İŞTE KARAMAN BEYLİĞİNİN BİLİNMEYENLERİ

Karaman Beyliği’nin ve devletinin doğuşu ve çöküşü.

İŞTE KARAMAN BEYLİĞİNİN BİLİNMEYENLERİ

banner390

Karaman Beyliği’nin ve devletinin doğuşu ve çöküşü Karamanoğulları Orta Asya’dan Azerbeycan üzerinde Anadolu’ya geldiklerinde Sivas taraflarında yurt tutmuşlardır. Sivas’ta kabilenin reisi Nurettin Sofi’nin ağabeyi Hayrettin Bey idi. Sivas dolaylarında Orta Asya’da olduğu gibi konar göçer olarak yaşamlarını sürdürmekte idiler. Kaşları Sivas’ta geçirip yazlak olarakta Acem diyarına gittikleri söylensede bir mevsime bu kadar yol kadetmenin imkanı yoktur.

Bir gün Hayrettin Bey Nure Sofiye dönerek, Nurettin Konup göçmekten usandık Bari HERAGL kalesini kafirin elinden alıp mekan edinsek dedi Beyler bu sözü makul gördü. Oğuz Türkmen taifesi bundan sonra Nurettin Bey’in emrine girdiler. Nurettin Bey çetin bir savaştan sonra Kaleyi alarak Karamanlıların ilk fütuhatını gerçekleştirdi. Kalenin içindeki yerlileri çıkararak buraya yerleştiler. Heragl kalesinin (Ereğli) baç komutanı Kosun Bey zamanla Müslüman olup Turgut Bey’in kızı ile evlenmiştir. Bu yiğit adam ömrü boyunca devlete hizmette kusur etmemiş bütün savaşlara katılarak büyük yararlar sağlamıştır. Ereğli kalesinin fethini Hacı Bahadır Kalabalık bir asker toplayıp Karamanoğlu üzerine gelmekte iken Kosunoğlu ile Nure Sofi bir taktik düzenleyerek harekete geçtiler. Kosunoğlu ile Nure Sofi arasında hileli bir anlaşmazlık çıktı. Bunun üzerine Kosunoğ bin kişilik bir ordu ile Sivas Kalesinin kapısına vardı Ermenice olarak Nure Sofi ile çatıştıklarını kale kapısını açmalarını rica etti. Ermeniler Kosunoğlu nu korumak için kapıları açtılar. Kosunoğlu bin kişilik bir ordu ile kaleye girdi. Gecenin bir yarısında harekete geçerek kaleyi aldı. Bunu duyan Hacı Bahadır her şeyin bitiğini anladı.

Nure Sofi bu başarısından dolayı Konya’ya çağrıldı. Kırk gün misafir edildikten sonra, Ona Sultan Tabl ve Alem verdi. Kılıç kuşattı. O tarihlerde Ermenek kalesindeki Gayri Müslim halk Selçuklu Devleti’nin bir numaralı çekindikleri düşmanları idi. Bundan başka Akdeniz Mıntıkasındaki Ermeni ve Rum Kolonilerindeki Hrıstiyanlar’da Selçukluyu rahatsız ediyordu. Ermenek’i almakla Akdeniz kolonileri ve Selçuklu devleti arasında bir set oluşturmaktaydı. Karaman Bey Ermenek’te bir müddet kaldıktan sonra, Sıltandan Larende şehrini ister, oda iki tana mamur şehrin var biri Larende biride Konya onların birini sanamı vereyim cevabını verir. Fakat sultan bir müddet sonra Larendeyi Karaman beyin bir numaralı düşmanı hacı beylere verir. Bunu duyana Karaman Bey hiddetlendi fakat bellide etmedi.

Geçen zamanda bu mesele unutulduktan sonra bin tane canbazı yanına alarak Karaman a doğru harekete geçti. (Canbaz Karanoğulları zamanında hünerli savaş oyunlarını iti bilen asker) Nereye gittiğini yanındaki askerlere bile söylemedi Tenha yollardan Karaman’a geldi. Şehirde pazar vardı. Karaman Şamkapusu kapısını açık görünce askerler içeri süzüldü ve dış kaleyi aldı.

Bu durumu gören hacı beylerin askerleri iç kaleye kapandılar. Karaman Bey pazar yerindeki Rum ve Ermeni halkın elbiselerini çıkartıp askerin bir bölümüne giydirdi. Bu tedbili kıyafet askerler kaleye doğru koşup aman bizi içeri alın Karaman Bey bizi helak edecek diye feryat ettiler. Bunun üzerine kapı açıldı ve askerler içeri dalıp kalenin tamamını zapetti. Karaman bey Hacı beyi katletti.

