Rektör Elmas 4 Yıllık Görev Süresini Ve Devam Edecek Çalışmalarını Değerlendirdi

30 Ekim’de yapılacak Sakarya Üniversitesi Rektörlük seçimlerine aday olan SAÜ Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas, 4 yıllık görev süresini ve devam edecek çalışmalarını değerlendirdi.Sakarya Üniversitesi Rektörlük seçimleri için sandık...

Rektör Elmas 4 Yıllık Görev Süresini Ve Devam Edecek Çalışmalarını Değerlendirdi

banner390
30 Ekim’de yapılacak Sakarya Üniversitesi Rektörlük seçimlerine aday olan SAÜ Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas, 4 yıllık görev süresini ve devam edecek çalışmalarını değerlendirdi.

Sakarya Üniversitesi Rektörlük seçimleri için sandık başına gidecek. 2010 yılında Rektör Yardımcısı olarak girdiği seçimlerden galip çıkan ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından bu göreve atanan Prof. Dr. Muzaffer Elmas yeni dönemde yeniden aday olduğunu açıkladı. Elmas 2010’da geldiği görevin ardından bu süreçte yapılan çalışmalar ve devam etmesini istedikleri projeler hakkında açıklamalarda bulundu.

2010 yılında yapılan seçimlerde bugünden daha rahat olduğunu anımsatan Elmas, “Geçen seçimi düşünün. 2010 yılının başından itibaren ’Muzaffer Hoca kesin seçilmeyecek’ dediler. Bunu hem içeriden, hem de dışarıdan söyleyenler çoğunlukta idi. Önceki seçim döneminde öyle bir Muzaffer Elmas tanımı yapıldı ki ben bile kendimi tanıyamadım. Seçim süreci üniversitenin geleceğini konuşmaktan uzaklaşmıştı. Onun için ben bir önce ki dönemde propaganda da yapmadım. Hatta umreye gittim. Evde tv seyrederek süreci geçirdim. Ancak bu süreç sonunda seçilerek göreve başladım ve hızla bu arada yaşanan ayrışmaları gidererek kurum motivasyonunu sağlamaya çalıştım” dedi.

Şu anda ki seçim döneminin son derece düzeyli ve demokratik ve örnek bir ortamda geçtiğini ifade eden Elmas, “Bu süreç bu şekilde tamamlanırsa bize büyük isteklendirme ve güç verecek. Tabi ki bize sorumluluğu daha fazla olacak. Bu sorumluluğun karşılığını vermek için çok çalışacağız. Diğer yandan Türkiye’de bu konuyla ilgili kimle konuşsak ‘Senin seçim sorunun yok’ diyor. Bence oluşan bu destek ve samimi atmosfer rektör olmaktan daha önemlidir. Önceki seçim daha sorunlu geçmişti. Bu seçim süreci ise umduğumdan daha rahat geçiyor. Bize düşen bu süreçte gereğini yapmak ,takdir edilir atanırsak en iyisini yapmaktır. Her zaman hayırlı ve iyi hizmet yapmayı dilemek en önce gelir” diye konuştu.

"ÜNİVERSİTEYİ POLİTİK YÖNETMEDİK"

Üniversiteyi politik yönetmediklerini ifade eden Elmas sözlerini şöyle sürdürdü: “Benim siyasetim belli. Doğuştan beri bellidir. Duruşumuz hiç değişmedi. Hepimizin bir görüşü var. Bizim işimiz rektörlüğü en iyi olarak yapmaktır. Seçim sürecine asla siyaseti katmadım. Üniversitenin kendi önceliklerine odaklanmalarını sağladık. Kurumu politik yönetseydik seçimlerde politik olurdu. O zaman karşına da siyasi görüşler çıkardı. Ama biz üniversiteyi kendi değerleri ile yönettiğimiz için ortaya böyle bir tablo çıkıyor. Şu anda akademisyenlerde sorun yumağı merkezi olacak bir kümelenme yok. Yani bir haksızlıktan taraftar bulacak durum yok. İnsanların hakkı yendi deniyor ama taraftar bulamıyor. Çünkü yok böyle bir durum. Bir kurum elbette sorunsuz olmaz ama en iyisi olmaya çalışıyoruz. Şu anda ki sükuneti biz buna bağlıyoruz. Bazı bireysel ve eksik hususları da bu süreçte görüyoruz.. Bir önce ki seçimde heyecanlıydım. 8 aday vardı. Önceden hazırlanan isimlerdi. Eşim diyor ki şimdi daha heyecanlısın. Ama şöyle bir durum var üniversite içinde ve dışında olan bu desteğin getirdiği daha daha çok sorumluluk var demektir. Bu desteğin hakkını vermem gerek. Bizi heyecanlandıran asıl şey bu”

