"yılbaşından Sonra Da Hindi Eti Tüketelim" Çağrısı

Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mikail Baylan, hindi etinin sadece yılbaşından yılbaşına hatırlanarak tüketilmemesi gerektiğini belirterek, 365 gün tüketilmesi çağrısında bulundu.Türkiye’nin...


banner390
Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mikail Baylan, hindi etinin sadece yılbaşından yılbaşına hatırlanarak tüketilmemesi gerektiğini belirterek, 365 gün tüketilmesi çağrısında bulundu.

Türkiye’nin farklı bölgelerinde genellikle doğal ortamda yetiştirilen hindiler, şimdilerde büyükşehirlerdeki pazarlarda yerlerini alıyor. Ayrıca marketlerde de kesilmiş ve temizlenmiş hindi eti satışı yapılıyor. Ancak bilim insanları hindi etinin daha fazla tüketilmesi konusuna dikkat çekiyor. Hindi tüketiminin yılın belirli zamanlarına sıkıştırılmaması gerektiğini belirten Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mikail Baylan, hindiyi sadece yılbaşı döneminde hatırladığımızı, yılın diğer günlerinde tüketmediğimizi söyledi.

TÜKETİMİN BÜYÜK BÖLÜMÜ ARALIK-OCAK’TA

Avrupa’da ve Türkiye’deki hindi eti tüketimine yönelik istatistik rakamları da açıklayan Doç Dr. Baylan, “Avrupa ülkelerine bakıldığında hindi tüketimi kişi başı yaklaşık 8-10 kilo, hatta İsrail’de 15 kilo iken, Türkiye’de ise 500-600 gram civarında olup, tüketimin büyük bölümü Aralık-Ocak döneminde. Türkiye’de hindide üretimden ziyade tüketim sorunu bulunuyor. Hindide üretimle birlikte etinin tüketimine de ağırlık verilmesi gerekiyor” dedi.

“ÇOCUK, HASTA VE SPOR YAPANLAR TÜKETMELİ”

Hindi etinin, besin içeriği ve kalite açısından kırmızı ve beyaz ete göre ciddi avantajları olduğunu söyleyen Doç. Dr. Baylan, "Kolesterol ve kalori değeri daha düşük, protein değeri ise daha yüksek. Özellikle beyaz et ve kırmızı et arasında özelliklere sahip. Sağlık açısından beyaz ete, lezzet açısından ise kırmızı ete yakın. Bunun yanında hindilerin merada beslenme şansı var. Daha ekonomik olan bu yöntem doğal beslenmeyi destekleyen, daha az kalıntı içeren ve egzersiz yaptığı için daha sağlıklı gelişen hayvanların etinden faydalanılmış olur. Çocukların daha sağlıklı gelişmesi için iyi bir protein kaynağı olduğu gibi, hastaların ve sporcuların diyetlerinde güvenilir biçimde kullanılabilmesi ile de iyi bir kaynak” diye konuştu.

“HİNDİ ETİ KIRMIZI ETE ALTERNATİF OLABİLİR”

Hindinin dayanıklı, uzun ömürlü, karkas randımanının yüksek olduğunu belirten Doç. Dr. Baylan, ayrıca sucuk ve salam gibi ürünlerde de kullanımı nedeniyle önemli bir besin olduğuna dikkat çekti.

Özellikle kırmızı et konusunda zaman zaman sıkıntılar yaşandığını vurgulayan Doç. Dr. Baylan, bu nedenle yurtdışından canlı hayvan ithalleri yapıldığını hatırlatarak bu gibi durumlarda hindi eti üretiminin kırmızı ete alternatif olabileceğini söyledi.

“TÜRKİYE HİNDİ ÜRETİMİNE ÇOK UYGUN”

Türkiye’nin hindi eti üretimine çok uygun olduğunu söyleyen ÇÜ Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mikail Baylan konuşmasına şöyle devam etti:

“Türkiye’de hindi üretimi genelde yaygın ortamda yılbaşına yönelik yapılıyor. Ancak bunun tıpkı tavukta olduğu gibi entsantif (modern yöntemlerle yapılarak yüksek verim alınan tarım şekli), yani kontrollü bir ortama alınması gerekiyor. Böylece yapılacak üretimle yılın her ayı tüketicinin önüne hindi eti koymuş olabiliriz. Nitekim bazı özel firmalar entsansif koşullarda üretim yapmakta ve yıl boyu hindi eti satıyor. Bunun yanında Türkiye hindi yetiştiriciliğine çok uygun bir ülke. Dolayısıyla bu avantajı iyi değerlendirebiliriz. Eğer iyi bir planlama yapabilirse hindiciliğin önü açıktır.”

HİNDİ ALIRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ

Yılbaşında hindi alacaklara da uyarılarda bulunan Doç. Dr. Baylan canlı hayvan alırken dikkat edilmesi gerekenleri ise şu şekilde açıkladı:

“Hindi kesinlikle uysal ve sakin bir hayvan değildir. Doğası gereği çok fazla canlı, hareketli, deyim yerindeyse neredeyse ’yaramaz çocuk’ gibi yerinde durmayan bir hayvandır. Bundan dolayı canlı hindi alımı yapacaksak eğer öncelikle sürüye dikkat etmemiz gerekir. Bu sürü içinden en canlı, en hareketli, en yerinde duramayan hayvanı tercih etmemiz gerekiyor. Yaptığımız bu seçimden sonra elbette kendi sağlığı ve bizim sağlımız için önemli olan hususlara dikkat etmemiz gerekli. Her şeyden önce bir hindinin mat olmayan parlak canlı bir göz renginin olması lazım. Olgun bir hindinin kanatlarının altında tüylerin az yoğun olduğu bölgenin sarı olduğunu görmemiz gerek, bu hindinin yeterli düzeyde yağlı olduğunu gösterir ve böyle bir hindinin pişirilme süresi daha kısa olduğu gibi daha da lezzetlidir. Pazarlarda hindi fiyatları 80 ila 150 TL arasında satışa sunulurken, marketlerde ise kilogram fiyatı 11-12 TL’den satılıyor.”


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.