Sağlık Okuryazarlığı Sempozyumu

- Sağlık Bakanı Müezzinoğlu: - "Bu milletin hekimlerini, bu milletin başına bela olan ve 30 yıldır da bu milletin evlatlarını hiçbir ayrım yapmadan katledebilecek kadar gözü dönmüş terör örgütünü kınayamayan bir meslek örgütünün çatısı altında olmaktan da açıkçası hicap duyduğumu ifade etmek isterim" - "İnsanlık dışı bir terörizme muhatap olduğumuz bugünlerde, bu terörizme karşı dik duruşu gösteremeyen bazı şer odakları ne yazık ki var" - "Bu oyun, bu milletin milli birlik ve beraberliğini bozma oyunudur. Bu oyun, Çanakkale'de ve işgal sürecinde başarılamayanı, bugün farklı senaryolarla başarmak isteyen dış güçlerin organize ettiği, içeride de maşalarını buldukları bir oyunun millet üzerinde oynanmasıdır. Dolayısıyla milletçe bu oyuna karşı ay yıldızlı bayrağın hakkını vermeliyiz" - "Bu milletin bu çıkışından rahatsız olanlar, farklı farklı oyunlar, farklı farklı tezgahlar, Gezi olayları, 17-25 Aralık olayları, seçim kampanyası döneminde 'barış güvercini' diye sundukları terörist anlayışı oyunlarıyla karşı karşıyayız. Ama bu oyunlarla bu millet son üç yıldır muhatap kalmadı. Bu millet, bu oyunlarla 150 yıldır ağır bedeller ödeyerek bugünlere geldi"

Sağlık Okuryazarlığı Sempozyumu

banner390

ANKARA (AA) - Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, bazı meslek örgütlerinin, terör saldırılarında yaşamını yitiren sağlık çalışanlarına yönelik açıklamalarına ilişkin, "Bu milletin hekimlerini, bu milletin başına bela olan ve 30 yıldır da bu milletin evlatlarını hiçbir ayrım yapmadan katledebilecek kadar gözü dönmüş terör örgütünü kınayamayan bir meslek örgütünün çatısı altında olmaktan da açıkçası hicap duyduğumu ifade etmek isterim" dedi.

Sağlık-Sen Stratejik Araştırmalar Merkezi Enstitüsü (SASAM) tarafından düzenlenen Halk Sağlığı Günleri Sağlık Okuryazarlığı Sempozyumu, Rixos Otel'de gerçekleştirildi.

Bakan Müezzinoğlu, sempozyumun açılışında yaptığı konuşmaya terör olaylarını kınayarak başladı. Bugün gelen şehit haberlerinden duyduğu üzüntüyü dile getiren Müezzinoğlu, "Rabbim mekanlarını cennet eylesin, ailesine, yakınlarına sabırlar versin, milletimizin başı sağ olsun" dedi.

Terör olaylarının sağlık çalışanlarına da yöneldiğini, hekim, hemşire, eczacı olmak üzere sağlık çalışanlarının da terör olaylarında şehit olduğunu anımsatan Müezzinoğlu, "Allah'tan rahmet diliyorum. Sağlık camiasının ve milletimizin başı sağ olsun" diye konuştu.  

Müezzinoğlu, 1071'den bu yana Anadolu topraklarında bir medeniyetin mensubu olma mücadelesi verildiğini ve çok önemli başarılar elde edilerek dünyaya farklı medeniyet zenginliklerinin sunulduğunu anlatarak, şunları kaydetti:

"Bu yansıyışın, süreç içinde dönem dönem ağır bedelleri de olmuştur. Bu ay yıldızlı bayrağın dalgalanması uğruna, bayrağa rengini verebilecek kadar şehit kanını feda etmiş bir milletin mensuplarıyız. Sağlık camiamız, 14 Mart Tıp Bayramı'nı İstanbul'un işgaline karşı bir organizasyon yaparak, bir organize isyanın veya itirazın şekillenmesi olarak planlayan ve bu topraklarda farklı bayrakların dalgalanmasına isyan eden bir anlayışın mensuplarıdır. Hekimlerimiz, bayramı bu ruhla kutlar, hekim camiası bu ülkeye ve insanlığa bu ruhla hizmet eder. Hekim camiamızın bu duruşu, tarihi geçmişten bugüne geldiği gibi geleceğe de bu ruhla taşınacaktır. Millet uğruna, insanlık uğruna canı pahasına fedakarlık yapabilmeyi merkeze alan bir mesleğin mensuplarıyız. Bu milletin hekimlerini, bu milletin başına bela olan ve 30 yıldır da bu milletin evlatlarını hiçbir ayrım yapmadan katledebilecek kadar gözü dönmüş terör örgütünü kınayamayan bir meslek örgütünün çatısı altında olmaktan da açıkçası hicap duyduğumu ifade etmek isterim."

"Katledilen hemşire arkadaşımız Cizreliydi ve Kürt kökenliydi, katledilen eczacı kardeşimiz Diyarbakırlı ve Kürt kökenliydi, yine katledilen doktor arkadaşımız da Diyarbakırlı ve Kürt kökenliydi" diyen Müezzinoğlu, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Meslektaş olarak, kökeni bizi ilgilendirmiyor. İnsan olması, bu ülkenin vatandaşı olması, bu ülkenin vatandaşını yaşatabilme hizmetinin mensubu olması bizim için önemli olan. İnsanlık dışı bir terörizme muhatap olduğumuz bugünlerde, bu terörizme karşı dik duruşu gösteremeyen bazı şer odakları ne yazık ki var. Bu oyun, bu milletin milli birlik ve beraberliğini bozma oyunudur. Bu oyun, Çanakkale'de ve işgal sürecinde başarılamayanı, bugün farklı senaryolarla başarmak isteyen dış güçlerin organize ettiği, içeride de maşalarını buldukları bir oyunun millet üzerinde oynanmasıdır. Dolayısıyla, milletçe bu oyuna karşı ay yıldızlı bayrağın hakkını vermeliyiz."

