"İdrardaki kan mesane kanserinin habercisi olabilir"

- ERÜ Üroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Demirtaş: - "Mesane kanserinde ilk belirtisi idrarın kanlı gelmesi ya da ağrılı idrar yapılmasıdır" - "Sigara içenlerde mesane kanseri riski 3-4 kat daha fazladır. Ancak sigara içiciliğinin süresi ve yoğunluğuna göre de bu risk değişir. Günlük 15-20 sigara içimi riski 4-5 kat artırır"


banner390

KAYSERİ (AA) - Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Üroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abdullah Demirtaş, "hematüri" olarak adlandırılan idrardan kan gelmesi durumunun mesane (idrar kesesi) kanserinin habercisi olabileceğini belirtti.

Demirtaş, yaptığı yazılı açıklamada, mesanenin duvarını yapan dokularda kaynaklanan kötü huylu tümör hücrelerinin mesane kanserine yol açtığını söyledi.  

Mesane kanserinde en sık karşılaşılan ilk belirtinin idrarın kanlı gelmesi ya da ağrılı idrar yapılması olduğunu vurgulayan Demirtaş, şu bilgileri verdi:

"Mesane kanseri erkeklerde kadınlara kıyasla daha yaygın olarak görülmektedir. Mesane kanseri gelişimi genellikle uzun zaman alır ve en yaygın olarak da daha yaşlı kişilerde görülür. 40 yaş altındaki kişilerde çok nadirdir. Sigara, bazı meslek grupları, sağlıksız beslenme mesane kanserine yol açan etkenlerdendir. Özellikle 50 yaşın üstünde sigara içicisi olan kişilerin, idrarında ağrısız hematüri varlığında mesane kanseri hastalığından şüphelenilmesi ve bir üroloji uzmanına başvurulması gerekir. Çünkü sigara içenlerde mesane kanseri riski 3-4 kat daha fazladır. Ancak sigara içiciliğinin süresi ve yoğunluğuna göre de bu risk değişir. Günlük 15-20 sigara içimi riski 4-5 kat artırır. Sigaranın bırakılmasıyla risk giderek azalır fakat hiçbir zaman sigara içmeyen kişilerin düzeyine inmez. Pasif sigara içiciliği de benzer şekilde mesane kanseri için risk faktörüdür."

Doç. Dr. Demirtaş, özelikle kimya sanayi, petrol, boya, lastik endüstrisi, alüminyum ve demir işletmesi çalışanlarının risk altındaki meslek grubunu oluşturduklarını vurgulayarak, "Tuzlu ve yağlı yiyecekler, közde pişirilmiş et, salamura sebze, soya ve baharatlar da besinsel olarak mesane kanseri oluşumuna etki edecek risk grubunu oluşturmaktadır. Bu nedenle sağlıklı beslenmek, bu hastalıktan korunmada etkili çözümlerdendir” ifadelerini kullandı.                 

Demirtaş, tüm kanser hastalıklarında olduğu gibi ürolojik kanserlerde de hastalıktan değil, geç kalınmaktan korkulması gerektiğini sözlerine ekledi.


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.