KMÜ’de Türk-Rus İlişkileri Konuşuldu

Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesinde (KMÜ) “Türk-Rus İlişkileri ve Günümüz Rusyası” konulu konferans düzenlendi.

KMÜ’de Türk-Rus İlişkileri Konuşuldu

banner390
KMÜ’de Türk-Rus İlişkileri Konuşuldu
İlgili Galeriye Git

Üniversiteli Aktif Gençler Öğrenci Topluluğu tarafından düzenlenen ve İstanbul Şehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Vügar İmanbeyli tarafından verilen konferansa Karaman Gençlik ve Spor İl Müdürü Hayati Kısacık, üniversite personeli ve öğrenciler katıldı.

Konferansta Yrd. Doç. Dr. İmanbeyli geçmişten günümüze Türk-Rus ilişkileri, günümüz Rusyasının iç ve dış politikadaki durumu ve Rusya’nın geleceği hakkında önemli bilgilere yer verdi.
İki önemli devlet olan Türkiye ve Rusya’nın ilişkilerinin Osmanlı Devleti zamanına dayandığını ve 20. yüzyıla kadar sürdüğünü söyleyen Yrd. Doç. Dr. İmanbeyli, “Farklı ideolojilere sahip bu devletlerin ilişkileri önce rekabetle başladı, daha sonraki dönemlerde çatışmaya dönüştü. Özelikle son beş ayda Türk-Rus ilişkilerinde kriz yaşanıyor.” dedi.

“Türk-Rus ilişkilerinde dört farklı dönemde yakınlaşma gerçekleşti”
Türkiye-Rusya ilişkilerinde işbirliği boyutunda farklı dönemlerde yakınlaşma olduğunu da belirten Yrd. Doç. Dr. İmanbeyli, “Dört farklı dönemde yakınlaşma gerçekleşti. İlk dönem 1798-1805 yıllarını kapsayan Napolyon’a karşı Çarlık Rusyası ve Osmanlı Devleti arasında ittifak kurulmasıyla oldu. İkinci dönem 1833-1838 yılları arasında boğazlara karşı yapılan Hünkâr İskelesi Antlaşmasıyla, üçüncüsü 1920-1935 yıllarında yeni Türkiye ve yeni Rusya arasında askeri yardımlaşmadan kaynaklanan bir yakınlaşma ve son dönem 2002-2015 yılları arasındaki yakınlaşma dönemidir.” dedi.

İlk üç dönemde yakınlaşmaların ortak noktasının askeri yardımlaşma olduğuna dikkat çeken Yrd. Doç. Dr. İmanbeyli, “Son dönem olan 2002-2015 yılları arasındaki yakınlaşma dinamikleri ise çok farklıdır. Siyasi temas üst düzeydedir. Artan karşılıklı bağımlılık, ticaret, enerji işbirliği, beşeri ve kültürel temaslar uzun dönemli stratejilerde yakınlaşma dinamikleri arasındadır.” diye konuştu.
Yrd. Doç. Dr. İmanbeyli, sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye’nin Rusya ile ticaret ilişkilerinde doğal gaz alımı, Rusya vatandaşlarının Türkiye’nin farklı şehirlerine yaptıkları ziyaretler, vizenin kalkması, karşılıklı ülke şirketlerinin yatırım yapması Türk-Rus ilişkilerinin yumuşamasında ve yakınlaşmasında köprü görevi gördü.” 

“Türk-Rus ilişkilerinde kısıtlar”
Türk-Rus ilişkilerinde belli dönemlerde yakınlaşmalar söz konusu olsa da değişmeyen bazı kısıtlamalar olduğunu dile getiren Yrd. Doç. Dr. İmanbeyli, “Tarihi ön yargılar, bölgesel menfaatler, farklı askeri bloklara üyelik, ticaret ve ekonomik ilişkilerdeki kısıt başta gelen kısıtlamalardır.” açıklamasında bulundu. 


“Günümüz Rusyası ve İktidar Hiyerarşisi”
Rusya’nın devlet teşkilatlanmasında güvenlik tedbirlerinin üst düzeyde olduğunu vurgulayan Yrd. Doç. Dr. İmanbeyli, “Devlet adamlarının çoğu daha önce iç istihbaratta çalışmış kişilerdir. Siyasi yapının unsurları yani iktidar kompozisyonları ‘makamda duran güvenlik eliti kesim’, ‘süper başkanlık bünyesindekiler’ ve ‘uluslar arası ilişkileri yöneten kesim’ olmak üzere üç gruptan oluşuyor.” diyerek Rusya’da iktidar hiyerarşisinin önemine dikkat çekti.

“Rusya ekonomisinde büyüme söz konusu değil”
Yrd. Doç. Dr. İmanbeyli, Rus ekonomisinin devlet kapitalizmi, oligarklar, monopoli, kleptokrasi, hammadde, büyüme sorunu ve savaş ekonomisi gibi farklı konuları kapsadığını belirterek, “Rusya ekonomisi öncelikli olarak doğalgaza ve petrole dayanıyor fakat yeni teknolojilerle modernleşemiyor. Rusya ekonomisinde büyüme söz konusu değil, aksine geriye gidiyor. Ticaretinin yüzde 50’sini Avrupa’yla yapıyor ve bütçesinin yüzde 32’si savunma ve güvenlik harcamalarına gidiyor. Ayrıca nüfusu gittikçe düşüyor. Mevcut nüfusta yaşlı sayısı çok fazla ve bütçenin yüzde 20-25 oranı emekli maaşlarına ayrılıyor.” şeklinde konuştu.

“Rusya’nın geleceğini liderlerin tercihleri belirleyecek”
Yrd. Doç. Dr. İmanbeyli, Rusya’da teknoloji, nüfus ve diğer konularda ilerleme olmadığı için iç politikada yaşanan olumsuzlukların dış politikada hamle yapma ihtiyacı doğurduğunu ve bu nedenle Rusya’nın öncelikli olarak Türkiye’nin yakın çevresi olan Suriye’yi hedef aldığını söyledi. İmanbeyli, “Liderlerin tercihleri ve hamleleri Rusya’nın geleceğini belirleyecek.” diyerek sözlerini tamamladı.   
Konferans katılımcıların merak ettiği soruların cevaplanması ve plaket takdimiyle sona erdi. 
 


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.