Sağlık Bakanlığı Müsteşarından "sarı Toz" Açıklaması

Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Eyüp Gümüş, konsolosluklara gönderilen ‘sarı toz’a ilişkin, “İçinde biyolojik silah tabirini kullanacağımız herhangi bir ajan bulunmamıştır. Veba şarbon gibi bir takım toksinler kullanılıyor, çok...

Sağlık Bakanlığı Müsteşarından

banner390
Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Eyüp Gümüş, konsolosluklara gönderilen ‘sarı toz’a ilişkin, “İçinde biyolojik silah tabirini kullanacağımız herhangi bir ajan bulunmamıştır. Veba şarbon gibi bir takım toksinler kullanılıyor, çok tehlikeli toksinler. Bu materyallerin hiçbirinde böyle bir toksin görmedik. Yapılan çalışmada tebeşir tozu olduğu bize rapor edilmiştir” dedi.

Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Eyüp Gümüş, Ebola ve MERS virüsü ve konsolosluklara gönderilen sarı tozla ilgili açıklamalarda bulundu. Sağlık Bakanlığında düzenlenen basın toplantısında konuşan Gümüş, “Ebola ve MERS virüsü ile ilgili. Ebola ilk kez 1976’da Kongo’da ortaya çıkan viral bir hastalık. Daha sonra Afrika’da yer buluyor. Buradan da dünyaya yayılma patenti gösteriyor. Tabi iyi bir tedbir imkanlarıyla engellenebilen bir durumdur. Bütün enfeksiyon hastalıklarında olduğu gibi iyi bir koruma aldığınız zaman bu hastalığın yayılması durdurulabilir. Tabii ki vahşi hayvanlardan insanlara bulaşması söz konusu. Afrika’da şempanze goril gibi hayvanlardan insanlara bulaşma ile meydana gelen bir hastalıktır. Su gıda ve hava yoluyla bulaş yoktur. Su içtim bulaştı yoktur. Tamamen deri teması, kan ürünlerinin teması bu takım sıvıların enfekte sıvıların deriyle temasıyla vücuda geçen hastalıktır. Ben havayı soludum da hasta oldum gibi bir durum yoktur" şeklinde konuştu.

EBOLA İÇİN KULUÇKA SÜRESİ 15 GÜN

Ebola’nın kuluçka süresinin 15 gün olduğunu kaydeden Gümüş, “15 gün içinde virüs yer ediniyor. Üç haftalık periyot sonrasında hasta oluyor kişiler. Bu yüzden 3 hafta izlenmesi gerekiyor kişiler. Bu izlem noktasında klinik bulgular da önem arz ediyor. Yüksek ateş, karın ağrısı bulantı kusma ishal olabiliyor bu hastalar. İç kanama yapıyor bu hastalık. Hastalarımızı bu tip hastaların yakın takibi gerekiyor. En çok görülen ülkeler Gine, Sierra Leona gibi Afrika ülkeleridir. Bu ülkeler dikkate alınarak bakanlığımız THY ile koordineli çalışıyor. Afrika’dan bu ülkelerden transferler Nijerya üzerinden İstanbul’a geliyor. THY uçak içerisinde bilgilendirme yapılıyor. Bu bulgulara haiz olanlar soruluyor. Bulaş şüphesi olanlar sorgulanıyor. Uçak da dağıtılan broşürler de İngilizce ve Fransızca broşürlerle uçak yolcuları bilgilendiriliyor” diye konuştu.

Her hangi bir uçakta sorun varsa bu yolcuların izole edildiğini ifade eden Gümüş, “Arka bölüme alıyoruz. Kule ile temas kurarak pilotlar bize bildiriyorlar. Bizim ekiplerimiz bu yolcuyu değerlendiriyor. Daha inmeden izole bir şekilde 112 sağlık hizmetleri birimimiz tarafından ilgili referans hastanelere alınıyor. Şuanda Ebola ile ilgili 36 ilde 45 referans hastane oluşturulmuştur. Bu konu ile ilgili bilgilendirilmiş, eğitilmiş ve bu hastaları takip edecek duruma getirilmiş, mekanlarıyla izole odalarıyla hazırlıklarımız yapılmıştır. Havaalanında termal kameralarımız var, onları şuan devreye henüz devreye sokmadık, gerekirse devreye sokarız. Gelen yolcu ateşi olmasa bile 3 haftalık periyot olduğu için yakın takip ile izliyoruz. Ülkemizde 28 olgu, Ebola virüs şüphesiyle takibe alınmıştır. 12 tanesi sıtma olarak değerlendirilmiştir. Hiçbir olguya Türkiye sınırlarımızda Ebola tanısı konmamıştır” ifadelerini kullandı.

Dünyada şuan 10 bin 141 Ebola tanısı konan hasta olduğunu belirten Gümüş, şunları kaydetti:

“Bunun 4 bin 900’ü kaybedilmiştir. Ebola hastasının yüzde ellisi kaybedilmektedir, ciddiyeti olan bir hastalıktır. Bu takipleri devam ettirdiğimiz süre içerisinde de iyi bir sınırlama yapmamız mümkün.”