Göreve geldikten sonra üniversitenin asli meselelerine odaklandıklarını hatırlayan Elmas açıklamasını şöyle sürdürdü: “Üniversitede bir şekilde labirent ve kümeler oluyor. Ben hepsini dağıttım bunların. Zorla değil. Üniversitenin özünü koyunca hepsi dağıldı. Akademisyenlere diyorum. Üniversitenin asli meseleleri var. Toplum için proje ürettiği sürece akademisyen özgürdür. Biz akademisyenin güçlü olması için ne gerekiyorsa yapıyoruz. Akademisyen özelliği zayıfladıkça sığınacak liman arar. O zaman kümelenme başlar. Benim gözümde akademisyene bizim kadar önem veren başka kurum yok. Akademisyen niteliğini arttırmadan hiçbir şey olmaz. Biz akademisyene verdiğimiz değer ile bu noktaya geldik”

4 yıllık görev süresinde hiçbir öğretim üyesine soruşturma açmadıklarını ifade eden Elmas, “Hiçbir soruşturma açmadım 4 yılda. 2 bin kişilik yerde hiç soruşturma açmadım. Bunlarla bir yere varılmaz. Üniversitede etik değerler var. Bir kişiye soruşturma açıyorsunuz onlarca kişiyi içini alıyor. Akademisyenler arasında ki dayanışma önemli. İş nasıl olsa yapılır bizim dayanışmamız önemli. Enerjinin boşa gittiği sürtüşmeleri sıfıra indirmek istiyoruz. Gücümüz buradan geliyor. Bu şekilde Türkiye’de gıpta ile bakılan bir kurum oluyoruz. Yoksa dünyanın en iyi akademisyenleri bizde diye değil bu. Kapasitemizi ve enerjimizi buraya yönlendiriyoruz. Hocalarımızın dünyaya açılmasını istiyoruz. Türkiye’nin de ötesinde olanları görsünler istiyoruz” diye konuştu.

Sakarya Üniversitesinin potansiyelini ve başarabileceklerini çok iyi bildiğini anlatan SAÜ Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas, “Rektör yardımcısı olduğum günden beri üniversiteyi iyi tanıyorum. Bu üniversitenin neler yapabileceğini biliyorum. Heyecanımda bu yüzden aslında. Kamu üniversitelerinde başarılı olmak istiyorsanız hiçbir gücü dışarıda bırakmayacaksınız. Buna çok önem veriyorum. 2010 yılında ki seçimlerde üniversite için sözü olan adayların hepsini bir göreve getirdik. Onlar istediği için değildi bu. Ben kurum motivasyonu oluşsun istedim. İstediğiniz kadar dünyayı kurtaran hedefleriniz olsun bu insanlarla yöneteceksiniz sonuçta burayı. Motivasyon çok önemli” diye ifadeler kullandı.

