Doç. Dr. Erkilet’ten ‘sosyoloji’de Din Tartışmaları Ve İslam’ Konferansı

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) İlahiyat Fakültesi geleneksel Çarşamba Konferansları kapsamında 15 Ekim Çarşamba günü SAÜ İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Alev Erkilet, “Sosyoloji’de Din Tartışmaları ve İslam” başlıklı...

Doç. Dr. Erkilet’ten ‘sosyoloji’de Din Tartışmaları Ve İslam’ Konferansı

banner390
Sakarya Üniversitesi (SAÜ) İlahiyat Fakültesi geleneksel Çarşamba Konferansları kapsamında 15 Ekim Çarşamba günü SAÜ İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Alev Erkilet, “Sosyoloji’de Din Tartışmaları ve İslam” başlıklı bir konferans verdi.

17’nci yüzyılda ortaya çıkan ve Auguste Comte ile birlikte bağımsız bir disiplin haline gelen sosyolojiye karşı İlahiyat Fakültelerinde genel itibariyle bir ön yargı bulunduğunu belirten Doç. Dr. Erkilet, dini alanda ihtisas yapan araştırmacıların bu disiplinden birçok noktada istifade edebileceklerini belirtti.

Din Sosyoloji ile ilgili olarak iki temel yaklaşımın bulunduğunu ifade eden Erkilet, bunları Durkheim ve Weber gibi filozoflar tarafından temsil edilen İşlevselcilik ile Marx tarafından temsil edilen çatışmacılık şeklinde sıraladı. Muhafazakârların genellikle daha yakın durdukları İşlevselci yaklaşımın, aslında bir din müntesibinden çok daha farklı şekilde dine dile getiren Erkilet “Bu anlayışa göre din, tanrı tarafından vahdeyilmiş olmayıp maşeri vicdanın bir yansımasıdır” dedi. Çatışmacı yaklaşım olan Marksist Sosyoloji’ye göre ise dinin toplumu bir arada tutmayı sağlamakla birlikte gereksiz görüldüğünü vurgulayan Doç Dr. Alev Erkilet, bu yaklaşımın daha çok dinin olumsuz sonuçlara yol açan boyutunu dikkate aldığını ve gereksizliğini savunduğunu söyledi. Her iki yaklaşımın da dinin farklı bir boyutundan hareket ettiğini belirten Erkilet, bunların kendi gerçeklerimize eleştirel bir açıdan bakmamızı sağlamakla birlikte birçok probleme de yol açtıklarını vurguladı.

Erkilet, “Bu problemlerden en önemlisi ve sosyal bilimlerin tamamı için geçerli olanı, dinler arasında herhangi bir fark gözetmeyen bu yaklaşımlar, dinlerin tamamını insan ürünü olarak görmekte diğer bir ifadeyle sosyal bilimlerle vahiy arasındaki irtibatı kesmektedir” diyerek, bir Müslüman sosyal bilimciye düşen sorumluluğun ise, bu iki yaklaşımın ön gördüğü paradigmayla dine bakmak yerine, İslam Sosyolojisi adı altında yeni bir disiplin kurup; bu çerçeveyle hareket etmek olduğunu ifade etti. Konferansın Doç. Dr. Erkilet’e hediye takdim edildi.


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.