1259 Karamanın işgali

Böylelikle Larande Karamanoğlunun baş şehri oldu. Bazı tarihçiler Karamanlılar gelir gelmez Ermenek’e yerleştildiğinden bahsederler Hiç şüpe yok ki Karaman’nın işgal tarihi 1259’dan ve 1476 tarihine kadar Karamanoğlu beyliğinin ve devletinin baş şehri Larende’dir. Selçuklu devletinin sükutundan sonra Karamanoğulları yıllarca Anadolu beyliklerinin Emirül ümeralığını yapıp vergilerini toplamıştır. Geçen ay üniversitede izlediğim bir konferansta da Karamanoğullarının altın sikke bastığını öğrendim. Bu işlemleri üstlenen bu variyeti kaldırabilen bir ülke ye devlet denir. Fakat Selçuklunun sükutundan sonra tarihçiler Karamanoğullarını Anadolu devletleri arasında saymazlar.

(1) Şikari sayfa 9

(2) Şikari sayfa 1

(3) Şikari sayfa 2-5-26

Çöküşü:

FATİH’İN BEY’LERBEYİ TURGUTOĞLU’NUN ÇATIŞMASI

Fatih tahta çıktıktan sonra zaten bozuk olan Osmanlı Karamanoğlu ilişkileri iyice bozuldu. Arayı açan olaylardan biri de Osmanlıdan bir beylerbeyi Kabe ‘ye giderken Karaman sınırlarından gece geçtiği bir sırada Turgutoplu’yla karşılaşınca savaşa tutuştular çok insan ölünce vezir İstanbul’a döndü ve Karamanoğlu Kasım Bey’den şikayet etti. Bunun üzerine Fatih Karaman üzerine sefere karar verdi. 40.000 kişilik asker toplayıp Karaman üzerine gönderdi. Gedik Ahmet Paşa komutasındaki ordu Karahisar’a varıp Kasım Bey’e elçi gönderdi. Elçinin taraflar arsındaki sulh girişimi fayda sağlamadı.

Sonunda Karamanoğlu Kayseri, Beyşehir, Niğde, Bulgar, Gülnar, Silifke, Mamuriye’den 44,000 asker topladı Konya’da Gazreti Mevlana’da kurban kesti. Kasım Bey Akşehir’e geldi. Bir mektup yazarak Kökez oğlu ile Gedik Ahmet Paşa’ya gönderdi. Gedik Ahmet Paşa mektubu açıp okuduğunda Kasım Bey’in şu sözleri evvela Müslüman Müslümana kılıç çekermi ve Allah’ın buruğu mu dur? Yahut peygamberin kavlimidir. Evvela eyledikleri isnaddan benim suçum yoktur. Layık mdıır ki realayı harap ederiz Gedik Ahmet Paşa durumu Padişah’a bildirdi. O da Konya’yı bana versin sulh olup barışalım. Kökez oğlu gelip mektubu Kasım Bey’e verdi Kasım Bey mektubu okuyup şu cevabı verdi; Konya gibi şehri vereceğimize savaşarak ölmek daha iyidir dedi. O gece Karamanoğlu savaş hazırlığına girişti.

Kasım Bey askeri dörde bölerek bir bölüğüne Kosonoğlu ve Kayaoğlu Ali Bey’i, Bir bölümüne Hızır Bey’i ve Emir Şah’ı Serdar yaptı. Bir Bölüğünede kendisi ve kardeşleri Serdar oldular. Karaman Bey’lerini hepsi atlı olup, gecenin bir yarısında düşmana yanaşarak kuşattılar. Öyle savaştılar ki dört bin kşi öldü. Ahmet Paşa dört yerinden yaralanıp kaçtılar. Karamanoğlu dönüp Konya’ya geldi.

