının görünen kısmı olduğunu dile getiren Oymak, şöyle devam etti:

"Buz dağının altı duruyor, geriden gelenler var. Böbrek yetmezliğinin çeşitli evreleri var. Son dönem dediğimiz 'evre 5'te 60 bin civarında hasta var. Fakat 'evre 3-4'te bu sayı 10-15 misli artıyor. Her hipertansiyon hastası, her şeker hastası maalesef böbrek yetmezliği için bir aday. Türk toplumunda her 3 erişkinden biri maalesef hipertansif. Feci bir durum. Aynı şekilde şeker hastalığı. Türk toplumunda erişkinlerin yüzde 10'undan fazlası şeker hastası. Bunların hepsi böbrek yetmezliği için aday hastalar. Bunlarla mücadele için bu toplantılar tabii ki yetmez. Devlet, hükümet de bu mücadeleyi ulusal politika haline getirmeye çalışıyor. Mesela ekmeklerde tuzun kısıtlanması çok önemli bir aşama. Obezite de önemli bir risk faktörü. Kamu spotlarında da görüyorsunuz, bu işte toplumsal bir mücadelenin olması gerekiyor."

Oktay Oymak, Türkiye'de herkesin bir sosyal güvencesi olmasına rağmen check-up alışkanlığı bulunmadığına işaret ederek, "Bu hastalıklar sinsidir. Böbrek hastalığının bir tek belirtisi var, özellikle erişkinler için gece idrara gitmek. Bu sizi rahatsız etmez ama böbrek yetmezliği bulgusu olma ihtimali yüksek. Böyle basit bir belirtiyi insanlarımızın öğrenip kontrolünü yaptırması gerekir. Bunun dışında düzenli, yaşa göre yılda bir, iki yılda bir en kötü ihtimalle ben yılda bir mutlaka check-up yapılması önemli" diye konuştu.

Önemli olanın erken tanı ve tedavi olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Oymak, Türkiye'de böbrek nakillerinin yüzde 80'inin de hala canlıdan yapıldığını, Avrupa'da ise bu oranın yüzde 20'ler civarında olduğunu sözlerine ekledi.

- İdrar tutma alışkanlığı riskli

Çocuk Nefroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. İsmail Dursun ise okul çağındaki çocuklarda tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonlarının böbrek hastalığı açısından önemli bir risk faktörü olduğunu anlattı.

İdrar yolu enfeksiyonlarının, özellikle kız çocuklarında idrar tutma alışkanlığı gelişmesinden kaynaklanabildiğini dile getiren Dursun, "Bunun nedenini sorduğumuzda, okulların tuvaletlerinin çok pis olduğunu söylüyorlar. Bu sadece Kayseri bölgesinde olan bir sorun değil. Meslektaşlarımızla ülke genelinde yaptığımız toplantılarda da benzer mesajların çocuklardan alındığını görmekteyiz. Bu noktada mutlaka Milli Eğitim Bakanlığının, il müdürlüklerinin, okul idarecileriyle yakın temas kurarak çocuklara tuvaleti sevdirmesi lazım. Anne babalar olarak çocuklarımıza tuvaletlerini tutmamayı öğretmeliyiz ki ileride oluşacak bir takım problemleri önleyebilelim" şeklinde konuştu.

Çocuk Nefroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Poyrazoğlu da bu yılki Dünya Böbrek Günü'nün ana temasının "çocuk böbrek hastalıkları", sloganlarının ise "Erken hareket et, böbrekleri koru" olduğunu belirtti.

Gün dolayısıyla düzenledikleri etkinlikler hakkında bilgiler de veren Poyrazoğlu, okullarda bilgilendirme toplantıları düzenleyeceklerini, televizyon programlarına katılacaklarını ve alışveriş merkezlerinde toplumu bilgilendirme çalışmaları yürüteceklerini aktardı.

Kayseri Halk Sağlığı Müdür Yardımcısı Dr. İsmail Demirel ise koruyucu sağlık hizmetlerinin önemine vurgu yaptı.


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.