“Ramazanda 2 Ana, 2 ara Öğün Şeklinde Yemek Aralıkları Düzenlenmeli”

Ramazan ayında tüm gün oruç tuttuktan sonra iftarda ve sahurda birdenbire ve çok fazla yemekle mideyi doldurmamak gerekir. Ani mide gerginliği; hem tansiyon yükselmesine hem de insülin gibi kan şekerini dengeleyen hormonların hızlı salgılanmasına sebep olur. Öğünler sahur, hafif İftar, akşam yemeği ve ara öğün şeklinde düzenlenmelidir. 

“Ramazanda 2 Ana, 2 ara Öğün Şeklinde Yemek Aralıkları Düzenlenmeli”

banner390
Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Berat Ünüvar Ramazan ayına girdiğimiz şu günlerde sağlıklı oruç tutabilmek, vücudumuzun oruçtan etkilenmesi için beslenme programının genel kaidelere uyularak hazırlanması gerektiğini vurguladı. Oruç tutacağımız günler çok uzun ve çok sıcak olduğu için gerekli önlemlerin baştan alınmasının birçok sağlık probleminin önüne geçeceğini belirtti.
Karaman Devlet Hastanesi’nde görev yapan Beslenme Ve Diyetetik Uzmanı Berat Ünüvar Ramazan ayı boyunca sağlığın korunması açısından yeterli ve dengeli beslenmek gerektiğini vurgulayarak sağlığımıza dikkat etmek ve kilomuzu korumak adına şu beslenme önerilerini sundu:
“Öğünler sahur ve iftar olmak üzere iki ana ve iftardan sonra 1-1,5 saat aralıklarla iki ara olarak düzenlenmelidir.
 Normalde nasıl kahvaltı günün en önemli öğünüyse Ramazan ayında da sahurun en önemli öğün olduğu unutulmamalı ve kesinlikle atlanmamalıdır. Sahurda tercihinizi kahvaltılıklardan yana kullanmak sizin için en sağlıklısı olacaktır. Az tuzlu peynir, haşlanmış yumurta, süt, domates, salatalık, ceviz-fındık, çiğ sebze-meyve ve tam buğday ekmeğinden oluşan hafif bir kahvaltı yapılmalı, aşırı yağlı, tuzlu, şekerli ve unlu gıdalardan uzak durulmalıdır.

Hem sahurda hem iftarda mideyi birden çok fazla yemekle doldurmamak gerekir. Aniden yaşanan mide gerginliği tansiyon yükselmelerine yol açabilir. İftarı 2 öğüne bölmek önemlidir. İftar öncelikle 1-2 bardak su ile açılmalıdır. İftariyelik kuru hurma, tuzsuz zeytin ve peynir tercih edilebilir. Sonrasında mideyi rahatlatmak ve hazmı kolaylaştırarak mide gerginliğini engellemek adına düşük kalorili ev yapımı bir çorba tüketilebilir. Bu küçük öğünden sonra mutlaka 15-20 dk beklenmeli ve sonrasında ana yemeğe geçilmelidir. Ana yemekte doyumu sağlamak için yağsız kırmızı et, derisiz tavuk, hindi, balık, kuru baklagil, zeytinyağlı sebze yemekleri ve salatayla devam edebilirsiniz. Ramazan pidesi bu ayın vazgeçilmezidir; ancak minimum miktarda tüketilmesi gerekir.

 Ana yemekten sonra 1-1,5 saat arayla 2 ara öğün yapılmalıdır. Bu ara öğünlerde ise porsiyon kontrolü yapılarak meyve, leblebi, ceviz, fındık, badem, yarım yağlı süt ve yoğurt tüketilebilir. Tatlı tüketilecekse haftada 1-2 kez, ana yemekten 2 saat sonra olacak şekilde ara öğün yerine meyveli, sütlü tatlılar veya dondurma tercih edebilirsiniz.

Ramazan ayının yaza denk gelmesi, günlerin uzun olması ve hava sıcaklığı nedeniyle, oruç sırasında vücut normalden daha fazla su ve mineral kaybına uğramaktadır. Kaybolan su ve mineral kaybını dengelemek için iftardan itibaren sahur vaktine kadar bol su (2-2,5 litre) ve sıvı (örneğin ayran, cacık, taze sıkılmış meyve suları, az şekerli limonata ve az şekerli kompostolar) tüketimine özen gösterilmelidir.

 İftar veya sahur sofralarında fazla yağlı, baharatlı, tuzlu ve ağır besinlerin tüketiminden kaçınılmalı; yemeklerin bitkisel sıvı yağlar ile pişirilmesine özen gösterilmelidir. Ayrıca yemekleri pişirirken ızgara ve fırında pişirme gibi sağlıklı yöntemler tercih edilmelidir.

 Ramazanda sindirim sisteminin uzun süre çalışmaması nedeniyle kabızlık yaşanma sıklığı artar. Kabızlığı önlemek adına, yemeklerde lif/posa oranı yüksek besinler, sebze yemekleri, salatalar ve ara öğünlerde de taze ve kuru meyveler tercih edilmelidir.

 Yemekler küçük lokmalar halinde yavaş yavaş yenilmeli, besinler ağızda iyice çiğnendikten sonra yutulmalıdır.


 

İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.