Gedik Ahmet Paşa 20,000 askerle Kayseri’ye geldi. Kendisinin kimse tanımadığından kale kapısı açılır açılmaz bir hamlede içeriye girerek kaleyi zaptetti. Karaman Bey’leri Konya’ya gelerek durumu Kasım Beye bildirdiler. Kasım Bey 30,000 asker ile Kayseriye gelerek, iki asker karşılaşıp yedi gün savaştılar. Fatih savaş olurken 30,000 asker daha gönderdi. Şiddetli savaş olurken Karamanoğlu kaçarak Konya’ya geldi. Bir yıl savaşmayıp sakin oldular. Bir baharda Gedik Ahmet Paşa 40,000 askerle Konya kalesini kuşattı. Karamanoğlu 30,000 asker ile Larende’den Konya’ya geldi. Günlerce süren savaşta Osmanlı askeri yılgınlık gösterip Karahisar’a gitti. Kışı Karahisar’da geçirdi. Bahar olunca 60,000 asker ile Konya’ya gelerek 26 gün süren savaştan sonra Konya’yı zapdetti. Üç yıl sonra 60,000 askerle Larende’ye gelip burada oluşan savaşlar neticesinde şehri alamayıp Konya’ya geri döndü. O yıl Karamanoğlu Kasım Bey, O yıl Kasım Bey yiyeceğini, evini, barkını toparlayıp Ermenek’e gitti. Uzun süren savaşlardan sonra Larende’yi zaptettiler. Osmanlının Larende’ye koyduğu Mesih Paşayı Cuma namazına giderken halk taşa tutup öldürdü. Varsakların ve Aksaraylıların isteği üzerine Karamanoğluna haber gönderilip, Karaman ve Konya geri alındı. Fatih durumu öğrenince 60,000 askerin başına kendisi geçerek Konya’ya oradan da Larende’ye geldi. Kökezoğlu ve Turgutoğlu 20,000 askerle Fatihin karşı çıkarak çarpışmaya başladılar. Savaşın sekizinci günü 17,000 bulgar, Gülnar, Varsak askeri ile Karamanoğlu Kasım Bey iristi.4,000 Silifke askeri ile Oğuz oğlu yetişti. Kosonoğlu Göceroğlu yetiştiler. Ama savaş denk geçmiyordu. Karamanoğlu askeri azar azar parça parça geliyor onlar telef olunca yerine yenisi geliyordu. Karamanoğlunun uyguladığı savaş taktiği yanlıştı veya elinde olmadan böyle hareket ediyordu ve sonunda savaşı kaybetip Bulgar dağına çıktılar. Konya ve Larende şehri ele geçince Karamanoğulları’nın saraylarını yıkıp yerine bir hisat yaptı. Şehrin yıkılıp yıkılıp kaliam yapılmasını istediyse ulema icazet vermedi. Bunun üzerine de halkı İstabul’a sürme kararı aldı. (Tarih 1471)

KARAMAN HALKININ SÜRÜLMESİ

Defter ile şehrin içinde 31000 Müslüman evini,7000 kafir evini sürgüne gönderdi. Karaman’dan başka Ereğli ve Aksaray’dan sürgünler oldu. Tefsire kadir 300 şeyh, baiz, müfti, alim ve abit sürüldü. İstanbul’a gönderilen sinsanlar tekrar eski yurtlarına kaçtılar. Fatih bu duruma öfkelenerek Gedik Ahmet Paşayı Karaman’a gönderdi. O da Karaman’ı yıkıp yıkıp harap etti. Yüz on yedi mahalle dört cami selatini, üç yüz yedi vakit mescidi yirmi dokuz hamam, dört medrese yedi hanikak olmak üzere şehri harabeye döndürdü insanları koyun gibi kuzu gibi, oğluyla, uşağıyla, şehriyle ulemasıyla Karadağ eteklerine topladı. Daha sonra ziba sarayları, köşkleri, camii sultanı, camii nizam Şah’ı, camii kaşiyi, camii Hasan Basriy’yi, camii Karaman’ı bütün şehri yerle bir edip 17,000 askerle toplanan insanları döve döve sürdüler. Kökezoğlu şehre inerek insanlara yapılan eziyeti ve şehre yapılan tahribatı Bulgar dağına çıkıp anlattı bunları duyan Bey’ler hep bir olup bize bundan sonra bize yaşamak haram deyim 12,000 asker toplayıp seher vaktinde halkın yattığı yere vararak Osmanlı askerini bozguna uğrattılar. Osmanlılar 7000 kayıp verdiler. Halkı şehre geri döndürdüler Kasım Bey 7000 asker toplayıp Larende’ye geldiğinde, sıra sıra çarşıların, pazarların, sarayların yok olduğunu gördü.

Geri kalan şehir halkını Bey’ler Bulgar dağına götürdüler Larende on bir yıl harabe kaldı. Karaman’da sürülen aileler, Fatih’in büyük Karaman semtinde, ber kısım da Çarşamba semtinde, Konya’dan sürülenler Küçük Karaman (Fatih semtinde) Aksaray’dan sürülen Aksaray semtine Karaman’dan sürülen Rumlar, Yedi Kule ve Narlıkapı semtine yerleştirildiler.

Fatih, Karaman’da hayli kötülüklerde bulunmuş olan, İshak Paşa’ya emretti sen git Karamanoğlunu memleketten çıkar. Bozguncular bir tane bile kalmadı diye irade etti. Uğursuz Rum İshak Paşa Karaman’a geldi, Oradanda İçel’e geldi. Karamanoğlu kaçıp uzun Hasan’a sığınmıştı. İshak Paşa daha önce yakılıp yıkılan Larende dört enkazdan başka bir şeyler kalmamıştı. Sürgünden kurtulanlar Bulgar dağına sığınmışlardı. Bunun üzerine İshak Paşa Ankara’ya geldi. Fatihten Aksaray’dan İstanbul’a ev sür diye yeni bir emir geldi. Bu Aksaray’dan aile ve hane olarak İstanbul’a sürgün yap anlamına geliyordu. Bunun üzerine şehirden geniş çaptat sürgün yapıldı. Padişah’ın emre yerine gelmişti İstanbul’a götürülen göçmenler Aksaray semtine yerleştirildiler.


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.