Kök Hücre Oluşumuyla Migrene Kesin Çözüm

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Hasan Doğan, baş ağrısı, baş dönmesi, kulak çınlaması, zonklama, halsizlik, yorgunluk gibi insanın hayat kalitesini bozan migrenden, kök hücre oluşumunu arttırarak kurtulmanın mümkün olduğunu söyledi....

Kök Hücre Oluşumuyla Migrene Kesin Çözüm

banner390
Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Hasan Doğan, baş ağrısı, baş dönmesi, kulak çınlaması, zonklama, halsizlik, yorgunluk gibi insanın hayat kalitesini bozan migrenden, kök hücre oluşumunu arttırarak kurtulmanın mümkün olduğunu söyledi. Doğan yaptığı açıklamada, kök hücre oluşumunu arttıran proloterapiyle kurtulmanın artık mümkün olduğunu belirterek, “Migren belirli aralıklarla gelen hafif baş ağrısından, çok şiddetli baş ağrısına kadar değişen bir hastalıktır. Hastalık genellikle tek taraflı, yoğun ve zonklayıcı tarzda bir baş ağrısı, bulantı, kusma, görme bozuklukları, ışıktan ve sesten rahatsız olma, baş dönmesi gibi bulgularla seyreder. Migrenin en önemli sebebi boyun omurları arasındaki bağların görevini yapmamasıdır. Kök hücre oluşumunun arttırılmasını sağlayan enjeksiyon uygulamasıyla, ağrıya neden olan hasar görmüş dokular yeniden canlandırılıyor. Proloterapi ile servikal instabilitenin düzeltiliyor, böylece ağrının nedeni ortadan kaldırılıyor. Bu yöntem migrene kalıcı çözüm sunuyor” dedi.

Doğan, ağrı kesicilerin ağrıyı bir süre için ertelediğine işaret ederek, proloterapinin ağrının nedenini ortadan kaldırdığını vurguladı ve yönteme ilişkin şu bilgileri verdi:

“Boyun ve baş bölgesinde yer alan ağrıların en çok sebebi boyun omurgasını birbirine bağlayan bağlardaki yıpranmadır. Omurgadaki bağların zayıflığı boyun baş-boyun bölgesindeki kasların kasılmasına bu da şiddetli ve ağrı kesicilere cevap vermeyen ağrıların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Proloterapi uygulamasıyla bu bölgede yer alan hasarlı bağlar yeniden güçleniyor. Proloterapi ve nöroproloterapi ile hasarlı bölgede mikropsuz iltihap oluşturuyoruz. Bu iltihaplı bölge kısa zamanda tamirci hücreler tarafından işgal ediliyor ve o bölgede sağlam bir dokunun oluşması sağlanarak ağrının nedeni ortadan kaldırılıyor.”

Migren ataklarını tetikleyen unsurların kişiden kişiye değiştiğinin altını çizen Doğan, yüksek tansiyon, kadınlarda regl dönemleri, alkol, duygusal stres, aç kalma ve çok fazla ya da az uyku gibi fiziksel stresin yanı sıra, iklim değişikliği, yoğun kokular, göz kamaştıran yoğun ışıklar ve ses gibi faktörlerin en sık görülen tetikleyiciler olduğunu kaydetti.

Migren şikâyetiyle gelen tüm hastaların proloterapi yöntemi ile ilaç kullanmayı bıraktıklarını ve atakların tekrarlamadığını vurgulayan Doğan, 4-6 seansta migren ataklarından kurtulmanın mümkün olduğunu dile getirerek, proloterapinin yanı sıra yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:

"Boyun ağrılarınız için masaj yaptırmaktan kaçının. Çocuklarınızı severken kafasından kaldırıp yukarı doğru çekiştirmeyin, bu hareketiniz, henüz sağlamlaşmamış bağların (ligament) yırtılması ve gereğinden fazla esnemesine neden olabilir. Yaşam tarzının düzenli olmasına dikkat edin. Düzenli uyuyun, düzenli yemek yemeye dikkat edin. Bilinen tetikleyicilerden uzak durun (kafein, eski peynir, etlere konulan koruyucular, monosodyum glutamat, salamura ürünler, çerez). Düzenli aerobik egzersiz yapın. Stresi azaltın, stresli durumlardan kurtulmak için ileriye yönelik plan yapın. Boş zamanları, hobileri, sosyal aktiviteleri arttırın. Çevresel etkenlerden kaçının. Güneş gözlüğü kullanın. Dumanlı, kokulu, gürültülü ortamlardan uzak durun. Vücut duruşunun düzgün olmasına dikkat edin. İşitme, görme sorunlarınızın olup olmadığını kontrol ettirin, varsa tedavi olun."


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.