banner738

21. Yüzyıl becerileri: Finansal Okuryazarlık !

Merhaba Karaman Gündem Gazetesi ve İnternet sitesi takipçileri, geçmiş yıllarda çalışanı olduğum fakat gönül bağımı halen koparamadığım yuvamda naçizane yazacağım köşe yazılarımla sizlerle olacağım. 1995 yılında Karaman’da doğdum ilk ve orta öğrenimini Karaman’da tamamladıktan sonra 2014 yılında Mersin Üniversitesi İşletme Bilgi Yönetimi Bölümü’ne başladım.  Üniversite hayatımın başından beridir gençlik çalışmaları ve sivil toplum alanında gönüllü faaliyetlerde bulundum. Mersin’de bir çok sivil toplum kuruluşu, öğrenci kulübü kuruculuğu ve koordinatörlük görevlerinde bulundum. 2017 yılından beri Habitat Derneği Finansal Bilinç Programı'nda sosyal fayda güden projelerde Proje Koordinatörü olarak çalışıyorum. 

Size yazacağım köşe yazılarında  ise sizi, ailenizi ve çocuklarınızı ilgilendirecek hayatımızın bir parçası olan “para” dan bahsedeceğim. Paranızı nasıl daha verimli kullanmalısınız, nasıl doğru bütçe yapmalısınız, harcamalarınızı nasıl kontrol alacağınızı ve daha bir çok konuda sizleri bilgilendirmeye çalışacağım. İlk olarak finansal okuryazarlık kavramından bahsetmek istiyorum;

Finansal Okuryazarlık Nedir ?  

Finansal okuryazarlık, cebimizdeki paramızı en verimli bir şekilde, etkin ve doğru kararlar vererek harcamak, parasal konusunda yeterli bilgi ve beceriye sahip olmak şeklinde açıklanabilir. 

Neden Finansal Okuryazarlık ? 

21. yüzyıl, insanların hayatlarını olumlu ve sağlam temellerde yapılandırması ve sürdürmesi için, geçmiş zamanlardan pek çok farklı beceri ve yetkinliği de kazanmayı gerektiriyor. Finansal okuryazarlık da bu becerilerden bir tanesi olarak kabul edilmekte.

Temel gündelik yaşam becerilerinden ve ihtiyaçlardan başlarsak; alışverişte basit para hesabı yapmak, fatura okumak, bankamatikten veya internetten para transferi yapmak, döviz hesabı yapmak, faiz hesaplamak, gelir- gider tablosu oluşturmak (ki artık bunun için pek çok mobil uygulama da kullanıcılar için mobil uygulama mağazalarında mevcut), banka hesabı açıp hesaplarını yönetmek, harcamaları önceliklendirmek, zor günler için bir kenara para ayırmak, kredi kartını; gelir ve ödeme gücü ile orantılı olarak kullanmak, aylık bütçe yapmak, temel finans kavramlarına aşina olmak, bir faturayı neye-ne kadar vergi verdiğini anlayarak okuyabilmek, parayı değerlendirmenin-biriktirmenin alternatif yollarını bilmek, artık tüm insanlar için gerekli olan temel yaşam becerileri arasında yer alıyor.

Şimdi siz bu yazıyı okurken “ Paramız mı var da yönetelim ? Sen bize paradan haber et ! “ şeklinde sitemlerde bulunacaksınız. Evet para ağaçta yetişmez, ya da gökten zembille inmez. Cebimize giren para bizim alın terimiz, emeğimizin karşılığını temsil eder ve her birimiz için farklı anlamlara geliyor. Para’nın hayatımıza nasıl girdiğini biliyor musunuz ?  

Paranın icadından önce insanlar alışverişlerini ellerinde bulunan ürünlerin takası yani değiş tokuşunu yaparak gerçekleştirirdi. Ancak, bu şekilde alışveriş yapmanın bazı zorlukları vardı. Değiş tokuşun gerçekleşmesi için, istenen ürün veya hizmete sahip birinin olması ve bunu başka bir ürün veya hizmet ile değiştirmeye istekli olması gerekliydi. Örneğin, elinde ihtiyacından fazla elma bulunan ve dereyi geçmek isteyen bir kişi, kayığı olan ve bu hizmeti elma karşılığı vermeye istekli bir kişi bulmak zorundaydı. Bu sorunu çözmek için değeri herkes tarafından kabul edilen metaller, hayvanlar, deniz kabukları ve benzeri ürünler değişim aracı rolü üstlendi. 

Zamanla, ticaret yapılırken altın ve gümüş gibi kıymetli metaller kullanılmaya başlandı. Değerli metallerden madeni parayı üretip kullanan ilk uygarlık ise Lidyalılardı. 

Ticaret geliştikçe ihtiyaç duyulan para miktarı arttı. Yüksek tutarlı işlemler için madeni paralarla ödeme yapmak zorlaşınca, yeni bir ödeme aracı ortaya çıktı. On yedinci yüzyıla gelindiğinde Batı’da devletler kaynak ihtiyacı nedeniyle, üretimi daha ucuz olan kâğıt paraları yani banknotları kullanmaya başladı.  Günümüzde ise sadece banknot olarak kalmayıp, yılların geçmesi ve teknolojinin gelişmesiyle para dijital bir ortamda yer almıyor ve gelişimini her geçen gün arttırmaya devam ediyor. 

Paranın tarihinden bahsettik ama asıl tüyo burada. Paramızı yönetmek için önce harcamalarımızı kontrol altına almamız gerekiyor.Harcamalar bütçenin kalabalık kısmını oluşturur. Harcamalar aynı zamanda bütçenin daha esnek olan kısmıdır. Harcamalarımıza karar verirken; istek, ihtiyaç  ayrımı yapıyor musunuz? Satın almadan önce kendinize 10 saniye verin. Kendinize karşı dürüst olun.

Gerçekten bunu almaya ihtiyacım var mı?
Bunu gerçekten istiyor muyum?
Evde buna benzer bir şeyim var mı?
Alsam bunu ne kadar sürede kullanacağım?
Bu harcamayı yapmak beni hedeflerimden ne kadar uzaklaştıracak? 

Bunları düşünmek için kasaya gitmeden önce kendinize temsili olarak bir 10 saniye tanıyın. Harcama kararınız doğru mu değil mi ? 

Siz de bu önerileri hemen şimdi deneyebilirsiniz. Hafta sonu gelirken gereksiz harcamalardan uzak duracağınız,   finansal hedefelere ulaşacağınız güzel bir hafta olsun. Sağlıcakla kalın.

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

banner741

banner590

banner745