banner828

banner590

20.01.2020, 09:34 1317

ALİ BABA’NIN BİR ÇİFTLİĞİ VAR…

Nurgül Aktuğ’a ithafen;

Ali Baba’nın bir çiftliği var,

Çiftliğinde köpekleri var,

Hav hav diye bağırır,

Çiftliğinde Ali Baba’nın…

Nurgül: Berna ben evimde köpek besliyorum. İnsanlardan sadece istediğim benim bu kararıma saygı duymaları.

Ben: Saygı duymuyorlar mı?

Nurgül: Evet, başta ailemde olmak üzere, başlarda köpek beslememe karşı çıktılar. Ama ben beni onunla kabul etmelerini söyledim ve ileriki zamanlarda artık kabul ettiler; hatta arada annemgili ziyaretlerimde bile ‘’Kahve’’ yi de götürüyorum…

Ben: Arkadaşım, ben evde kedi, köpek beslenmesine karşıyım. Ama bu göstermezki ben hayvan sever değilim. Çocukken bizimde bir süs köpeğimiz vardı. Adı da ‘’Pamuk’’tu. Evimiz müstakildi ve bahçesi de  vardı. Bazen Pamuk’u tasmasından çıkartıp serbest gezmesi için izin verirdik. Oda serbest gezdiği dönemlerde komşularımızın terliklerini kaçırıp kaçırıp evimiz arka tarafına yığmış. Bir gün babam evin arka tarafının temizliğini yaparken bu ayakkabılara, terliklere rastlar ve köpeğimizi alıp uzak yerlerde ki çiftliklere yakın bir yere bırakıp gelir.

Nurgül: Arkadaşım, ben bu köpeği bırakamam. Bırakırsam sokaklarda üşür, ölür…

Sevgili Nurgül sana şunu sormak istiyorum. Ya sokaktaki kimsesiz çocuklar…

İnsanoğlu evcilleştirebildiğini hizmetine almış 20. yüzyıl sonrası birden boş vakit sahibi olunca onları kendilerine arkadaş seçmeye başlamış. İnsanların kendi tercihidir. Günlük haberlerimizde en az bir sefer hayvan severlilik ve ya sevmemezlik haberleri karşımıza çıkar. Ya sokak ortasında bir köpek tekmelemiştir, ya kedi zehirlenmiştir. O kadar yani hayvan severiz. Benim irdelemek istediğim nokta; bu kadar insan sever olamadık ya. Yahu arkadaşım insana özgü olan ifadeler nasıl olurda bir hayvana söylenebilir ki. ‘’Kızım, oğlum, bebeğim, evladım…’’. Vallahi de bana hiç normal gelmiyor. Bakın hayvan sevmeyen birisi değilim ki çok da güzel kuş severim. Ama onlar inanın doğanın bir parçası. Yaratılışları da doğaya ve dış yaşama uygun şekilde. Hayvanları evde besleyerek onları evlere mahkûm edemeyiz. Bahçeli, çevresi müsait bir evde oturma şansınız da yoksa, mecburen ev içinde bir nevi hapis hayatı yaşatıyorsunuz. Ama bu hayvanların dolaşmaya gezinmeye ihtiyaçları var.

Hayvanların taşıdığı birçok hastalık var. Her ne kadar aşı yapılmış olsa da ileri ki dönemler de bazı rahatsızlıkları olabiliyor. En temiz hayvan bile tüyleri arasına kene, pire gibi canlıları gizliyor.

Ülkemizde ne kadınlara ne çocuklara ne hayvanlara ne de… Anlayacağınız hiç bir şeye tam anlamıyla önem verilmemekte. Tam anlamıyla insanlıktan çıkmış durumdayız.

Sonuç olarak insanoğlu hayvanlara hep kendi egolarını tatmin amacı ile yaklaşıyor.

Sevgili Nurgül sana da sonsuz saygılar…

Yorumlar (2)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
nurgulaktug 1 yıl önce
Merhaba Arkadaşım,
Bu haftaki makalende "BİZ"den bahsetmen güzel olmuş. Ancak yazının tamamını okuyunca anladım ki sohbetlerimizdeki satır aralarını atlamış ve hatta hiç konusu geçmemesine rağmen kimsesiz çocuklardan bahsetmişsin. O zaman öncelikle sorunu cevaplayarak ufak hatırlatmalarda bulunayım.

Çocuk, yaşlı, kadın, erkek... Hiçbir canlı yalnız kalmayı hak etmez. Ben bu konuda bireysel girişimlerden çok, devlet kanalı ile yapılacak düzenlemelerin daha net, daha sağlıklı sonuçlar doğuracağına inanıyorum. Mesela bu düzenlemelerin başında AİLE EĞİTİMİ geliyor. (Detayları demli bi`çay eşliğinde konuşabiliriz)
Sahiplendiğimiz hayvanlara nasıl seslendiğimizden çok nasıl baktığımız önemli. Bu konuda daha detaylı cevaplar almak istersen yazımın devamını dikkat ile okumanı tavsiye ederim!

KAHVE... KIZIM... EVLADIM…

Sabahları, kendi kahvaltımız dan önce Kahvenin mamasını, suyunu veriyorum, O evde yalnız kalmasın diye dışarıdaki bir çok planımı iptal ediyorum, hastalandığında sabaha dek başında nöbet tutuyorum, gün içinde yada akşamları mutlaka yürüyüşe çıkarıyorum, bit,pire gibi asalaklardan korunabilmesi adına iki veteriner ile çalışıyorum gibi gibi... Tüm bunlara bakınca; günümüz insanının ego tatmini için bu hayvanlarını hizmetine almasından çok Kahve bizi hizmetine almış gibi duruyor, tıpkı bir EVLAT gibi :)

Çok düşük bir yüzdelik dilimde olsak da BİZ ve bizim gibi olanlar…Yani İNSAN kalmayı başarabilenler, Ne Mutlu Bize!

Bu haftaki yazında ortak kanı da olduğumuz tek konu ülkemizde insana, doğaya, hayvana önem verilmediği noktası... Tüm bu olumsuzlukların düzeleceğini hayal etmek en saf, en derin inancımız galiba.

Makale için teşekkür ederim.
Saygılarımla
Nurgül AKTUĞ
Uqr.ksc 1 yıl önce
Eeeee. Ne bu şimdi ali babanın çiftliği? Haber mi? Makalemi? Kiminle ve niçin yapılmış bir röportaj?
kapalı
Namaz Vakti 27 Ocak 2021
İmsak 06:25
Güneş 07:48
Öğle 13:05
İkindi 15:48
Akşam 18:12
Yatsı 19:30

Gelişmelerden Haberdar Olun

@