Çaycuma’da “kentsel Gelişim, Kent Kimliği Ve Yerel Kültür” Söyleşisi

Çaycuma Kent Konseyi tarafından düzenlenen “Kentsel Gelişim, Kent Kimliği ve Yerel Kültür” konulu söyleşi yoğun izleyici katılımıyla gerçekleşti.Çaycuma Belediye Sinemasında yapılan söyleşiye konuşmacı olarak Şair-yazar Sennur Sezer...

Çaycuma’da “kentsel Gelişim, Kent Kimliği Ve Yerel Kültür” Söyleşisi

banner390
Çaycuma Kent Konseyi tarafından düzenlenen “Kentsel Gelişim, Kent Kimliği ve Yerel Kültür” konulu söyleşi yoğun izleyici katılımıyla gerçekleşti.

Çaycuma Belediye Sinemasında yapılan söyleşiye konuşmacı olarak Şair-yazar Sennur Sezer ve yazar Adnan Özyalçıner katıldı. Gazeteci-yazar Hasan Ataman’ın yönettiği söyleşiye, Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı, Çaycuma Kent Konseyi Başkanı Yrd. Doç. Dr. Neşe Köktürk, ADD Çaycuma Şube Başkanı Şeref Köktürk, Çaycuma Muhtarlar Derneği Başkanı İzzet Kalembaşı, Eğitim Sen Zonguldak Şube Sekreri İsmet Akyol ve Örgütlenme ve Yükseköğretim Sekreteri Şafak Zurnacı, Diyanet-Sen Çaycuma Temsilcisi Kenan Tunç, Emekliler Derneği Başkanı Nizamettin Eyidoğan, Çaycuma Belediye Meclis üyeleri, mahalle ve köy muhtarlara da katıldı. Sezer ve Özyalçıner, söyleşi öncesinde Kışla köyündeki su değirmeni ile Filyos (TİON) antik kentini gezdiler. Söyleşinin açılışında bir konuşma yapan Çaycuma Kent Konseyi Başkanı Neşe Köktürk, Batı Karadeniz’in en önemli yaşam alanlarından birisini oluşturan, bugün olduğu gibi gelecekte de kent olarak, bölgesel gelişmenin ana dinamiklerinden birisi olacağına inandıkları Çaycuma’nın kentsel gelişimine katkıda bulunmak amacıyla bu söyleşiyi düzenlediklerini söyledi. Köktürk, bu tür etkinlikleri sürdüreceklerini söyledi. Söyleşiyi yöneten Çaycuma Kent Konseyi Yürütme Kurulu üyesi gazeteci-yazar Hasan Ataman söyleşiye başlarken kent kimliğiyle yerel kültür arasındaki ilişkiye dikkat çekti ve kent kimliğinin coğrafya, mekan, sosyal ve kültürel ilişkiler bağlamında ve tarihsel zeminde düşünülmesi gerektiğini vurguladı. Çaycuma Belediyesi’nin Çaycuma’nın kent kimliğini dikkate alan ve kent kimliğinin anlamına ve içeriğine uygun yapılanması için çalışma yapan bir yönetime sahip olduğunu vurgulayan Hasan Ataman, Çaycuma’nın tarihsel ve kültürel değerlerine sahip çıkarak ve bu değerleri koruyarak gelişmesini sürdürmek için önümüzdeki dönemde kolektif bir çalışma anlayışı sergileyeceğini söyledi.