“Bir üniversite evrensel olmalıdır" diyen Elmas, "Evrensel üniversitede eğitim nasıl yapılıyorsa hepsini yaptık. Burada sorun yok. Her bölümümüz dünyanın her yerinden akredite olacak şekilde. Tüm dünyaya entegreyiz. Bunun içini daha dolduracağız. Bilimsel yayınlarda ki kritik eşiği aştık. Bizim eksik tarafımız dış kaynaklı proje eksikliği. Şu an teknopark bitti. 24 saat açık bir proje merkezi var. Seçilirsek açacağız değil. Açtık. Eskiden bu projeleri akademisyenler yapardı artık lisans öğrencileri yüksek lisans ve doktora öğrencileri yapıyor. Proje konusunda çok kriz bir rakamdayız. Bunu da aşacağız. Proje merkezlerimizi her fakültede açacağız ve bir merkeze bağlayacağız bunu. Üniversiteye dıştan bakıldığında eksik bu. Ama bunu aşacağız”

"ŞEHİR İLE İLİŞKİLER ÇOK İYİ"

Şehir ile ilişkilerinin çok iyi olduğunu belirten Elmas, "Bakın bu konu bir şehir efsanesine döndü. Şehir ile üniversite kopuk deniliyor. Şehrin bütün paydaşları valimiz, belediye başkanlarımız başta SATSO olmak üzere sivil toplum kuruluşlarımızın yöneticileri ile çok iyi ilişki içindeyiz. Burada ki algıyı yıkacak projelerimiz var. Bu projeleri yaptığımızda lisans öğrencileri ile şehrin sorunları ile ilgili çalışacağız mesela. Bizim şehirle olan ilişkimiz şehrin sorunların çözümü için ortak projeler üretmekle olan bir şey. Bu konuda atılan adımlarda eksik olduğumuzu zaten söyledik. Bakın biz Türkiye’de ki en yüksek öğrenci oranına sahibiz. Hoca sayısı yeteri kadar artamıyor. Bu konuda şöyle bir husus var. Türkiye’de aynı anda çok üniversite açıldığı için yeteri kadar nitelikli akademiysen bulunamıyor. Ayrıca bizim akademik kriterlerimiz diğer üniversitelere göre biraz yüksek. Kriz olan Kadro sorunu torba yasa ile çözüldü. Bunun için ayrıca teşekkür ediyoruz. Şu an kadro sorunu yok. Önemli kriz aşıldı. Akademisyenin çoğu vakti ve enerjisi i eğitime gittiği için projelere odaklanamıyordu. Şimdi daha farklı olacak. SAÜ’de 10 bin yüksek lisans ve doktora ile 40 bin lisans öğrencisi var. Biz potansiyelimizi iyi kullanabilirsek hedeflerimize ulaşırız" dedi.

"MEZUN OLANLAR KOLAY İŞ BULUYOR"

"Türkiye’de mezunları kolay iş bulan üniversiteler arasında 5. sıradayız" diyen Rektör Elmas, "SAÜ’den mezun olan ne yapıyor. Bu bilgilere ulaşmamız lazım. SGK bu konuda bilgileri paylaşmıyor. Ancak bizim kendi hazırladığımız istatistikler var. Türkiye’de mezunları kolay iş bulan üniversiteler arasında 5. sıradayız. 20.sıralara öğrenci alıyoruz ama mezunların iş bulmasında ilk 5’teyiz. Bu çok önemli. Bize sertifika veren firmalar var mesela onların ifadesi. 2 yıl önceye kadar firmalar SAÜ mezunlarını eliyordu. Ancak artık öyle değil. Firmalar söylüyor bunu. Bu tür araştırmalarda ortaya çıkıyor. Türkiye’de üniversitelerde hangi imkân varsa biz Sakarya’da da bunları sağlıyoruz. Öğrencileri değişim dünyasına hazırlıyoruz. Örneğin öğrencilere laptop veriyoruz biz kitap verir gibi. Kullanıp geri getiriyor. Örneğin kafeteryada format değiştiriyoruz. Oyunları kaldırdık. Mesela köşelere bilgisayarlar koyduk. Orada çalışabilir. Eğitim sınıfta olmaktan çıktı artık. Her yerde olan bir şey. Örneğin kafeler yurtlar ulaşım araçları her yerde bilgiye ulaşım olmalı. Serdivan’da ve diğer yerlerde olan kafelerle ilgilide bir projem var. Birçok kafe var. Buralara çalışma köşesi olabilir. Gelsin sınıfta çalışsın diyemeyiz. Gençlerin eğitimini ayaklarına götürmeliyiz. Dünyaya entegre olurken yaşadığımız alanları da dönüştürüyoruz. Kütüphanemiz, salonlarımız ve cami her zaman açık. Artık mekânlara nöbet tutturma ve mesai yaptırma devri bitti.” şeklinde konuştu.

