TURGUT GÜNAY’I RAHMETLE ANIYORUM


Hikmet Elitaş

Hikmet Elitaş

Okunma 24 Haziran 2015, 17:51

Bu günlerde bir çok gazeteci, köşe yazarı  ve sosyal medya yazarı  arkadaşımız hükümet, koalisyon, şu parti bu parti, kazandı mı, kaybetti mi yazılarını yazadursunlar, benim tercihim bu  yazımda Türk edebiyatı  kulvarında olacaktır.
Bu yazımda Turgut Günay’ı  yani Yetik Ozan’ı tanıtmaya çalışacağım.  Edebiyatla, şiirle uğraşanlar  iyi  bilse de Yitik Ozan  çevremizde  pek bilinmez.
Türk milliyetçiliği fikrinin seçkin bir kültür adamı olan Yetik Ozan (Turgut Günay), Arif Nihat Asya, Emine Işınsu, Mustafa Necati Sepetçioğlu, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu, Yavuz Bülent Bakiler, İsmail Gerçeksöz gibi milliyetçi  şâir ve romancılar arasında yer alır.
Dilci ve halkbilimci bir akademisyen olmasının yanında modern bir şair olan Yetik Ozan; 1942 yılında Manisa’nın Soma ilçesinde dünyaya gelmiş, asıl adı Turgut Günay’ dır. İlköğrenimini Aydın’da orta öğrenimini Rize de tamamlamıştır. 1966 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya  Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü bitirmiş, daha sonra  Kütahya Lisesinde edebiyat öğretmenliği yapmıştır. 1967 yılının sonlarında Atatürk Üniversitesi’nin açtığı asistanlık sınavını kazanarak Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü asistanlığına geçmiş, 1972 yılında  Rize  ve Ağızları  çalışmasını tamamlayarak doktor  ünvanını almıştır.
Askerlik görevi sonrası Hacettepe Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Türk Dili ve Edebiyat Bölümüne öğretim görevlisi olarak geçmiş, akademik çalışmalarının yanında, TRT Kurumu Halk Müziği ve Halk Oyunlar Dairesinde mesai dışı bir görevle yönetim kurulu üyeliğinde de bulunan Yetik Ozan, 14 Aralık 1978 tarihinde genç yaşta ebedî âleme intikal etmiştir.
Yetik Ozan’ın zamansız ölümünün ardından yakın arkadaşları Ahmet B.Ercilasun, Abdurrahman Güzel, Sadık Kemal Tural  ve Saim Sakaoğlu şair hakkında çeşitli yazılar yazarlar ise de daha sonra hakkında pek yazı yazan olmadı.
Gerek bilim, gerek kültür ve gerekse de sanat âleminde yetkin bir insan olarak önemli işlere imza atan Yetik Ozan; çok yönlü bir kişiliğe sahiptir. İyi bir dilci ve halkbilimci olarak değişik yayın organlarında dil ve halk edebiyatı alanında makaleler yayımlamış, seminer ve kongrelerde tebliğler sunmuştur.
Başbuğ Alparslan Türkeş’in de  damadı olan  Turgut Günay şiirlerinin bir kısmını “Atmaca Uçurumu”  isimli kitapta toplamıştı. Ölümünden sonra  eşi Prof.Dr. Umay Türkeş Günay,  Yetik Ozanın  son yazdığı şiirlerle birlikte bütün şiirlerinin bir kitapta toplanması için ön ayak olsa da istenen neticeyi alamadı.
Turgut Günay’ı akademik kimliğinin dışında günümüze taşıyan, ona edebiyat ve düşünce dünyamızdan seçkin bir yer kazandıran “Yetik Ozan” mahlasıyla yazdığı şiirlerdir. Yine, “Firkatî” mahlasıyla söylediği âşık tarzı şiirleridir.
Yetik Ozan‟ın şiirlerinin kendinse has bir özelliği olup onun şiiri taklit edilebilirlikten uzak bir yapıya sahiptir. Onun hangi şiirinin hangi mısra, olursa olsun damgalı gibidir. Hiç kimse tarafından taklit edilemez. Şiirinde kullandığı kendine has fiilleri, kendine has isimleri vardır.  Onun şiiri Türk şiirinin gelenekten kopmadan nasıl modern hâle getirilebileceğinin somut örnekleridir.. Yaklaşık 80 şiiri vardır...  Firkatî mahlasıyla âşık tarzı şiirleri  bu sayının dışındadır.
Ben Yetik ozanı Kilim ve Bağlama şiirleriyle tanıdım. 2004 yılında  Dr.Barış Doğan ile  hazırladığımız Anadolu Aşıkları Antolojisinin arka kapağında vefa örneği olarak şairin Kilim şiirine yer vermiştik.
Bu vesile ile Yetik Ozanı rahmet ve minnetle anıyorum.
 
Sabır Irmağı
Ezgi bayrağını ıtır dağından
Yurtsuz fırtınalar esti götürdü.
Dostluğa kapısız kerem bağından
Her giren bir kiraz kesti götürdü.
 
Kınalı güzlerin birlik toyunu
Bozdu cücelerin aksak oyunu,
Gelin süzülüşlü üzüm suyunu
Ak keşişler testi testi götürdü.
 
Çok sesli çanların sevinç avazı
Çekti kurt dönüşlü yuğlardan yazı
En ulu yangından sağ çıkan sazı
Son sofu omzuna astı götürdü.
 
Boz gevene karşı çiğdemin cengi
Tuğlaştırdığında kokuyu, rengi
Bir ümmi çobanın yazdığı cöngü
Bilginler bağrına bastı götürdü.
 
Alıç paylaşırken dağlar diz dize
İlk sabırsız yaprak düştü son ize
Bozkırın rengini,  açık denize
En sabırlı ırmak sustu götürdü.
© 2015 Microsoft Koşullar Gizlilik ve tanımlama bilgileri Geliştiriciler Türkçe
    
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.