“ANTİK DÖNEMDEN BU YANA ÇAYCUMA’NIN TARİHİNİN ORTAYA KONMASININ ŞART”

Konuşmacılardan yazar Adnan Özyalçıner, kent kimliğinin yalnızca beton binalardan ibaret evlerin toplamından ibaret olmadığı ve ne kadar görkemli ve parlak görünürse görünsün böyle bir yapılanmadan ibaret bir kentin kimliğinden söz edilemeyeceğini söyledi. Londra kentini örnek gösteren yazar Adnan Özyalçıner, “Londra’nın orman içinde, bütün tarihi binalarını koruyan, yaşam alanları, parkları ve sanat binalarıyla İstanbul büyüklüğünde örnek bir kent olduğunu söyledi. Çaycuma’nın yerel ve yöresel özelliklerini ortaya çıkartan bir çalışmayla turistik özellik de kazanabileceğini bunun için olanaklarının çok geniş olduğuna dikkat çeken Yazar Adnan Özyalçıner, Tion antik kentinin adeta sahipsiz bir durumdadır” dedi. Antik dönemden bu yana Çaycuma’nın tarihinin ortaya konmasının şart olduğunu söyleyen Yazar Özyalçıner, bu kültürel çalışmalar yapılmadan kent kimliği bağlamında birçok şeyin eksik kalacağı uyarısında bulundu.

“KENT KÜLTÜRÜ; YEMEĞİYLE, YEREL GİYECEKLERİYLE, TARİHSEL DOKUSUYLA, SANAT ETKİNLİKLERİYLE VE BU ÖZELLİKLERİ İÇİNE ALAN KENT YAPILANMASIYLA BİRLİKTE DÜŞÜNÜLMELİDİR”

Daha sonra söz alan Şair-Yazar Sennur Sezer, kent kültürünün yemeğiyle, yerel giyecekleriyle, tarihsel dokusuyla, sanat etkinlikleriyle ve bütün bu özellikleri içine alan kent yapılanmasıyla birlikte düşünülmesi gerektiğini vurguladıktan sonra İstanbul örneğini verdi. Aile olarak 150 yıllık İstanbullu olduklarını söyleyen şair Sezer, “Kötü uygulama ve kentsel gelişme nedeniyle bugün İstanbul kent olmaktan çıktı” dedi. Hastanesi, kütüphanesi, kitap satış mağazası, sineması, tiyatrosu olmayan bir yerin kent sayılmayacağını vurgulayan Şair-Yazar Sennur Sezer İstanbul Taksim’in bile bu özelliklerden yoksun olduğuna dikkat çekti. Çaycuma’nın mancarının yemek olarak lahana diyerek geçiştirilemeyeceğini söyleyen Sezer, bu örnekten hareketle lahana yemeği ve buna benzer daha birçok yerel kültürel değerinin ortaya konmasının gerektiğini belirtti. Sennur Sezer ayrıca yerel kültürel değerlerin öğrenilmesi için çalışma yapılması önerisinde bulundu. Söyleşi sonunda Sennur Sezer ve Adnan Özyalçınır’e Kent Konseyi Başkanı Neşe Köktürk ve Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı tarafından çiçek ve madenci heykelleri takdim edildi.

“KENT KONSEYİ’NİN KURULMASININ NE KADAR İSABETLİ OLDUĞUNU BU AKŞAMKİ ETKİNLİK BİR KERE DAHA GÖSTERMİŞTİR”

Söyleşinin sonunda bir konuşma yapan Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı konuşmacılara teşekkür etti. Belediye Başkanı Kantarcı konuşmasında şunları söyledi: “Çaycuma Kent Konseyi’nin kurulmasının ne kadar isabetli olduğunu bu akşamki etkinlik bir kere daha göstermiştir. Çaycuma Kent Konseyi’ne düzenlediği bu etkinlik için çok teşekkür ederim. Bizlere adeta bir ziyafet sunan değerli konuşmacılara teşekkür ederim. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Büyükerşen’in sözlerini hiç unutmuyorum. Büyükerşen ‘Şehir, ikamet ettiğimiz evin dışındaki alandır’ demişti. Asıl yaşama alanı şehrin kendisidir. Çaycuma’yı hepbirlikte geliştireceğiz. Misafirlerimiz, bir başka tarihte Çaycuma’ya geldiklerinde, bambaşka bir kentle karşılaşacaklardır.”


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.