Bakan Müezzinoğlu, terör suçlularının hak ettikleri cezaları alacağını belirterek, "Yaptıkları bu haince katliamları ödetecek süreçleri inşallah onlar görecektir" dedi. 

"Ne pahasına olursa olsun 78 milyon insanımızın kardeşliği diyoruz" ifadesinde bulunan Müezzinoğlu, asla motivasyon bozukluğuna uğramadan her türlü sağlık hizmetini vermeye devam edeceklerini  vurguladı. 

Müezzinoğlu, sağlık çalışanlarının teröristlerin yaralı olarak hastaneye ulaşması halinde de her türlü hizmeti verdiklerinin altını çizerek, "Bizler, onları sağlıklarına kavuşturmak için, o katlettikleri hemşirenin, eczacının, hekimin ruhunu taşıyan doktorlar tarafından da tedavi edilebilen bir mesleğin onurlu sahipleriyiz. Ama bu yanlışlığı kınayamayan duruşları da açıkçası anlamakta ve taşımakta zorlanıyoruz" ifadelerine yer verdi. 

- "Bayrağımıza, toprağımıza, insanımıza karşı sorumluluklarımız var"

Daha kaliteli ve daha hızlı bir sağlık hizmet sunumu için yeni stratejilerin belirlendiğini söyleyen Bakan Müezzinoğlu, her türlü samimi olumlu ya da olumsuz eleştiriyi dikkate aldıklarını dile getirdi. 

Bu tür tutumlar karşısında güç aldıklarını ifade eden Müezzinoğlu, "Çatışan, ayrıştıran, güç gösterisi yapan değil, birlikte bu ülkeye ve bu millete hizmet eden bir anlayışla çalışılması gerekir. Bu ülke, bizim ülkemiz, bu bayrak bizim bayrağımız, bu millet bizim bayrağımız. Bayrağımıza, toprağımıza, insanımızın her kesimine karşı hep birlikte sorumluluklarımız var" diye konuştu.

Müezzinoğlu, Sağlıkta Dönüşüm Programı ile çok önemli başarılara imza atıldığının altını çizerek, şöyle dedi:

"Dertleri ve sıkıntıları paylaştığımız için başarılı olduk. Dünya milletlerinin karşısında geleceğe daha çok umutla, güvenle bakan, başı dik ve onurlu bir süreci yaşadık. Bu süreçten rahatsız olanlar var, bu süreci bozmak, sendeletmek isteyenler var. Bu milletin bu çıkışından rahatsız olanlar, farklı farklı oyunlar, farklı farklı tezgahlar, Gezi olayları, 17-25 Aralık olayları, seçim kampanyası döneminde 'barış güvercini' diye sundukları terörist anlayışı oyunlarıyla karşı karşıyayız. Ama bu oyunlarla bu millet, son üç yıldır muhatap kalmadı. Bu millet, bu oyunlarla 150 yıldır ağır bedeller ödeyerek bugünlere geldi.

Stratejik çalışmalar başörtüsünde oldu, stratejik hedefler milletin şekillenmesi üzerine oldu. Halbuki hedeflerin şekillenmesi ve hedeflere ulaşılması üzerine çalışmalar yapsaydık, inanıyorum ki Türkiye olduğu noktadan çok daha farklı bir noktaya gelmiş olacaktı. Bugün o farklı noktaları hedeflediği için de stratejik hedefler ya da stratejik tuzaklarla ön kesilmeye çalışılıyor. Bu stratejik tuzakları, bu millet aşmayı biliyor, başarıyor ve başarmaya da devam edecektir."

- "Okur yazarlık artırılmalı"

İlk emri 'oku' diyen bir medeniyet anlayışının mensubu  olunduğunu belirten Müezzinoğlu, okuryazarlık bilincinin artırılması gerektiğinin altını çizdi. Müezzinoğlu, toplumsal olarak, okuyan, düşünen, düşündüğünü şekillendirebilen ve onunla ilgili kararı vererek hedefe yürüyebilen bir sürece sahip çıkılmasını istedi.  

Sağlık Bakanlığının sağlık okuryazarlığının geliştirilmesi için çalışmalar yaptığını aktaran Müezzinoğlu, bunun kültüre, davranış biçimine dönüşmesini istediklerini ifade etti. 

Bakan Müezzinoğlu, sağlıkta bilgi kirliliğinin de önüne geçilmesi gerektiğine işaret etti.

Koruyucu sağlık hizmetlerine önem verilmesi ve bireylerin farkındalığının artırılarak edindiği bilginin davranışa dönüşmesi gerektiğinin altını çizen Müezzinoğlu, sağlıklı beslenme ve hareketli yaşama da ağırlık verilmesi gerektiğini bildirdi.

Müezzinoğlu, "Bilginin aktarılmasında değil, bunu kültüre dönüştürebilme sorunumuz var. Bunu toplumsal harekete dönüştürebilecek liderlere, önderlere ihtiyacımız var. Bunun için de yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, önde görülen kişiler önemli" dedi. 


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.