"MERS VİRÜSÜNE KARŞI DİYANETLE BİRLİKTE ÇALIŞIYORUZ"

MERS virüsü konusunda Diyanet ile birlikte çalıştıklarını ifade eden Gümüş, şunları kaydetti:

“Hac ve umreye giden vatandaşlarımız bilgilendiriliyorlar. Oradan dönenleri de bilgilendiriyoruz. Burada da şimdiye kadar 2012 yılından bu yana sağlık bakanlığı olarak bin 10 numune aldık. Bunların 932’si negatif gelmiştir, sadece bir vakamız şuana kadar ülkemizde pozitif gelmiştir. O da Hatay’da vefat eden Suudi Arabistan’da çalışan bir işçimizdir. Dünyada da 883 kişide şu anda MERS görülmüştür. Bunların da 319’u vefat etmiştir. Ebola’da ölüm yakalandığı zaman yüzde 50’dir. MERS’te yüzde 30’lar civarındadır. Sağlık Bakanlığı, ülkemiz vatandaşlarını her türlü enfeksiyon materyallerinden korumak ile ilgili bilim kuruları ile beraber bu mücadeleyi yapacaktır. Ama burada kritik noktalardan bir tanesi halkımızın sağlık personelimizin bilinçlenmesi lazım. Bu eğitimler devam ediyor. Tabi ki bizim acillerimize hastanelerimize başvuru gündemde olduğu için, bunların büyük çoğunluğu gribal enfeksiyon olarak değerlendiriliyor.”

"SARI TOZLAR İÇİNDE BİYOLOJİK SİLAH BULUNMADI"

‘Sarı Toz’ hakkında da bilgi veren Gümüş konuşmasına şöyle devam etti:

“24 Ekim’de İstanbul’da Kanada, ABD, Belçika büyükelçiliklerine posta ile gönderilen şüpheli toz materyaller laboratuvarlarda değerlendirilmiştir. Bunun içinde biyolojik silah tabirini kullanacağımız herhangi bir ajan bulunmamıştır. Veba şarbon gibi bir takım toksinler kullanılıyor, çok tehlikeli toksinler. Bu materyallerin hiçbirinde böyle bir toksin görmedik. Dün gece itibariyle de kimyasal bir toksin de saptamadık. Hem biyolojik anlamda hemde kimyasal anlamda bir toksine rastlanmamıştır. En son dün itibariyle gözetim altındaki bu maddeye maruz kalan kişileri tutuyorduk, bunları taburcu ettik. Bugün itibariyle 6 vatandaş şu anda gözetim altındalar. Muhtemelen bugün onlar da taburcu edilir. Yapılan çalışmada tebeşir tozu olduğu bize rapor edilmiştir” ifadelerini kullandı.

“ÜLKEMİZDE ESKİ 50 YILIN ÜSTÜNDEKİ BÜTÜN HASTANELER YENİLENİYOR”

Türkiye’de şehir hastaneleri konseptiyle illerdeki hastanelerin yenileneceğini belirten Gümüş, “Yeni hastaneler oluşturuluyor. Büyükşehirlerimiz de büyük merkezler oluşturuluyor. Bunlar inşaat sürelerine başladılar. Ülkemizde eski 50 yılın üstündeki bütün hastaneler yenileniyor. Biz sağlığı tüketiyoruz. Aynı zamanda üretmek istiyoruz. Büyük oranda ilaçlarımızın büyük kısmını ulusal hale getirmemiz gerekiyor. Aşılarımızı da ulusal anlamda büyük çoğunluğunu yapmamız gerekiyor. Büyük bedellerle döviz harcayarak cari açığı artırarak bunu yapıyoruz. Bundan sonraki hedeflerimizde bunlar var. biz plazma fraksiyonu, kan ürünlerimizi kendimiz üretmemiz lazım. Yani biz harcadığımız meblağı sağlıkta nasıl ülkeye kazandırabiliriz bu konuda çalışmalarımız devam ediyor. Önümüzdeki 5 yıl içerisinde sağlığı büyük kısmını kendi üreten, uluslararası firmalarla Türk firmalarını birleştirerek, bu sistemi geliştirerek milletimize de en uygun modern sağlık hizmetini sunmak için de gayretimiz devam edecektir” şeklinde konuştu.

MERS’İN RİSKİ EBOLA’YA GÖRE DAHA YÜKSEK

Gümüş konuşmasına şöyle devam etti:

“Ebola’nın 40 sene geçmişi var. MERS’in riski Ebola’ya göre daha yüksek. Hacı adaylarımız, Umre’ye gidenler bilgilendiriliyorlar. Yüksek ateş başladığında, referans hastanelerimize, aile hekimlerine de başvurabilirler. Bunlar hastalarımızı 15 gün inceliyorlar. Bu organizasyon aile hekimliği üzerinden yapılıyor şu anda” dedi.

YÖK ile beraber Türkiye’de öğrenim gören Afrikalı öğrencileri, oraya giriş çıkış yapan öğrencileri değerlendirdiklerini kaydeden Gümüş, “İş adamlarımız iş için giden havaalanlarından çıkışlarında bilgilendiriliyorlar. Oraya girip de çıkan hem havayolu hem deniz yoluyla gelenlerin hepsi değerlendiriliyor. Uçuş sadece Nijerya üzerinden İstanbul’a var. Diğer havayollarının Türkiye uçuşu yok. Bütün vatandaşlar Nijerya üzerinden gelmek zorunda. Deniz yoluyla gelebilir, ama zaten taranıyorlar. Türkiye’de Ebola tanısı konmuş hasta yok. İspanya’da bir tane, ABD’de dört hasta var. Türkiye’de yok.Diyanet İşleri Başkanlığımız hem deve hem keçiyle ilgili hacı adaylarımıza bilgilendirme yapıyor. Bize gelen bilgi deve sütünün olmadığı. Ama lokal anlamda içiliyor içmiyorlar, öyle bir sıkıntı gelmedi” dedi.


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.