Eklem hastalıkları için umut verici gelişme

- AEÜ Mühendislik Mimarlık Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Aydın, "mikroküre formunda polimerik ilaç taşıyıcı" isimli çalışmasıyla, eklem rahatsızlığı olanların eklemlerine enjekte edilen ilaçların daha uzun süre etki etmesine katkı sağladı - Hacettepe Üniversitesi ve ODTÜ’den öğretim üyelerinin bilimsel danışmanlığını yaptığı çalışma, Türk Patent Enstitüsünden 20 yıl süreyle geçerli "incelemeli patent" aldı - Yrd. Doç. Aydın: "Bu sistem, hastanın uzun süreli tedavide sıkıntı çekmesinin önüne geçecek ve kıkırdak hastalıkları daha kolay tedavi edilebilecek"

Eklem hastalıkları için umut verici gelişme

banner390

KIRŞEHİR (AA) - ABDULLAH YILDIZ - Ahi Evran Üniversitesinde (AEÜ) yapılan çalışma, romatizma gibi eklem rahatsızlıklarında kullanılan ilaçların kıkırdakta daha uzun süre etki ederek tedaviye olumlu katkı yapması yönünde gelişme sağladı.

AEÜ Mühendislik Mimarlık Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Özlem Aydın'ın "mikroküre formunda polimerik ilaç taşıyıcı" isimli çalışmasıyla, eklem rahatsızlıklarının tedavisinde umut verici gelişme sağlandı.

Tedavi amaçlı enjekte edilen ilaçların uzun süre kıkırdakta kalarak tedaviye olumlu katkı yapmasını sağlayan polimerik ilaç taşıyıcı sistemi çalışması, Türk Patent Enstitüsünden 20 yıl süreyle geçerli "incelemeli patent" aldı.

Çalışma hakkında AA muhabirine bilgi veren Aydın, romatizma gibi eklem hastalıklarının tedavisinin tam olarak bulunamadığını ve hastalık fark edildiğinde yüksek miktarda kıkırdak hasarı oluşmuş olduğunu, bugüne kadar yapılan tedavilerin hastalığı iyileştirmek yerine ağrıyı ve eklemdeki tutukluğu azaltıcı yönde olduğunu belirtti.

- "Tedavi maddi ve manevi yük teşkil ediyor"

Bu hastalıklarda bölgesel ilaç tedavilerinin yapılabildiğini vurgulayan Aydın, bu tedavilerin hem hasta hem de doktor açısından maddi ve manevi yük teşkil ettiğine işaret etti.

Sık sık eklem sıvısı takviyesi yapılması nedeniyle hastanın yaşam kalitesinin düştüğünü anlatan Aydın, "Hasta eklemine belirli sıklıklarda enjeksiyon yapma zorunluluğu olan bu tedaviler yerine, doku hasarını durdurabilmek için bir kere enjeksiyonla uzun süreli tedavi hedeflenmektedir” dedi.

Yaptıkları çalışmanın, kıkırdakta yıkıma sebebiyet veren enzim faaliyetini durduran doksisiklin ve kıkırdak onarımı için olumlu etki yapan kondroitin sülfat maddelerinin doku içerisinde daha uzun süre kalmasını amaçladığını dile getiren Aydın, şu bilgileri verdi:

“Kıkırdak hastalıklarının tedavisinde kullanılan doksisiklin ve kondroitin sülfatı, polimer ile kaplayarak kontrollü salım sistemi hazırladık. Amacımız, kıkırdak hastalıklarına sebebiyet veren kollajenaz enziminin faaliyetini durdurmaktı. Bu amaçla, uzun süre etkili olabilen kontrollü ilaç salım sistemini geliştirdik. Bu sistemi polimerle hazırladık. O yüzden adına da polimerik ilaç taşıyıcı diyoruz. Doksisiklin ve kondroitin sülfat bileşenlerinin kıkırdak dokusunda daha uzun süre etki etmesini sağlamış olduk. Bu sistem, hastanın uzun süreli tedavide sıkıntı çekmesinin önüne geçecek ve kıkırdak hastalıkları daha kolay tedavi edilebilecek. Geliştirdiğimiz sistem uzun süreli ilaç salımı yaptığı için o bölgede bulunduğu sürece bozulmaksızın sabit kalabilecek. Bölgesel tedavi olduğu için herhangi bir yan etkisi de olmayacak. Hasta da külfetli ve uzun süreli enjeksiyonlardan kurtulacak. Bir kere enjeksiyon yaptıracak ve uzun süre olumlu etkisini görecek.”

- "Eklem hastalıklarının tedavisi için yeni bir yaklaşım geliştirmiş olduk"

Hacettepe Üniversitesi'nden Prof. Dr. Feza Korkusuz ve Prof. Dr. Petek Korkusuz ile ODTÜ'den Doç. Dr. Dilek Keskin ve Doç. Dr. Ayşen Tezcaner'in destekleriyle tamamladığı çalışmayı öncelikle laboratuvardaki canlı dışı testlerle yaptıklarını ifade eden Aydın, canlı örnek olarak hücre kültürü çalışmaları yaptıklarını ve en sonunda da insan dışı canlı olarak da tavşanlar üzerinde çalıştıklarını söyledi.

Aydın, "Olumlu sonuç aldık. Kontrollü ilaç salım sistemi ile eklem hastalıklarının tedavisi için yeni bir yaklaşım geliştirmiş olduk" diye konuştu.

TÜBİTAK ve ODTÜ Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinatörlüğü (BAP) tarafından maddi olarak desteklenen çalışmadan elde ettikleri sonuçları tıp camiasının ilgisine sunduklarına işaret eden Aydın, hastalar için de uygulanabilmesi için gerekli çalışmaların yapılabileceğini sözlerine ekledi.


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.