“SAKARYA’YA ŞEHİR HASTANESİ GEREKLİ”

"Sakarya’nın en önemli ihtiyacı iyi bir hastane" diyen Rektör Elmas, şehir hastanesinin gerekli olduğunu belirterek şunları söyledi: “Tıp Fakültesinin bir eğitim verdiğimiz alanı var Morfoloji binası. Burada sıkı bir eğitim gayreti istiyoruz. Ama şunu ifade etmeliyim ki bizim Sağlık Bakanlığı ile ortak çalıştığımız hastanelerde, önce ki duruma göre alışan hocaların adaptasyon sorunu var. Ancak bu sistemde sağlık bakanlığı tarafı henüz tam oturmuyor. Genel sekreterlik sisteminde biri gidiyor gelen biri gelip bir şey yapıyor. Bakın Sakarya’da 3 genel sekreter değişti şimdiden. Sağlıklı planlama yapamıyoruz. İyi bir sistem olmazsa tıp hocası şunu alalım diyor, genel sekreter şunu yapalım diyor. Biz bu sistemi kurmaya çalışıyoruz. Şu anda uyumlu ve gayretli bir ekip var iyi bir sistem kurulursa işimiz kolaylaşır. Tıp Fakültesinde 120 öğretim üyesi var. 100’e yakın uzman asistan ile 220 kişilik kadro var. Sıkıntı çekilen alanlara yeni akademisyenler alıyoruz. Yüzlerce kişi alalım da diyemiyoruz. Hastane sonunda bir bütçe işi. Düzen ne kadar iyi olursa daha iyi hocalar gelir. Tıpçıların networkü çok başka. Aslında tıp fakültelerinde bu sistemin oturması en az 15 sene ama biz kısa sürede iyi bir yere geldik. Sakarya’nın en önemli ihtiyacı iyi bir hastane. Şehir hastanesi gerekli. İhtisas ve dal hastaneleri olmalı. Buna hepimiz odaklanmalıyız. Sayın Milletvekillerimize ve sayın bakanımıza konuyu çok iyi analiz ederek aktarmalı ve bu fırsatı iyi kullanmalıyız. Şehir geleceği için çok önemli”

"ŞEHRİN SORUNLAR TEZ KONUSU OLACAK"

"Öğrenciler ve hocalar kurumların ve sanayinin sorunlarını bize getirecek ve lisans yüksek lisans ve doktora tezlerinde bu sorunların çözümüne odaklanacağız" diyen Rektör Elmas, sözlerini şöyle sürdürdü: “4 yıllık dönemimizde 3 enstitü kurduk. 4 fakülteyi hayata geçirdik. Öğrenci sayımız 52 binden 80 bine çıktı. Ancak fiziki eksikliğimiz yok. Akademisyen eksiğimiz var. 4 yılda şehirle bütünleşmek konusunda önemli aşamalar kaydettik. Yaptığımız çalışmalarımız ile eğitim ve öğretimde öğrencilerimizin bir dönemini şehrin kurumların açtık. 3+1 ve 7+1 projeleri buydu. Bu sayede akademisyenler ve öğrenciler kurumları tanıdı. Tanışmalarını sağladık. İkinci etapta ise öğrenciler ve hocalar bu kurumların ve sanayinin sorunlarını bize getirecek ve lisans yüksek lisans ve doktora tezlerinde bu sorunların çözümüne odaklanacağız. Ortak proje ve çalışma yapacağız. Bu konuda tereddüdüm yok. Bu sistem kuruldu. Temeller atıldı. Bunu desteklemek istiyoruz. Gelecek hedeflerimiz çok açık ve net: kurduğumuz sistemle bütün bölümler akredite olacak, bilisel yayınları bu dönemde en çok artıran üniversiteyiz bu artış devam edecek. ulusal ve uluslararası proje yapmada seferberlik ilan ederek hızımızı artıracağız"


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.